Işıl Işıl, Rengarenk Bir Şehir: Hoi An

Mermer Dağı ve Cham Müzesi'ni gezerek Hoi An'a gelmemiz öğleni bulmuştu. O yüzden otele bile gitmeden önce öğle yemeğine oturduk. Nehir kıyısındaki Dao Tien'de yerimiz ve harika bir menü bizim için çoktan hazırlanmıştı. Başlangıç olarak gelen etli yeşil mango salatası ve para kesecikleri adı verilen minik börekler, sonrasında haşlanmış pirinç ile servis edilen muz yaprağında ızgara balık, kajulu tavuk sote ve istiridye soslu köz patlıcan olaydı. Yanına buz gibi şarap ve tatlı niyetine de o nefis meyveler ile kendimize ziyafet çektikten sonra buradaki rehberimiz bizi alıp otele bırakmaya geldi.   


Burada bir gece Sunrise Premium Resort'ta kaldık. Otelimiz tatil köyü havasında çok keyifli bir yerdi ama sadece yarım günümüz olduğu için kendisinin ve Çin Denizi'ne bakan nefis manzaralı odamızın tadını hakkıyla çıkaramadığımızı söylemem gerek. Zaman olsaymış Hoi An'da bir gün daha kalabilirmişiz diye düşündüm döndükten sonra. Hava yine kötü olsa ve sahilin tadını çıkaramasak bile o şirin sokaklar, bar ve restoranları, dükkanları da yetermiş güzel zaman geçirmeye. Otele bavulları atar atmaz her lafını "ihihihi" diye gülerek bitiren, yanaklarını sıkıştırmamak için kendimi zor tuttuğum rehberimizin peşinde şehri turladık biraz. Fotoğraf makinesinden, telefonlara, cüzdanlara, ayakkabılarımızın içlerine kadar her yerimizin sırılsıklam olduğu gün işte bu gündü. Makinenin ekranındaki buğulanma ancak dönüp de Gayrettepe'de sıcaklığı 30 dereceyi bulan evimize gelince kuruyup kendine gelebildi, o derece! ;) Aşağıda sokaklardan manzaralar ve rehberimiz var. 


İçinden kanallar geçen Eski Şehir, UNESCO koruması altında. Burada bir sürü el sanatları da mevcut. İpekçilik, çömlekçilik, seramik, fener yapımı, taş işçiliği, vs gibi değişik kolların atölyelerini gezebilirsiniz. Muson döneminde nehrin taştığını ve yollarda kanolarla gezildiğini gösteren fotoğraflar gördük bir galeride. Yağışlı sezonda Venedik niyetine de gezilebilir bir yer anlayacağınız. ;) Alttaki kolajda sol üstte Japanese Covered Bridge'i görüyorsunuz. 1590 yılında yapılan bu köprünün bir tarafında Maymun, diğer tarafında Köpek heykeli var. Çin takvimine göre Maymun yılında başlanıp Köpek yılında bitirildiği için öyle olduğu söyleniyor. 


Yine rengarenk bir Budist tapınağı görmezsek olmaz tabi. İçimiz açılmalı hem içinin hem bahçesinin renkleriyle. Ayrıca Çin takvimine göre 2017 Year of the Rooster'ı (Horoz Yılı) kutluyoruz malum. O zaman daha fazla renk, daha fazla çiçek, daha çok coşku! ;)


Hoi An, City of Lanterns olarak da anılıyor, yani Fenerler Şehri. Sokaklarda gördüğünüz o rengarenk fenerlerin gece görüntüsü muhteşem.   


Akşam yemeği ve üstüne birer kokteyl için yıllar önce buraya giden bir arkadaşımızın önerilerine uyarak önce Morning Glory restorana, sonrasında ise Mango Rooms'a uğradık. Arada otele uğradığımız için akşam fenerlerin yansımalarına karşı kokteyllerimizi içerken ayağımda Crocs'larım ve fönle kuruttuktan sonra sıvadığım paçalarım ile nihayet doğru yolu bulmuştum. :P



Bir şehri daha kapatıyoruz nefis anılarla. Kutlamalarla dolu, en renkli dönemine denk geldiğimiz için çok mutlu olarak. Antik Japon Köprüsü'nün yanındaki sarı binaya yansıtılan ışık oyunları ve şehir tanıtım videosunu da izleyerek. Aşağıda başlangıcını görebilirsiniz:

video

Ertesi gün (2 Şubat 2017) öğlen uçağıyla Hanoi'ye gidiyoruz. Saat 14:00 gibi otelimize yerleştikten sonra yarım gün serbest zamanımız var. Otelimiz Hilton Hanoi Opera, adından da anlaşılacağı üzere Opera Binası'nın dibinde. Yeri ve odaların genişliği falan güzel olsa da klasik Hilton eskiliğinde ve biraz da rutubet kokusu var. Sonraki gün check-out yaparak  Ha Long Bay'de kalmak üzere buradan ayrıldık, bir gün sonra yeniden kapılarını çalacağız. Yani bölük pörçük de olsa Hanoi'de dolu dolu iki gün ve gecemiz var. Ve ben burada sıralamayı bozarak Hanoi'nin toplamını bir yazıda yazıp, Ha Long Bay'i ayrı bir yazıda yazmayı planlıyorum. Bakalım gidişat neyi gösterecek, sıradaki güzellikleri birer yazıya sığdırmayı becerebilecek miyim? 

İyi hafta sonları hepinize! 

Hiç yorum yok: