<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075</id><updated>2012-01-30T00:05:04.654+02:00</updated><category term='Sahne Sanatları'/><category term='Bam telime dokunanlar'/><category term='Gezi notları'/><category term='Gülelim'/><category term='Atatürk'/><category term='Tweet Post'/><category term='Bunları Biliyor Muydunuz?'/><category term='Okuyalım'/><category term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><category term='Alışveriş'/><category term='Söyleşi'/><category term='Mim'/><category term='Haleti ruhiye'/><category term='Ailemden'/><category term='Film Dünyası'/><category term='Müzik'/><category term='Sergiler'/><category term='Basın Bülteni'/><category term='Sosyal Sorumluluk'/><category term='Kendine iyi bak'/><category term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category term='Gıcık Olduklarım'/><category term='Tiyatro'/><category term='Yemek'/><category term='Tasarım Harikaları'/><category term='Hoşuma Gitti..:)'/><category term='Seçmece Alıntılar'/><category term='Dil Emeği'/><title type='text'>İmgeleme!</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>921</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7192436736353779010</id><published>2012-01-29T15:00:00.003+02:00</published><updated>2012-01-29T15:19:08.686+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Zenne</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen hafta Pazartesi akşamı sonunda &lt;b&gt;Zenne&lt;/b&gt;'ye gidebildik. Aslında vizyona girdiği ilk hafta görmek istediğimiz filmlerdendi ama ancak uygun zaman bulabildik. İyi ki de bulabilmişiz, çünkü biz filmden gerçekten çok etkilendik. Filmde ülkemizde gerçekleşen (muhtemelen) sayısız namus cinayetlerinden biri konu ediliyor. Ama bu sefer söz konusu olan bir kadının başrolünde olduğu bir namus cinayeti değil. Eşcinsel olduğu için ailesinin namusuna leke düşüren (!) 26 yaşındaki &lt;b&gt;Ahmet Yıldız&lt;/b&gt;'ın yaşam mücadelesinin, cinsel kimliğinin, umutlarının, aşkının, canının yine ailesi tarafından katledilmesinin öyküsü. Yani yine hayatta her şeyden çok başkalarının uçkuruyla ilgilenen bizimki gibi gelişmemiş, ikiyüzlü, açık görüşlülük ve hoşgörüden uzak toplumların dertlerinden biri anlatılıyor bu filmde. Ve bence sırf bu yüzden bile takdiri hak ediyor filmin yapımcıları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-AJWm0L3zkpk/TyVFtbPeNQI/AAAAAAAAIR4/1oIwp8uYVic/s1600/Downloads5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="316" src="http://2.bp.blogspot.com/-AJWm0L3zkpk/TyVFtbPeNQI/AAAAAAAAIR4/1oIwp8uYVic/s320/Downloads5.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zennelik yapan &lt;b&gt;Can &lt;/b&gt;rolündeki &lt;b&gt;Kerem Can&lt;/b&gt;'a hayran kaldım diyebilirim. Hem oyunculuk anlamında çok başarılı hem de görsel açıdan çok estetikti. Kostümleri ve danslarıyla ilginç bir şekilde seksi bile göründüğünü söyleyebilirim. Doğulu muhafazakar bir ailenin eşcinsel kimliğini keşfederek fotoğrafçı Alman sevgilisi &lt;b&gt;Daniel &lt;/b&gt;ile yeni bir yaşama atılmaya çalışan &lt;b&gt;Ahmet &lt;/b&gt;rolündeki &lt;b&gt;Erkan Avcı&lt;/b&gt; da iyiydi. &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2011/03/cogunluk-ve-karanlk-isler.html"&gt;Çoğunluk&lt;/a&gt;'&lt;/b&gt;tan hatırladığım &lt;b&gt;Esme Madra&lt;/b&gt; yine benzer bir roldeydi ve başarılıydı. &lt;b&gt;Can&lt;/b&gt;'ın ve askerden hafif kafayı sıyırarak dönmüş ağabeyinin anneleri rolündeki &lt;b&gt;Sevgi'&lt;/b&gt;yi başarılı tiyatrocu &lt;b&gt;Tilbe Saran&lt;/b&gt; canlandırıyordu. İki oğlunu da sevgiyle ve hoş görüyle kucaklamayı beceren, adına yakışır bir anneydi &lt;b&gt;Sevgi &lt;/b&gt;karakteri. &lt;b&gt;Ahmet&lt;/b&gt;'in anne ve babasını ise &lt;b&gt;Rüçhan Çalışkur &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Ünal Silver&lt;/b&gt; başarıyla canlandırmışlar. Törenin ve geleneklerinin doğurdukları çocuğun sahibi olmasına izin veren, "&lt;i&gt;kızından dağ üzümü 'erkek adam' olan oğlundan ise bağ üzümü&lt;/i&gt;" bekleyecek kadar ayrımcı, dar ve katı görüşlü, sevgiden yoksun, anlayışsız, hem kendilerine hem de topluma zararlı bir ana-baba örneği. Maddi-manevi varlık değil yokluk yaratan cinsten! Her iki ailenin de çocuklarının üzerinde yarattıkları &amp;nbsp;duygusal etkiler çarpıcı biçimde gösterilmiş filmde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamlılık ve bazı yerlerde anlaşılırlık problemleri olduğu söylenmiş filmle ilgili. Doğru, ama bence çok rahatsız edici değildi. &lt;b&gt;Caner Alpay &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Mehmet Binay &lt;/b&gt;bence ilk iş olarak harika bir filme imza atmışlar. Umarım şevkleri kırılmaz ve motive edilirler bundan sonrası için. Yine birkaç yerde "çok gereksizdi" diye yorumlanmış olan &lt;b&gt;Daniel&lt;/b&gt;'in Afganistan deneyimi ile sevgilisi &lt;b&gt;Ahmet&lt;/b&gt;'le yaşadıkları arasında kurulan paralellik şahsen benim hoşuma gitti. Filmde eşcinsel olanların askerlik başvuruları sırasında karşılaştıkları muamele ile ilgili yorum kanımızı dondurdu, adeta isyan ettirdi.&amp;nbsp;Bir duruma dışarıdan bakan gözlerin ne kadar açık görüşlü olsalar da o durumu birebir yaşayan kişi kadar anlayamayacakları &lt;b&gt;Ahmet&lt;/b&gt;'in kendisine sürekli &lt;i&gt;"ailene ve herkese kimliğini açıkla, kurtul, dürüstlük özgürlüktür"&lt;/i&gt; türünden fikirler veren&amp;nbsp;&lt;b&gt;Daniel&lt;/b&gt;'a söylediği &lt;i&gt;"dürüstlüğüm ölümüm olur"&lt;/i&gt; cümlesiyle çok güzel bir şekilde anlatılmıştı.&amp;nbsp;Trajik sona rağmen&amp;nbsp;&lt;b&gt;Can&lt;/b&gt;'ın (ve&amp;nbsp;teyzesinin)&amp;nbsp;yaşamı üzerinden verilen umut dolu görüntüler biraz olsun iyi geldi hepimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak tüm ekibin ellerine sağlık. Şimdiye kadar izlemediyseniz, gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan bu güzel filmi izlemenizi kesinlikle öneriyorum. Artık şimdiye kadar filmi izlemediğim için özenle okumaktan kaçındığım &amp;nbsp;filmle ilgili yazıları ve özellikle de &lt;b&gt;Kerem Can&lt;/b&gt; röportajlarını okuma zamanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi seyirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7192436736353779010?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7192436736353779010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7192436736353779010&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7192436736353779010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7192436736353779010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/zenne.html' title='Zenne'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-AJWm0L3zkpk/TyVFtbPeNQI/AAAAAAAAIR4/1oIwp8uYVic/s72-c/Downloads5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4001633952051914143</id><published>2012-01-23T10:42:00.001+02:00</published><updated>2012-01-23T10:42:04.604+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><title type='text'>Yaklaştıkça</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu Cumartesi &lt;b&gt;Tiyatro İstanbul&lt;/b&gt;'un &lt;b&gt;Yaklaştıkça &lt;/b&gt;adlı oyununa gittik. Aslında çoğumuzun izlemiş olduğunu tahmin ettiğim &lt;b&gt;Closer &lt;/b&gt;filminin tiyatro oyunu haline getirilmiş hali. &lt;b&gt;Patrick Marber&lt;/b&gt;'ın hikayesini &lt;b&gt;Tiyatro İstanbul&lt;/b&gt;'un çoğu oyununda olduğu gibi yine &lt;b&gt;Gencay Gürün&lt;/b&gt; Türkçeleştirmiş. &lt;b&gt;Celal Kadri Kınoğlu&lt;/b&gt; ise yönetmiş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmi hatırlıyor musunuz? Hani &lt;b&gt;Londra&lt;/b&gt;'da yaşayan iki çiftin iç içe geçen ilişkilerinin öyküsü? Hani &lt;b&gt;Julia Roberts, Jude Law, Natalie Portman, Clive Owen&lt;/b&gt; falan? Ben izlemiştim ama oyunu izlerken filmi hiç hatırlamadığımı fark ettim. Sonra Google'dan filmle ilgili görsellere baktığımda da fotoğraf sergisindeki birkaç görüntü dışında hiçbir şey uyanmadı zihnimde. Yeniden izlesem iyi olacak diye düşündüm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyunda iki erkek iki de kadın oyuncu var doğal olarak. Gazetede ölüm haberlerini yazan ve aslında yazar olmak isteyen &lt;b&gt;Dan&lt;/b&gt;'i &lt;b&gt;Şencan Güleryüz&lt;/b&gt; canlandırıyor. Tesadüfen tanıştığı striptizci genç kadın &lt;b&gt;Alice&lt;/b&gt;'i ise &lt;b&gt;Nilperi Şahinkaya&lt;/b&gt; oynuyor. &lt;b&gt;Dan Alice&lt;/b&gt;'e aşık oluyor ve birlikte olmaya başlıyorlar. Hatta &lt;b&gt;Dan Alice&lt;/b&gt;'in öyküsünden yola çıkarak ilk romanını yazıyor. Ve tanıtımları için yapılacak fotoğraf çekimleri sırasında fotoğrafçı &lt;b&gt;Anna &lt;/b&gt;ile tanışıyor. &lt;b&gt;Anna &lt;/b&gt;karakterini canlandıran isim &lt;b&gt;Esin Harvey&lt;/b&gt;. Eveeet, &lt;b&gt;Anna'&lt;/b&gt;nın kocası &lt;b&gt;Dr. Larry&lt;/b&gt;&amp;nbsp;yani &lt;b&gt;Murat Han&lt;/b&gt; ile dörtlü tamamlanıyor. Bu dörtlü arasındaki ilişkiler ağını keyifle izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Günümüz ilişkilerinde pek çok insanın başına gelebilecek türden kararsızlık, kıskançlık, aldatma, ruhsal bunalım ve tereddüt halini yaşayan karakterler sonunda bir çıkış noktası bulabilecekler mi dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-8dDD8o2XeiI/TxyBDEFMzCI/AAAAAAAAIRY/ohCvMZK-XVw/s1600/Downloads4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="156" src="http://1.bp.blogspot.com/-8dDD8o2XeiI/TxyBDEFMzCI/AAAAAAAAIRY/ohCvMZK-XVw/s320/Downloads4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyuncuların hepsi çok başarılı. &lt;b&gt;Nilperi Şahinkaya&lt;/b&gt; ve&amp;nbsp;&lt;b&gt;Murat Han &lt;/b&gt;biraz daha ön plana çıkıyor diyebilirim. Diğer &lt;b&gt;Tiyatro İstanbul&lt;/b&gt; oyunlarından farklı olarak bu kez minimal bir dekor var sahnede. Hız ve pratiklik açısından öyle de olmalıydı sanırım çünkü her sahne farklı bir yerde geçiyordu. Dekorun en önemli kısmı arka fona yansıtılan ve her sahnenin nerede geçtiğini gösteren&amp;nbsp;kocaman &lt;b&gt;Londra &lt;/b&gt;görüntüleriydi.&amp;nbsp;Kostüm seçimleri çok başarılıydı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyunun sansasyonel bir sahneyle anılmasını ve tek bir sahneye indirgenmesini doğru bulmuyorum. Sahnelerden birinin striptiz kulübünde geçtiğini biliyorsunuz, dolayısıyla oyunda bir de striptiz sahnesi vardı elbette. Ve bu sahneyle ilgili pek çok haber yapıldı basında. Çoğunun nasıl haberler olduğunu tahmin edersiniz. Yine de konuyla ilgili "oyunun&amp;nbsp;reklamı, tanıtımı ve seyirci sayısı üzerinde olumlu etkisi olduysa ne mutlu" deyip geçeceğim. &lt;b&gt;Alice&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Dr. Larry&lt;/b&gt;'ye striptiz yaptığı sahnede &lt;b&gt;Nilperi Şahinkaya&lt;/b&gt;'yı ayrıca tebrik ediyorum. Çok zor, çok başarılı, çok estetik bir sahneydi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben &lt;b&gt;Dönmedolap&lt;/b&gt;'tan beri &lt;b&gt;Tiyatro İstanbul&lt;/b&gt;'un hiçbir oyununu kaçırmadım. Ve şimdiye kadar bundan hiç pişmanlık duymadım. İzlediğim oyunlarının hepsine bayıldım. O yüzden bundan sonra da kendilerini yakından takip edeceğim. Size de aynısını yapmanızı öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu arada biletleri gişeden ayırtıp, oyundan bir saat önce alabiliyorsunuz. &lt;b&gt;Tiyatro İstanbul&lt;/b&gt; programı için &lt;a href="http://www.tiyatroistanbul.com/" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;bakabilirsiniz. &lt;b&gt;Gişe Tel: &amp;nbsp;0-212-216 40 70&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İyi seyirler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4001633952051914143?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4001633952051914143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4001633952051914143&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4001633952051914143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4001633952051914143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/yaklastkca.html' title='Yaklaştıkça'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-8dDD8o2XeiI/TxyBDEFMzCI/AAAAAAAAIRY/ohCvMZK-XVw/s72-c/Downloads4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3170127371109314495</id><published>2012-01-22T16:39:00.000+02:00</published><updated>2012-01-22T16:39:47.751+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Tanrı'nın Eli</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Cerrahlar için "&lt;i&gt;Tanrı'nın Eli&lt;/i&gt;" derler ya kesinlikle çok yakışan bir tanım bana göre. Geçen sene gerçekleştirdiği ilk rahim naklinden sonra geçtiğimiz günlerde ilk yüz naklini de gerçekleştiren &lt;b&gt;Dr. Ömer Özkan&lt;/b&gt;'la ilgili tüm haberler, görüntüler tüylerimi diken diken ediyor iki gündür. 48 saat uyumadan, 10 saatlik bir ameliyatı başarıyla gerçekleştiren, bağışlanan organları bizzat kendi taşıyan, 21 yaşında genç bir kadından sonra 19 yaşında genç bir adama umut olan, hatta yeniden hayat veren &lt;b&gt;Dr. Ömer Özkan&lt;/b&gt;'ın (ve elbette ekibinin) yaptığı işin ne kadar paha biçilmez bir değeri olduğunu düşünüyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-qLO1W1gWyLw/Txvo9EOoJqI/AAAAAAAAIQ8/GX0VoDuA9R0/s1600/131289703562088.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-qLO1W1gWyLw/Txvo9EOoJqI/AAAAAAAAIQ8/GX0VoDuA9R0/s320/131289703562088.jpg" width="296" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her fotoğrafta bunu başaranın bir Türk doktoru olduğunu düşünerek gururlanıyorum. 19 yaşındaki Uğur'un doktoruna karşı neler hissediyor olabileceğini düşünmeye çalıştığımda gözlerim doluyor. Bu harika adamın ve ekibinin değer bilen bir ülkede olsa nasıl bir maddi zenginliğe sahip olacağını ve her yerde adeta bir kahraman gibi kendisinden bahsedileceğini, buna karşın ülkemizde ona sağlanan koşulların az çok neler olduğunu düşününce sinirleniyorum. Sonra oturup neden beyin göçü oluyor diye düşünüyoruz bir de değil mi? Neden acaba? Taraftar atışmaları, saksıyla panpişle uğraşan sözde ünlüler, bir sanatçının oğlunun doğum günü Twitter'da "trend topic" olurken &lt;b&gt;Dr. Ömer Özkan&lt;/b&gt;'ın olmamasına inanamıyorum! (Tamam, Twitter'da trend topic olmak ne adamın ne de kimsenin umurunda olmayabilir, zaten az önce verdiğim örneklere bakılırsa çok da matah bir şey de olmayabilir. Ama benim demek istediğim orada bulunan ve Internet'te bolca zaman geçiren kocaman bir kitlenin içinde bu konuyu konuşan bir çoğunluğun olmaması, böylesine mucizevi bir olaya karşı bu kadar umursamaz olunması çok üzücü.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, ben tüm kalbimle&lt;b&gt; Dr. Ömer Özkan&amp;nbsp;&lt;/b&gt;ve ekibine teşekkür ediyorum. İyi ki varlar! Önce on beş günlük kritik sürenin atlatılmasını, daha sonra da 3 ay, 6 ay ve bir yıllık takip süreçlerinin başarıyla sonuçlanmasını ve ekibin bundan sonra da buna benzer muhteşem işlere imza atmalarını diliyorum. Umarım o eller hep işler, dokunduğu her insana güzellik, umut, hayat, can getirir... Ve o ellerin sahibinin de dilediği her şeyin gerçek olduğu, muhteşem bir yaşamı olur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3170127371109314495?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3170127371109314495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3170127371109314495&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3170127371109314495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3170127371109314495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/tanrnn-eli.html' title='Tanrı&apos;nın Eli'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-qLO1W1gWyLw/Txvo9EOoJqI/AAAAAAAAIQ8/GX0VoDuA9R0/s72-c/131289703562088.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-48468396934204228</id><published>2012-01-20T11:10:00.000+02:00</published><updated>2012-01-20T11:10:50.371+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Anemi Öldürdüm ve Yüz:1981</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Elâlem 16'sında senaryo yazıp, 20'sinde filmini çekip, baş rolünde de oynuyor, biz neredeyse yolun yarısına gelmişiz ancak blogda &lt;i&gt;"vay be, ne çocuk&lt;/i&gt;!" yorumu yazabiliyoruz işte! Bir de bu film 2009 yılındaki &lt;b&gt;Cannes Film Festivali&lt;/b&gt;'nin en çok konuşulanlarından biri oluyor. Bazıları safi yetenekten ibaret demek. Bize de onları ağzı açık izlemek ve alkışlamak düşüyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Söylediğim gibi &lt;b&gt;Hubert &lt;/b&gt;rolündeki &lt;b&gt;Xavier Dolan&lt;/b&gt; filmin hem senaristi hem de yönetmeni. &lt;b&gt;Hubert &lt;/b&gt;16 yaşında gay bir lise öğrencisi. Cinsel kimliğini o yaşlarda keşfetmiş, edebiyata meraklı, olgun ve duyarlı bir genç. Çok da isteyerek anne olmamış, otoriter ve bekar bir annesi var &lt;b&gt;Hubert'i&lt;/b&gt;n. Sertliğinden, duyarsızlığından, dekorasyon ve giyim zevkinden nefret etmesine rağmen annesiyle birlikte yaşıyor. Babası da baba olmayı istemiyormuş, o yüzden çok erken yaşlarda çekip gitmiş hayatlarından ve sorumluluklarından. Yani sorunlu bir aile hayatı olan bir ergen &lt;b&gt;Hubert&lt;/b&gt;. Yine de olgunlukla çıkış yolları arıyor kendine. Peki bulabiliyor mu dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-S60CKk1OGYA/Txg9RkISbCI/AAAAAAAAIQg/qgqdjzf9JwM/s1600/annemi.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="253" src="http://3.bp.blogspot.com/-S60CKk1OGYA/Txg9RkISbCI/AAAAAAAAIQg/qgqdjzf9JwM/s320/annemi.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmle ilgili aklımda kalan sahnelerin başında &lt;b&gt;Xavier&lt;/b&gt;'in yatılı okula gönderilişi geliyor. O sırada annesine dönüp "&lt;i&gt;Bugün ölsem ne yapardın anne?&lt;/i&gt;" diye soran &lt;b&gt;Xavier&lt;/b&gt;'in ardından kadının kendi kendine "&lt;i&gt;Yarın ölürdüm," &lt;/i&gt;demesi beni çok etkiledi. Herhalde annelik içgüdüsü böyle bir şey diye düşündüm. Yani o ruhsuz ve duygusuz kadının bile öyle hissediyor olması değişik geldi bana. Ve anne için üzüldüğümü hissettiğim tek sahne de tam olarak o sahneydi: o yoğunlukta duygulara sahip olmasına rağmen bunu göstermek konusunda bu kadar beceriksiz olabilir mi insan? Bence çok korkutucu. Babadan bekleyebilirim ama sanki annenin 'sevgisini gösterememe özürü' olamaz gibi gelir(di) bana.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci sahne ise &lt;b&gt;Hubert&lt;/b&gt;'in sevgilisiyle seviştikleri sahneydi. Bir gay sevişme sahnesi ancak bu kadar estetik olabilirdi diye düşünüyorum. Bunda &lt;b&gt;Dolan&lt;/b&gt;'ın gay olmasının da payı büyüktür herhalde. Bir de istatistiksel bir araştırma konusu atıyorum ortaya: &lt;i&gt;kızlar yatakhanesinde mi yoksa erkekler yatakhanesinde mi eşcinsel ilişkiler daha yaygındır/rahat yaşanır? &lt;/i&gt;Yatakhane sahnelerinde aklıma takıldı ve sanki erkekler bu konuda öndedir gibi geliyor bana. Neyse.. Ben beğendim. Doğal, derin ve yaratıcısının yaşından çok öte bir olgunluğun eseri. Öneririm. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WrbSwreHa0A/TxiRZu4fjiI/AAAAAAAAIQ0/jKuRfrNJDgs/s1600/Picture+054.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-WrbSwreHa0A/TxiRZu4fjiI/AAAAAAAAIQ0/jKuRfrNJDgs/s320/Picture+054.jpg" width="243" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kitap önerim ise &lt;b&gt;Mehmet Eroğlu'&lt;/b&gt;nun &lt;b&gt;Yüz:1981&lt;/b&gt; adlı romanı olacak. 428 sayfalık bu romandaki ana karakter "&lt;i&gt;hiçbir hayatın baş rolünü oynamaya kalkışmamış; kendininkinin bile.&lt;/i&gt;" Ve bu hali beni sinir etti diyebilirim. O sorumluluk almaktan kaçınan, amaçsız, duygusuz, tutkusuz, kısacası bomboş halinin içime fenalık getirdiği oldu. Neyse ki kitaba duygu ve renk katan altı kadının öyküsünü de öğrenmiş olduk onunla birlikte. Ve belki de bu anti-kahraman da onlarla yaşadıklarından yola çıkarak bir amaç edindi kendine: 1981'den sonra değişen yüzünün sırrını ortaya çıkarmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta özellikle bu ana karakterden yola çıkılarak 12 Eylül döneminin insan psikolojisi ve kişiliği üzerindeki olumsuz etkilerinden de söz ediliyor. 12 Eylül sonrasında toplumumuza zorla dayatılan hayat ve insan tipinin belirgin bir resmi ortaya konulmuş. Toplumsal vicdanın nasıl sığlaştığı, insanların insanlık yerine kendilerini koydukları, kendilerini sevmekten başka bir şeyin önemli olmadığı hayat tarzı gözler önüne serilmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaptan bazı alıntılar:&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;"...en gerçek yalan, biçim verilmiş kişiliktir; kendimizi karşımızdakine istediğimiz biçimde kabul ettirme çabası..."&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;"Ülkemiz, katıksız bir erkekliğin, iri fallus gibi dimdik ayakta duruşundan ibaret? Bakan ne görüyor? Asık suratlı, hiç gülmeyen, yeteneksiz erkekler ve bu erkeklerin yazacağı, onların sorumlu olduğu bir tarih...&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;Bizim sevdiğimiz vatan bu mu? Ruhu, dokusu, sezgileri ve öfkesi hep erkeksi, adından başka hiçbir kadınsı öz taşımayan vatanımız.&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;Kadınlar bizi emzirip sevdiler, ama aklımıza dokunmadılar; akıllarımızı biçimlendirmek sadece babalarımıza kaldı..."&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;"...O zamanlar efendiliğin aynı zamanda kölelik, gardiyanlığın ise tutsaklık olduğunun farkında değildim. Tutku söz konusu olduğunda her şeyin karıştığını, tersyüz olduğunu, gerçekte elde ettiğinizi düşündüğünüz şeyin aslında sizi elde ettiğini anlamam epeyce zamanımı aldı..."&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;"Tanrı insanla, annesinin babasının sayısız sevişmesi arasında bir kez ilgilenerek ona can verir, yaşayacağı zaman aralığını seçer, sonra da onu tamamen unutur. Hayatı boyunca yansızdır, tıpkı sizin gibi. Görmeden, görse bile ayırt etmeden seyreder... Sizi tekrar hatırladığında ölme vaktiniz gelmiştir..."&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle yazarı bu kitabı sayesinde ve çok geç keşfettiğim için kendimden utandığımı belirteyim. ODTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olan '48 doğumlu yazarın çalışmaları hakkında detaylı bilgi alabileceğiniz güzel bir &lt;a href="http://www.mehmeteroglu.info/" target="_blank"&gt;web sayfası &lt;/a&gt;ve Twitter hesabı (@MehmetEroglu_) da bulunuyor. Aklınızda olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir hafta sonu diliyorum hepinize..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-48468396934204228?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/48468396934204228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=48468396934204228&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/48468396934204228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/48468396934204228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/anemi-oldurdum-ve-yuz1981.html' title='Anemi Öldürdüm ve Yüz:1981'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-S60CKk1OGYA/Txg9RkISbCI/AAAAAAAAIQg/qgqdjzf9JwM/s72-c/annemi.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7600028863912310122</id><published>2012-01-19T10:44:00.000+02:00</published><updated>2012-01-19T10:44:00.488+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><title type='text'>Kebap</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Actors Without Borders - İstanbul&lt;/b&gt; tiyatro oluşumunun &lt;b&gt;Kebap&lt;/b&gt; adlı oyununu izledik Salı akşamı. Aralık ayında da bir gün oynamıştı ve son oyun olacaktı. Biz de o gün uygun olmadığımız için gidememiş ve çok üzülmüştük. Daha sonra &lt;a target="_blank" href="http://www.kumbaraci50.com/"&gt;&lt;b&gt;Kumbaracı50&lt;/b&gt;'&lt;/a&gt;nin Ocak ayı programına baktığımda bu aya son iki oyun daha eklediklerini ve &lt;b&gt;16-17 Ocak&lt;/b&gt;'ta &lt;b&gt;Kebap&lt;/b&gt;'ı oynayacaklarını gördüm. İnanılmaz sevindim tabi ve hemen yerimizi ayırtıp, son Beyoğlu turumuzda da biletlerimizi aldım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Actors Without Borders—İstanbul&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Zişhan Uğurlu&lt;/b&gt; tarafından kurulmuş, kendini değişik kültürlerden esinli oyunlar aramaya ve sahnelemeye adamış bir tiyatro topluluğu. Seçtiği oyunlarda &amp;nbsp;görsel imgelemi, fizikselliği, müziği, dansı ve yeni teknolojileri araştırarak geleneksel tiyatronun sınırlarını zorlamayı hedefliyor. &lt;b&gt;Kebap&lt;/b&gt; da bu hedeflerine çok uygun ve bu özelliklerin hepsini barındıran bir oyun. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Baş rolde 15 yaşında büyük hayallerle Romanya'dan İrlanda'daki erkek arkadaşının yanına giden &lt;b&gt;Madalina &lt;/b&gt;var. "&lt;i&gt;Ne olursa olsun dönmek yok&lt;/i&gt;" diye kendi ülkelerindeki sıkıcı ve kısır yaşamlarından gelişmiş ve bol alternatifli bir ülkedeki umut dolu bir yaşama atılan göçmen gençlerin tutunabilmek için neler yapmak zorunda kaldıklarını görüyoruz oyunda. Bşlangıçta bir kebapçıda çalışan &lt;b&gt;Madalina &lt;/b&gt;da erkek arkadaşı &lt;b&gt;Voicu'&lt;/b&gt;nun onun üzerinden gerçekleştirmek istediği hayaller uğruna kendisini bambaşka bir hayatın içinde buluyor. Bu hayat için görsel sanatlar fakültesi öğrencisi &lt;b&gt;Bogdan &lt;/b&gt;'ın da bu ikiliye katılması gerekiyor. Üçü de kendi çıkarları doğrultusunda bir süre süründükten sonra hayallerini gerçekleştirebilmeyi umuyorlar ama aslında feci bir tükenişin içine sürükleniyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-uNuaz933Wro/TxaTkRQhK0I/AAAAAAAAIQU/TJ18Qg2Cc4M/s1600/Downloads.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" src="http://2.bp.blogspot.com/-uNuaz933Wro/TxaTkRQhK0I/AAAAAAAAIQU/TJ18Qg2Cc4M/s320/Downloads.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Madalina &lt;/b&gt;rolündeki &lt;b&gt;Gülce Oral&lt;/b&gt;'a bayıldım diyebilirim. Çok zor bir rolün üstesinden başarıyla gelmiş. Bazı sahnelerde&lt;b&gt; Hakan Günday&lt;/b&gt;'ın &lt;b&gt;Az &lt;/b&gt;romanındaki &lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2011/08/az.html"&gt;&lt;b&gt;Derdâ&lt;/b&gt;'&lt;/a&gt;yı anımsattı bana. Dolayısıyla boğazımın düğümlenmesine neden oldu diyebilirim. Yönetmen &lt;b&gt;Zişhan Uğurlu&lt;/b&gt;'nun arka plandaki erkek dünyası ve hayaller yorumlamasını da çok beğendim. Kadının (ve genel anlamda güçsüzün) nasıl kullanıldığı, değersizlik algısı, şiddet o kadar güzel verilmiş ki... Çok etkilendim bu oyundan. Tabii içeriğin sert olduğunu ve belki de bazılarınıza rahatsız edici gelebileceğini belirteyim. (Fotoğrafları &lt;a target="_blank" href="http://www.actorswithoutborders.net/"&gt;web sayfalarından&lt;/a&gt; aldım.)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son oyun olmasına rağmen bu kadar uzun yazdım çünkü bu isimlerin bir şekilde kulağınıza tanıdık gelmesini istiyorum ki gördüğünüz yerde kaçırmayın oyunlarını. Böylesine genç ekiplerin böyle işler çıkardıklarını görmenin beni çok mutlu ettiğini söylemeliyim. Hiçbir zaman sınır tanımamaları dileğiyle... Onları sayelerinde tanıdığımız için  &lt;b&gt;Kumbaracı50&lt;/b&gt;'ye de ayrıca teşekkürler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tiyatro kesinlikle candır! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7600028863912310122?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7600028863912310122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7600028863912310122&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7600028863912310122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7600028863912310122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/kebap.html' title='Kebap'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-uNuaz933Wro/TxaTkRQhK0I/AAAAAAAAIQU/TJ18Qg2Cc4M/s72-c/Downloads.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7006903047979977727</id><published>2012-01-18T10:30:00.008+02:00</published><updated>2012-01-18T10:30:03.503+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kendine iyi bak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Amrita Spa'da Masaj</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Cuma günleri hepimize nedensiz bir mutluluk hissi veriyor değil mi? Benim gibi tam zamanlı çalışmayan biri bile Cuma coşkusu yaşıyorsa, herkes yaşıyor olabilir diye düşünüyorum. Genellikle Cuma günleri benim için yarı yarıya tatil sayılır. Öğleden sonrasında hafta sonuna fiilen girmiş olurum. O günü kendimi mutlu edecek aktivitelere ayırırım. Geçen Cuma da öyle yaptım ve &lt;b&gt;Swissotel&lt;/b&gt;'deki &lt;b&gt;Amrita Spa&lt;/b&gt;'dan randevumu alarak kendimi akşam 5'te oraya attım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7WGgoBuGz3c/TxU7r-21HCI/AAAAAAAAIPs/Z8U0p6wcMoE/s1600/amrita-spa-logo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-7WGgoBuGz3c/TxU7r-21HCI/AAAAAAAAIPs/Z8U0p6wcMoE/s1600/amrita-spa-logo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Amrita Spa&lt;/b&gt; evime ya da spor merkezime yakın değil, dolayısıyla nereden aklıma geldi derseniz onu da hemen söyleyeyim: &lt;b&gt;Women's Health&lt;/b&gt; dergisi aklıma düşürdü burayı. Bir gün editörlerinden biri arayıp &lt;i&gt;"anketimizi dolduran şanslı okurlarımızdan biri oldunuz ve &lt;b&gt;Swissotel&lt;/b&gt;'de aromaterapi masajı kazandınız," &lt;/i&gt;dedi. Anketi ne zaman doldurduğumu bile unutmuştum ama elbette uçarak atladım bu fırsata. :) Çıkışta da &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla birlikte eve dönerim diye düşünerek akşam beş buçuğa aldım randevumu. Ne de olsa o komşu sayılır &lt;b&gt;Swissotel&lt;/b&gt;'e. Zaten büyük olasılıkla bundan sonra da benden çok o kullanacaktır &lt;b&gt;Amrita Spa&lt;/b&gt;'yı. Bu arada &lt;b&gt;Women's Health&lt;/b&gt; dergisinin web sayfasında anket hâlâ duruyor. Şansını denemek isteyenler &lt;a href="http://www.womenshealth.com.tr/" target="_blank"&gt;buraya&lt;/a&gt;!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önce tertemiz dolapları -içinde bembeyaz ve yumuşak bornozları ile yine bembeyaz peştemalleri, tek kullanımlık terlikleri ve çamaşırları-, pufları, soğuk duşları, buhar odası, çeşitli özelliklerde sauna odaları, hamamı olan kadınların soyunma odaları ve ıslak alanlarının olduğu geniş salona gittim. Masaj öncesinde beş dakika buhar ve beş dakika da sauna öneriyorlardı. Ben saunadan çok rahatsız oluyorum diye sadece duş ve buhar banyosunu tercih ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://4.bp.blogspot.com/-0ETUc1Y3swY/TxVDDG7z72I/AAAAAAAAIP8/exwjPYZtCTo/s1600/19636_253800306255_247435616255_3816311_7615197_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="http://4.bp.blogspot.com/-0ETUc1Y3swY/TxVDDG7z72I/AAAAAAAAIP8/exwjPYZtCTo/s320/19636_253800306255_247435616255_3816311_7615197_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha sonra başka bir resepsiyonda terapistim (adı &lt;b&gt;Arniti &lt;/b&gt;ya da &lt;b&gt;Aritni &lt;/b&gt; olabilir ve unuttuğum için sinir oldum kendime!) ile tanıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-7SMJeFu-grQ/TxVDLRnRf2I/AAAAAAAAIQE/aOqy6UMJYXg/s1600/19636_253797591255_247435616255_3816276_7904188_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://2.bp.blogspot.com/-7SMJeFu-grQ/TxVDLRnRf2I/AAAAAAAAIQE/aOqy6UMJYXg/s320/19636_253797591255_247435616255_3816276_7904188_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Onunla birlikte masaj odasına gittik. Öncesinde ilk resepsiyonda doldurduğum form üzerinden biraz konuştuk. Özel herhangi bir sağlık durumum var mı, masajı hangi sertlikte isterim, masaj sonrası nasıl hissetmek istiyorum (enerjik mi, rahatlamış ve dinlenmiş mi?) gibi sorulardan ve buna göre yapılan masaj yağı seçiminden sonrasını hatırlamıyorum. Yani bir saatliğine siz ölümlülerin yaşadığı bu fani dünyadan kopmuş olabilirim. :) Şaka bir yana, gerçekten de şimdiye kadar birçok yerde masaj deneyimim oldu ama burası sanırım en üst sıradaki yerine çoktan yerleşti diyebilirim. Ayrıca siz de benim gibi masaj sonrasında rahatlamış ve gevşemiş bir zihin ve beden ile güne devam etmek istiyorsanız &lt;b&gt;Amrita Spa&lt;/b&gt;'nın biberiye, lavanta, ylang ylang ve biraz da zencefil içeren o harika kokulu masaj yağlarına bayılacaksınız. Terapistimle de masaj sonrasında bir-iki saat duş almama tercihimin doğruluğunu teyit ettim ayrıca. O yağın bir süre üzerinizde kalmasının yararı var, unutmayın. Bir de bol su içmeniz gerekiyormuş. Ama Cuma akşamı olduğu için biz onu bol kırmızı şarap olarak değiştirdik &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla. Olsun, onun da antioksidan etkisi var ne de olsa, değil mi? :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-qKCNl-4MFxE/TxVDUesk7oI/AAAAAAAAIQM/-g962n4geaQ/s1600/19636_253798896255_247435616255_3816289_6438604_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/-qKCNl-4MFxE/TxVDUesk7oI/AAAAAAAAIQM/-g962n4geaQ/s320/19636_253798896255_247435616255_3816289_6438604_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Masajdan sonra bekleme alanında bornozunuza sarılıp sarmalanmış otururken bir tepsinin içinde zencefilli çay, okaliptüs esanslı küçük yüz havlusu ve mis gibi kokan bir lilyum çiçeği getiriyorlar önünüze. İşte bilim adamları ışınlanmayı bulmuş olsalar ilk kullanacağım yer ondan sonrası olurdu. Giyinip, hatta giyinmeden, mümkünse bornozla eve ve yatağıma ışınlanmalı bence artık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de ışınlanmadan önce size dünya çapında bir zincir olan &lt;b&gt;Amrita Spa&lt;/b&gt;'nın adının ne anlama geldiğinden de bahsedeyim. Efsaneye göre ‘&lt;i&gt;Amrita&lt;/i&gt;’ tanrıların zamanın başlangıcından bu yana peşine düşmüş oldukları ebedi gençlik vaat eden sihirli bir iksirmiş. İşte buradan çıkarken yaşayacağınız yenilenme ve tazelik hissi ile bu sihirli iksiri içmiş kadar olacaksınız. Haftanın yedi günü hizmet veren merkezde sabah 08.00 ile gece 22.00 arasında bakımlardan ve SPA hizmetinden yararlanabilirsiniz. Bakım programları ile ilgili detaylı bilgi almak ve rezervasyon için:&lt;b&gt; 0-212-326 29 90 &lt;/b&gt;(Bu arada fotoğrafları&amp;nbsp;&lt;b&gt;Amrita Spa İstanbul'&lt;/b&gt;un Facebook sayfasından aldım.)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Arada sırada kendinizi şımartmayı sakın unutmayın...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7006903047979977727?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7006903047979977727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7006903047979977727&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7006903047979977727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7006903047979977727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/amrita-spada-masaj.html' title='Amrita Spa&apos;da Masaj'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-7WGgoBuGz3c/TxU7r-21HCI/AAAAAAAAIPs/Z8U0p6wcMoE/s72-c/amrita-spa-logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8061704531036213549</id><published>2012-01-17T10:30:00.001+02:00</published><updated>2012-01-17T10:30:01.392+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><title type='text'>Lezzet Önerileri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Şimdi sizlere evde bulundurabileceğiniz birkaç lezzet önerisinde bulunacağım. İlk olarak &lt;b&gt;Nar Gourmet&lt;/b&gt; ürünleri ile başlayayım. Kısa bir süre önce daha önce birkaç &lt;i&gt;reçel&lt;/i&gt;ini ve &lt;i&gt;nar ekşisi&lt;/i&gt;ni deneyip memnun kaldığımız &lt;b&gt;Nar &amp;nbsp;Gourmet&lt;/b&gt;'nin birkaç ürününden oluşan bir hediye paketi gelince evimize yazmak farz oldu dedim. Anadolu'nun doğal ve bölgesel ürünlerini şık şişeleriyle evimize getiren &lt;b&gt;Nar&lt;/b&gt;'ın ürünleri tamamen organik. Sayesinde &lt;i&gt;organik mandalina sirkesi&lt;/i&gt;yle tanıştım ve bu hafta sonu kendi uydurduğum ıspanaklı,kırmızı biberli ve ince bulgurlu salatamı tatlandırırken zeytinyağı ile birlikte kendisinden de yardım aldım. Harika bir şey oldu! :) Üzüm pekmezi bir harika. Zeytinyağlarının hepsini denemedik, ama kahvaltıda peynirin üzerine gezdirmek için açtığımız yeşil çay çeşnili sızma zeytinyağı çok lezzetli. Portakal kabuğu reçelini ben sevmem, o yüzden onun lezzetini test edip onaylayan &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum oldu. Kısacası biz genel anlamda severek &amp;nbsp;ve güvenle kullanıyoruz &lt;b&gt;Nar Gourmet&lt;/b&gt; ürünlerini dyebilirim. Size de öneririm. Hediye olarak da güzel bir alternatif olabilir. Web sayfalarından sipariş verebilirsiniz (orada hediye paketi alternatifleri de var) ya da satış noktalarına tıklayın ve &lt;b&gt;Nar &lt;/b&gt;lezzetlerini nerelerden alabileceğinizi öğrenin. &lt;a target="_blank" href="http://www.nargourmet.com/tr/"&gt;Buyurun &lt;/a&gt;bakalım!&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://4.bp.blogspot.com/-7UYx8_q1Gr0/TxGC7vEEZXI/AAAAAAAAIO0/myLVyw3ljBM/s1600/Picture+068.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="310" src="http://4.bp.blogspot.com/-7UYx8_q1Gr0/TxGC7vEEZXI/AAAAAAAAIO0/myLVyw3ljBM/s320/Picture+068.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İkinci önerim &lt;b&gt;Anavarza&lt;/b&gt; bal olacak. Adeta bir bal manyağı olan ben genellikle 3 kiloluk Balcalı balımı sarıp sarmalayıp, bavulumun içinde uçağa atıp, şimdiye kadar bir kaza yaşamadan getirmişimdir. Ama balım bittiğinde (ya da bazen Adana'ya gittiğimde dönemi olmuyor ve beklemek zorunda kalıyorum) İstanbul'da imdadıma koşabilen tek ürün &lt;b&gt;Anavarza &lt;/b&gt;çiçek balı oluyor. Galiba benim damağım Adana arılarının işçiliğinden hoşlanıyor, çünkü &lt;b&gt;Anavarza &lt;/b&gt;da Kozan'da üretiliyor. Kendisini keşfetmem reklamlarında &lt;b&gt;Haluk Bilginer'&lt;/b&gt;in sesini duymamla oldu sanırım. :) O sayede denedim ve tadına bayıldım. &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'u sattığım nadir durumlardan biri de bal alışverişim oluyor bu nedenle. Çünkü &lt;b&gt;Anavarza &lt;/b&gt;bal &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'larda yok. Bizim yanımızdaki Üçler markette var neyse ki. Ya da &lt;b&gt;Ballı Dükkan&lt;/b&gt; diye &lt;a target="_blank" href="http://www.ballidukkan.com/"&gt;online dükkan&lt;/a&gt;ları da varmış. Aklınızda olsun.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-cXSwa4jdDkM/TxPkUHrwz2I/AAAAAAAAIPQ/eY2OpxvkBoA/s1600/1851.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-cXSwa4jdDkM/TxPkUHrwz2I/AAAAAAAAIPQ/eY2OpxvkBoA/s1600/1851.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Üçüncü önerim de tatlı bir öneri olacak: ailemizin dondurmacısı &lt;b&gt;Carte d'Or'&lt;/b&gt;un yeni keşfettiğim çeşitlerini paylaşmazsam olmaz. &lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2009/08/daldan-dala-imgeleme-onerileri.html"&gt;Şu yazım&lt;/a&gt;da bahsettiğim &lt;i&gt;taze sütten kaymaklı &lt;/i&gt;çeşidi ve &lt;i&gt;Kurabiye Güzeli&lt;/i&gt; hâlâ favorilerim arasında olmasına rağmen &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumun yenilik merakı sayesinde her seferinde farklı bir ürünle eve gelmesi sonucunda &lt;i&gt;baklavalı&lt;/i&gt; ve&lt;i&gt; ekmek kadayıflı &lt;/i&gt;&lt;b&gt;Carte d'Or&lt;/b&gt;'ları da denemiş bulunuyoruz. Ve ekmek kadayıflının özellikle başarılı olduğunu belirtmeliyim. Birkaç kutuyu hüplettikten sonra bir süre evde bulundurmamaya karar vermiş olsak da sizin de kanınıza girmeden edemedim. Harika bir lezzet!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-Lkvts0VqXao/TxPmCgQsAvI/AAAAAAAAIPY/wASWl9MuxbM/s1600/ekmek_kadayafi.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="201" src="http://2.bp.blogspot.com/-Lkvts0VqXao/TxPmCgQsAvI/AAAAAAAAIPY/wASWl9MuxbM/s320/ekmek_kadayafi.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu arada bence tek yaşamanın ya da bizim gibi iki kişilik ailelerin en güzel yanlarından biri de ne biliyor musunuz? Dondurmayı kutudan kaşıkla yiyebilmek! Bu da tıpkı puding tenceresini parmakla sıyırmak gibi vazgeçilmez zevklerden biri bana göre. Çay kaşığını alıp kutunun başına geçmek... Minik çay kaşığı darbeleriyle yepyeni bir şekil almış olan kutu dondurma kesinlikle candır! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Afiyet olsun. Ve tabi ki ağzınızın tadı hep yerinde olsun... Ve tabi ki yiyin için güzelleşin... Ve tabi ki yedikçe incelin, fitleşin... (En çok bu sonuncu cümleyi beğendiniz sanırım, haklı mıyım? :) )&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8061704531036213549?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8061704531036213549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8061704531036213549&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8061704531036213549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8061704531036213549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/lezzet-onerileri.html' title='Lezzet Önerileri'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-7UYx8_q1Gr0/TxGC7vEEZXI/AAAAAAAAIO0/myLVyw3ljBM/s72-c/Picture+068.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3030731405286250550</id><published>2012-01-16T10:00:00.001+02:00</published><updated>2012-01-16T10:00:08.827+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><title type='text'>Ölümüne</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;“Oyun hakkında  çok  olumlu bir  görüşüm yok… Çok yakın yoldaşlarım da oyunun boş hatta zararlı olduğunu söyledi….. Ama yine de tiyatroya bu oyunu yapma şansını vermeye karşı değilim.” &lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu Cumartesi&amp;nbsp;&lt;b&gt;Kenter Tiyatrosu&lt;/b&gt;'nun &lt;b&gt;Ölümüne &lt;/b&gt;adlı oyununu izledik. 1933'te sürgüne gönderilen &lt;b&gt;Nikolai Erdman&lt;/b&gt; tarafından yazılan bu oyun yazarının ölümünden yedi yıl sonra 1978'de İngiltere'de ve ancak 1990'da Rusya'da sergilenebilmiş. Yazarın öldüğü yıl olan 1970'de bütün çabalara rağmen &lt;b&gt;Vakhtangaov Tiyatrosu'&lt;/b&gt;nda da oynanamamış, çünkü&amp;nbsp;sansüre takılmış. Yukarıdaki alıntı da &lt;b&gt;Konstantin Stanislavski&lt;/b&gt;’nin mektubuna &lt;b&gt;Stalin&lt;/b&gt;’in verdiği cevap. Ama gördüğünüz gibi bu cevap pek işe yaramamış çünkü oyun her halükarda oynanamamış. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyunun orijinal adı &lt;b&gt;İntihar &lt;/b&gt;imiş. İhtilal için &lt;b&gt;Kızıl Ordu&lt;/b&gt;’ya katılmış genç bir yazarın, &lt;b&gt;Stalin &lt;/b&gt;döneminde uğradığı hayal kırıklığının bir ürünü &lt;b&gt;İntihar&lt;/b&gt;. Kimilerine göre &lt;b&gt;Sovyet Dönemi&lt;/b&gt;'nin en iyi oyunlarından biri. Bir kara komedi. Moria Buffini &lt;b&gt;İntihar&lt;/b&gt;’ı  özgürce  “&lt;i&gt;Dying For It&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;”  adıyla uyarlayarak ilk defa  &lt;b&gt;2007&lt;/b&gt;’de &lt;b&gt;Almedia Tiyatrosu'&lt;/b&gt;nda&lt;b&gt; Londra&lt;/b&gt;’da oynanmasını sağlayan isim olmuş. &lt;b&gt;Kent Oyuncuları&lt;/b&gt; da bu uyarlamayı  “&lt;b&gt;Ölümüne&lt;/b&gt;”  adıyla &lt;b&gt;Kenter Tiyatrosu&lt;/b&gt;'nda sahneliyorlar. Yöneten&lt;b&gt; Mehmet Birkiye&lt;/b&gt;.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-KgAHHG70lY4/TxK6d9WkUXI/AAAAAAAAIPI/0XSlSVEcsT8/s1600/Picture+083.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-KgAHHG70lY4/TxK6d9WkUXI/AAAAAAAAIPI/0XSlSVEcsT8/s320/Picture+083.jpg" width="195" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyuncular arasında benim özellikle favorim olan iki isim var: &lt;b&gt;Kadriye Kenter&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Engin Hepileri&lt;/b&gt;. Sırf onları izlemek için bile bu oyuna gidebilirdim ama siz böyle dediğime bakmayın. Kadro çok geniş ve diğer oyuncular da gerçekten çok başarılı. İki perdelik ve yaklaşık iki saat süren oyunu ilginiz dağılmadan izleyebilmenizin en önemli nedeni de bence &lt;b&gt;Kent Oyuncuları&lt;/b&gt;. Bu arada unutmadan söyleyeyim, &lt;b&gt;Kent Oyuncuları'&lt;/b&gt;nın bu sezon da oynayan&lt;b&gt; Zorla Güzellik&lt;/b&gt; oyununu da kaçırmamanızı öneririm. Hatırlamak isteyenler &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2010/12/zorla-guzellik-olur-mu-dersiniz.html" target="_blank"&gt;buraya&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ölümüne'&lt;/b&gt;de karısının eline bakan işsiz bir erkek var başrolde. Eve ekmek getiren karısı ve karısının annesi. O ise o yokluk içinde sadece tüketen tarafta. Kendini işe yaramaz hissediyor. Acilen bir iş bulması gerektiğini yoksa yaşamasının bir amacı olmadığını düşünüyor. Belki de asıl aradığı bir iş değil bir amaç. Yaşama tutunmasını sağlayacak, tutkuyla yapabileceği bir uğraş. Örneğin, tuba çalmak! Ya da başka bir şey. Din, aşk, felsefe, sanat var olma nedenleri olabilir mi? Peki, var olmaktan vazgeçtiğinizde ne gibi bir nedene ihtiyaç duyarsınız. Din, aşk, sanat, idealler, vs uğruna ölmek sizi kahraman, ölümünüzü de anlamlı mı kılar? Ölerek geride kalanlara yararlı olabilir misiniz? Yoksa her şeye rağmen bizleri çevreleyen "oyuncular"ıyla bir tiyatro sahnesini andıran yaşamlarımıza devam etmek midir anlamlı olan?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu soruların yanıtları için oyunu izlemenizi öneririm. Son olarak oyunun kostümlerini ve dekorunu da çok beğendiğimi söylemezsem olmaz. Bizlere böyle güzel oyunlar sunan &lt;b&gt;Kent Oyuncuları&lt;/b&gt;'nın yüreğine ve ruhuna sağlık. İyi ki varlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada biletleri hizmet vermeden karşılık alan nadir örneklerden biri olan&amp;nbsp;Biletix'ten almak zorunda değilsiniz. Gişeden de alabiliyorsunuz. Oyun programı ve gişe telefonu için&amp;nbsp;&lt;b&gt;Kenter Tiyatrosu&lt;/b&gt;'nun &lt;a href="http://www.kentertiyatrosu.org/" target="_blank"&gt;web sayfası&lt;/a&gt;na bakabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdiden iyi seyirler. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3030731405286250550?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3030731405286250550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3030731405286250550&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3030731405286250550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3030731405286250550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/olumune.html' title='Ölümüne'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-KgAHHG70lY4/TxK6d9WkUXI/AAAAAAAAIPI/0XSlSVEcsT8/s72-c/Picture+083.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-339660048674485418</id><published>2012-01-13T10:00:00.001+02:00</published><updated>2012-01-13T10:00:05.268+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gülelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>How Things Have Changed!</title><content type='html'>Gelen bir e-maildeki karikatürleri sizinle de paylaşmak istedim. Seneler sonra dönüp baktığımızda kim bilir daha neler neler değişmiş olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tBSvi9rx1n8/Twq8XcKS-1I/AAAAAAAAINc/a-ruzUFwqnQ/s1600/image001.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-tBSvi9rx1n8/Twq8XcKS-1I/AAAAAAAAINc/a-ruzUFwqnQ/s320/image001.jpg" width="294" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7IK--zVNYfI/Twq8agAc3eI/AAAAAAAAINk/IMCcbBHTifA/s1600/image002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="229" src="http://2.bp.blogspot.com/-7IK--zVNYfI/Twq8agAc3eI/AAAAAAAAINk/IMCcbBHTifA/s320/image002.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-oZkXeJrapH8/Twq8dilMi6I/AAAAAAAAINs/mes0eOe7GBY/s1600/image003.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="161" src="http://2.bp.blogspot.com/-oZkXeJrapH8/Twq8dilMi6I/AAAAAAAAINs/mes0eOe7GBY/s320/image003.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-P44i_1Qqan0/Twq8kFhPyYI/AAAAAAAAIN0/MTC4vkg33_Q/s1600/image004.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-P44i_1Qqan0/Twq8kFhPyYI/AAAAAAAAIN0/MTC4vkg33_Q/s320/image004.jpg" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-l5z8tDqYAuI/Twq8xw_t8JI/AAAAAAAAIN8/NtKSIoeFMeM/s1600/image007.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="175" src="http://1.bp.blogspot.com/-l5z8tDqYAuI/Twq8xw_t8JI/AAAAAAAAIN8/NtKSIoeFMeM/s320/image007.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İyi hafta sonları..:)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-339660048674485418?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/339660048674485418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=339660048674485418&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/339660048674485418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/339660048674485418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/how-things-have-changed.html' title='How Things Have Changed!'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tBSvi9rx1n8/Twq8XcKS-1I/AAAAAAAAINc/a-ruzUFwqnQ/s72-c/image001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8418455749958483954</id><published>2012-01-11T16:57:00.000+02:00</published><updated>2012-01-11T16:57:51.798+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><title type='text'>Salı Beyoğlu'su..:)</title><content type='html'>&lt;div class="" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Dün klasik &lt;b&gt;Beyoğlu &lt;/b&gt;turlarımızdan birini üç kişi olarak gerçekleştirdik. Bu kez ekip &lt;b&gt;Gizem, Selcen &lt;/b&gt;ve benden oluşuyordu. Ayrıca bu kez hedefimizde fotoğraf sergileri vardı. &lt;b&gt;Selcen &lt;/b&gt;etkisi diyelim. :) İlk olarak &lt;b&gt;İFSAK&lt;/b&gt;'a gittik. Oradaki &lt;b&gt;Güçlü Gencer&lt;/b&gt; sergisini merak ediyordum ama ikinci kattaki sergiye çıkmadan önce hemen giriş katındaki fotoğraf yarışmasına katılmış fotoğraflara da bir göz attık. Ve altta gördüğünüz &lt;i&gt;"Dark Side of the Moon" &lt;/i&gt;fotoğrafına bayıldım. O yüzden sizlerle de paylaşmak istedim. Bir fotoğrafla kocaman bir öykü anlatılabilir mi? Anlatılabiliyormuş demek...&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ge0AF7cyz3o/Tw2Yx-6ZoSI/AAAAAAAAIOs/kxjFzrkGKWk/s1600/dark+side.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-ge0AF7cyz3o/Tw2Yx-6ZoSI/AAAAAAAAIOs/kxjFzrkGKWk/s320/dark+side.JPG" width="190" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Daha sonra &lt;b&gt;Güçlü Gencer'&lt;/b&gt;in &lt;i&gt;"Ülkeler, Kentler, Yaşamlar Fotoğraf Koleksiyonu" &lt;/i&gt;sergisiyle devam ettik. Adından da anlaşılacağı üzere harika şehir fotoğraflarının olduğu bir sergiydi bu. Özellikle Prag, Lizbon ve Milano &amp;nbsp;fotoğraflarına bayıldım. Danimarka'nın Amsterdam'a inanılmaz benzeyen bir yeri olduğunu görüp şaşırdım nedense. New York fotoğraflarının çok etkileyici olduğunu söyleyemeyeceğim. Acaba şehir mi yeterince etkileyici değil, hı? :) Ama her iki katta da keyifli sergiler olduğunu sizlere hatırlatmış olayım. Bu serginin bitiş tarihi ise &lt;b&gt;5 Şubat&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;İFSAK &lt;/b&gt;nerede diyenlerin de &lt;a href="http://www.ifsak.org.tr/" target="_blank"&gt;burayı &lt;/a&gt;tıklamaları gerekiyor. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-xS_sBAAdqQ0/Tw1uMeKk2fI/AAAAAAAAIOk/KBcK8VZ5Xvo/s1600/foto.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-xS_sBAAdqQ0/Tw1uMeKk2fI/AAAAAAAAIOk/KBcK8VZ5Xvo/s320/foto.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yolumuz kış aylarında &lt;b&gt;Beyoğlu'&lt;/b&gt;na düştüğünde sıcak çikolata molasını nerede verdiğimizi biliyorsunuz artık değil mi? Elbette &lt;b&gt;Ara Kafe&lt;/b&gt;! &lt;b&gt;Gizem &lt;/b&gt;ve benim Meksika usulü sıcak çikolatalarımızın arasında duran ise sütlü ve bol baharatlı Hint çayı. Aramızda kakao ve şekerin büyüsüne kapılmadan sağlıklı seçimler yapabilen &lt;b&gt;Selcen&lt;/b&gt;, aşağıdaki fotoğrafın (ve daha aşağıdaki &lt;b&gt;Gizem&lt;/b&gt;'le benim fotoğrafımızın) da sahibesi. Kendisine haber vermeden Facebook sayfasından çaldım ama bir şey demez herhalde. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nJgReom6vsc/Tw1e0UuZNdI/AAAAAAAAIOU/iYNPamm7kVo/s1600/325649_10150481972141625_708121624_9337898_1380561665_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://4.bp.blogspot.com/-nJgReom6vsc/Tw1e0UuZNdI/AAAAAAAAIOU/iYNPamm7kVo/s320/325649_10150481972141625_708121624_9337898_1380561665_o.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sıradaki durak &lt;b&gt;Mısır Apartmanı&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;DOT &lt;/b&gt;ayrıldığından beri uğramamışız buraya. Bu kez birinci kattaki &lt;b&gt;Fototrek&lt;/b&gt;'e gidiyoruz. Bizimle aynı dönemlerde ve&amp;nbsp;&lt;b&gt;Hindistan'&lt;/b&gt;ın&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;aynı güzergahlarına (yani &lt;b&gt;Kasım 2011&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Delhi-Jaipur-Agra-Varanasi&lt;/b&gt;)&amp;nbsp;seyahat düzenleyen on kişilik bir fotoğrafçı grubun çektiği &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;fotoğrafları var bu sergide. Ben gezdiğim yerlere bir kez daha gitmiş gibi oldum şahsen.&amp;nbsp;Renkler yine büyüleyici.&amp;nbsp;Yüzlerdeki o ifadelerin anlattıkları artık biraz daha tanıdık. İlginizi çekiyorsa &lt;b&gt;3 Şubat'&lt;/b&gt;a kadar mutlaka uğrayın derim.&lt;b&gt; Fototrek&lt;/b&gt;'in fotoğrafla ilgili atölye çalışmaları, gezileri, etkinlikleri ve sergileri hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz de &lt;a href="http://www.fototrek.com/" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;buyrun.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F0G1eISJIfA/Tw1fjVtrYFI/AAAAAAAAIOc/Ims_dS4qBrU/s1600/sergi.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-F0G1eISJIfA/Tw1fjVtrYFI/AAAAAAAAIOc/Ims_dS4qBrU/s320/sergi.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yolumuza devam ediyoruz. Sıradaki durak &lt;b&gt;Kumbaracı50. 17 Ocak'&lt;/b&gt;taki oyuna &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla ikimiz için biletimizi ayırtmıştık Kızları ikna edemedim bizimle birlikte gelmeye, sanırım korktular! :) &lt;b&gt;Kebap&lt;/b&gt;, 18+ ve sert içerikli bir oyun. Uzun zamandır takip ediyordum, ancak denk getirebildik. Zaten bizim gideceğimiz tarihte son kez oynanacakmış. Gelmek isterseniz aklınızda olsun. &lt;b&gt;Kumbaracı50&lt;/b&gt;'nin Ocak ayı programı içinse &lt;a href="http://www.kumbaraci50.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=97&amp;amp;Itemid=398&amp;amp;lang=en" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;bakabilirsiniz. &lt;b&gt;444 &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt; O.B.E.B&lt;/b&gt; özellikle tavsiye edilir!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hava buz gibi ve akşam olduğuna göre ayrılabiliriz artık. Bir dahaki &lt;b&gt;Beyoğlu &lt;/b&gt;buluşmasına kadar hoşça kalın. Fazla ayrı kalamam ben zaten her kuytusunda, köşesinde, sokağında, pasajında, barında, kitapçısında, restoranında, galerisinde ayrı bir dünya barındıran bu enerjisi yüksek ve melodisi bol semtten. Siz de fazla özletmeyin&amp;nbsp;kendinizi&amp;nbsp;ve küstürmeyin &lt;b&gt;Beyoğlu&lt;/b&gt;'nu...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8418455749958483954?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8418455749958483954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8418455749958483954&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8418455749958483954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8418455749958483954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/sal-beyoglusu.html' title='Salı Beyoğlu&apos;su..:)'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ge0AF7cyz3o/Tw2Yx-6ZoSI/AAAAAAAAIOs/kxjFzrkGKWk/s72-c/dark+side.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1218108517498651018</id><published>2012-01-10T11:03:00.002+02:00</published><updated>2012-01-10T11:09:45.694+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıcık Olduklarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><title type='text'>Zorlamamak Gerekmiş Meğer</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun&lt;/b&gt; oyunu için ilk olarak &lt;b&gt;29 Aralık Perşembe&lt;/b&gt; günü için yer ayırttık. Sonra &lt;b&gt;Biletix&lt;/b&gt;'e gıcık olduğum için bir hafta önce &lt;b&gt;Profilo'&lt;/b&gt;daki gişeye gidip aldım biletlerimi. Hiçbir tiyatroya son dakika bilet almam. Hatta ön sıralardan izlemek istediğim için genellikle bir-bir buçuk ay öncesinden falan alırım biletlerimi. Bu oyun için de üçüncü sıradan biletimizi almanın mutluluğu içinde &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cum işinden erken çıktı (ki oldukça nadir rastlanan bir durumdur bu) ve oyun günü bir buçuk saat trafik çekerek &lt;b&gt;Profilo&lt;/b&gt;'ya gittik. Bir şeyler atıştırıp, aşağıya inerek &lt;b&gt;D&amp;amp;R&lt;/b&gt;'da zaman geçirirken dışarıda herhangi bir kalabalık olmaması dikkatimi çekti. 15 dakika kala  hâlâ kimseler olmayınca yanlış yerde mi bekliyoruz acaba, diye şüphelenip gişeye sordum ve oyunun iptal edilmiş olduğunu öğrendim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul gibi zor bir şehirde, tiyatroya gelmek için emek, zaman ve para ayıran izleyicisine böyle bir saygısızlık yaptığı için &lt;b&gt;Tiyatro Kare&lt;/b&gt;'nin sayfasından bulabildiğim iletişim adreslerine, tiyatronun kurucusu&amp;nbsp;&lt;b&gt;Nedim Saban&lt;/b&gt;'ın blogundan bulduğum e-posta adresine&amp;nbsp;şikayetimi bildirdim. Her yerde karşılaştığımız bu tür saygısızlıkları tiyatro camiasında da görmeye başlayacaksak ne kadar umutsuz durumda olduğumuzu düşünmek bile istemiyordum.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Nedim Saban&lt;/b&gt;'dan hemen o gecenin sabahına karşı yanıt gelmiş: (özetle) "&lt;i&gt;Yılbaşı öncesi ve yeni kadro olduğundan dolayı iletişimsizlik yaşandığını, o güne özel olağanüstü bir durum olduğunu, İstanbul trafiğinde bizi boşu boşuna oraya getirmiş olduklarından dolayı duyduğu üzüntüyü belirterek, kendisini ya da asistanı Burçin Hanım'ı aramamı ve oyunlarına davetli olarak katılmamızdan memnuniyet duyacaklarını söylemiş.&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar sorun yok. Ben de Burçin Hanım'ı aradım ve bu oyun için&lt;b&gt; 7 Ocak Cumartesi&lt;/b&gt; günü gelmek istediğimizi söyledim. &lt;i&gt;"Tamam, ayırttım yerinizi," &lt;/i&gt;dedi. &lt;i&gt;"Önlerden, değil mi?" &lt;/i&gt;diye sordum.&lt;i&gt; "Evet, evet.." &lt;/i&gt;dedi. &lt;i&gt;"Bir terslik olursa aramanız için telefonumu vereyim mi?" &lt;/i&gt;dedim. Bir zahmet telefonumu aldı. Ve biz Cumartesi günü saat 14:30'da &lt;b&gt;Profilo'&lt;/b&gt;daydık. Birkaç yere bakacağımız için oyundan bir saat önce gittik ve gitmişken de erkenden davetiyelerimizi alalım dedik. Ve sürpriz!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-h8fFBypT9Ew/TwrwpXeUI1I/AAAAAAAAIOE/Pxg745fJ9ts/s1600/sinek.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-h8fFBypT9Ew/TwrwpXeUI1I/AAAAAAAAIOE/Pxg745fJ9ts/s320/sinek.JPG" width="230" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kimse adımızı falan yazdırmamış davetli olarak!! İşte tiyatroculara karşı tolerans limitim yüksektir diye ilk iptali büyütmemeye çalışan benim tepemin attığı an o andı sevgili okur! Üstelik bir de bir ay öncesinden toplu satış yapıldığı için önlerden falan yer yok. Protokol için ayrılan yerler dolmuş. Hemen &lt;b&gt;Nedim Bey&lt;/b&gt;'i ya da &lt;b&gt;Burçin Hn&lt;/b&gt;'ı görmek istediğimi söyledim. İkisi de ortaya çıkmamayı tercih ettiler&amp;nbsp;sanırım&amp;nbsp;ama adını sinirden hatırlayamadığım bir kadın görevli sağ olsun yardımcı olup benimle ilgilendi. Ancak yaptığı uzun telefon konuşmaları ve gişeyle müzakereler sonucunda önerebileceği tek şey "&lt;i&gt;sandalye çekelim kenara, oradan izleyin&lt;/i&gt;," oldu. Ben de "&lt;i&gt;asla sandalyede falan izlemeyeceğimi, oyundan vazgeçtiğimi, sadece Nedim Bey'e iki çift laf edip gitmek istediğimi söyledim.&lt;/i&gt;" Sonunda başka birileri için en ön sıradan ayrılmış iki kişilik davetiyeyi bize verip, o seyircilerini sandalyeye oturtmaya karar verdiler. Aynı müşteriye iki defa hata yapmak yerine farklı bir müşteriye ilk hatalarını yapma hakkını kullanmak istediler sanırım. Oyuna 10 dakika kala sinir harbi içinde biletlerimizi elimize alabildik! (&lt;i&gt;Yanlara çekilen sandalyelerde oyunu izleyen çok kişi oldu bu arada. Arkadaki konuşmalardan aynı koltuğun birkaç müşteriye satıldığını da duydum. Yani bizim örneğimiz de tek değildi sanırım.&lt;/i&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben &lt;b&gt;Tiyatro Kare&lt;/b&gt; için "&lt;i&gt;bir daha asla!&lt;/i&gt;" diyorum. Oyunu &lt;b&gt;Suna Keskin &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Özge Özberk &lt;/b&gt;ikilisi ve &lt;b&gt;Baba Zula &lt;/b&gt;müzikleri için merak ediyordum. &lt;b&gt;Özge Özberk&lt;/b&gt;'in Internet kafecinin karısı tiplemesini beğendim. Onun dışında akıl dolu, kaliteli esprileri ve metni olan bir oyun değil, ama kafa yormadan biraz eğlenelim işte diyorsanız izleyebilirsiniz. Çok da bir şey yazmayayım, sinirli olduğum için objektif davranmadığımı düşünebilirsiniz. Ne diyeyim o zaman? Görmek isteyene mani olmayayım. Ama gitmeden kendinizi sağlama almayı unutmayın ve olası tatsız sürprizlere de hazırlıklı olun. &lt;b&gt;Bir de not:&lt;/b&gt; Oyunun broşüründe "&lt;i&gt;Kareografi&lt;/i&gt;" kategorisi olduğunu gördükten sonra kesinlikle "&lt;i&gt;kraterlerime&lt;/i&gt;" uymadığına bir kez daha karar verdim! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse artık, bu da bir tiyatro sever olarak blogumun&lt;i&gt; Gıcık Olduklarım&lt;/i&gt; kategorisine giren ilk tiyatro yazım olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1218108517498651018?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1218108517498651018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1218108517498651018&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1218108517498651018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1218108517498651018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/zorlamamak-gerekmis-meger.html' title='Zorlamamak Gerekmiş Meğer'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-h8fFBypT9Ew/TwrwpXeUI1I/AAAAAAAAIOE/Pxg745fJ9ts/s72-c/sinek.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8965577170787715951</id><published>2012-01-09T10:00:00.022+02:00</published><updated>2012-01-09T10:00:00.510+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><title type='text'>İki Film Önerisi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlki hepinizden önce izlediğim ve &lt;b&gt;Tutku Günlükleri&lt;/b&gt; olarak Türkçeleştirilmiş olan bir &lt;b&gt;Johnny Depp&lt;/b&gt; filmi:&amp;nbsp;&lt;b&gt;Rum Diary&lt;/b&gt;! Film bu Cuma vizyona girdi ama ben &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.mybilet.com/" target="_blank"&gt;MyBilet&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Citylife Cinema'&lt;/b&gt;da düzenlediği ön gösterime davetli olduğum için Perşembe akşamı izleyebildim bu keyifli filmi. Sinemaya genellikle &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla gideriz ama onun işi olduğu için bu kez &lt;b&gt;Gizem&lt;/b&gt;'le birlikte gittik filme. Çıkışta da &lt;b&gt;MyBilet&lt;/b&gt; kupalarımızı alarak döndük evimize..:)&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1BpxzPURBbk/TwmpJxU3s_I/AAAAAAAAINM/Q4WKXo3SWJ4/s1600/Downloads2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="196" src="http://2.bp.blogspot.com/-1BpxzPURBbk/TwmpJxU3s_I/AAAAAAAAINM/Q4WKXo3SWJ4/s320/Downloads2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Film, 2005 yılında intihar eden gazeteci yazar &lt;b&gt;Hunter S. Thompson&lt;/b&gt;'ın 20 yaşındayken kaleme aldığı günlüklerin yer aldığı aynı adlı kitaptan uyarlanmış. &lt;b&gt;Johnny Depp&lt;/b&gt;'in de hayranı olduğu yazar &lt;b&gt;Thompson&lt;/b&gt;'ın hayatından bir kesit anlatılıyor aslında. &lt;b&gt;Paul Kemp&lt;/b&gt;'in New York'tan Porto Riko'ya gelerek orada gazetecilik yaptığı süre boyunca yaşadığı maceralar, tanıklık ettiği yoksulluk, kapitalizm sömürüsü ve fırsatçılığı konu ediliyor. Porto Riko deliler gibi içki tüketilen bir yer olduğu için &amp;nbsp;karakterleri ayık kafayla yakalamanız çok zor. Dolayısıyla size de gülebileceğiniz bol bol malzeme çıkıyor. Filmde gerçekten çok eğlenceli sahneler var. Tropik adaya ait güzel görüntüler var. Yasak olan cinsinden olsa da aşk var. (Gerçi her daim kırmızı rujuyla ve yüzündeki ebleh ifadeyle gezinen &lt;b&gt;Chenault &lt;/b&gt;karakteri bana pek aşık olunası bir tip gibi gelmedi ama ne yapalım bu da &lt;b&gt;Kemp&lt;/b&gt;'in zevki işte!) Gerçek bir yaşam kesiti var. Daha ne olsun? Ben çok keyif aldım. Sizlere de tavsiye ederim. &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OLQ9kiITmTE/TwmxjVm1dwI/AAAAAAAAINU/MRb2oGiVDdE/s1600/notebook_ver4_xlg.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-OLQ9kiITmTE/TwmxjVm1dwI/AAAAAAAAINU/MRb2oGiVDdE/s200/notebook_ver4_xlg.jpg" width="135" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci film ise izlemekte biraz geç kaldığımız 2004 yapımı &lt;b&gt;The Notebook&lt;/b&gt; (&lt;b&gt;Not Defteri&lt;/b&gt;). Genellikle aşk filmlerine pek bayılmam. Ucuz romantizm klişeleriyle dolu olduklarını düşünerek önyargılı yaklaşırım. Çoğu zaman da bu önyargılı tanımıma uyan filmler çıkmıştır karşıma. Ama bu film harika bir aşk filmi. Gerçek sonsuz ve engel tanımayan bir aşkın öyküsü. Günümüzde "aşk" adı altında yaşanan şeylerden çok öte, romanlardaki, hayallerdeki o hep beklenen aşkın öyküsü belki de...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Noah &lt;/b&gt;ile &lt;b&gt;Allie&lt;/b&gt;'nin 1940lı yılların Amerika'sında bir yaz aşkı tadında başlayan ama zamana, ailelere, sosyal statü farklılıklarına, savaşa, araya giren başka kişilere direnerek bir ömür boyu süren aşklarının anlatıldığı bu harika filmi mutlaka izleyin. İlişkisi olan ve olmayan herkesin aşka dair umut dolmasını sağlayacağını düşünüyorum. Bence bu bile filmi izlemek için yeterli bir neden... Genç &lt;b&gt;Noah &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Allie&lt;/b&gt;'yi canlandıran &lt;b&gt;Ryan Gosling &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Rachel McAdams&lt;/b&gt;'ın oyunculukları da çok iyi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İyi seyirler...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8965577170787715951?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8965577170787715951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8965577170787715951&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8965577170787715951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8965577170787715951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/iki-film-onerisi.html' title='İki Film Önerisi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1BpxzPURBbk/TwmpJxU3s_I/AAAAAAAAINM/Q4WKXo3SWJ4/s72-c/Downloads2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5598575294999191526</id><published>2012-01-06T10:00:00.006+02:00</published><updated>2012-01-06T10:00:02.230+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Çok Etkileyici İki Film</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlki şu an vizyonda olan ve çok sevdiğimiz&amp;nbsp;&lt;b&gt;Almodovar'&lt;/b&gt;ın elinde çıkan bir&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;film. İçine bir tutam arabesk serpiştirilmiş kadın ağırlıklı diğer &lt;b&gt;Almodovar&lt;/b&gt; filmlerinden çok farklı bir film var bu kez karşımızda: &lt;b&gt;İçinde Yaşadığım Deri&lt;/b&gt;. Sanırım bunun en önemli nedeni de filmin Fransız polisiye yazarı &lt;b&gt;Thierry Jonquet&lt;/b&gt;’in “&lt;b&gt;Tarantula&lt;/b&gt;” isimli 2005 tarihli romanından uyarlanmış olması. Türüne ne diyelim: sanki &lt;i&gt;psikolojik gerilim &lt;/i&gt;uygun gibi. Türü ne olursa olsun harika bir intikam filmi olduğunu söyleyebilirim. (&lt;i&gt;İlgisiz de olsa intikamın psikopatlık derecesi bana &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/01/3-film-birden.html" target="_blank"&gt;şu yazımdaki&lt;/a&gt; üçüncü filmi hatırlattı. Ve ben bu tür bir zamanların suçlusuna "oh olsun" bile denemeyecek kadar soğukkanlı, planlı, psikopatlık ölçüsünde kinci intikam senaryolarını izlemeye bayılırım. İçimdeki zalim mi ortaya çıkıyor nedir?!&lt;/i&gt;)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahtsız ve yakışıklı &lt;b&gt;Dr. Robert&lt;/b&gt; (&lt;b&gt;Antonio Banderas&lt;/b&gt;) önce bir trafik kazasından feci şekilde yanarak kurtulan, ama sonra aynadaki korkunç görüntüsüne katlanamayıp intihar eden eşini kaybediyor. Böylelikle kendini büyük bir tutkuyla yapay deri üretme çalışmalarına veren &lt;b&gt;Dr. Robert&lt;/b&gt;'ın kızı da yıllar sonra bir ev partisinde tecavüze uğruyor. &lt;b&gt;Dr. Robert&lt;/b&gt;, kızının tecavüzcüsünü buluyor ve bir intikam almaya karar veriyor. Konu hakkında daha fazla yazmayayım. Siz birleştirin bakalım parçaları. Aklınıza neler geliyor? Biraz daha ileri gidin. Biraz daha... Tamam, orada durun işte: tam da artık &lt;b&gt;Vincent'&lt;/b&gt;ı göremediğiniz noktada! Ve izlemeye devam edin bu tüyler ürpertici hikayeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-a4KKhkoS8Iw/TwRB1vdeE2I/AAAAAAAAIMU/7BZvwjcvOOA/s1600/almodovar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="236" src="http://2.bp.blogspot.com/-a4KKhkoS8Iw/TwRB1vdeE2I/AAAAAAAAIMU/7BZvwjcvOOA/s320/almodovar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;(İki film için de f&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;otoğrafları&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;u style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;beyazperde.com&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;'dan aldım.)&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bu arada ilgisiz bir not&lt;/b&gt;: &lt;i&gt;&lt;b&gt;Antonio Banderas'&lt;/b&gt;ı çok yakışıklı bulmam ama yaşlanma konusunda erkeklerin biz kadınlardan ne kadar şanslı olduklarını bir kez daha görmüş oldum sayesinde. Hani, nerede ilahi adalet? 52 yaşında kaç kadın (dış müdahaleler dahil olmak üzere) o kadar çekici ve hoş görünebilir sorarım size. Biz de otuzundan itibaren yemeğe tuz dökerken kolum sallanıyor mu diye düşünmeye başlayalım. Bir daha dünyaya gelirsem yine kadın olmak istiyorum ama buradan yetkililere de sesleniyorum: o dünya mümkünse daha adil bir dünya olsun. Adil olmayacaksa da biz avantajlı olalım bu kez. Erkekler bıngıl bıngıl vücutları ve kırışıklıkları için çözüm ararlarken biz 50lerde bile taş gibi gezelim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci film de yine bir kitap uyarlaması. &lt;b&gt;Filmekimi'&lt;/b&gt;nde gösterildi ama kaçırmıştık. Vizyona girmesini de bekleyemedik ve Salı akşamı izledik. Hâlâ o &lt;b&gt;Kevin &lt;/b&gt;denen yaratığı (çocuk diyemeyeceğim kusura bakmayın!) düşündükçe içime bir kabustaymışım hissi çöküyor. Biri bana bir açıklama yapsın, n'olur? Çocuklar psikopat doğabilirler mi? Eğer böyle bir şey varsa, tüm sevdiklerimi yol yakınken çocuk doğurmaktan vazgeçirmeye adayabilirim ömrümü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim ne derse desin bence bu bir korku filmi. Çocuk yapmaya karar veren &lt;b&gt;Eva&lt;/b&gt;'ya (&lt;b&gt;Tilda Swinton&lt;/b&gt;) Tanrı &lt;b&gt;Kevin'&lt;/b&gt;i gönderiyor. Ama &lt;b&gt;Kevin&lt;/b&gt; bir bebek falan değil, bildiğin psikopat! Ama psikopatlığı sadece anneye. &amp;nbsp;Gerçi en son aşamada 16 yaşındaki &lt;b&gt;Kevin'&lt;/b&gt;in (&lt;b&gt;Ezra Miller&lt;/b&gt;) psikopatlığının yol açtığı katliamdan canını kurtaran &amp;nbsp;tek kişi de neredeyse annesi oluyor ama o candan artık hayır gelir mi bilemem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-X6kdsA3PEiA/TwRLyEUcL3I/AAAAAAAAIMg/0Y_r6Qn3Rsk/s1600/kevin.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-X6kdsA3PEiA/TwRLyEUcL3I/AAAAAAAAIMg/0Y_r6Qn3Rsk/s320/kevin.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kitabını okumadığımız için pek çok detayı kaçırıyor olabilirim tabi, çünkü aklımda (belki de kitapta aydınlatılmış olabilecek) bir sürü soru işareti var:&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;1) &lt;/b&gt;Gerçekten bebek bu kadar şeytani bir ruh haline sahip olarak mı doğuyor? Yoksa anne aslında çok istemiyor, hamilelik ya da doğum bunalımına giriyor ve çocuk ondan etkilendiği için mi böyle oluyor?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;2) &lt;/b&gt;Öyle bile olsa bunun için bir çocuk terapistine falan niye gitmiyorlar? Tamam Down sendromlu falan olmadığını öğreniyorlar da çocuğun her yaşta her durumda sergilediği manyaklıklarla ilgili bir yardım alma gereği niye duymuyorlar?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;3) &lt;/b&gt;O çocukla aynı evde nasıl yaşayabiliyorlar? Çok ciddiyim, ben onun o üç yaşındaki haliyle bile aynı evde kalamazdım!! Arabaya falan ancak sımsıkı deri kayışlarla bağlayarak alabilirdim belki.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;4) &lt;/b&gt;Babanın akli dengesi yerinde mi? Adam babasının şımarığı olarak yetiştirdiği o veletin nasıl bir manyak olduğunun nasıl hiç farkında olmaz? O çocuğa hediye ettiği o oklar daha sonra &amp;nbsp;-en kibar ifadeyle-&amp;nbsp;o adama&amp;nbsp;dönmez mi?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;5)&lt;/b&gt; Bu nasıl bir annelik içgüdüsüdür ki o kadar uğraşmana rağmen 16 yaşına kadar manyaklığından bir gram kaybetmemiş oğlunda insani bir davranış gördüğünde hâlâ sevinebilir, umutlanabilir, ona sarılabilirsin?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;b&gt;6)&lt;/b&gt; Nasıl bir kadınlık ve annelik içgüdüsüdür ki hâlâ o gerzek kocanla sevişebilir ve üstüne bir de heba olmak üzere bir çocuk daha yapabilirsin?&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;Of of of... Bu böyle uzar gider.. Düşündükçe fena oluyorum. Oyunculuklar çok iyi. Çok etkileyici ve çok sinir bozucu bir film. Bu da bu filmin şerefine içinde en fazla "&lt;i&gt;salak, manyak, psikopat, gerzek&lt;/i&gt;" kelimesi geçen post'um olsun bakalım. Daha fazlasını filmi izlerken söyledim zaten. Siz de izleyince az bile söylediğimi anlayacaksınız.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Hepinize iyi seyirler ve iyi hafta sonları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5598575294999191526?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5598575294999191526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5598575294999191526&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5598575294999191526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5598575294999191526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/cok-etkileyici-iki-film.html' title='Çok Etkileyici İki Film'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-a4KKhkoS8Iw/TwRB1vdeE2I/AAAAAAAAIMU/7BZvwjcvOOA/s72-c/almodovar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-2578500833196589195</id><published>2012-01-04T20:00:00.002+02:00</published><updated>2012-01-04T20:49:46.427+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><title type='text'>Ortaköy-Çırağan'da Köprü II Sergisi-Beşiktaş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Salı günü havayı güzel görünce Gizem'le birlikte klasik Ortaköy yürüyüşlerimizden birini gerçekleştirdik. Yeni yılın ilk buluşmasıydı bu. Böylelikle &lt;i&gt;"yılın son"&lt;/i&gt; ile başlayan cümleler gibi &lt;i&gt;"yeni yılın ilk"&lt;/i&gt; diye başlayan cümleler silsilesine de artık bir son verebileceğimi düşünüyorum. Dönüşte &lt;b&gt;Çırağan'&lt;/b&gt;ın sergi salonuna uğradık. Bu kez ne olduğunu bilerek değil, şansımıza ne çıkarsa diyerek.. Ve şansımıza &lt;b&gt;Fevzi Karakoç&lt;/b&gt;'un &lt;b&gt;Köprü II &lt;/b&gt;sergisi çıktı. Buradan da anlıyoruz ki bu serginin birincisi de varmış demek.   &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;31 Ocak 2012&lt;/b&gt;'ye kadar devam edecek olan sergideki resimlerde at ve binici figürlerini tekrarlı motif dizileri içinde göreceksiniz. Sanatçı, bu figürler ile avcı ve savaşçı geleneğimize göndermede bulunuyormuş. Dolayısıyla at ve atlı figürleri &lt;b&gt;Köprü II&lt;/b&gt;'nin ana temasını oluşturuyor. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lvdKR46CH6I/TwQTgnr2TiI/AAAAAAAAIMI/hePU7fuQleA/s1600/fevzi%2Bkarako%25C3%25A7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-lvdKR46CH6I/TwQTgnr2TiI/AAAAAAAAIMI/hePU7fuQleA/s320/fevzi%2Bkarako%25C3%25A7.JPG" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sizlere bir fikir verebilmesi için sergideki birkaç resmin fotoğrafını kolaj yapıp yüklüyorum. Gördüğünüz üzere çeşitli kompozisyonlar içinde rengarenk atlarla karşılaşmanız mümkün. Örneğin, sol üstte gördüğünüz yeşillikler arasındaki kırmızı atlılar&amp;nbsp;&lt;b&gt;Haliç Sırtları'&lt;/b&gt;nda bulunuyorlar. Unutmayın, toplam 40 eserden oluşan bu sergiyi görmek isterseniz ay sonuna kadar zamanınız var. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu arada karnımız mı acıkmaya başladı ne? &amp;nbsp;İkimiz de "&lt;i&gt;Ay bu aralar da çok çabuk acıkıyorum şekerim,&lt;/i&gt;" muhabbeti yapıyoruz. Gizem çıtayı yükselterek "&lt;i&gt;Acaba çinko ya da demir eksikliğim mi var?"&lt;/i&gt; diyor. Neden sonra saate bakmak aklımıza geliyor ve neredeyse dörde geldiğini görüyoruz. Kahvaltıyı saat on gibi yaptığımıza göre acıkmış olmamız gayet normal. Sohbet bir anda "&lt;i&gt;çinko-demir eksikliğinden&lt;/i&gt;" &amp;nbsp;uzaklaşarak "&lt;i&gt;zamanın ne çabuk geçtiğine&lt;/i&gt;" geliyor. Bu eksen kayması bir an önce yemek yememiz gerektiğini gösteriyor bize. :) Biz de kendimizi Beşiktaş'taki &lt;b&gt;Şöhretler Köftecisi'&lt;/b&gt;ne atarak bu keyfili günün kapanışını orada yapıyoruz. Elbette haftanın ikinci buluşmasını da planlayarak.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sırada harika iki film var. İkisi de düşündükçe tüylerimi ürpertiyor. Merak edenleri bir sonraki yazıma bekliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-2578500833196589195?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/2578500833196589195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=2578500833196589195&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2578500833196589195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2578500833196589195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/ortakoy-craganda-kopru-ii-sergisi.html' title='Ortaköy-Çırağan&apos;da Köprü II Sergisi-Beşiktaş'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-lvdKR46CH6I/TwQTgnr2TiI/AAAAAAAAIMI/hePU7fuQleA/s72-c/fevzi%2Bkarako%25C3%25A7.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5248643763636207517</id><published>2012-01-04T12:00:00.002+02:00</published><updated>2012-01-04T12:00:02.530+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><title type='text'>5 Ocak-25 Ocak 2012 - Orhan Benli Resim Sergisi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Rengin Ustası Orhan Benli Doku'da&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;“Orhan Benli, yağlıboya tekniğiyle boyadığı tuvallerin tüm yüzeyini bir düzene indirgenmemiş geniş renk alanlarıyla kaplıyor. Bir çırpıda oluşturuluvermiş geniş renk lekelerinin boşluğu saran tasarımları bazen sanat yapıtını trajik bir çığlığa, kimi zaman da bir coşkunun,  sevincin haykırışına dönüştürüyor.” &lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kırk yılı aşkın resim serüveninde yurtiçi ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılan sanatçı 2012’de &lt;b&gt;Doku Sanat Galerisi’&lt;/b&gt;nde sergiliyor renklerini. &lt;b&gt;Doku Sanat Galerisi, 5 Ocak - 25 Ocak 2012 &lt;/b&gt;tarihleri arasında rengin ustası &lt;b&gt;Orhan Benli&lt;/b&gt;’yi ağırlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-Ifr5f9hqYMo/TwMzGpbN5zI/AAAAAAAAIL8/cwu0ekYDeQo/s1600/orhanbenli-ocak2012.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ifr5f9hqYMo/TwMzGpbN5zI/AAAAAAAAIL8/cwu0ekYDeQo/s320/orhanbenli-ocak2012.jpg" width="316" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;Ressam hakkında:&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Bölümü'nü bitirdi. 1970’lerin başında başlayan resim serüveni süresince 70’in üzerinde kişisel ve birçok yurtiçi- yurtdışı karma sergilere katıldı. Çok sayıda ödül kazandı. Çocukluğu Çukurova’nın Toros Dağları’nda geçti. Yaşadığı İstanbul dinamizmi ve Çukurova dinginliği arasında mekik dokuyan kişiliği; sanat sezgisi ve derin kavrayışı ile harmanlanır. &lt;b&gt;Orhan Benli’&lt;/b&gt;nin resminde renk merkezi bir yerdedir. İçgüdü ve sağduyuyla oluşturulan kompozisyonda her renk kendine ait bir ruh taşır. Figürler ise rengin teslim ettiği öğeler haline gelir. Çoğul, güçlü, içten, sağlam ve geleceği olan resimlerdir geriye kalan…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Doku Sanat Galerisi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Adres&lt;/b&gt;: Av. Süreyya Ağaoğlu Sok. (Ihlamur Teşvikiye Yolu ) No:10/10D, Teşvikiye, İstanbul &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Web&lt;/b&gt;: &lt;u&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;www.dokusanat.com&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5248643763636207517?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5248643763636207517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5248643763636207517&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5248643763636207517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5248643763636207517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/5-ocak-25-ocak-2012-orhan-benli-resim.html' title='5 Ocak-25 Ocak 2012 - Orhan Benli Resim Sergisi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Ifr5f9hqYMo/TwMzGpbN5zI/AAAAAAAAIL8/cwu0ekYDeQo/s72-c/orhanbenli-ocak2012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8842262471140172694</id><published>2012-01-03T10:40:00.000+02:00</published><updated>2012-01-03T10:40:01.026+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Favori Ev Kokularım</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ev kokuları ile ilgili bir "en iyiler" listesi yapmamın zamanı geldi sanırım. Genellikle İso'cumun zorlamasıyla (çünkü bana çoğu yapay gelir ve sanki zararlı olduklarını düşünürüm.. Evde her daim taze çiçek kokusu olsa hayır demem ama o da bir alışkanlık işi ve şimdiye kadar pek uzun süre devam ettiremedik çiçek alma alışkanlığımızı ne yazık ki.) bir sürü kokuyu denedikten sonra listemi daraltarak şu beş maddeye indirebildim. Bunları seçerken en önemli kriterim ise doğallık ve kalıcılıklarıydı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-n2aWvTcN5cU/TwHVItMvyVI/AAAAAAAAILM/UzIW72Kp1kg/s1600/Picture+059.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-n2aWvTcN5cU/TwHVItMvyVI/AAAAAAAAILM/UzIW72Kp1kg/s200/Picture+059.jpg" width="93" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;1) Aisha Oda Parfümü: &lt;/b&gt;Oda spreyinden çok içine saz çubuklar konulan oda parfümlerini tercih ediyorum. Daha doğal ve hafif bir koku yayıyorlar ortama. Özellikle hava akımı olan bir alana konulduğunda esintiyle evin her yanına yayılıyor kokusu. Bunlar arasında favorim ise &lt;b&gt;Aisha&lt;/b&gt;'nın &lt;a href="http://www.aisha.com.tr/urunler_detay.php?category=6&amp;amp;subcategory=23&amp;amp;urun=85" target="_blank"&gt;lavantalı ev parfümü&lt;/a&gt;. Koku ve kalıcılık bir numara.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;2) L'occitane Ev Kokusu&lt;/b&gt;: Aynı şekilde çubuklu ev kokularından biri olan &lt;b&gt;L'occitane&lt;/b&gt;'ın &lt;a href="http://www.loccitane.com.tr/lavanta-ev-kokusu--kokulu-ya%C4%9F-,45,2,4991,124227.htm" target="_blank"&gt;şu ürünü &lt;/a&gt;de favorilerim arasında. Kokusu çok güzel, ama kalıcılığı &lt;b&gt;Aisha &lt;/b&gt;kadar değil gibi geldi bana. Tabi gramaj farkından da kaynaklanmış ve beni yanıltmış olabilir, çünkü &lt;b&gt;Aisha&lt;/b&gt;'nın ürünü neredeyse üç katı kadardı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gloSUnfL-mA/TwHVVpd29_I/AAAAAAAAILY/PONP-cfXZTk/s1600/Picture+060.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-gloSUnfL-mA/TwHVVpd29_I/AAAAAAAAILY/PONP-cfXZTk/s200/Picture+060.jpg" width="128" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;3) Chakra Çamaşır Parfümü&lt;/b&gt;: Bunu tam anlamıyla &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumun zoruyla aldım. Asla çamaşırlara ya da yastık, yorgana koku sıkmam diyordum. Hâlâ da sıkmıyorum ama her hafta temizlik sonrası koltuklara, perdelere, yatağın dış örtüsüne birer fıs sıkmaya çok alıştım. &amp;nbsp;Ürün &lt;a href="http://www.chakra.com.tr/urunler/camasir-kokusu-211" target="_blank"&gt;budur &lt;/a&gt;ve benim kullandığım Soft Linen olanıdır. Evinizi iyice havalandırıp, üzerine bunu sıktığınızda taptaze, ferah bir koku yayılıyor her yere. Kesinlikle başarılı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;4) Yargıcı Gardenia Kokulu Mum&lt;/b&gt;: Taze taze yılbaşı hediyesi olarak gelen bu mumların kokusu bir harika. Online mağazada göremedim ama sanırım &lt;b&gt;Yargıcı &lt;/b&gt;mağazalarından bulabilirsiniz. Kokulu mum severler buna kesinlikle bayılacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AfeHZysnUoY/TwHVfy9R9gI/AAAAAAAAILk/87t2MRD_YO8/s1600/Picture+056.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="235" src="http://2.bp.blogspot.com/-AfeHZysnUoY/TwHVfy9R9gI/AAAAAAAAILk/87t2MRD_YO8/s320/Picture+056.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;5) Bodyshop Lavanta Ev Parfümü Yağı:&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Kandilinizin içine su ve birkaç damla yağ ekleyip, altında da tealight mum yakıp, keyfine bakmak isterseniz bu ürünü tavsiye ediyorum. Kokusu çok güzel. Bu arada bizim de lavanta manyağı bir çift olduğumuzu anlamışsınızdır sanırım. :) Ancak kandil kullanımını tavsiye eder miyim emin değilim, çünkü ben her seferinde fokurdayarak etrafa sıçrayan ve üzerinde bulunduğu masayı lavanta yağıyla kaplayan bir kandil deneyimi yaşıyorum! Yine de Bodyshop kandil yağı koku seçeneklerine göz atmak isterseniz &lt;a href="http://www.thebodyshop.com.tr/popup_product.asp?pID=511" target="_blank"&gt;buraya&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O6zR8YX2oHw/TwHVwRpAiLI/AAAAAAAAILw/GtMBaP0Ks4g/s1600/Y%25C4%25B1lba%25C5%259F%25C4%25B1+Ni%25C5%259Fanta%25C5%259F%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="146" src="http://3.bp.blogspot.com/-O6zR8YX2oHw/TwHVwRpAiLI/AAAAAAAAILw/GtMBaP0Ks4g/s320/Y%25C4%25B1lba%25C5%259F%25C4%25B1+Ni%25C5%259Fanta%25C5%259F%25C4%25B1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sizin favorileriniz neler? Hangi kokular sizi mutlu eder, hangisi enerjinizi artırır ya da dinginleştirir? Özel bir ambiyansa yakıştırdığınız koku nedir? Önerileriniz varsa, bekliyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Mis gibi bir gün geçirmeniz dileğiyle..:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8842262471140172694?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8842262471140172694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8842262471140172694&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8842262471140172694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8842262471140172694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/favori-ev-kokularm.html' title='Favori Ev Kokularım'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-n2aWvTcN5cU/TwHVItMvyVI/AAAAAAAAILM/UzIW72Kp1kg/s72-c/Picture+059.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-488970128588157995</id><published>2012-01-02T09:45:00.000+02:00</published><updated>2012-01-02T09:47:36.276+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Cahil Periler ve Nar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen hafta izlediğim filmleri yazayım yılın ilk yazısı olarak. İkisinin de oyuncu kadrosu içinde çok sevdiğim isimlerden biri olan &lt;b&gt;Serra Yılmaz&lt;/b&gt; var. Yeni yıl dileklerime&lt;b&gt; Serra Yılmaz&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;Toscana &lt;/b&gt;turunu eklemeyi unuttuğum aklıma geldi bu arada. Neyse artık, onu da 2012 sonundaki listeme eklerim artık. :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1Wa977BgNDM/TwCYS6_ORqI/AAAAAAAAIKo/XnODD9adOxI/s1600/cahilperiler.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-1Wa977BgNDM/TwCYS6_ORqI/AAAAAAAAIKo/XnODD9adOxI/s320/cahilperiler.jpg" width="261" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;Cahil Periler&lt;/b&gt; uzun zamandır aklımda olan ve izlemediğim &lt;b&gt;Ferzan Özpetek&lt;/b&gt; filmlerinden biriydi (bir diğeri için bkz. &lt;b&gt;Serseri Mayınlar&lt;/b&gt;). Her zamanki gibi İtalya'da geçen -ve elbette içinde bol bol gay barındıran :)- bu filmi çok sevdim. Antonia ve Massimo çiftinin huzur ve sevgi dolu görünen uzun süreli evliliklerinin Antonia tarafından sorgulanması için ne yazık ki Massimo'nun bir kaza sonucu ölmesi gerekiyor. Bunun ardından Massimo'nun bir sevgilisi olduğu anlaşılıyor ve Antonia bunu araştırırken o sevgilinin tahmin ettiği gibi hemcinsi olmadığını öğreniyor! Ölen kocasının sevgilisi Michele'in nasıl biri olduğunu merak edip araştırmaya başlıyor ve bir süre sonra kendisini de Michele ve arkadaşlarının bir arada yaşadıkları o sıcak apartmanın bir parçası olarak buluyor. &lt;b&gt;Serra Yılmaz&lt;/b&gt; da Serra karakteri ile o apartmanın ve o uzun uzun yemekler yenip şaraplar içilen kalabalık arkadaş sofralarının bir parçası elbette. İlginç (belki de değil) bir sürpriz olarak Antonia ve Michele'in &amp;nbsp;aralarında&amp;nbsp;ortak noktaları olan &amp;nbsp;Massimo sayesinde&amp;nbsp;bir yakınlaşma da doğuyor. Ben çok sevdim bu filmi. Hem duygusal&amp;nbsp;ilişkilere&amp;nbsp;hem dostluğa bakışını. Oyunculuk açısından da Michele rolündeki &lt;b&gt;Stefano Accorsi &lt;/b&gt;favorim oldu. Henüz izlemediyseniz mutlaka izleyin derim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İzlediğim ve beğendiğim ikinci film ise çok az sinemada gösterime giren, hatta bazı şehirlerde gösterilmeyen &lt;b&gt;Nar&lt;/b&gt;. Bu kez &lt;b&gt;Serra Yılmaz&lt;/b&gt; baş rolde ve &lt;b&gt;Ümit Ünal&lt;/b&gt; ise yönetmen koltuğunda. Arnavutköy'de bir apartman dairesinde sadece dört karakter arasında&amp;nbsp;geçen bu filmi çok beğendim. Tek bir mekan ve az karakterden dolayı filmin sıkıcı olabileceğini sakın düşünmeyin. Çok heyecanlı bir akışı var. Hatta yer yer gerilim tadında. Asuman'ın (&lt;b&gt;Serra Yılmaz&lt;/b&gt;) falcı olarak Deniz (&lt;b&gt;İrem Altuğ&lt;/b&gt;) ve Dr. Sema (&lt;b&gt;İdil Fırat&lt;/b&gt;) çiftinin evine girmesiyle başlayan hikayenin ardından bambaşka bir dram çıkıyor. Kapıcı Mustafa'nın (&lt;b&gt;Erdem Akakçe&lt;/b&gt;) da bir şekilde eve girmesiyle birlikte birbirlerinden çok farklı görüşleri, inançları ve hayat tarzları olan dört kişi aynı hikayenin bir parçası oluyor. &lt;b&gt;Serra Yılmaz'&lt;/b&gt;ın oyunculuğu favorim oldu. İlk kez izlediğim&amp;nbsp;&lt;b&gt;İrem Altuğ&lt;/b&gt; ise onu takip ediyor. &lt;b&gt;Erdem Akakçe&lt;/b&gt;'yi biraz karikatürize, &lt;b&gt;İdil Fırat&lt;/b&gt;'ı da biraz ruhsuz buldum ama zaten rol ağırlığı Asuman ve Deniz üzerindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ZgeuTnOfx7I/TwCZSiBEV8I/AAAAAAAAIK0/-V1fVVqsVbU/s1600/nar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="153" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZgeuTnOfx7I/TwCZSiBEV8I/AAAAAAAAIK0/-V1fVVqsVbU/s320/nar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hem toz pembe dünyalarında yaşayanlar hem de kurtlar sofrasında mücadele verenler için insanlığın ve ahlak anlayışının sorgulandığı bir film&amp;nbsp;&lt;b&gt;Nar&lt;/b&gt;. Ve çok etkileyici bir sorgulama bu. Alt üst ediyor sizi . Tıpkı Dr. Sema ve Deniz'in harika görünen ilişkileri ve hayatlarının bir anda darmadağın olması gibi. İki farklı ağızdan duyduğumuz ".&lt;i&gt;..senin hayatın şu kadarcık işte..&lt;/i&gt;." ifadesinden fışkıran bakış açısı göreceliliği, anlayış eksikliği, duygusuzluk ve kendisi dışındaki her şeyi hor görme durumu adeta bir tokat gibi sizi sersemletebilir. Ama buna değer. Bence bu filmi mutlaka izleyin. Sonuyla ilgili yorumunuzu da merak ediyorum, çünkü İso'cum ve ben o kısımda biraz zorlandık diyebilirim. :)&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;i&gt;"Hepimiz nar taneleri gibiyiz. Bizi bir arada tutan kabuk; birbirimize duyduğumuz inançtır. Peki ya o kabuk çatlar ve adalet duygumuz kaybolursa. Ya her insan kendi adaletini aramaya başlarsa... Çatlayan bir nar gibi taneler her yere yayılmaz mı?".&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;İyi seyirler...&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-488970128588157995?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/488970128588157995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=488970128588157995&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/488970128588157995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/488970128588157995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2012/01/cahil-periler-ve-nar.html' title='Cahil Periler ve Nar'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1Wa977BgNDM/TwCYS6_ORqI/AAAAAAAAIKo/XnODD9adOxI/s72-c/cahilperiler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1094991708414884956</id><published>2011-12-30T10:00:00.058+02:00</published><updated>2011-12-30T10:28:06.464+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haleti ruhiye'/><title type='text'>2012'den Neler İstiyorum?</title><content type='html'>Biliyorum, &lt;b&gt;2011 &lt;/b&gt;ülkemiz ve dünya açısından çok sevimli bir yıl değildi, ama ben ve ailem için elinden geleni yaptı. Öncelikle yediğimiz,içtiğimiz, gezdiğimiz, gördüğümüz, yaptığımız her şeyin tadını çıkarabilecek bir fiziksel ve ruhsal sağlığa sahiptik ve sadece bunun için bile kocaman bir teşekkürü hak ediyor kendisi. Onun dışında daha önce görmediğim harika yerleri gezdim, &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cumun işiyle ilgili güzel gelişmeler oldu, hayatta yapmak istediğim şeylerden biriyle ilgili bir adım attım (bir süre daha sürpriz olarak kalmasını tercih ediyorum, zamanı gelince sizinle paylaşacağım), ailemden harika haberler aldım. Yani yiğidi öldürüp hakkını yemeyeyim ve koca bir teşekkür göndereyim kendisine. O yüzden &lt;b&gt;2012'&lt;/b&gt;nin işi daha zor olacak, çünkü ondan çok büyük beklentilerim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: Ülkem, dünya, evren ve insanlık için çok güzel gelişmeler olsun. Biraz daha medeni, doğaya ve insana karşı sevgi ve saygı dolu olabilelim. Barış elbette isterim. Sağlık ve afiyet elbette isterim. Yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmeyi ister ve elimden geldiğince yaparım. Ama bu listeye bunları yazmayacağım. Burada daha bencil, daha maddesel, zevk-ü sefa istekleri bulunuyor. Lafın gelişi birinci tekil şahıs kullanıyorum, ama bu maddeleri gerçekleştirirken yanımda &amp;nbsp;mutlaka &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cumun olmasını istiyor, olmamasını da düşünemiyorum! Bir de uçabildiğim kadar uçacağım istekler konusunda, kusuruma bakmayın! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1)&lt;/b&gt; &lt;b&gt;More Travel'&lt;/b&gt;ın &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;Küba &lt;/b&gt;turuna katılmak (önceki yazımda bahsetmiştim biliyorsunuz).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2) Londra'&lt;/b&gt;da &lt;b&gt;Shakespeare's Globe Thater&lt;/b&gt;'da bir oyun izlemek (tercihen &lt;b&gt;Anne Boleyn&lt;/b&gt;'i), &lt;b&gt;Design Museum'&lt;/b&gt;u gezmek ve Hint ve Thai yemekleri yemek. Yani mümkünse bu yaz 4-5 günlük bir &lt;b&gt;Londra &lt;/b&gt;gezisi ayarlamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;3) &lt;/b&gt;Yine bu yaz ya da sonbaharda kocaman bir &lt;b&gt;Batı Amerika&lt;/b&gt; turu planlamak. &lt;b&gt;San Francisco, Los Angeles, Grand Canyon, Las Vegas&lt;/b&gt; ve&lt;b&gt; San Diego&lt;/b&gt; içinde olsun mümkünse ve iki hafta gezelim. Gitmişken oraya şöyle beş senelik spor alışverişimi yapayım, kendime montlar, botlar, çantalar alayım, bir anda bir outlet canavarına dönüşeyim mesela! :) &amp;nbsp;Gerçi böyle dediğime bakmayın siz, orada tutulur kalırım kesin. İso gaza getirmezse de iki parça şey alıp dönerim o kadar yoldan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HIjwtQkDqTc/Tvia8C4p9wI/AAAAAAAAIKQ/xL5cfjCaqrs/s1600/81e407dbc1a113b1f261.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-HIjwtQkDqTc/Tvia8C4p9wI/AAAAAAAAIKQ/xL5cfjCaqrs/s320/81e407dbc1a113b1f261.jpg" width="252" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;4)&lt;/b&gt; Geçen seneden daha fazla kitap okuyayım, tiyatro ve film izleyeyim, sergi gezeyim, etkinliğe katılayım. Dolayısıyla daha fazla blog yazısı yazayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;5) &lt;/b&gt;Yazın en az iki hafta -tercihen 1 ay- denizin ve güneşin tadını çıkarayım. Buna tuzumla kurumak, akşamüstü deniz kenarında buz gibi bira içmek, sahilde yürüyüş yapmak da dahil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;6) Girandola'&lt;/b&gt;nın dondurması, &lt;b&gt;Ara Kafe'&lt;/b&gt;nin Meksika usulü sıcak çikolatası gibi kolay ulaşabileceğim, yeni orgazmik lezzetler keşfetmek. Geziler sırasında da kolay ulaşamayacak da olsam üzerinden aylar yıllar geçmesine rağmen unutamayacağım&amp;nbsp;&amp;nbsp;yeni lezzetler keşfetmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;7) &lt;/b&gt;Bu harika lezzet keşiflerinin tadını çıkarırken bir yandan da incecik ve fit bir vücuda sahip olmak! (Bu, sanırım bu yıl için değil, yaşam boyu geçerli bir dilek olabilir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;8)&lt;/b&gt; Sadece yapmak istediğim şeyleri yapmak, görmek istediğim kişileri görmek, beni mutlu edecek ortamlarda olmak. Yaşamımı kendi istediğim şekilde yaşama özgürlüğüne sahip olmak.. Zorunlulukların her türlüsünden uzak olmak. Yapmak istediklerimi yapabilmek için adım atacak cesarete sahip olmak. Adım attıklarımda ise koca bir yol kat etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;9)&lt;/b&gt; Evime güzel tablolar almak. Ama öyle alışveriş yapar gibi değil. Hangi tarzın, hangi isimlerin beni daha çok mutlu edeceğine karar vermek için uzun uzun araştırmalar yapıp, gezip, görüp, seçerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;10) &lt;/b&gt;Bir çekilişten bir şey kazanmak. Mümkünse &lt;b&gt;MP&lt;/b&gt;'nun büyük yılbaşı ikramiyesi (daha bilet almadım ama!), üç hafta boyunca birikmiş olan bir &lt;b&gt;Sayısal Loto&lt;/b&gt;, o da olmadı bir ev/yazlık, hiç olmadı 10 günlük &lt;b&gt;Kenya-Tanzanya &lt;/b&gt;safari tatili, o da olmadı bir cruise seyahati, o da olmadı bir tatil köyü, bir araba, bir laptop, bir cilt bakımı... neyse artık o kadar inmeyeyim. Evren'e en büyük isteği gönderiyorum: MP çeyrek biletime 10 trilyon yollasın, kalanını ben hallederim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben&lt;b&gt; Evren&lt;/b&gt;'e yolladım istek listemi. Her şeyden önce sağlık ve ağız tadı istediğimi bilir o benim. Onu çoktan hazırlamıştır bile. Bu listeden de elinden geldiğince ayarlar bir şeyler bana, bilirim. Ayarlayamazsa da küsecek değilim kendisine. Başka şeyler yollar , daha doğru zamanı seçer, yapar bir şeyler elbet. Sever beni kerata!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi de çok sevsin &lt;b&gt;2012'&lt;/b&gt;de! Sağlık ve mutluluk dolu harika bir yıl, harika bir ömür geçirelim. Güzel günler, muhteşem deneyimler, heyecanlar bizleri bekliyor olsun.&amp;nbsp;Yarın akşam bütün kadehler &lt;b&gt;2012 &lt;/b&gt;şerefine kalksın, şımartalım &lt;b&gt;O&lt;/b&gt;'nu.&amp;nbsp;&lt;b&gt;O &lt;/b&gt;da hoş gelsin, sefalar getirsin hepimize...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1094991708414884956?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1094991708414884956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1094991708414884956&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1094991708414884956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1094991708414884956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/2012den-neler-istiyorum.html' title='2012&apos;den Neler İstiyorum?'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HIjwtQkDqTc/Tvia8C4p9wI/AAAAAAAAIKQ/xL5cfjCaqrs/s72-c/81e407dbc1a113b1f261.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8003162353672082328</id><published>2011-12-27T09:56:00.001+02:00</published><updated>2011-12-27T19:22:30.744+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahne Sanatları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Ritimlerin Efendisi: Ayhan Sicimoğlu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle belirteyim: Kesinlikle HASTASIYIM!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bence bambaşka bir adam o. Başka bir gezegenden falan da olabilir. Yani bunu öğrensem hiç şaşırmam; o kadar farklı bir tip bana göre. Ama kesinlikle eğlence, merak ve keyif gezegeninden geliyor olmalı. Programlarını takip eden biri olarak çok yönlülüğünün, bilgisinin, kültürünün, araştırma ve öğrenme ilgisinin, zevklerini işi yapmasının, yaşam tarzının hastasıyım. Ayrıca çıkar çıkmaz aldığım &lt;b&gt;En Estambul&lt;/b&gt; albümü ile kıpır kıpır dolaşıyorum evde. Böyle olmasına rağmen onu canlı dinlemeyi bir türlü başaramamıştık. &lt;b&gt;Ghetto&lt;/b&gt;'daki , &lt;b&gt;Babylon&lt;/b&gt;'daki onca program, bir dönem &lt;b&gt;Coco Clementine&lt;/b&gt;'de yaptığı canlı müzik geceleri falan hep yalan olmuştu. Ta ki bu Cumartesi'ye kadar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonunda &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars&lt;/b&gt; ekibi ile tanışabildik. Yeni yıl partisi konseptli bu konserde bonus olarak  &lt;b&gt;“Rodry-Go”&lt;/b&gt; adıyla Avrupa’yı kasıp kavuran &lt;b&gt;Rodrigo Rodriguez&lt;/b&gt; de sahnede bizlerleydi.  Hem de en sevdiğimiz mekanlardan biri olan &lt;b&gt;Borusan Müzik Evi'&lt;/b&gt;nin küçük ama sıcacık ortamında. Sadece 200 şanslı dinleyici olarak. Uzansak dokunabileceğimiz bir mesafeden, capcanlı!! Ne geceydi ama! Sizi bilmem ama ben eski yılı kapattım ve yeni yıla keyifle, ağzım kulaklarımda girdim o gece.:)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5jq4O_dwo-Q/TvicdRN-xCI/AAAAAAAAIKc/WGXjzkmF-ao/s1600/Ayhan+Sicimo%25C4%259Flu1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="251" src="http://1.bp.blogspot.com/-5jq4O_dwo-Q/TvicdRN-xCI/AAAAAAAAIKc/WGXjzkmF-ao/s320/Ayhan+Sicimo%25C4%259Flu1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bence &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt; sadece bir perküsyon üstadı değil, aynı zamanda harika bir öykü anlatıcı. Üç saatlik performansı sırasında her şarkı sonrasında mikrofonu kapıp, yaşam arşivinden anlattığı öykülerle de bizleri adeta büyüledi. Programlarındaki gibi aralara mesajlar sıkıştırmayı da ihmal etmedi elbette. O tavırlı halinin de hastasıyım o ayrı. CD'deki şarkıların öyküleri, klasik müzik eğitimi alan soprano kızı &lt;b&gt;Ayşe Sicimoğlu&lt;/b&gt;'ndan gururla bahsedişi, müziğin ve tabi ki ritmin evrenselliği içinde ne olduğunu anlamadan Latin ezgilerinden Ankara havasına geçişimiz :), çıplak ayaklı diva&lt;b&gt; Cesaria Evora'&lt;/b&gt;nın da ruhuna selam gönderişi, &lt;b&gt;İstanbul &lt;/b&gt;hikayeleri, Adana'ya, Fransa'ya, Osmanlı'ya uzandığı ara sohbetleriyle tadı damağımızda kalan bir gece yaşattı bize bu eksantrik keyif adamı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İnsanın babası, sevgilisi, eşi, dostu, komşusu olmasını isteyebileceği bir tip bence &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt;. Karşısındaki kişiyi ruhen, zihnen ve manen zenginleştiren tiplerden. Yaşam enerjisi, mutluluk, yaşam sevinci ve ilgisi aşılayanlardan. Bence bünyeye çok faydalı. O yüzden henüz yapmadıysanız programlarını takibe alın ve bir dahaki canlı performansını kesinlikle kaçırmayın derim. Bilgi: Ocak ayı içinde &lt;b&gt;Ghetto&lt;/b&gt;'da program yapacaklarmış. Hatta bakarsınız bir canlı performans gecesinde karşılaşırız sizlerle, çünkü bu keyif burada kalmasın istiyoruz biz de. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-87e56f91230e4c52" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v14.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D87e56f91230e4c52%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330029550%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D24131B0345CF1CDC85528416A23D1D73F85FA4C5.293B344E4F7273320DD6AED0DDBE8403FE961F5%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D87e56f91230e4c52%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1sMBWdfO-WZJ23fWEKKS5tT-sVw&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v14.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D87e56f91230e4c52%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330029550%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D24131B0345CF1CDC85528416A23D1D73F85FA4C5.293B344E4F7273320DD6AED0DDBE8403FE961F5%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D87e56f91230e4c52%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1sMBWdfO-WZJ23fWEKKS5tT-sVw&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir de kişisel not: Yılbaşı yaklaşırken herkes &lt;b&gt;2012 &lt;/b&gt;ile ilgili dilek listeleri (pardon, wishlist!) oluşturuyor ya hani... Ben de o listeye &lt;i&gt;"&lt;b&gt;More Travel&lt;/b&gt;'ın &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt; ile&lt;b&gt; Küba Turu'&lt;/b&gt;na katılmak"&lt;/i&gt; maddesini en baba madde olarak ekliyorum. Evren, nasıl olacak falan diye düşünmeden isteyin, demiyor mu bize? İstedim gitti işte. Dur, olumlama cümlemi de yazayım hemen:&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;"2012'de &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumun en çok görmek istediği yerlerden biri olan &lt;b&gt;Küba&lt;/b&gt;'yı &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla birlikte bu harika adamın peşine takılarak gezmeyi seçiyoruz!"   &lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;İyi ki varsın &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt;! Enerjinin, ilgi ve merakının, yaşamdan aldığın ve bizlere verdiğin keyfin her geçen gün katlanarak artması dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8003162353672082328?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8003162353672082328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8003162353672082328&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8003162353672082328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8003162353672082328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/ritimlerin-efendisi-ayhan-sicimoglu.html' title='Ritimlerin Efendisi: Ayhan Sicimoğlu'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5jq4O_dwo-Q/TvicdRN-xCI/AAAAAAAAIKc/WGXjzkmF-ao/s72-c/Ayhan+Sicimo%25C4%259Flu1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3326242637637122997</id><published>2011-12-26T09:48:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T09:49:04.386+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Fırtınalı Bir Cuma Günü SSM ve Sıdıka</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Sakıp Sabancı Müzesi'&lt;/b&gt;nde Cumartesi günü yeni bir sergi başladı. Müzenin süreli değil, kalıcı sergisi olan &lt;b&gt;Bir Ülke Değişirken - Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi &lt;/b&gt;ziyaretçileriyle buluşmaya hazırdı hafta sonu. Biz de müzeyi sosyal ortamda takip edenler ve e-posta grubuna üye olanlar olarak Cuma günkü ön gösterime davetliydik. Yani herkesten önce görme şansımız olacaktı bu harika o resimleri. Bir hafta öncesinden &lt;b&gt;Gizem'&lt;/b&gt;le planımızı yaptık Cuma için. &lt;b&gt;Ajanda &lt;/b&gt;ekibinden &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://sanatnotlari.blogspot.com/"&gt;Sinem &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://sedasolar.blogspot.com/"&gt;Seda &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;da ayrıca plan yapmışlar ve haber verdiler. Yani birkaç gün önce hepimizin aynı saatlerde orada olacağı netleşti. Buraya kadar her şey normal değil mi? Anormal olan bu planı firesiz gerçekleştirmemizdi doğrusu! Çünkü Cuma sabahı İstanbul olarak feci bir havaya uyandık. Fırtına, hiç durmadan yağan yağmur, buz gibi soğuk, her şey bir arada. Ama her türlü zorlu koşula rağmen İstanbul'un çeşitli köşelerinden gelen biz sanat aşıkları bu havada bile söylediğimiz saatte &lt;b&gt;Sakıp Sabancı Müzesi'&lt;/b&gt;nde buluştuk. :) İşte kanıtı: (ısınmak için ikram ettikleri &lt;b&gt;Starbucks &lt;/b&gt;kahvelerimizi içerken)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mhYj-Zk_Ob4/TvcVZEp_TvI/AAAAAAAAIJQ/aXJ7jvr9CmA/s1600/ssm2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-mhYj-Zk_Ob4/TvcVZEp_TvI/AAAAAAAAIJQ/aXJ7jvr9CmA/s320/ssm2.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında aynı saatlerde gitmedik sergiye. &lt;b&gt;Gizem &lt;/b&gt;ve bizim işimiz bittiğinde &lt;b&gt;Seda &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Sinem &lt;/b&gt;gezmeye yeni başlayacaklardı. Biz de tam o arada kısa da olsa bir kahve içimlik sohbet molası vermiş olduk birlikte. Çok da güzel oldu. &lt;b&gt;SSM&lt;/b&gt;'nin koleksiyonuna dahil olan harika eserlerin yer aldığı bu güzel sergiyi görmenizi mutlaka öneriyorum. Türk resim sanatının tarihsel yolculuğunu izleme şansını elde edeceğiniz sergide &lt;b&gt;Osman Hamdi Bey, Fikret Muallâ, Halil Paşa, Şehzade Abdülmecid Efendi,&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;İzzet Ziya, Hikmet Onat, Nazmi Ziya Güran, İbrahim Çallı&lt;/b&gt; gibi seçkin isimlerin tablolarını göreceksiniz. Bu arada tabloların birçoğunu daha önce de gördüğümü anımsadım ve blog da sağ olsun beni doğruladı. İki sene önce &lt;b&gt;&lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2009/05/haziran-programna-ssmyi-eklemelisiniz.html" target="_blank"&gt;Batı'ya Yolculuk &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;adlı sergide bazılarını görmüşüm gerçekten. O yüzden yine hayran hayran izlememe rağmen rağmen o yazıya eklediğim resimleri buraya koymayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CO8AFrYV7FA/TveIzfvnzRI/AAAAAAAAIJs/XfxsUGtzlfs/s1600/ssm.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="185" src="http://2.bp.blogspot.com/-CO8AFrYV7FA/TveIzfvnzRI/AAAAAAAAIJs/XfxsUGtzlfs/s320/ssm.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yukarıdaki kolajda sizlere bir fikir vermesi için seçtiğim resimlerden sol üstteki &lt;b&gt;Hikmet Onat'&lt;/b&gt;a ait bir peyzaj çalışması. Hemen yanında &lt;b&gt;Halil Paşa&lt;/b&gt;'nın &lt;b&gt;Şakayıklar ve Kadın&lt;/b&gt; adlı çalışması var. Altındaki manzara resmi ise &lt;b&gt;Hoca Ali Rıza'&lt;/b&gt;ya ait. Bir tane hamakta uzanıp kitap okuyan, bir tane de bahçesindeki şezlongta düşüncelere dalmış bir kadın var gördüğünüz gibi. Hamaktaki kadın &lt;b&gt;İbrahim Çallı'&lt;/b&gt;nın, şezlongtaki ise &lt;b&gt;Nazmi Ziya Güran&lt;/b&gt;'ın fırçasından çıkmış. Kayaların üzerinden denizi izleyen kadın ise &lt;b&gt;İzzet Ziya'&lt;/b&gt;nın eseri. Her birindeki fotoğrafsı gerçekliğe, renklere, ifadelere hayran olmamak mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında birbirinden güzel peyzaj ve natürmort çalışmaları, ilk kez yurt dışındaki atölyelerde yabancı modellerle nü çalışmaları yapan ressamların eserleri, portreler vardı. Bir de hiçbir kategoriye yerleştirilemeyen bağımsız &lt;b&gt;Fikret Mualla&lt;/b&gt;'lar tabi. Aşağıda onlardan birkaçını görüyorsunuz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-SOLhiIbvvws/TveLzcoiUUI/AAAAAAAAIJ4/kXPzljOSRUQ/s1600/fmualla.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="270" src="http://2.bp.blogspot.com/-SOLhiIbvvws/TveLzcoiUUI/AAAAAAAAIJ4/kXPzljOSRUQ/s320/fmualla.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir kata yayılan bu sergiyi bir saat içinde rahatlıkla gezebilirsiniz. Biz daha sonra &lt;b&gt;Atlı Köşk&lt;/b&gt;'ün içinde &lt;b&gt;31 Aralık&lt;/b&gt;'a kadar devam edecek olan &lt;b&gt;Sophie Calle&lt;/b&gt; sergisini de gezdik. &lt;b&gt;Newsweek &lt;/b&gt;tarafından günümüzün en önemli 10 çağdaş sanatçısı arasında gösterilen, dünyaca ünlü Fransız sanatçının &lt;b&gt;“Son Kez, İlk Kez”&lt;/b&gt; adlı sergisi Bienal ile eş zamanlı açılmış (zaten bildiğimiz anlamda klasik bir sergiden çok Bienal çalışmalarına benziyor). İki bölümden oluşuyor ve çok etkileyici (ilk bölüm çok daha etkileyici!). Birinci bölümde İstanbul'da yaşayan görme engelli kişilerin bu engellerinin hikayesi ve “gördükleri” son anın fotoğrafları yer alıyor. İkinci bölümde ise bir video çalışması var. &lt;b&gt;İstanbul&lt;/b&gt;'da yaşayan ve denizi hiç görmemiş insanlar deniz kıyısına götürülmüş ve tepkileri kaydedilmiş. Burayı da gezdikten sonra &lt;b&gt;Atlı Köşk&lt;/b&gt;'ün penceresinden yağmuru izliyoruz biraz. Manzara harika, ama elbette içerideyken.. Birazdan şemsiyelerimizi bile kontrol etmek için inanılmaz bir çaba göstermemiz gerekecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UKciHVpVfKw/TveOs0W6BvI/AAAAAAAAIKE/xKifB8G6u2k/s1600/ssm.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-UKciHVpVfKw/TveOs0W6BvI/AAAAAAAAIKE/xKifB8G6u2k/s320/ssm.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çıkmadan önce&amp;nbsp;&lt;span style="text-align: justify;"&gt;müzenin mağazasını da geziyoruz. Sergi kataloğu ve yine bu sergiyle ilgili magnetler, bardak altları, not defterleri gibi ürünlerin yanı sıra pek çok kitabın, aksesuar ve dekoratif ürünün bulunduğu bu şirin dükkanı gezmeyi unutmayın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="text-align: justify;"&gt;Akşam üstüne doğru şemsiyeye rağmen sırılsıklam ve üstümdeki kalın mont ve atkıya rağmen donmuş bir halde kendimi sıcacık evime attım. Buzlarımın çözülmesi biraz zaman aldı. Sıcacık bir çorba ve üstüne bir kahve içtim. Sonra da ev patikleri ve battaniyenin altında kitap okumaca... diyeceğimi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Çünkü gece beni bekleyen bir durak daha var: &lt;b&gt;Sıdıka&lt;/b&gt;! &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cumun ofis grubu çok sevdiğimiz bu harika mekanda yer ayırtmışlar Cuma gecesi için. Anlayacağınız tam da evde yağmur izlemelik bir günün hem gündüzünü hem de gecesini dışarıda geçirdim sevgili okur. Neyse ki her iki plan da çok keyifliydi. Harika sohbetler, bol kahkaha, hem ruhu hem mideyi doyuran deneyimler eşliğinde güzel bir Cuma geçirdik.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-mTsq7cXkW8c/TvcVqTZ9lKI/AAAAAAAAIJc/jDqfrwNd2Mo/s1600/s%25C4%25B1d%25C4%25B1ka.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-mTsq7cXkW8c/TvcVqTZ9lKI/AAAAAAAAIJc/jDqfrwNd2Mo/s320/s%25C4%25B1d%25C4%25B1ka.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Sıdıka&lt;/b&gt;'nın &lt;i&gt;Lüfer Koruma Timi'&lt;/i&gt;nde olduğunu görüyorsunuz. Nasıl bir yer olduğunu hatırlamak isterseniz de &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/01/lezzet-onerileri-piola-sdka-ve-uskumru.html" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;buyrun. Cuma günü keyifli geçti, peki ya haftalardır heyecanla beklenen&lt;b&gt; 24 Aralık Cumartesi&lt;/b&gt; akşamı &amp;nbsp;nasıldı dersiniz? Sizlere harika bir adamdan bahsedeceğim bir sonraki yazıda.. Takipte kalın.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3326242637637122997?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3326242637637122997/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3326242637637122997&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3326242637637122997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3326242637637122997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/frtnal-bir-cuma-gunu-ssm-ve-sdka.html' title='Fırtınalı Bir Cuma Günü SSM ve Sıdıka'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-mhYj-Zk_Ob4/TvcVZEp_TvI/AAAAAAAAIJQ/aXJ7jvr9CmA/s72-c/ssm2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5298304220600491914</id><published>2011-12-23T09:52:00.001+02:00</published><updated>2011-12-23T09:56:13.537+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kendine iyi bak'/><title type='text'>Bir Masaj &amp; Bir Kitap</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-3A7cSj8RDG8/TvIGiJaKcYI/AAAAAAAAIIk/Wu8n2h_dwSo/s1600/zencefil+%25C3%25A7ay%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-3A7cSj8RDG8/TvIGiJaKcYI/AAAAAAAAIIk/Wu8n2h_dwSo/s200/zencefil+%25C3%25A7ay%25C4%25B1.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen haftalardan birinde kullanılmamış bir&lt;b&gt; Şehir Fırsatı&lt;/b&gt; kuponum olduğunu fark ettim. &lt;b&gt;W Hotel Day Spa&lt;/b&gt;'da bir saatlik masaj fırsatım varmış ve&amp;nbsp;Şubat sonuna kadar süresi olduğundan&amp;nbsp;unutmuş gitmişim ben onu. Maillerimin arasında gördüm fırsat çekimi ve sanki zamanında o fırsatı alan ben değilim de biri bana masaj hediye etmiş gibi sevindim. :) Hemen randevumu alıp gittim &lt;b&gt;W Hotel&lt;/b&gt;'e. Bu miniminnacık otelin upuzun koridorlarından ilerleyerek klostrofobik ve daracık asansörüne bindim ve SPA katında indim. Otel küçük ve butik bir şehir oteli olduğundan dolayı iç alanlar da elbette minimum alandan yarar sağlayacak şekilde dizayn edilmiş. Dolayısıyla öyle ferah dinlenme salonu olan, geniş ve aydınlık bir SPA değil burası. Odalar ve beklediğiniz alan küçük. Ama ortam tertemiz. Çalışanlar çok ilgili ve güler yüzlüler. Her şeyden önemlisi de masözler çok iyi. Beklerken içtiğim zencefil çayı eşliğinde masaj yağıma karar vererek kendimi hünerli ellere bıraktım. Genellikle kokusunu çok sevdiğim için &lt;i&gt;sandal ağacı &lt;/i&gt;yağını tercih ediyorum, ama bu kez &lt;i&gt;ylang ylang &lt;/i&gt;yağını denedim. Faydalı bir bitki olduğu aklımda&amp;nbsp;kalmış&amp;nbsp;ve kokusu da çok güzeldi. Hamur kıvamında eve döndüğümde adeta oturduğum yerin şeklini alıyordum! :) &lt;b&gt;Day Spa&lt;/b&gt;'daki bakım, onarım ve kendinizi şımartma programlarıyla ilgili bilgi almak ve randevu için iletişim numarasını öğrenmek için &lt;a target="_blank" href="http://www.wistanbul.com.tr/tr/dayspa_tr"&gt;buraya &lt;/a&gt;tıklayabilirsiniz. Bu ve buna benzer birbirinden güzel fırsatlar yakalamak içinse &lt;b&gt;Groupon Şehir Fırsatı&lt;/b&gt;'na &lt;a target="_blank" href="http://www.sehirfirsati.com/"&gt;buyurun&lt;/a&gt;. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-HywsMITpNmI/TvIKOy5NJNI/AAAAAAAAIIs/FIonZBGpW6U/s1600/2358-Bir-Kadinin-Yasamindan-24-Saat-Ve-Bir-Yuregin-Olum.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-HywsMITpNmI/TvIKOy5NJNI/AAAAAAAAIIs/FIonZBGpW6U/s320/2358-Bir-Kadinin-Yasamindan-24-Saat-Ve-Bir-Yuregin-Olum.jpg" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu hafta başı bir de kitap bitirdim: &lt;b&gt;Stefan Zweig&lt;/b&gt;'ın iki öyküsünün yer aldığı &lt;b&gt;Can Yayınları'&lt;/b&gt;ndan çıkan &lt;b&gt;Bir Kadının Yaşamından 24 Saat &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt; Bir Yüreğin Ölümü&lt;/b&gt;'nü okudum. Ayrı öykülerde bir kadının ve yaşlı bir adamın psikolojisini harika bir dille anlatan bir yazar ve 122 sayfalık küçük bir kitap&amp;nbsp;olunca karşımda dayanamadım bir günde bitiriverdim iki öyküyü de. &lt;b&gt;Stefan Zweig&lt;/b&gt; psikolojiye ve &lt;b&gt;Freud &lt;/b&gt;öğretisine büyük ilgi duyan yazarlandanmış bu arada.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Bir Kadının Yaşamından 24 Saat,&lt;/b&gt;&amp;nbsp;gerçekten de bir kadının gençliğinde 24 saatlik bir zaman dilimi içinde yaşadıklarını anlatıyor. Kocasını kaybettikten sonra uzun süre yaşamını anlamlandıramadan, amaçsızca yaşayan ve iki yıl yas tutan bir kadının kendini duygularına kaptırarak korkusuzca &amp;nbsp;atıldığı bir macera anlatılıyor bu öyküde. Kadının yaşamıyla ve kadın olarak hissettikleriyle ilgili anlatılanlar çok gerçekçi ve etkileyici. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bir Yüreğin Ölümü &lt;/b&gt;ise kızına ve karısına iyi bir hayat sağlamak için hayatı boyunca çalışmış yaşlı bir adamın iki kadın için de hiçbir değerinin olmadığını düşünerek kendisiyle bir iç hesaplaşmaya gidişini anlatıyor.&amp;nbsp;Yalnız bir insanın iç dünyasını anlatan bu öykü bana daha dokunaklı geldi. Kitaptan not ettiğim alıntılardan bazıları aşağıda:&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;br /&gt;"...belli bir hedefi olmayan her hayat bir hatadır..."&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;"...yaşadığım ve kaybolup giden bu şeyi tekrar tekrar keyfini çıkararak tatmak istiyordum, 'hatırlamak' denilen o kendini kandırmaca büyüsü sayesinde..."&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;"...Zaten yaşlanmak da geçmişten artık korkmamak demektir..."&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Bu kitabın ardından sert bir geçiş yaparak &lt;b&gt;Ölüm Pornosu'&lt;/b&gt;na başladım. Hani şu ahlakımızı bozduğunu düşünerek çevirmenini &lt;i&gt;"Sen manken misin? Bunu çevirmeye utanmıyor musun?" &lt;/i&gt;falan diye sorguya çekip gözaltına aldıkları kitap. Zaten tam da bu nedenle dikkatimi çeken bir kitap oldu, yoksa aklımda bile değildi okumak. Ama bir şekilde bu saçma sapan zihniyetin merak uyandırması sonucu kitabı alanlar bir hayli fazla olmalı ki bu sene yayınlanmış ve benim elimdeki 11. Baskı! Neyse, herkese rahatlıkla önerilebilecek bir kitap olmadığı kesin. O yüzden sanırım eleştirisini de yazmam. Ama yeraltı edebiyatı&amp;nbsp;ilginizi çekerse ve&amp;nbsp;bol argolu bir dilden rahatsız olmayacaksanız &lt;b&gt;İdefix'&lt;/b&gt;ten kitabın arka kapağını &lt;a target="_blank" href="http://www.idefix.com/Kitap/tanim.asp?sid=GIMSJBKY9P8P8BEKRVL4"&gt;okuyun &lt;/a&gt;ve alıp almayacağınıza karar verin derim. Benim gibi kitabı alana kadar bilmeyenler için de yazarının &lt;b&gt;Dövüş Kulübü&lt;/b&gt;'nün yazarı &lt;b&gt;Chuck Palahniuk &lt;/b&gt;olduğunu belirteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi hafta sonları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5298304220600491914?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5298304220600491914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5298304220600491914&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5298304220600491914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5298304220600491914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/bir-masaj-bir-kitap.html' title='Bir Masaj &amp; Bir Kitap'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-3A7cSj8RDG8/TvIGiJaKcYI/AAAAAAAAIIk/Wu8n2h_dwSo/s72-c/zencefil+%25C3%25A7ay%25C4%25B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4265741988334648938</id><published>2011-12-22T12:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T12:00:02.612+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><title type='text'>İstanbul Modern'den Özgün Hediye Seçenekleri</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İstanbul Modern Mağaza&lt;/b&gt;, yılbaşı ve özel günler için çok çeşitli ve değişik tasarım seçenekleri içeren zengin bir koleksiyon sunuyor. &lt;b&gt;İstanbul Modern Mağaza&lt;/b&gt;’nın sürekli yenilenen geniş koleksiyonunda, yabancı ve yerli sanat kitapları, sergilerle ilgili kataloglar ve afişler, kişisel aksesuarlar, çocuklara yönelik objeler, ofis ve ev eşyaları yer alıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yılbaşında sevdiklerinize &lt;b&gt;İstanbul Modern&lt;/b&gt; üyeliği ile sanat dolu bir yıl hediye ederek, sergi turlarından özel davetiyelere, indirimlerden önceliklere uzanan avantajlarla ayrıcalıklı bir müze deneyimi sunabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;İstanbul Modern Mağaza&lt;/b&gt;’da müze koleksiyonundan ve sergilerinden esinlenilerek tasarlanmış eşarptan kravata, pleksi tablolardan amerikan servis setlerine,  vazodan dokuma yastıklara kadar uzanan anı objeler, ofis ve ev eşyalarıyla çeşitli ürünler özgün bir hediye seçeneği sunuyor. Müzenin logosunu taşıyan, &lt;b&gt;İstanbul Modern’&lt;/b&gt;de gerçekleşen sergileri her zaman anımsatacak tasarımlarla birlikte, defter ve kalem setlerinin yanı sıra ajanda, telefon defteri, bloknot, magnet, kitap ayracı, kartvizitlik de hediye seçenekleri arasında bulunuyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tasarımını &lt;b&gt;Bülent Erkmen&lt;/b&gt;’in yaptığı, bu yıl İstanbul Modern’de yer alan sergilerin fotoğraflarının yer aldığı İstanbul Modern 2012 ajandası ile  &lt;i&gt;&lt;b&gt;“Hayal ve Hakikat” &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;sergisi için grafik çalışmasını &lt;b&gt;Bülent Erkmen&lt;/b&gt;’in yaptığı, tasarımcı Ayşe Deniz Yeğin’in yorumladığı “Hayal ve Hakikat” tişörtü özgün birer hediye seçeneği olarak öne çıkıyor.  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wpg4Hb48PJg/TvH-hrxIkrI/AAAAAAAAIH8/NwQW2TpGa1g/s1600/istmodern.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-wpg4Hb48PJg/TvH-hrxIkrI/AAAAAAAAIH8/NwQW2TpGa1g/s320/istmodern.JPG" width="209" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Fikret Mualla, Fahrelnissa Zeid, Burhan Uygur, Ömer Uluç, Zeki Faik İzer, Şükriye Dikmen, Eren Eyüboğlu, Hikmet Onat, Hoca Ali Rıza, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Burhan Doğançay, Tomur Atagök, Ergin İnan, Neş’e Erdok, Selma Gürbüz, Avni Arbaş &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;İzzet Keribar&lt;/b&gt;’ın yapıtlarından esinlenerek tasarlanmış çeşitli hediyelik ürünler de mağazanın koleksiyonunda yer alıyor. Örneğin, aşağıda gördüğünüz vazolar &lt;b&gt;Ömer Uluç&lt;/b&gt;'un &lt;b&gt;&lt;i&gt;"Kedi ve Nişanlısı"&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; çalışmasından yola çıkılarak tasarlanmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-nVoDxva7w7M/TvH_QrlI9YI/AAAAAAAAIIc/zwkS9EafWiY/s1600/%25C3%2596mer+Ulu%25C3%25A7+-+Kedi+ve+Ni%25C5%259Fanl%25C4%25B1s%25C4%25B1_cam+vazolar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-nVoDxva7w7M/TvH_QrlI9YI/AAAAAAAAIIc/zwkS9EafWiY/s320/%25C3%2596mer+Ulu%25C3%25A7+-+Kedi+ve+Ni%25C5%259Fanl%25C4%25B1s%25C4%25B1_cam+vazolar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Şükriye Dikmen&lt;/b&gt;’in “&lt;b&gt;&lt;i&gt;Aliye Berger’in Portresi&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;” eseri baskılı 925 ayar gümüş takılar; &lt;b&gt;Avni Arbaş’&lt;/b&gt;ın “&lt;b&gt;&lt;i&gt;Tekne&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;” isimli eseri baskılı ahşap Amerikan servis ve bardak altlığı; &lt;b&gt;İzzet Keribar&lt;/b&gt;’ın “&lt;i&gt;&lt;b&gt;Kapı ve Kuş&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;” isimli eserinin basılı olduğu ahşap kutu bu koleksiyondan yılbaşı hediyesi olarak düşünebileceğiniz ürünler arasında yer alıyor. &lt;b&gt;Erdem Akan&lt;/b&gt;’ın &lt;b&gt;İstanbul Modern&lt;/b&gt;’e özel tasarladığı, &lt;b&gt;İstanbul Boğazı’&lt;/b&gt;nda &lt;b&gt;İstanbul Modern&lt;/b&gt;’in yerinin gömme zirkon taş ile belirtildiği, el yapımı &lt;b&gt;&lt;i&gt;Boğaz &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;isimli 925 ayar gümüş yüzük, şık ve zarif bir hediye seçeneği olarak sunuluyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-n15vQTyCk1E/TvH-5ayrmNI/AAAAAAAAIIE/i2PyoKh6cBA/s1600/%25C5%259E%25C3%25BCkriye+Dikmen%2527in+_Aliye+Berger%2527in+Portresi_+eseri+bask%25C4%25B1l%25C4%25B1+925+ayar+g%25C3%25BCm%25C3%25BC%25C5%259F+tak%25C4%25B1lar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-n15vQTyCk1E/TvH-5ayrmNI/AAAAAAAAIIE/i2PyoKh6cBA/s320/%25C5%259E%25C3%25BCkriye+Dikmen%2527in+_Aliye+Berger%2527in+Portresi_+eseri+bask%25C4%25B1l%25C4%25B1+925+ayar+g%25C3%25BCm%25C3%25BC%25C5%259F+tak%25C4%25B1lar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-15vw3aIoZiw/TvH-9aNAZPI/AAAAAAAAIIM/QdvqLKvFeOM/s1600/Bo%25C4%259Faz+Y%25C3%25BCz%25C3%25BCk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-15vw3aIoZiw/TvH-9aNAZPI/AAAAAAAAIIM/QdvqLKvFeOM/s320/Bo%25C4%259Faz+Y%25C3%25BCz%25C3%25BCk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Günümüzün önde gelen tasarımcılarının imzasını taşıyan takılar, dekoratif objeler, özel figüratif baskılar da özel hediye seçenekleri arasında bulunuyor. &lt;b&gt;Kutluğ Ataman&lt;/b&gt;’ın &lt;b&gt;İstanbul Modern&lt;/b&gt; için tasarladığı, sadece 100 adet üretilen ve sanatçının ıslak imzasını taşıyan, tuval bezinden, el boyaması özel tasarım çanta &lt;b&gt;Couple Bag by Kutluğ Ataman&lt;/b&gt; ise &lt;b&gt;İstanbul Modern Mağaza&lt;/b&gt;’nın en yeni tasarım ürünü olarak, yeni yıla girerken sevdiklerinize alabileceğiniz özgün hediye seçenekleri arasındaki yerini alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qRacYmZ5sBI/TvH_IYAxLhI/AAAAAAAAIIU/-8VyZ97qVB4/s1600/Couple+Bag+by+Kutlug+Ataman.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="318" src="http://4.bp.blogspot.com/-qRacYmZ5sBI/TvH_IYAxLhI/AAAAAAAAIIU/-8VyZ97qVB4/s320/Couple+Bag+by+Kutlug+Ataman.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Boyama setleri, önlükler, yapbozlar, kalemler, kalem kutuları, silgiler ve kitaplar gibi eğitici, eğlenceli ve yaratıcı ürünler çocuklara sanatı tanıtıyor ve sevdiriyor. Gümüş aksesuarlı kalem, kitap ayracı, kalemlik ve cüzdanlar ise ilgi çekici hediye seçenekleri arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı yaklaşırken aklınızda olsun istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4265741988334648938?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4265741988334648938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4265741988334648938&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4265741988334648938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4265741988334648938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/istanbul-modernden-ozgun-hediye.html' title='İstanbul Modern&apos;den Özgün Hediye Seçenekleri'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wpg4Hb48PJg/TvH-hrxIkrI/AAAAAAAAIH8/NwQW2TpGa1g/s72-c/istmodern.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-184223716142306220</id><published>2011-12-21T11:50:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T11:50:44.749+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Bazı Şeyler Hiç Değişmez: Migros ve Turkcell</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aile evinden ayrılıp yalnız yaşamaya başladığım üniversite yıllarımda başladı ikisiyle de olan ilişkim. İkisiyle de çok samimi olduk. O kadar ki neredeyse her gün buluşmaya başladık. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Ben ikisine de hep sadık davrandım. Onlar da bana hep en güzel hizmeti verdiler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-IVjgh_nPTFw/TvGrlj31GTI/AAAAAAAAIHM/c6aFBRnWXTM/s1600/migros.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" src="http://1.bp.blogspot.com/-IVjgh_nPTFw/TvGrlj31GTI/AAAAAAAAIHM/c6aFBRnWXTM/s200/migros.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Başka bir market biraz daha ucuz diye &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'a hiç sırtımı dönmedim. Diğer yerlerin çok daha güzel ürünleri olduğunda sadece o ürünü almak için uğrayıp, geri kalan alışverişimi mutlaka &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'tan yaptım. Yaşadığım yerlere en yakın &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'un güler yüzlü kasiyerleriyle hep selamım, sohbetim oldu. Alışveriş arabasıyla rafların arasındaki koridorlarında gezerken kendimi hiç yabancı hissetmedim. Aradığım her şeyi buldum. Bana sunulan her şeye güvendim. Şimdi oturduğum ev de &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt;'un yanında ve gerçekten alışveriş keyfini yok edebilecek kadar küçücük ve sıkış tıkış bir &lt;b&gt;Migros &lt;/b&gt;var yanıbaşımda. Hemen yanında da kocaman bir &lt;b&gt;Üçler &lt;/b&gt;market bulunuyor. Ve ben yine de minik &lt;b&gt;Migrosuma&lt;/b&gt; gitmeyi tercih ediyorum. &lt;b&gt;Astoria&lt;/b&gt;'ya sinemaya ya da&lt;b&gt; Metrocity&lt;/b&gt;'ye spora gittiğimde de değişiklik olsun diye oradaki büyük &lt;b&gt;Migroslara &lt;/b&gt;uğruyorum. Bazen &amp;nbsp;de değişiklik niyetine sanal marketine uğruyorum &lt;b&gt;Kangurum&lt;/b&gt;'un. :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Turkcell &lt;/b&gt;için de aynı şey geçerli. Üniversitenin son yılından (1998-99 dönemi) itibaren aynı &lt;b&gt;Turkcell&lt;/b&gt; hattına sahibim. Özellikle son dönemlerde diğer operatörlerin kızışan rekabetle birlikte önerdikleri o avantajlı tarifelere, kampanyalara hiç rağbet etmedim. Numara taşıma çıkmasına rağmen başka bir operatöre geçmek içimden gelmedi. Hiçbir zaman &lt;i&gt;"dur pencerenin yanına gideyim, oradan çeker"&lt;/i&gt; ya da gezilerde falan &lt;i&gt;"hımm, burada sinyal yok"&amp;nbsp;&lt;/i&gt;demedim. &lt;b&gt;Turkcell&lt;/b&gt;, her zaman çekti, beni hep bilgilendirdi, bilgi almak ve soru sormak istediğimde karşımda hep konusunda yetkin birilerini buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç mi sorun yaşamadık aramızda derseniz her ilişkide olduğu gibi bu ikisiyle de az da olsa pürüzler yaşadığım oldu. Ama büyük ve kurumsal firma olmanın bence ilk şartlarından biri de müşteri ilişkileri ve problem çözebilme yetisidir. Hem &lt;b&gt;Migros&lt;/b&gt; hem de &lt;b&gt;Turkcell'&lt;/b&gt;in bu konuda çok iyi olduklarını düşünüyorum. (Bu konuda hiç takdir etmediğim firmaları da hatırlayalım: &lt;b&gt;Pegasus, Biletix&lt;/b&gt; ve son dönemlerde&amp;nbsp;&lt;b&gt;Garanti&lt;/b&gt;!) Bir de bu dönemde müşteri ilişkilerinde sosyal medya tarafını iyi yönetebilmek çok önem kazandı ve bu konuda da çok başarılılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, sanal marketle ilgili küçük bir sorunum olmuştu. Küçük de olsa bir para iadesi yapılması gerekiyordu ve her seferinde bana paranın kartıma yüklendiği söyleniyordu ve ben &lt;b&gt;Migros &lt;/b&gt;kasasına gittiğimde o tutarı göremiyordum. Telefonda çözemedim sanarak &lt;b&gt;Twitter&lt;/b&gt;'dan ulaştım &lt;b&gt;Migros Hizmet'&lt;/b&gt;e (@MigrosHizmet) ve işin aslını orada öğrenmiş oldum. Meğer sanal market alışverişi olduğu için yine bir sanal market alışverişimde kullanabilecekmişim o para puanı. Internet üzerinden bana dönmeleri ve durumun anlaşılması bir saati bile bulmadı diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-Iap72G1TXfk/TvGrsWIiulI/AAAAAAAAIHU/g5Ki-K-2uww/s1600/turkcell-.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-Iap72G1TXfk/TvGrsWIiulI/AAAAAAAAIHU/g5Ki-K-2uww/s200/turkcell-.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aynı şekilde bir örnek de &lt;b&gt;Turkcell&lt;/b&gt;'den.. Son zamanlarda &lt;b&gt;Turkcell'&lt;/b&gt;den&amp;nbsp;gelen bilgilendirme SMS'leri ve sesli kayıt telefonlarından bunalmıştım. Bir de önceden 532 numarasından aranırdık, anlardık &lt;b&gt;Turkcell &lt;/b&gt;olduğunu. Şimdi 0532-757... gibi bir numaradan aranıyorum, açıyorum &lt;b&gt;Turkcell &lt;/b&gt;çıkıyor! Tam bir telefon sapığı gibi. :) Ben de &lt;b&gt;Twitter'&lt;/b&gt;a (mention falan etmeden) &lt;i&gt;"Turkcell, telefon sapığım olma yolunda emin adımlarla ilerliyor! Çalan üç telefondan ve gelen 2 SMS'ten biri Turkcell'den!! İmdat!"&lt;/i&gt; yazmıştım. Mention etmeyince kendi halimde bir serzeniş olarak kalır orada diye düşünürken 25 dakika içinde &lt;b&gt;Turkcell Hizmet'&lt;/b&gt;ten mesaj geldi. Bana Online İşlem Merkezi'nden ayarları düzeltebileceğimi söylediler. Denedim, ve olmadığını söyledim. 10 dakika içinde telefonumu alıp beni aradılar ve ayarları düzelttiler. Ve bunu yaptıklarında saat gecenin 10'uydu! Eeee, şimdi ben nasıl bağlanmayayım &lt;b&gt;Turkcell'&lt;/b&gt;le hayata. :) Bunlar minik problemler, ama karşınızda size değer veren bir şirket olduğunu gösteren önemli örnekler bana göre. (&lt;i&gt;Hazır müşterisine kulak veren bir operatörüm varken son reklamlarını hiç beğenmediğimi de söylesem mi acaba? Hele sevgi sözcükleri arasında "alınyazım"ı gördüğümde yaşadığım şoku hiç unutamıyorum! Ama neyse, şimdilik konuyu dağıtmayayım.&lt;/i&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;Son olarak siz de benim gibi gelen SMS ve sesli kayıt telefonlarından bunaldıysanız yapmanız gerekeni açıklıyorum:&lt;/u&gt; &lt;/b&gt;Turkcell &lt;a target="_blank" href="http://www.turkcell.com.tr/"&gt;web sayfası&lt;/a&gt;na girin. Sağ üst köşedeki Online İşlemler/Bireysel'i tıklayın. Tek kullanımlık şifrenizi alın. Sonra Tanıtım Mesajları kategorisine girin. Orada her kategori için İzin Verdiklerim ve İzin Vermediklerim sütunları olduğunu göreceksiniz. Otomatik olarak her şeyin İzin Verdiklerim sütununda olduğunu ve İzin Vermediklerim sütununun boş olduğunu da göreceksiniz. Bir de iki sütunun arasında Ekle ve Çıkar tuşları var. Şimdi İzin Verdiklerim'de bulunan ve mesaj almak istemediğiniz her kategoriyi seçerek Çıkar tuşuna basmanız ve onların İzin Vermediklerim'e geçmesi gerekiyor. Ama ben başaramadım, çünkü Çıkar tuşu çalışmıyor gibiydi. Sizin de çalışmazsa o zaman 532'yi aramanız gerek. Ya da Twitter üzerinden ulaşmak isterseniz: @TurkcellHizmet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki firmayla da on&amp;nbsp;iki yıldır birlikteyiz ve sanırım hem onlar hem ben var olduğumuz sürece de birlikte oluruz.&amp;nbsp;Bu hizmet anlayışının yaygınlaşması ve böyle firmalarımızın artması dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-184223716142306220?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/184223716142306220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=184223716142306220&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/184223716142306220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/184223716142306220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/baz-seyler-hic-degismez-migros-ve.html' title='Bazı Şeyler Hiç Değişmez: Migros ve Turkcell'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-IVjgh_nPTFw/TvGrlj31GTI/AAAAAAAAIHM/c6aFBRnWXTM/s72-c/migros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-6272931500587243131</id><published>2011-12-19T09:50:00.002+02:00</published><updated>2011-12-19T10:02:48.924+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Haftasonunun Bilançosu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hafta sonu dediğime bakmayın, anlatacağım her şey Cumartesi günü yaşandı aslında. Önce sabah kalkıp &lt;b&gt;Anadolu Yakası&lt;/b&gt;'na geçtik. Senede bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda gerçekleştirdiğimiz bu eylemin nedeni &lt;b&gt;Ajanda Dergi&lt;/b&gt; grubuyla brunch buluşmasıydı. &lt;b&gt;Fortis Fenerbahçe Sosyal Tesisleri&lt;/b&gt;'nde buluştuk cümbür cemaat. Aşağıdaki fotoğrafa bakıp da aldanmayın yani, eşler ve kucaklarımızdaki '&lt;i&gt;Süper Bebek&lt;/i&gt;'lerin dışında bebeklik aşamasını çoktan geçmiş bir "&lt;i&gt;abla&lt;/i&gt;" daha vardı masamızda. Yine fotoğrafla ilgili bir uyarı: aşağıdaki fotoğrafa bakıp da "&lt;i&gt;bebek de yakışmış kucağına&lt;/i&gt;" yorumunu yapanların yorumları bilinmeyen nedenlerle kaybolabilir. :) Mekan güzel, yiyecekler güzel, en önemlisi sohbet güzel olunca neredeyse saat 14:30'a kadar sürdü sefamız. Camlarla çevrili mekanda güneşin altında mayışarak Türk kahvelerimizi içerek kapanışı yaptıktan sonra bu keyifli buluşmayı en kısa zamanda tekrarlamak için sözleşerek ayrıldık. Ama siz siz olun bizden hiç ayrılmayın olur mu sevgili okurlarımız? Her zaman bekliyoruz &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.ajandadergi.com/"&gt;Ajanda&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'ya! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cnjA8qTHfXw/Tu5BC2JEKPI/AAAAAAAAIGo/qrH1DoRuTio/s1600/brunch.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-cnjA8qTHfXw/Tu5BC2JEKPI/AAAAAAAAIGo/qrH1DoRuTio/s320/brunch.JPG" width="210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kendimi hâlâ yabancı hissettiğim &lt;b&gt;Anadolu Yakası&lt;/b&gt;'ndan &lt;i&gt;"evim evim güzel evim" &lt;/i&gt;olarak adlandırabileceğim &lt;b&gt;Avrupa Yakası&lt;/b&gt;'na geçtiğimizde eve gitmek yerine spora gitmeye karar verdim.&amp;nbsp;&lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum beni bırakıp,&amp;nbsp;evde film izlemeye gitti. Ben de sporda bir yandan pedal çevirirken bir yandan da elimdeki kitabı bitirdim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mwBEr4TTIZE/Tu5JRM6SspI/AAAAAAAAIGw/JWEKqxJKd2g/s1600/38123010582050893.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-mwBEr4TTIZE/Tu5JRM6SspI/AAAAAAAAIGw/JWEKqxJKd2g/s320/38123010582050893.jpg" width="203" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yazarı gözüme çarptığı için&amp;nbsp;&lt;b&gt;Sahaf Festivali'&lt;/b&gt;nden aldığım &lt;b&gt;Günden Kalanlar&lt;/b&gt; kitabı yaklaşık iki hafta elimde dolandıktan sonra sonunda bitti. Yazarı da çok etkilendiğim &lt;b&gt;&lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/09/bakalm-gecen-hafta-neler-izlemisiz.html" target="_blank"&gt;Beni Asla Bırakma&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; filminin yazarı olduğu için aklımda yer etmişti: &lt;b&gt;Kazuo İşiguro&lt;/b&gt;. Londra'da yaşayan Japon yazarın Booker ödüllü üçüncü romanı &lt;b&gt;Günden Kalanlar&lt;/b&gt; 1950'lerin İngiltere'sinde geçiyor. Romanda 35 yıl baş uşaklık yaptığı malikanenin yeni sahibinin zorlamasıyla bir haftalık bir tatile çıkan &lt;b&gt;Stevens&lt;/b&gt;'ın bu süre içinde geçmişini enine boyuna değerlendirmesi konu ediliyor. Kişisel geçmişinin yanı sıra &lt;b&gt;II. Dünya Savaşı&lt;/b&gt; sırasındaki siyasi ortamı ve İngiltere'nin tutumunu da bir kez daha gözden geçiren &lt;b&gt;Stevens &lt;/b&gt;her ikisinde de eleştirecek pek çok nokta buluyor. Kendisi gibi bir baş uşak olan babasından gördüğü gibi vakur bir tavra sahip olmak, onurlu davranmak ve efendisine koşulsuz şartsız itaat gibi doğru ve erdemli olmanın şartı sandığı tutumunun kendinden götürdüklerini açıkça görüyor.&amp;nbsp;Ama ne yazık ki&amp;nbsp;zamanı geri getirmek, kaybedileni yeniden kazanmak elbette mümkün değil. O zaman belki de hayatına olduğu haliyle devam etmesi en iyisidir. Ne dersiniz? Bu bir haftalık içe dönüş yolculuğunu keyifle okudum, sizlere de tavsiye ederim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-c9bY5LElDhg/Tu5LgQoKxGI/AAAAAAAAIG4/Fsv5gm2xubc/s1600/contagion-6.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-c9bY5LElDhg/Tu5LgQoKxGI/AAAAAAAAIG4/Fsv5gm2xubc/s320/contagion-6.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Akşam üstü eve döndüğümde &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cum koltukla bütünleşmiş halde gazeteleri okumaya başlamıştı. Akşam yemeğimizi yedikten sonra da birlikte film izlemeye karar verdik. &lt;b&gt;Hollywood&lt;/b&gt;'un panik filmlerinden biri olduğunu düşündüğümüz&amp;nbsp;&lt;b&gt;Salgın&lt;/b&gt;'ı (&lt;b&gt;Contagion&lt;/b&gt;) seçtik Cumartesi gecesi için. Ben sinema değeri olmasa bile o panik filmlerini severim. Hani eskiden katil karıncalar, arılar, vs filmleri olurdu ya, bayılırdım onlara. Ya da işte felaket filmlerini falan severim. Bunu da o tarz bir film sandım ama pek heyecanlı bir film olduğunu söyleyemeyeceğim. Hatta bu kategorideki en sıkıcı film bile olabilir. Güzel bir konu ve harika bir oyuncu kadrosundan sıradan bir film çıkarmışlar. Belgesel gibi ve belgesel izlemeyi de severim, ama belki de zihnen belgesel değil film izlemeye programlanmış olduğumuzdan dolayı "eh işte" diyorumdur. Kadroyu yandaki afişte görebilirsiniz. Konu da hızla ve dokunmayla bile bulaşan ölümcül bir virüsün yol açtığı salgın. Afet önleme merkezleri, doktorlar, Dünya Sağlık Örgütü ve çeşitli kişi ve kurumların bu salgınla baş edebilmek için yaptıklarını izlediğimiz filmde favorim &lt;b&gt;Jude Law'&lt;/b&gt;ın canlandırdığı&amp;nbsp;aktivist blogger&amp;nbsp;oldu. Sosyal medyanın günümüzdeki önemine güzel bir vurgu yapılmış o karakter ile. Sonuç olarak filmi sıkılmadan izlersiniz, ama izlemeseniz de bir şey kaybetmezsiniz diyebilirim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pazar gününü de geç kalkıp, gün boyu &amp;nbsp;gazete, kitap, biraz iş ve dinlenmeyle geçirdikten sonra bir hafta sonunu daha bitirmiş olduk. Önümüzdeki yeni haftanın hepimize güzellikler getirmesini diliyorum..Sendromsuz Pazartesiler! :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-6272931500587243131?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/6272931500587243131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=6272931500587243131&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6272931500587243131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6272931500587243131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/haftasonunun-bilancosu.html' title='Haftasonunun Bilançosu'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-cnjA8qTHfXw/Tu5BC2JEKPI/AAAAAAAAIGo/qrH1DoRuTio/s72-c/brunch.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4891740137093356259</id><published>2011-12-17T10:00:00.003+02:00</published><updated>2011-12-17T10:00:01.916+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Yeni Yıl Hediyeniz Burhan Doğançay'dan!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-OhdDGrTudkA/TuoU221td0I/AAAAAAAAIGU/JJ45NCJNzRU/s1600/noname.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-OhdDGrTudkA/TuoU221td0I/AAAAAAAAIGU/JJ45NCJNzRU/s320/noname.jpg" width="227" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yılbaşında sevdiklerinize &lt;b&gt;Burhan Doğançay&lt;/b&gt; müzesinin dükkanından alabileceğiniz bu harika çanta ve babetlerden hediye etmek istemez misiniz? Bunların dışında not defteri, iPhone kapağı, laptop kılıfı, kol düğmesi gibi çok çeşitli "kullanılabilir sanat" ürünlerinden almak isterseniz &lt;b&gt;Balo Sok No: 42, Beyoğlu&lt;/b&gt; adresine uğramanız gerekiyor. Bence süper fikir, ya sizce?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4891740137093356259?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4891740137093356259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4891740137093356259&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4891740137093356259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4891740137093356259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/yeni-yl-hediyeniz-burhan-dogancaydan.html' title='Yeni Yıl Hediyeniz Burhan Doğançay&apos;dan!'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OhdDGrTudkA/TuoU221td0I/AAAAAAAAIGU/JJ45NCJNzRU/s72-c/noname.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4469119091207226907</id><published>2011-12-16T10:00:00.005+02:00</published><updated>2011-12-16T10:15:20.259+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>Beyoğlu'nda Gezersin..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mMRwLcv8WK8/TuYuASWmvkI/AAAAAAAAIF4/F-kiLuU7otU/s1600/nesli+t%25C3%25BCrk1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-mMRwLcv8WK8/TuYuASWmvkI/AAAAAAAAIF4/F-kiLuU7otU/s320/nesli+t%25C3%25BCrk1.JPG" width="249" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önceki Cuma&lt;b&gt; Gizem'&lt;/b&gt;le &lt;b&gt;Nişantaşı'&lt;/b&gt;nda "ortaya karışık" yapmıştık, 9 Aralık Cuma günü ise &lt;b&gt;Beyoğlu&lt;/b&gt;'nda aynısını tekrarladık. İlk olarak &lt;b&gt;Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi&lt;/b&gt;'ne gittik. Orada &lt;b&gt;7 Ocak 2012&lt;/b&gt;'ye kadar devam edecek olan &lt;b&gt;Nesli Türk&lt;/b&gt;'ün &lt;b&gt;Bedenin Hafızası &lt;/b&gt;adlı sergisini gezdik. Ben '83 doğumlu genç sanatçının yer yer insanı rahatsız eden ama çok da etkileyen resimlerine bayıldım diyebilirim. Zaten şimdiye kadar &lt;b&gt;Akademililer'&lt;/b&gt;de gezdiğim bütün sergilerden çok keyif aldığımı söyleyebilirim. (&lt;b&gt;Akademililer&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Burhan Doğançay Müzesi'&lt;/b&gt;nin karşısında, &lt;i&gt;Balo Sokak 37&lt;/i&gt; numarada bulunuyor.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Nesli Türk&lt;/b&gt;’ün resimlerinin temel temasını &amp;nbsp;et (flesh), kaygı, cinsellik gibi kavramlar oluşturuyor. Yaşıyor olduğumuz gerçeğini uç boyutlardaki marazi haller ile bedenin ifrata varan reaksiyon hallerini ilişkilendirerek resmeden sanatçı, çalışmalarında sık sık kendi bedeninden de yola çıkmış. Resimlerinin hepsinde psikolojik gerilim dozu oldukça yüksek. Hepsini çok beğendiğim için çok fazla resim ekledim bu yazıya da. Yanda üstte gördüğünüz resmin adı &lt;b&gt;Kim Kimi Nasıl Becermiş&lt;/b&gt;. Nesli Türk, son dönemlerde resimlerinde figürlerini streç film, alüminyum folyo ve naylon poşete sarmalayarak boğulma, sıkılma ve baskı hissini daha yoğun yansıtmaya çalışıyormuş. Bu da onlardan biri işte. Ben o sıkılma hissini daha çok o resmin altındaki &lt;b&gt;Sıkışma &lt;/b&gt;tablolarında duydum diyebilirim. Üsttekinde ise o streç filmin gerçekçi görüntüsüne hayran kaldım. &lt;b&gt;Sıkışma &lt;/b&gt;tablolarındaki oyuncaklar, size de &lt;b&gt;Chucky&lt;/b&gt;'yi anımsatmıyor mu? O oyuncaklar, çocukluğumuzda bize dayatılmaya başlanan toplumsal rolleri sembolize ediyorlarmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-8LlyAQGtESU/TuYuCcAvcrI/AAAAAAAAIGA/iCNLaxNccI0/s1600/nesli+t%25C3%25BCrk.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-8LlyAQGtESU/TuYuCcAvcrI/AAAAAAAAIGA/iCNLaxNccI0/s320/nesli+t%25C3%25BCrk.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Benim en beğendiklerimden biri sol üstteki resim oldu. Sağ üstteki &lt;b&gt;Koku &lt;/b&gt;da hem en rahatsız edici bulduklarım hem de figürlerin güzelliği açısından en beğendiklerim arasındaydı. Sol alttaki &lt;b&gt;Çürüyen &lt;/b&gt;tablosundaki yaşlı figür içimi acıttı. Sağ alttaki&amp;nbsp;&lt;b&gt;Organsız Beden&lt;/b&gt; &amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;b&gt;Bedenin Hafızası&lt;/b&gt; serisinden de birkaç tablo bulunuyordu sergide. Bence bu kadar anlatmak yeter. Bunları ve geri kalanını merak edip, gidip görmenizi öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Oradan çıktıktan sonra &lt;b&gt;İdefix Sanal Kitap Fuarı&lt;/b&gt;'nda verdiğim siparişlerden biri olan ama &lt;b&gt;İdefix&lt;/b&gt;'in bulamadığını söylediği &lt;b&gt;Isabel Allende'&lt;/b&gt;nin &lt;b&gt;Paula &lt;/b&gt;adlı kitabını sormak üzere &lt;b&gt;Can Kitabevi&lt;/b&gt;'ne uğradık. Ve bingo! Kitabı bulduğum için mutlu, ama &lt;b&gt;Can Kitabevi'&lt;/b&gt;nin o hafta sonu kapanacak olmasından dolayı üzülerek &amp;nbsp;oradan da ayrıldıktan sonra kış aylarının klasikleşen çorba molasını verdik. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Sonra &lt;b&gt;Tünel &lt;/b&gt;tarafına doğru yürürken &lt;b&gt;Borusan Müzik Evi&lt;/b&gt;'nin önünden geçiyorduk ki aklıma 24 Aralık'taki &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu&lt;/b&gt; konserinin biletlerini sormak geldi. Sırf &lt;b&gt;Biletix'&lt;/b&gt;ten almamak için etkinlik günü gişeden almaya karar vermiştik. Hazır önündeyken etkinlik günü dışında da bilet alınabiliyorsa alayım biletlerimizi dedim ve bingo! Alınabiliyormuş! &lt;b&gt;Biletix'&lt;/b&gt;ten 74 TL'ye alacağım biletleri 60 TL'ye aldıktan (ve birkaç gün içinde biletler tükendikten) sonra şanslı günüm olduğuna karar verip bir de &lt;b&gt;Sayısal Loto &lt;/b&gt;aldım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Aşağıdaki resimde Okunacaklar rafında beni bekleyen gıcır kitaplarımı görüyorsunuz. Sağdan sekiz tanesi&lt;b&gt; İdefix&lt;/b&gt;'ten geldi. En solda gördüğünüz biletler de tahmin ettiğiniz üzere "hastası" olduğumuz &lt;b&gt;Ayhan Sicimoğlu &lt;/b&gt;konserinin biletleri. Yani an itibariyle kütüphanemizin en heyecan verici rafında bulunuyoruz. :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-xDBjF6-b_q4/TuoifBa4jpI/AAAAAAAAIGc/D3QG_PytFTQ/s1600/okunacaklar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/-xDBjF6-b_q4/TuoifBa4jpI/AAAAAAAAIGc/D3QG_PytFTQ/s320/okunacaklar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Beyoğlu &lt;/b&gt;turunu bitirip de &lt;b&gt;Me Gusta'&lt;/b&gt;da biralarımızı içerken de ikramiyeyi kutlamak için ilk olarak&amp;nbsp;&lt;b&gt;Gizoş&lt;/b&gt;'la birlikte uzak diyarlara seyahat planları yaptık. &amp;nbsp;Sonra &lt;b&gt;Gizem &lt;/b&gt;bir ara birlikte iş kurarız falan dedi ama ben gayet açık ve net bir şekilde &lt;b&gt;Sayısal&lt;/b&gt;'dan ikramiye çıkması durumunda iş kadını falan değil ancak müzmin seyyah ve kursiyer olabileceğimi belirttim. Sonra Cumartesi geldi ve sonuçlar açıklandı veee bingooo... diyebilmeyi çok isterdim ama yine her satırda 0 ve 1 tutturma geleneğini bozmadığımı gördüm! &amp;nbsp;Ha bu arada ikramiye çıkarsa da buradan ilan etmem tabi. Hatta anne-babalara telefonda falan da söylemem. Telefonlar dinlenir, onlar bağırış çağırış tüm &lt;b&gt;İç Anadolu&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Çukurova &lt;/b&gt;bölgesine duyururlar, sonra birileri peşime takılıp biletimi çalmaya çalışır falan, mazallah! Bavulu topladığım gibi &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cumun ofisine gider ve &lt;b&gt;Ankara&lt;/b&gt;'ya gittiğimi,&amp;nbsp;akşam iş çıkışı &lt;b&gt;Ankara'&lt;/b&gt;ya gelmesini&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;söylerim (telefon ve mail kullanmak yok!), sonra doğrudan önceden ayarladığım banka görevlisiyle birlikte &lt;b&gt;Milli Piyango İdaresi&lt;/b&gt;'ne gidip çeki hesabıma yatırırım. &amp;nbsp;O sırada İso da gelmiş olur ve ben de şampanyaları kapıp sırayla aile üyelerinin evlerine uğramaya ve kutlamalara başlarım herhalde. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar imgeledim ki &lt;b&gt;Evren &lt;/b&gt;parayı gönderdiğinde apışıp kalmayayım! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Güzel bir Cuma ve hafta sonu diliyorum sizlere...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4469119091207226907?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4469119091207226907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4469119091207226907&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4469119091207226907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4469119091207226907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/beyoglunda-gezersin.html' title='Beyoğlu&apos;nda Gezersin..'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-mMRwLcv8WK8/TuYuASWmvkI/AAAAAAAAIF4/F-kiLuU7otU/s72-c/nesli+t%25C3%25BCrk1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1118025783355482116</id><published>2011-12-15T10:00:00.003+02:00</published><updated>2011-12-15T16:29:51.510+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahne Sanatları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunları Biliyor Muydunuz?'/><title type='text'>Yıldız Sarayı Tiyatrosu Açıldı!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;2011-2012&lt;/b&gt; dönem projesi olarak&lt;b&gt; Yıldız Sarayı&lt;/b&gt; kompleksi içinde yeralan ve &lt;b&gt;Osmanlı İmparatorluğu&lt;/b&gt;'ndan günümüze ulaşmayı başaran tek tiyatro sahnesinin elektrik, ses ve ışık düzenini yenileyerek, eski şaşalı günlerine kavuşturmayı ve İstanbul sanat camiasına kazandırmayı amaç edinen &lt;b&gt;Maslak Rotary Kulübü,&lt;/b&gt; üstlendiği bu işi başarıyla tamamlamış. Yenileme çalışmaları tamamlanan &lt;b&gt;Yıldız Sarayı Tiyatrosu, 17 Aralık 2011 &lt;/b&gt;gecesi harika bir gala konseriyle perdelerini açıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;Tiyatro Hakkında Kısa Bilgi:&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Yıldız Sarayı Tiyatrosu &lt;/b&gt;günümüze ulaşabilen tek saray tiyatrosudur. &lt;b&gt;Sultan 2. Abdülhamid&lt;/b&gt; tarafından &lt;b&gt;1889 &lt;/b&gt;yılında&lt;b&gt; D'aranco&lt;/b&gt;'ya inşa inşa ettirilmiş olup mimarı &lt;b&gt;Yanko&lt;/b&gt;'dur. Küçük dikdörtgen tiyatro salonunun üç tarafı sütunlarla taşınan localarla çevrilidir. Sahnenin tam karsısındaki loca padişaha aittir. Amaç padişahın, şehzadelerin ve yabancı konukların opera ve temsilleri seyredilebilmesidir çünkü padişah devletin yükseliş göstergesinde kültür ve sanatın cok önemli olduguna inanıyordu. Konuklarından biri de Alman İmparatoru Kayzer 2. Wilhelm olmuştur. Saray tiyatrosunda İtalyan sanatçılar başta olmak üzere zaman zaman diğer yabancı sanatçı guruplar da davet edilmiş ve temsiller vermişlerdir.  Bunlar arasında ünlü Fransız sanatçı &lt;b&gt;Sarab Bernbard, Coquleain Cadet&lt;/b&gt; ve Rus şantör&lt;b&gt;  E. Chaliapin&lt;/b&gt;  vardı. Tiyatroda S&lt;b&gt;evil Berberi, Norma, Travatore, Rigoletto, Traviata, Faust, Carmen &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Aida&lt;/b&gt; gibi operalar da sahnelenmiştir.  Bundan sonra da bu güzel ve kücük tarihi mekanda operalar ve konserler dinleme olanağına tekrar kavuşmuş olacağız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-6Po29qsgQJ4/TudwDhqA1NI/AAAAAAAAIGI/val6lYZhvag/s1600/yildiz_opera.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://2.bp.blogspot.com/-6Po29qsgQJ4/TudwDhqA1NI/AAAAAAAAIGI/val6lYZhvag/s320/yildiz_opera.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;17 Aralık&lt;/b&gt; gecesi değerli müzikolog ve orkestra şefi &lt;b&gt;Emre Aracı&lt;/b&gt;'nın &lt;b&gt;Yıldız Sarayı Tiyatrosu'&lt;/b&gt;nun önemini ve tarihimizdeki yerini anlatan konuşması ile başlayacak gecede &lt;b&gt;Cihat Aşkın'&lt;/b&gt;ın kemanı ve &lt;b&gt;Gülden Teztel&lt;/b&gt;'in piyanosundan yayılan ezgiler salonu dolduracak. Tahmin ettiğiniz üzere bu gece özel bir gece ve hepimiz davetli değiliz. :) Ama bundan sonrası için bu salonda gerçekleştirilecek opera ve konser &amp;nbsp;programını takibe almanızı öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Maslak Rotary Kulübü&lt;/b&gt;'nün bu güzel çalışmalarının örnek teşkil etmesi ve bu tür haberleri daha sık duymak dileğiyle... Sanatsız kalmayın!&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1118025783355482116?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1118025783355482116/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1118025783355482116&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1118025783355482116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1118025783355482116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/yldz-saray-tiyatrosu-acld.html' title='Yıldız Sarayı Tiyatrosu Açıldı!'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-6Po29qsgQJ4/TudwDhqA1NI/AAAAAAAAIGI/val6lYZhvag/s72-c/yildiz_opera.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-2134688625242870083</id><published>2011-12-14T09:45:00.000+02:00</published><updated>2011-12-14T09:46:33.133+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Bence Zaman Kaybı Ama Size Mani Olmayayım :)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son zamanlarda DVD ve sinemada izleyip de&amp;nbsp;beğenmediğim, hatta&amp;nbsp;bazılarının sonunu bile getiremediğim dört filmden bahsedeceğim sizlere. Elbette bunlar kendi ruh hali, bakışı, zihni ve algıları ile filmleri izleyip içinde uyandırdığı hissi yorumlayan bir sinema seyircisinin naçizane yorumlarıdır. Siz yine de çok ciddiye almayın ve aralarında merak ettikleriniz varsa benim yorumuma kurban gitmesine izin vermeyin.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lvsjUOHRYQ8/TuSQh3rWEYI/AAAAAAAAIFY/GfN9Es6cF6M/s1600/The-Tree-Of-Life-2011.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-lvsjUOHRYQ8/TuSQh3rWEYI/AAAAAAAAIFY/GfN9Es6cF6M/s200/The-Tree-Of-Life-2011.jpg" width="140" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İlki &lt;b&gt;Brad Pitt&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Sean Penn&lt;/b&gt;'i görüp atladığım &lt;b&gt;The Tree Of Life&lt;/b&gt;, yani &lt;b&gt;Hayat Ağacı&lt;/b&gt;. Konusunda "büyüdükçe masumiyetin kaybına tanık olan çocukların hikayesi anlatılıyor" denmiş. Yazmadan önce buna bakmak zorunda hissettim kendimi çünkü evde tek başıma ve kafamı vererek izlememe rağmen yaklaşık bir saat sonra hâlâ hiçbir şey anlamadığımı fark edince filmi kapatmak durumunda kaldım. O yüzden konuyu, oyunculukları falan yazamayacağım. İlk sahnede Tekvin 4:12 gibi bir kutsal kitap alıntısı eşliğinde gördüğüm aile tablosundan sonra Büyük Patlama'ya, buzulların oluşumuna falan gittik bir süre. Sonra bir dinozor gördüm oyuncu olarak! Ondan sonra yine o aile çıktı ortaya ama artık ben eski ben değildim. Bir yarım saat kadar da bilgisayar başına geçip oradan göz atarak devam ettim filme ama olmadı. Elektrik alamadım kendisinden ve kapattım gitti! İlk 50 sayfasında ya da ilk yarım saati içinde beni sarmayan kitap ve filmlere karşı giderek daha da tahammülsüz olmaya başladığımı fark ediyorum. Zamanı daha iyi kullanma kaygısı temelli yine yaşla ilgili bir durum sanırım..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-F8heBPlR7HQ/TuSQp_QPxBI/AAAAAAAAIFg/QMCkrmVE0DQ/s1600/melancholia.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-F8heBPlR7HQ/TuSQp_QPxBI/AAAAAAAAIFg/QMCkrmVE0DQ/s200/melancholia.jpg" width="134" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İkinci film &lt;b&gt;Lars von Trier&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Melancholia&lt;/b&gt;'sı. &lt;b&gt;İKSV'&lt;/b&gt;nin &lt;b&gt;Film Festivali&lt;/b&gt;'nde de gösterilmişti ve biz kaçırdığımız için üzülmüştük. Ama bazı şeyleri zorlamamak gerektiğini, her işte bir hayır olduğunu bazen unutuyor insan. :) İlla ki izleyeceğiz dedik, peşine düştük, unutmadık, aradık ve bulduk. Aslında güzel de filmdi sanırım da benim ruh halim filme uygun değildi. Başrolde &lt;b&gt;Kirsten Dunst&lt;/b&gt;'ın oynadığı ve başarıyla canlandırdığı melankolik karakter ve bizlere de bulaştırdığı o depresif ve can sıkıcı ruh hali filmi düşündükçe içimi sıkmaya devam ediyor. Bilim kurgu öğeleri de içeren film &lt;b&gt;Avrupa Film Ödülleri 2011&lt;/b&gt;'de En İyi Film ödülünü kaptı. O yüzden isterseniz siz bir şans verin bu filme, ama ben sanırım &lt;b&gt;Lars von Trier &lt;/b&gt;defterini kapattım (bu filminden sonra aklıma &lt;b&gt;Dogville &lt;/b&gt;de gelince zaten ikinci bir şansı vermişim kendisine diye düşündüm, yeter!).  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5RVn6xqXhJE/TuSQwLGHk0I/AAAAAAAAIFo/cRmkWuW3geo/s1600/imkansizin-sarkisi-film-afisi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-5RVn6xqXhJE/TuSQwLGHk0I/AAAAAAAAIFo/cRmkWuW3geo/s200/imkansizin-sarkisi-film-afisi.jpg" width="140" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sırada &lt;b&gt;İmkansızın Şarkısı &lt;/b&gt;(orijinal adı &lt;b&gt;Norwegian Wood&lt;/b&gt;) adlı Japon filmi var. &lt;b&gt;Haruki Murakami&lt;/b&gt;'nin aynı adlı romanından filme uyarlanmış.  1960’ların sonlarında &lt;b&gt;Tokyo&lt;/b&gt;’da geçen film, en yakın arkadaşı &lt;b&gt;Kizuki'&lt;/b&gt;yi kaybeden &lt;b&gt;Toru&lt;/b&gt;'nun dünyasını anlatıyor. Kaybettiği arkadaşının sevgilisi olan &lt;b&gt;Naoko&lt;/b&gt;’ya aşık olan &lt;b&gt;Toru&lt;/b&gt;'nun ve &lt;b&gt;Naoko&lt;/b&gt;'nun yaşadıkları bu korkunç olayın etkilerini üzerlerinden atma sürecinde yaşadıkları duygusal gerginlik, bastırılan cinsellik ve vicdani gel-gitler anlatılmış. Ama yer yer çok sıkıldığımı söylemem gerek. Neden olduğunu bilmemekle birlikte sanırım Japon tarzı kapalı devre ruhsal acı çekme durumuydu bu kadar içimi sıkan. Çok saygı duyuyorum bu asil tarza ama yaşamda, filmde değil! Yine de bu dört film arasından birine şans vermenizi söyleyecek olsam bu filmi seçerdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-z3HH3m5VsBI/TuSQ2KCZMXI/AAAAAAAAIFw/RdoNyrDjetw/s1600/ay-buyurken-uyuyamam-1.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-z3HH3m5VsBI/TuSQ2KCZMXI/AAAAAAAAIFw/RdoNyrDjetw/s200/ay-buyurken-uyuyamam-1.jpg" width="138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Son olarak geçen hafta sonu &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum şehir dışındayken en son yıllar önce yaptığım gibi tek başıma sinemaya gitmeye karar verdim. (&lt;i&gt;Kimileri bunu rahatsız edici bulabilir, ama bence tek başına yapılabilecek en güzel aktivitelerden biridir  sinemaya gitmek.&lt;/i&gt;) Gerçi tek başıma gidemedim. Birkaç saat öncesinde bir plan değişikliği ile uzun zamandır görüşmediğim &lt;b&gt;Betül&lt;/b&gt;'le buluşup, önce yemek, sonra sinema yaptık ve çok da iyi oldu. Film olarak da &lt;b&gt;Necati Cumalı&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Şerif Gören&lt;/b&gt; isimlerini duyup da fragmanını gördüğümden beri aklımda olan&lt;b&gt; Ay Büyürken Uyuyamam&lt;/b&gt;'ı izlemeye karar verdik. Uzun zamandır çok güzel Türk filmleri yapıldığı için umutlanırken bu kadar güzel bir hikayeden bu kadar kötü bir film çıkması karşısında hayrete düştüm diyebilirim. Bence bu filmde görülesi tek şey &lt;b&gt;Ayça Bingöl&lt;/b&gt;'ün güzelliğiydi. O kadar! Diğer her şey doğallıktan çok uzak, karikatürize ve abartılıydı. Kadının üzerindeki mahalle baskısından çok dokunaklı ve kanımızı donduran bir hikaye çıkacak diye düşünmüştüm ama ne içindeki komedisi komedi ne de dramı dram olan bir film izledik. &lt;b&gt;Şerif Gören&lt;/b&gt; 18 yıl aradan sonra çekmiş bu filmi. İsterse bizler bu filmi hiç çekilmemiş kabul edebiliriz, &lt;b&gt;Şerif Gören&lt;/b&gt; de araya kaldığı yerden devam edebilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not:&lt;/b&gt; Fragmanı sayesinde merak ettiğim &lt;b&gt;Mavi Pansiyon&lt;/b&gt;'la ilgili olarak da hislerim iyi bir film olmadığı yönünde beni uyarmaya devam ediyor. Hatta üstüne bir de metroda &lt;i&gt;"Asla tek bir kadına yatırım yapma"&lt;/i&gt; yazan tanıtım afişlerini gördükten sonra filme karşı tek kişilik protestomu başlatsam mı bilemedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu yazıyı da diğer sinema yazılarımda olduğu gibi "&lt;i&gt;İyi Seyirler&lt;/i&gt;" diye bitirsem mi ona da emin olamadım. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-2134688625242870083?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/2134688625242870083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=2134688625242870083&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2134688625242870083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2134688625242870083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/bence-zaman-kayb-ama-size-mani-olmayaym.html' title='Bence Zaman Kaybı Ama Size Mani Olmayayım :)'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-lvsjUOHRYQ8/TuSQh3rWEYI/AAAAAAAAIFY/GfN9Es6cF6M/s72-c/The-Tree-Of-Life-2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1478612256110414905</id><published>2011-12-13T10:00:00.122+02:00</published><updated>2011-12-14T19:53:46.187+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>Fransız Sokağı'nda Sakman İstanbul'dayız</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Seneler önce yine &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumla ilgili bir kutlama için gitmiştik. Bu sene de &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumun Ekim sonundaki doğum günü kutlamalarının bir parçası olarak 3 Aralık Cumartesi akşamı için yerimizi ayırttık &lt;b&gt;Sakman İstanbul&lt;/b&gt;'da. Daha önce Öneri bölümünde yer vermiştim ama görmemiş olabilirsiniz. Kaçıranlar için bir kez daha hatırlatmak isterim ki &lt;b&gt;Vedat Sakman&lt;/b&gt;'ın son albümü &lt;b&gt;Yaşamın Gözlerin Kadar Güzel Olsun&lt;/b&gt; bir harika. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yemek saatinde orada olduysanız &lt;b&gt;Sakman Mutfak'&lt;/b&gt;ta yemeğinizi yiyebilirsiniz. Canlı müzik ise gece 11.00'de ayrı bir bölüm olan &lt;b&gt;Sakman İstanbul'&lt;/b&gt;da başlıyor. Hafta içi farklı isimlerin yer aldığı mekanda Cuma ve Cumartesi akşamları &lt;b&gt;Vedat Sakman &lt;/b&gt;ve genç müzisyenlerden oluşan ve yıllardır değişmemiş olan grubu&amp;nbsp;çıkıyor. Aylık program takvimi ile ilgili &lt;a href="http://www.sakmanistanbul.com/index.html" target="_blank"&gt;web sayfası&lt;/a&gt;ndan bilgi alabilirsiniz. Hem yemek hem de canlı müzik için &lt;b&gt;Rezervasyon Tel&lt;/b&gt;: 0-212-244 58 73 / 249 25 40. Canlı müzik için kişi başı 25 TL, daha sonra ise içtiğinizi&amp;nbsp;ödüyorsunuz. Ruhunuzu dinlendirecek, güzel ve gerçek müzik dinlemek istiyorsanız bir hafta sonu &lt;b&gt;Vedat Sakman&lt;/b&gt; ve grubu ile şarap tadında bir gece geçirmenizi öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eNNanJBXjQU/TuMYm2qjl6I/AAAAAAAAIFQ/WL2-BmiPuj4/s1600/vedat%2Bsakman.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-eNNanJBXjQU/TuMYm2qjl6I/AAAAAAAAIFQ/WL2-BmiPuj4/s320/vedat%2Bsakman.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ancak Fransız Sokağı geneli ile ilgili bir yorum yapmadan da geçemeyeceğim. O gece saat 22.00 gibi iki arkadaşımızla buluşup birer kadeh bir şey içip daha sonra &lt;b&gt;Sakman İstanbul'&lt;/b&gt;a gittik. Eskiden &lt;b&gt;Zeynep&amp;amp;Murat&lt;/b&gt; ikilisi çıkarken çok sık gittiğimiz &lt;b&gt;Artiste Terasse&lt;/b&gt;'ın altında ya da yanındaki yerdi sanırım.&amp;nbsp;O kalabalıkta yol boyunca sıralanmış masalardan boş bulduğumuz birine yerleştik. İşte ondan sonra etrafıma bakınırken ortamın ne kadar bozulmuş olduğunu fark ettim. Her mekandan dışarı yayılan (bazılarının dışarıda yaptığı) ayrı telden çalan canlı müzik sesleri, özensiz servis edilen ve servis elemanlarının adını sanını bilmediği şaraplar, masalara okey ve yanlarına nargile konulsa &lt;b&gt;Ortaköy&lt;/b&gt;'deki sahil kahvelerini andıran bir müşteri profili, sular kesik olduğu için kapalı olan tuvaletler, vs. Fransız Sokağı bana hep daha farklı gelirdi. &lt;b&gt;Beyoğlu&lt;/b&gt;'nun &lt;b&gt;Beyoğlu&lt;/b&gt;'nu hiç andırmayan farklı bir köşesiydi (ki &lt;b&gt;Beyoğlu&lt;/b&gt;'nu da ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz, ama demek istediğim farklı.) Kendini farklı konumlandırmıştı sanki. Daha özel hissedebileceğimiz daha kaliteli bir yerdi. Demek ki ne&amp;nbsp;kadar uzun süredir gitmiyormuşum ki aşama aşama bozulduğunu fark etmemişim. Doğrudan bozulmuş, sıradanlaşmış, pek çok yer gibi özensiz, kalitesiz ve zevksiz bir yere dönüşmüş haline dalınca haliyle küçük kaplı bir şok geçirdim. &lt;b&gt;Sakman İstanbul&lt;/b&gt; bile altı-yedi yıl öncesinde dinleyicilerin çıt çıkarmadan müzik dinlediği bir yerken şimdi masalardan yayılan uğultunun eksik olmadığı bir yere dönüşmüş. Değerli herhangi bir şeye özensiz davranmak, onu geliştirmekten vazgeçtim, olduğu haliyle koruyamamak kadar beni üzen başka bir şey yok galiba. Ama n'apalım işte, biz böyle bir çağın, dönemin, belki de kültürün insanlarıyız. En azından &lt;b&gt;Vedat Sakman &lt;/b&gt;gibi bir ismin yıllardır İstanbul'un göbeğinde sadece müzik yapabiliyor olması bile sevindirici diye düşünelim, umudumuzu yitirmeyelim, değil mi?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1478612256110414905?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1478612256110414905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1478612256110414905&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1478612256110414905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1478612256110414905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/fransz-sokagnda-sakman-istanbuldayz.html' title='Fransız Sokağı&apos;nda Sakman İstanbul&apos;dayız'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-eNNanJBXjQU/TuMYm2qjl6I/AAAAAAAAIFQ/WL2-BmiPuj4/s72-c/vedat%2Bsakman.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-616889666797044773</id><published>2011-12-12T10:00:00.004+02:00</published><updated>2011-12-12T10:00:06.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gülelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Ressamdan Masallar, Victoria's Secret, Zamane Kahvesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;2 Aralık Cuma günü her zamanki gibi Gizem'le "ortaya karışık" temalı bir Nişantaşı turu yapmaya karar verdik. &amp;nbsp;Önce Mim Kemal Öke Caddesi&lt;b&gt;'&lt;/b&gt;nde bulunan &lt;b&gt;Galeri Merkür'&lt;/b&gt;deki &lt;b&gt;Bedri Baykam'&lt;/b&gt;ın &lt;b&gt;Ressamdan Masallar &lt;/b&gt;sergisini gezdik. Uzun zamandır aklımızda olan sergiyi bitmeden görebildik neyse ki, çünkü son günü 5 Aralık'tı. Sanatçının 2011 yılında yaptığı çalışmalarını görebildiğimiz bu sergiyi kaçıranlar üzülmesin, çünkü resimlerin bu tarihten sonra da&lt;b&gt; Piramid Sanat&lt;/b&gt;'ta görülebileceğini öğrendik oradaki ilgili kişiden. &amp;nbsp;En son iki sene önce yine &lt;b&gt;Bedri Baykam&lt;/b&gt; için gitmişiz &lt;b&gt;Piramid Sanat&lt;/b&gt;'a, blog sağ olsun, &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2009/02/ruya-sahneleri-bedri-baykamn-4-dleri.html" target="_blank"&gt;hatırlattı&lt;/a&gt;. :)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu sergiden favorilerimi aşağıda görebilirsiniz. Sağ altta yer alan &lt;b&gt;Yeni Rakı&lt;/b&gt;'lı tabloda &lt;b&gt;Bodrum&lt;/b&gt;'u görüyorsunuz. Hemen üstündeki tarihi mekanı tanıdınız mı? &lt;b&gt;Efes'&lt;/b&gt;teki &lt;b&gt;Celcius Kütüphanesi&lt;/b&gt;. Üzerinde de uyuyan bir "nymph" figürü bulunuyor. Nymph, mitolojide su perisiydi diye hatırlıyordum ama sanırım genel olarak peri olduğu da söylenebilir çünkü bazı yerlerde orman perisi olarak da geçiyor. Bulunduğu yere göre unvanı değişiyor olabilir mi acaba? Diğer iki tablo da kolaj çalışmalarından beğendiğim örnekler oldu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-V8z7HYGgXac/Ttj02YinEKI/AAAAAAAAIEQ/Pn_e6_eiTvA/s1600/bedribaykam.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="258" src="http://2.bp.blogspot.com/-V8z7HYGgXac/Ttj02YinEKI/AAAAAAAAIEQ/Pn_e6_eiTvA/s320/bedribaykam.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Sergiden çıktıktan sonraki ilk hedefimiz&amp;nbsp;&lt;b&gt;City's AVM'&lt;/b&gt;deki &lt;b&gt;Victoria's Secret&lt;/b&gt; mağazası oldu. Internet'teki yorumlardan anladığımıza göre açılışının ilk haftasında keşif turu yapmayan kadınları dövüyor olabilirler diye düşünerek gittik. Ve gerçekten de kadınların istilasına uğramış olan mis kokulu mağazayı biz de görmüş olduk. Envai çeşit parfüm, vücut losyonu ve kreminin yanı sıra makyaj çantaları, bozuk para cüzdanları, anahtarlık, iPhone kılıfı, vs gibi aksesuarların ve bazı makyaj malzemelerinin olduğu bir "kadın" mekanı burası. Parfümlerden &lt;b&gt;Adriana Lima&lt;/b&gt;'nın reklamında yer aldığı &lt;b&gt;Bombshell&lt;/b&gt;'e ilgi yoğunmuş. Güzel bir koku ama ben şekerli kokularla kendimi bir pamuk şeker satıcısının dönen kazanına düşmüş gibi hissettiğimden dolayı bana çok uygun değildi . Benim favorim &lt;b&gt;Heavenly &lt;/b&gt;oldu. Yılbaşı yaklaşırken &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cuma duyurulur.. :) &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9WwCrwjgAgs/Tp2ORpEr_FI/AAAAAAAAH4M/jYPLqMQd1bI/s1600/1.+Adriana+Lima+With-Out+Make-Up+Pictures.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-9WwCrwjgAgs/Tp2ORpEr_FI/AAAAAAAAH4M/jYPLqMQd1bI/s320/1.+Adriana+Lima+With-Out+Make-Up+Pictures.jpg" width="211" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;Adriana'&lt;/b&gt;nın&amp;nbsp;güzelliği hakkında da yorum yapmadan geçmiş olmayayım bu fani dünyadan. &lt;b&gt;Yok Böyle Dans&lt;/b&gt;'ın ilk bölümü için geldiğinde yaşanan &lt;b&gt;Adriana &lt;/b&gt;çılgınlığında da bu konuyu pas geçmişim, olmamış! Tamam, kadın güzel, hoş falan da&amp;nbsp;&lt;b&gt;Fashion TV&lt;/b&gt;'yi açan ya da herhangi bir&amp;nbsp;&lt;b&gt;Victoria's Secret&lt;/b&gt;&amp;nbsp;defilesini izleyen bir insanın&amp;nbsp;&lt;b&gt;Adriana&lt;/b&gt;&amp;nbsp;ile yarışacak güzellikte bir sürü kadın görebileceğini düşünüyorum. &lt;b&gt;Adriana &lt;/b&gt;güzel bir fiziği olan, doğal ve güzel gülebilen bir kadın ama&amp;nbsp;bana göre dünyanın en güzel kadını değil. Buyrun, yandaki resimden bakın makyajsız haline (coolpicturegallery.net diye bir siteden aldım). Dolayısıyla kendisiyle ilgili yaşanan çılgınlığı anlamasam da (bir diğer örnek için bkz. &lt;b&gt;Angelina Jolie&lt;/b&gt;) güzellik gibi bakan her göze göre değişebilecek kadar göreceli bir konuda yapılan her türlü tartışmayı çok anlamsız bulduğumu da belirteyim bu arada.&amp;nbsp;Mesela ben de&amp;nbsp;&lt;b&gt;Kıvanç Tatlıtuğ'&lt;/b&gt;un&amp;nbsp;&lt;b&gt;Kuzey&amp;nbsp;&lt;/b&gt;haline bayılıyorum ama herkesin ölüp bittiği o Adonis kasları bana çok anlamsız geliyor. Hiç olmasa da olur onlar bana göre. Geniş omuz ve göğüs alanı olduğu sürece Adonis falan teferruattır, hiç kasmasaymış çocukcağız, yazık. :) Neyse, bu kadar geyik yeter. &lt;b&gt;Adriana'&lt;/b&gt;cığıma da ayıp ettim üstteki resmini koyarak, o yüzden telafi niyetine mağazada çektiğim aşağıdaki fotoğrafını da yayınlamayı bir borç biliyorum. Ayrıca &lt;b&gt;Victoria's Secret&lt;/b&gt;'a da sesleniyorum: kendisinin kullandığı sütyenden bir an önce Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz! Kokudan çok iç çamaşırlarının biz ölümlüleri biraz olsun meleklere yaklaştırabileceğini unutmasınlar..:)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lkvRkuZdZs8/TtpxL3_8v1I/AAAAAAAAIEg/4gNAKUzMNy0/s1600/adriana.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-lkvRkuZdZs8/TtpxL3_8v1I/AAAAAAAAIEg/4gNAKUzMNy0/s320/adriana.JPG" width="286" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Artık &lt;b&gt;Zamane Kahvesi&lt;/b&gt;'nde mola verebiliriz sanırım. Uzun uzun sakızlı cheesecake mi damla çikolatalı, fındıklı ve muzlu pastayı mı yesek diye düşündükten sonra ikincisinde karar kılıyoruz. Kahvelerimiz de geldiğine göre artık muhabbet zamanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberiniz olsun, yarın da &lt;b&gt;Fransız Sokağı&lt;/b&gt;'na götüreceğim sizi...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-616889666797044773?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/616889666797044773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=616889666797044773&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/616889666797044773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/616889666797044773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/ressamdan-masallar-victorias-secret.html' title='Ressamdan Masallar, Victoria&apos;s Secret, Zamane Kahvesi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-V8z7HYGgXac/Ttj02YinEKI/AAAAAAAAIEQ/Pn_e6_eiTvA/s72-c/bedribaykam.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3646561368240933803</id><published>2011-12-09T10:00:00.011+02:00</published><updated>2011-12-09T10:00:00.458+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunları Biliyor Muydunuz?'/><title type='text'>Hindistan Dosyasını Kapatalım Mı Artık?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hdmFDetxEb0/TtugirIDBlI/AAAAAAAAIE4/DvuR_-NE9B4/s1600/Picture+444.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-hdmFDetxEb0/TtugirIDBlI/AAAAAAAAIE4/DvuR_-NE9B4/s200/Picture+444.jpg" width="154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bence kapatalım.. Zaten her şeyi detaylıca yazdık sayılır. Bir de kısa kısa eklemek istediğim notları yazayım ve bundan sonra &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ı &lt;b&gt;National Geographic&lt;/b&gt; belgesellerinde yanda gördüğünüz kitabımda yaşamaya devam edeyim. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;1) &lt;u&gt;Trafik:&lt;/u&gt;&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;trafiği ile ilgili &lt;b&gt;YouTube&lt;/b&gt;'da bir sürü video bulabilirsiniz. Önceden bunların gülelim eğlenelim e-maillerinde gelen istisnai görüntüler olduğunu düşünürdüm. Ancak &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ı gördükten ve o görüntülerin çok daha fazlasına bizzat şahit olduktan sonra trafikle ilgili sizi uyarmak istedim. İnanılmaz kaotik bir trafiğe girmek durumunda kalacaksınız. Kural falan hak getire. Her çeşit araç ve yayanın her yönden geldiği bir ortam düşünün ve sürekli çalan kornalar. Korna adeta aracın trafik içindeki varlığını bildirme aracı burada. Birçok aracın üstünde &lt;i&gt;"Blow Horn!&lt;/i&gt;" ya da &lt;i&gt;"Horn please!"&lt;/i&gt; yazıyor (yani korna çalınması isteniyor!). Sürekli bir uğultu ve kuralsızlık içinde yol alacağınızı düşünürseniz trafikte çok fazla zaman kaybedeceğinizi de tahmin edebilirsiniz. Şehre 15 km uzaklıkta bir yere gitmek bir buçuk saatinizi alabilir mesela!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;2) &lt;u&gt;Alışveriş&lt;/u&gt;: &lt;/b&gt;Yazılarda belirtmiştim ama bir kez daha söyleyeyim: burada alışverişin temeli pazarlık! Her yerde ve her ürün için pazarlık yapabilirsiniz. &lt;b&gt;Jaipur&lt;/b&gt;'un değerli taşlar, &lt;b&gt;Agra&lt;/b&gt;'nın mermer işçiliği, &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'nin ipek dokuma ve &lt;b&gt;Delhi'&lt;/b&gt;nin de kaşmiri ile ünlü olduğunu belirteyim. Ayrıca ülkenin tamamı açık hava pazar gibi. Her yerde her çeşit tekstil ürünü bulmanız mümkün. Ve&amp;nbsp;&lt;b&gt;Mudo&lt;/b&gt;'nun tamamını yollardaki mola yerlerindeki dükkanlarda gördük ve &lt;b&gt;Taviloğlu&lt;/b&gt;'nun kulaklarını çınlattık diyebilirim. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;3) &lt;u&gt;Dinler ve Festivaller&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;: Bu anlamda çok renkli bir yer Hindistan. Ağırlıklı olarak Hinduizm inancının varlık gösterdiği ülkede İslam, Budizm, Sikh dini, Jainizm ve Bahailik gibi birçok farklı dini inanç var burada. Tabi bunlara ait tapınaklar, gelenekler, ritüeller ve festivaller de renkli görüntüler sunar bizler gibi yabancılara. Gittiğiniz döneme denk gelen festivalleri araştırmanızı öneririm. Bir de mutlaka bir Hindu tapınağının içini görmenizi. Aşağıda Sikh Dininin kurucusunun doğum günü olduğu için düzenlenen bir festivalden görüntüler var:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WNM0lAhe_70/TtubZi2-aLI/AAAAAAAAIEw/6ZVIDFWWDpM/s1600/sikh.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://1.bp.blogspot.com/-WNM0lAhe_70/TtubZi2-aLI/AAAAAAAAIEw/6ZVIDFWWDpM/s320/sikh.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;4) &lt;u&gt;Yemek&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;: Birçokları için riskli olabilecek bir mutfak Hint mutfağı ama &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum ve benim zaten bayıldığımız için bir hafta boyunca yemekler açısından kendimizi cennete düşmüş gibi hissettiğimiz bir gezi oldu. Bizim burada yediğimizden çok daha acı ve baharatlı olan yemekleri sebze ağırlıklı. Et olarak genellikle tavuk etini tercih ediyorlar ama otellerde et ve balık alternatifleri de bulunuyordu. Açık büfe aldığımız yemeklerde genellikle masala soslu tavuk ve çeşitli sebze ve peynir karilerden denedik. Tabi yanında nan ile birlikte. Yemek konusunda hiç hayal kırıklığı yaşamadık diyebilirim. Hatta o kadar ki hayatımda ilk kez doymama rağmen gidip tabağıma biraz daha yemek aldığım zamanlar oldu! Ayrıca kullandıkları yağlar ve baharatlar bir kez olsun &amp;nbsp;midemizi rahatsız etmedi. Tabi otel dışında hiçbir şey yemediğimizi tekrarlayayım. Tatlı olarak kızartılmış hamur işi tatlıları olduğu için yemeğin üstüne fazla ağır geliyordu ve genelde yiyemiyorduk. Yemeklerle ilgili genel bir bilgi verebiliyorum, çünkü burası "şu restorana gidin, şunu mutlaka deneyin" diyebileceğim bir yer değil. Siz de hangi turla gidip hangi otelde kalacaksınız, büyük olasılıkla orada yiyeceksiniz yemeğinizi. Alternatif çok bol değil, ayrıca risk alınabilecek bir ülkede de değiliz, unutmayın! Yemek için en iyi restoranlardan ve otellerden şaşmayın.Çiğ sebze-meyve yememeye çalışın. Açık su içmeyin ve buz kullanmayın. Bu uyarıları bir kez de kapanış yazısında yapayım dedim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Gnt2sNzCZrc/TtuaidGulqI/AAAAAAAAIEo/wcGFTx2ywlM/s1600/yemek.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="http://2.bp.blogspot.com/-Gnt2sNzCZrc/TtuaidGulqI/AAAAAAAAIEo/wcGFTx2ywlM/s320/yemek.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2011/11/hindistan-101.html"&gt;Hindistan 101 yazım&lt;/a&gt;da zaten bunların dışında sağlık ve hijyen açısından dikkat edilmesi gereken her şeyi yazmıştım. Bilim dünyasına da bir katkıda bulunayım buradan: 1) Aşı çalışmalarında Hintli halktan yararlanılabilir. O koşullara rağmen hayatta kalabilen vücutlarının aşı ürettiğini düşünüyorum. Bence kesinlikle araştırılmalı. 2) Baharatların sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin sandığımızdan ve duyduğumuzdan çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. O sefalet ve pisliğe rağmen &amp;nbsp;orada yaşayan insanları baharatlar koruyor olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir de son olarak insanlarını -ne yazık ki acımayla karışık- çok sevdim diyebilirim. Bu masal diyarındaki o kapkara kavruk bedenlerin yüzlerindeki kocaman gülümsemeleri hiç unutmayacağım...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3646561368240933803?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3646561368240933803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3646561368240933803&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3646561368240933803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3646561368240933803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/hindistan-dosyasn-kapatalm-m-artk.html' title='Hindistan Dosyasını Kapatalım Mı Artık?'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hdmFDetxEb0/TtugirIDBlI/AAAAAAAAIE4/DvuR_-NE9B4/s72-c/Picture+444.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7977027287533265497</id><published>2011-12-08T10:02:00.161+02:00</published><updated>2011-12-08T19:52:45.422+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Yeni Delhi'de Bir Gün</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Yeni Delhi, Hindistan&lt;/b&gt;'da en özelliksiz bulduğum şehir oldu desem yeridir. Ama artık &lt;b&gt;Gazella Tur&lt;/b&gt;'a olan nefretimizin gezinin son gününde doruk noktasına ulaşmış olması, yollarda geçen bir haftanın yorgunluğu, sesimin hiç çıkmıyor olmasının etkisiyle öyle düşünmüş de olabilirim tabi. Sonuçta gezilerin çok bireysel ve öznel deneyimler olduğu konusunda hemfikiriz değil mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;’ın başkenti ve üçüncü büyük şehri olan &lt;b&gt;Yeni Delhi &lt;/b&gt;aslında yeni ve eski olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Yeni bölümüne İngiliz eli değdiği de hemen belli oluyor. Geniş caddeler ve kaldırımlar, ağaçlı yollar, parklar, büyük oteller hep şehrin 20. yüzyılın başlarında inşa edilen bu yeni bölümünde.. Tarihi binalar ise şehrin eski  bölümünde yer alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk durağımız &lt;b&gt;Jama Masjid&lt;/b&gt;, yani &lt;b&gt;Cuma Cami&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;’ın en büyük camisi olan bu yapı &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt;’ın yaptırdığı en önemli mimari eserlerden de biri. 1658 yılında yapılmış. 25,000 kişinin namaz kılabileceği bir avlusu, üç büyük giriş kapısı, dört kulesi ve 40 metre yüksekliğinde iki minaresi bulunuyor. Ana kapıdan içeri girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Bu yüzden yanınızda galoş bulundurmanız iyi olur. Bir de başınızı kapatmanız yetmiyor, üzerinize rengarenk pelerin gibi kumaş parçaları veriyorlar. Ancak o abuk subuk şeylere sarınınca kimseyi günaha sokmayacağımıza inanıyorlar demek ki! (&lt;i&gt;Neyse, değişik ülkelerde kadınlarla ilgili çeşit çeşit inançlar var biliyorsunuz: örneğin, Arabistan araba kullanan kadın sayısı artarsa bekaretin kalmayacağına inanıyor; ya da yıllar önce Irak&lt;b&gt;'&lt;/b&gt;ta El Kaide kadınların salatalık gibi "fikir verebilecek" sebzeleri seçmelerini yasaklamanın doğru olduğuna inanıyordu ve kuyruğu havada duran dişi keçileri öldürüyorlardı. Çok şükür, biz henüz hıyardan, arabadan falan nem kapacak durumda değiliz!&lt;/i&gt;) &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-GyYZpE_rzOM/TtikC7MmPpI/AAAAAAAAIDw/gXh1PaatHfY/s1600/cami.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="218" src="http://3.bp.blogspot.com/-GyYZpE_rzOM/TtikC7MmPpI/AAAAAAAAIDw/gXh1PaatHfY/s320/cami.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Buradan sonraki durağımız &lt;b&gt;Red Fort&lt;/b&gt;, yani &lt;b&gt;Kızıl Kale&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;1648 &lt;/b&gt;yılında Şah Cihan tarafından yaptırılmış bir başka eser daha var karşınızda. Moğol İmparatorluğu'nun en güçlü yıllarında yaptırılmış olan bu kale de &lt;b&gt;Agra Kalesi'&lt;/b&gt;ne çok benziyor. İçinde geniş bir bahçesi, mescidi, &lt;b&gt;Divan-ı Aam, Divan-ı Has&lt;/b&gt; bölümleri bulunuyor. Özel devlet toplantılarında kullanılan &lt;b&gt;Divan-ı Has&lt;/b&gt;'ın ortasında bir zamanlar tavuskuşu şeklinde bir taht bulunuyormuş. Zümrütler ve diğer değerli taşlarla süslenmiş bu taht, &lt;b&gt;1739 &lt;/b&gt;yılında &lt;b&gt;Nadir Şah&lt;/b&gt; tarafından sökülerek &lt;b&gt;İran&lt;/b&gt;’a götürülmüş.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-g1vNiSBgqKA/TtimqLecyBI/AAAAAAAAID4/NUavo4VU1lM/s1600/red+fort.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-g1vNiSBgqKA/TtimqLecyBI/AAAAAAAAID4/NUavo4VU1lM/s320/red+fort.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Burayı da bitirdikten sonra biraz alışveriş molası vererek &lt;b&gt;Janpath &lt;/b&gt;adı verilen ve sıra sıra dükkanın bulunduğu caddeye gidiyoruz. Burada çeşit çeşit örtü, şal ve diğer tekstil ürünlerinden, ahşap ya da bronz dekoratif eşyalar, masklar, tütsüleri takılar ve her türlü hediyelik eşyayı bulabilirsiniz. Elbette &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın her yerinde olduğu gibi burada da sıkı bir pazarlık yapmayı unutmamanız gerekiyor. O kadar ki üzerinde 60 USD yazan ve harika &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;fotoğrafları ve bilgileri bulunan kocaman bir kitabı bile yaklaşık 20 USD'ye alabiliyorsunuz. &amp;nbsp;Ya da 100 USD'lik bir şalı 25 USD'ye alabilirsiniz. Ya da yaklaşık 15 USD'ye çift kişilik bir yatak örtüsü almanız mümkün.. Fiyatları fikir olsun diye belirtiyorum. Bir de burası dışında &lt;b&gt;Yeni Delhi'&lt;/b&gt;de yaklaşık üç yıl yaşayan arkadaşımızdan öğrenip, zaman kalırsa gideriz diye not ettiğimiz ama gidemediğimiz yerlerden de bahsedeyim. &lt;b&gt;Kutub Minaresi'&lt;/b&gt;ne yakın &lt;b&gt;Dilli Haat&lt;/b&gt; güzel bir açıkhava pazarıymış. &lt;b&gt;Connaught Place&lt;/b&gt;'in bizim &lt;b&gt;Taksim Meydanı &lt;/b&gt;gibi canlı bir yer olduğu söylendi. Bir sürü de dükkan bulunuyormuş. Bir de &lt;b&gt;Chandi Chowk&lt;/b&gt; adlı bir bölgesi daha varmış &lt;b&gt;Cuma Camii&lt;/b&gt;'ne yakın. Burası da bizim &lt;b&gt;Eminönü&lt;/b&gt;'ne benzeyen bir alışveriş yeri olup, daha çok kumaş almak için tercih ediliyormuş. Gitmeden önce siz de not etmek isterseniz aklınızda bulunsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Alışveriş molasından sonra &lt;b&gt;Yeni Delhi&lt;/b&gt;'nin 15 km güneyinde yer alan &lt;b&gt;Kutub Minaresi'&lt;/b&gt;ne gidiyoruz. Müslümanların &lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;’deki son Hindu kralını yenmesi şerefine &lt;b&gt;1193 &lt;/b&gt;yılında yapılan minarenin yüksekliği 73 metre, taban çapı 15 ve tepe çapı ise 2.5 metreymiş. Aslında beş katlı olan yapıda her katı balkonlar belirliyor. Ben sütunların üzerindeki işlemelere bayıldım. Bir de &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın pek çok yerinde karşımıza çıkan bu kızıl kumtaşının rengini de çok sevdim diyebilirim. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bfqLjPN3-XM/Ttin8pfXJYI/AAAAAAAAIEA/X99UBj-BIMQ/s1600/kutub.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="288" src="http://4.bp.blogspot.com/-bfqLjPN3-XM/Ttin8pfXJYI/AAAAAAAAIEA/X99UBj-BIMQ/s320/kutub.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Güneşi de burada batırdıktan sonra otele dönerken yol üstünde &lt;b&gt;India Gate&lt;/b&gt;'i görüyor ve ancak otobüsten fotoğrafını çekebiliyoruz. Parlamento'nun doğu ucunda bulunan 42 metre yüksekliğindeki bu yapı bir nevi zafer takı sayılabilir. &lt;b&gt;1. Dünya Savaşı&lt;/b&gt;’nda ve &lt;b&gt;1919 &lt;/b&gt;yılında Afganistan ile yapılan çatışmalarda ölen 90,000 Hint askerinin isimleri bu anıtın üzerine tek tek kazınmış. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4HQXgNQBjQg/Ttio13nEY2I/AAAAAAAAIEI/zNv6u5Ji8ME/s1600/india+gate.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://3.bp.blogspot.com/-4HQXgNQBjQg/Ttio13nEY2I/AAAAAAAAIEI/zNv6u5Ji8ME/s320/india+gate.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bir sürü tapınağın olduğu &lt;b&gt;Yeni Delhi'&lt;/b&gt;de elbette hiçbirini göremeden otelimize dönecekken rehberimize yaptığımız baskılar sonucunda isteyenlerle bir tane Hindu Tapınağı gezilmesine karar veriyoruz. Bir gün önce de havaalanından gece 11'de otele gelip bir şeyler atıştırdıktan sonra yakınlardaki bir Sikh Tapınağı'nı görmek için çıkmıştık. Işıklarla süslenmiş olan Sikh Tapınağı, çünkü yaklaşık bir haftadır deva eden bir festivallerinin son günü olduğu için tapınak da ışıklandırılmış. İlk gününü de &lt;b&gt;Jaipur'&lt;/b&gt;da yakalamıştık bu arada. Sağdaki ise tam da akşam ayini sırasında içini de gezme fırsatını bulduğumuz bir Hindu Tapınağı. İçeride farklı bölmelerde farklı Tanrıların heykelleri bulunan bu tapınakta fotoğraf çekimi yasak. İçeriye yine ayakkabısız giriyorsunuz. Bize her bölümle ilgili açıklamalar yaparak anlatan bir Hintli sayesinde içeride gördüğümüz heykel ve yazıların anlamlarını öğrendik. Ayrıca üçüncü gözümüz açılsın diye alnımızın ortasına kırmızı bir toz da sürdü aynı kişi. Ama bu turu bitiremeden tur otobüsümüze dönmek durumunda kaldık, çünkü serbest zamanımız bitmişti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-YnEEvx3LTWA/Ttpf7MIWLAI/AAAAAAAAIEY/yfrrq-gCORg/s1600/tap%25C4%25B1nak.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="112" src="http://4.bp.blogspot.com/-YnEEvx3LTWA/Ttpf7MIWLAI/AAAAAAAAIEY/yfrrq-gCORg/s320/tap%25C4%25B1nak.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;'de bir sürü tapınak bulunuyor. Elbette en çok Hindu tapınağı var ama Bahai, Sikh, Budist, Jain tapınakları da her yerde karşınıza çıkacaktır. Gitmişken bunlardan birer örnek görmenizi öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Yarınki yazıyla birlikte bu gezi yazısı dizisinin kapanışı yapacağım. &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'la ilgili genel olarak bahsedeceğim birkaç konu daha var: trafik, alışveriş, yemekler, vs. Ondan sonra artık bir sonraki keşif diyarının hayaliyle İstanbul'u tam gaz yaşamaya devam! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7977027287533265497?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7977027287533265497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7977027287533265497&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7977027287533265497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7977027287533265497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/yeni-delhide-bir-gun.html' title='Yeni Delhi&apos;de Bir Gün'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-GyYZpE_rzOM/TtikC7MmPpI/AAAAAAAAIDw/gXh1PaatHfY/s72-c/cami.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1741447028523166705</id><published>2011-12-07T09:40:00.201+02:00</published><updated>2011-12-07T09:40:00.242+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Dedemin İnsanları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt; sever bir çift olarak &lt;b&gt;Dedemin İnsanları&lt;/b&gt; filmine de elbette gösterime girdiği ilk hafta sonu &lt;b&gt;Astoria Cinebonus&lt;/b&gt;'ta gittik. Bu aralar İstanbul'daki etkinliklere tam gaz devam ederken bir yandan da gezi yazılarını bitirmeye çalıştığım için bu filmi de çok beğendiğim halde ancak yazabiliyorum. Zaten ilk üç gününde 164,500 kişi tarafından izlendiği için ve muhteşem gişe rakamıyla birlikte daha vizyona girmeden bile hakkında pek çok haber yapıldığı için de kendime geç yazma izni verdim. Artık &lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt; imzasını görür görmez salonları dolduran kocaman bir izleyici kitlesinin olması ve bu sayının &lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt;'ın her işiyle birlikte daha da artması son derece sevindirici bir durum. (&lt;i&gt;Aşağıda afiş panosunu gördüğünüz diğer film &lt;b&gt;Labirent &lt;/b&gt;de merakla beklediklerim arasında bu arada.&lt;/i&gt;)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vCu_HyrTXF0/TtftL4P8wCI/AAAAAAAAIDc/beK-aQqYhn8/s1600/astoria.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-vCu_HyrTXF0/TtftL4P8wCI/AAAAAAAAIDc/beK-aQqYhn8/s320/astoria.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Dedemin İnsanları'&lt;/b&gt;nın konusunu anlatmaya gerek yok sanırım. Mübadele döneminde &lt;b&gt;Girit&lt;/b&gt;'ten göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsü var arka fonda. &amp;nbsp;O ailenin dramını, yaşadıkları yurtlarından edilme durumunu bir çocuk olarak yaşayan &lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt;, artık kasabanın saygıdeğer &lt;b&gt;Mehmet Bey'&lt;/b&gt;i ve &lt;b&gt;Ozan&lt;/b&gt;'ın sevgili dedesi olmuştur. O ilkeli duruşu, şiveyi, babacan tavırları, sevecenliği, kahkahayı, dünyanın en neşeli küfürlerini, mertliği, adam gibi adamlığı canlandıran isim de büyük usta &lt;b&gt;Çetin Tekindor&lt;/b&gt; olunca bize akıllardan çıkmayacak bir dede karakteri kalmıştır. &lt;b&gt;Babam ve Oğlum'&lt;/b&gt;da da bu filmde de aynı şeyi düşündüm: bu rollerde &lt;b&gt;Çetin Tekindor&lt;/b&gt; dışında başka herhangi bir ismi düşünemiyorum. Bu arada &lt;b&gt;Küçük Ozan'&lt;/b&gt;ı canlandıran &lt;b&gt;Durukan Çelikkaya&lt;/b&gt;'ya da bayıldım diyebilirim. Dede ve torun dışında da oyuncu kadrosu çok güçlü olan filmde herkes rolünün hakkını tam anlamıyla vermiş. Ben en çok&amp;nbsp;bu tür kaliteli yapımlarda rol almayı tercih eden&amp;nbsp;&lt;b&gt;Mert Fırat, Yiğit Özşener, Ezgi Mola, Gökçe Bahadır&lt;/b&gt; gibi genç ve iyi oyuncuları gördüğümde mutlu oluyorum. Bizim nesille ilgili umut veren insanlar görmeye ihtiyacımız var ne de olsa.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu film için oluşturulan o Ege kasabasına bayıldım. O dönemlerdeki yaşamın, komşuluk ilişkilerinin, güven duygusunun ne demek olduğunun anlatılış biçimine hayran kaldım. &lt;b&gt;Mehmet Bey&lt;/b&gt;'in çocukluğunda ailesinin ve birçok ailenin yurdundan edildiği mübadele döneminde yaşanan bir yıllık karşılıklı sürgün sürecinin anlatıldığı o geçmişe dönüş sahnelerini hem duygu hem dekor ve kostümler açısından çok başarılı buldum. &lt;b&gt;Ozan&lt;/b&gt;'ın aidiyet sancıları çekerek yaptığı hırçınlıkları ve dedesinin onun üzerindeki emeğini hep gözlerim dolarak izledim. Özellikle&lt;b&gt; Ozan'&lt;/b&gt;ın karnesini alır almaz arkadaşlarıyla ilişkiler ve davranış notunun pekiyi olduğunu görüp de artık onu gösterecek bir dedesi olmadığını düşünerek gözleri dolduğunda ben &lt;b&gt;Ozan'&lt;/b&gt;dan çok kendimi kaybetmiş hüngür hüngür ağlıyordum. Bu filmde &lt;b&gt;Babam ve Oğlum&lt;/b&gt;'daki kadar çok ağlamıyorsunuz, diyor insanlar. Geneli bilemem ama ben bu filmde de sürekli dolan gözlerim ve arada sırada da hüngürdeme boyutuna varan ağlamalarımla dağıldım diyebilirim. Ama &lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt;'ı bir kez daha bu açıdan takdir ettim, çünkü bence hiçbir filminde ağlatmak için hiçbir şey yapmıyor! Ama bizi o kadar hikayesinin bir parçası yapıyor ki doğal olarak biz de o yaşananlarla birlikte dağılıyoruz. &amp;nbsp;Bir de o şişelerle mesaj gönderme sahneleriyle filme katılan masalsı havanın da hoşuma gittiğini söylemeliyim. Bu filmde mübadele, 12 Eylül etkileri, siyasetin halkın kardeşliğini baltalaması anlatılıyor ama asıl anlatılan bana göre insan olmanın gereklilikleri ve herkesin "insan" olduğu bir ortamdaki uyum, paylaşım, güven ve manevi doyum duygusu ile insanlıktan çıkmanın kolaylığı ve bunun yarattığı güvensizlik, baskı, şiddet ve yıkım duygusu. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Son olarak sevilen anneanne ve dedelerin torunları üzerinde çok güzel ve derin izler bıraktıklarını düşünüyorum. O kadar ki artık başka bir dünyada olsalar bile onları her hatırladığınızda sanki o şefkatli sıcaklıkları, kokuları, sesleri, kurumuş yaşlı ellerinin ellerinize teması, asla size kızmak için açmadıkları ağızları, bazen yaptığınız bir şeye &amp;nbsp;karşı dargın ya da üzgün bakan ama bir hareketinizle yumuşayan gözleri yanıbaşınızdaymış gibi &amp;nbsp;hissedebiliyorsunuz. Yaşamınızda o kadar büyük bir sevgi ve güven duygusu yaratabilmiş bir karakterin ardından, onun anısına böyle bir film çekmiş olmak ne kadar güzel ve kalıcı bir manevi hediye diye düşündüm bu filmi izlerken.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt;'ı bu açıdan da çok takdir ettim ve hatta ona imrendim diyebilirim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Teşekkürler &lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Dedemin İnsanları&lt;/b&gt; ekibi! Bizi sıcacık, sevgi ve güven dolu bambaşka bir dünyaya götürdüğünüz ve ne yazık ki o dünyanın gerçekten de bambaşka bir dünya olduğunu bir kez daha hatırlattığınız için... Filmin DVD'sinin çıkmasını da sabırsızlıkla bekleyeceğiz..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1741447028523166705?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1741447028523166705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1741447028523166705&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1741447028523166705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1741447028523166705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/dedemin-insanlar.html' title='Dedemin İnsanları'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-vCu_HyrTXF0/TtftL4P8wCI/AAAAAAAAIDc/beK-aQqYhn8/s72-c/astoria.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1212179204932251610</id><published>2011-12-06T10:00:00.003+02:00</published><updated>2011-12-06T10:00:06.548+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><title type='text'>Güzel Şeyler Bizim Tarafta</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha önce &lt;b&gt;Bayrak&lt;/b&gt; oyunu sayesinde &lt;b&gt;Krek Tiyatro&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Berkun Oya&lt;/b&gt; ile &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2009/02/krek-tiyatrodan-super-bir-oyun-bayrak.html" target="_blank"&gt;tanışmıştım&lt;/a&gt;. Oyuncular arasında çok sevdiğim iki isim olan &lt;b&gt;Bartu Küçükçağlayan (Orhan)&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Öykü Karayel (Ayşe)&lt;/b&gt;'i de görünce bu oyuna olumlu bir önyargıyla gittim. Beğeneceğimden neredeyse emindim bile diyebilirim. Gerçekten de öyle oldu. Hem ele alınan konuya hem oyunculuklara hem de oyunun sahneleniş biçimine bayıldım. Bu arada oyunun adına da bayıldım. Harika bir seçim olmuş (ve ne anlama geldiğini oyunun son sahnesinde gözleriniz dolarak anlıyorsunuz).  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyun, camdan bir duvarın ardında sahneleniyor. Sesleri de oyun öncesinde dağıtılan kulaklıklardan duyuyorsunuz. Elbette sesler dışında iç çekişler, nefes alıp verişler, ağlarken burun çekişler gibi küçük ama önemli detayları da duyarak belki de kendinizi oyunun ve karakterlerin duygu dünyasının tam içinde hissediyorsunuz. Dört kişilik bir oyun bu. İki çiftin tuhaf bir biçimde kısacık bir süre için kesişen hikayeleri ve ilişkilerdeki çözülme anlatılıyor. Diğer iki oyuncu &lt;b&gt;Tülin Özen &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Ozan Çelik (Ali)&lt;/b&gt; de çok başarılı ama rolleri çok daha kısa. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ali &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Ayşe &lt;/b&gt;aileleri evlenmelerine izin vermediği için köylerinden kaçıp İstanbul'a gelmiş, buradan da yurtdışına kaçmayı planlayan, beş parasız ve cahil bir çift. Peşlerinde &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;'nin amcalarının olduğunu öğrenince panik halinde saklanacak bir yer arıyorlar. &lt;b&gt;Orhan &lt;/b&gt;ile adını hatırlayamadığım (belki de oyunda hiç adını duymadığımız) sevgilisi de günümüzün modern ama iletişimsiz çiftlerinden. Bir gün evlerine girdiklerinde her yerin darmadağın olduğunu görüp hırsız girdiğini düşünmeleriyle birlikte sinirleri alt üst oluyor ve kendi aralarında da tartışmaya başlıyorlar. Bencilce, karşısındakine kulak vermeden, sadece kendilerini dinleyerek sürdürdükleri bu görüntüde düzgün ve uzun (4 yıllık) ilişkileri de bir çözülmeye gidiyor böylece. Evden hiçbir şey çalınmadığı için olayın hırsızlık olmadığı da anlaşılıyor kısa süre içinde. Evin neden o hale geldiğini ve tam olarak neler yaşandığını ise daha sonra ürkek bir şekilde ağlayarak kapıyı çalarak &lt;b&gt;Orhan'&lt;/b&gt;a her şeyi anlatmaya gelen &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;'nin ağzından öğreniyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wbyyvCbGzmM/TtX9yFfLV7I/AAAAAAAAIDI/iMZPgjwamBc/s1600/Downloads.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://4.bp.blogspot.com/-wbyyvCbGzmM/TtX9yFfLV7I/AAAAAAAAIDI/iMZPgjwamBc/s320/Downloads.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dışarıdan bakıp da kolaylıkla hüküm verdiğimiz hayat hikayelerinin ardında nelerin olabileceğini çok güzel anlatıyor &lt;b&gt;Ali&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;'nin hikayesi. Onlar ilk bakışta düşünebileceğimiz gibi fazla dizi izlemekten (!) düşünme yetisini yitirmiş ve arabesk hayatlar yaşayan tipler olmayabilir. Bize çok uzak ve farazi gelen öyküler, başkasının bizzat yaşadığı gerçeği olabilir. &lt;b&gt;Orhan&lt;/b&gt;, "&lt;i&gt;kendimizi kandırmayalım&lt;/i&gt;" diyen sevgilisine dalga geçercesine "&lt;i&gt;kimi kandıralım o zaman?&lt;/i&gt;" diye cevap verirken aslında içinde yaşadıkları kandırmacayı açığa vuruyor olabilir. Ya da &lt;b&gt;Ayşe &lt;/b&gt;sadece&amp;nbsp;başı kapalı ve eğitimsiz olduğundan dolayı &lt;b&gt;Orhan&lt;/b&gt;'ın düşündüğü gibi sevişmek için bir erkekle kaçıp da sonradan aklı başına gelen bir yarım akıllı bir genç kadın değil gerçekten sevmiş ve ilişkisine güvenmiş cesur bir kadın da olabilir. Beş parasız kız kaçıran&amp;nbsp;&lt;b&gt;Ali &lt;/b&gt;de aslında sorumluluk alan, sevdiği kadın için her şeyi göze alabilecek kadar cesur bir erkek olabilir.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Ali &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;, çok daha kısa bir süredir birlikte olmalarına rağmen &lt;b&gt;Orhan &lt;/b&gt;ve dört yıllık sevgilisinden daha çok birbirlerini dinlemiş ve &amp;nbsp;sevmiş olabilirler. Belki de gerçekten &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;'nin dediği gibi &lt;b&gt;Orhan&lt;/b&gt;'ın içinde "&lt;i&gt;kendini dinlemekten başkasını dinlemeye yer kalmamış&lt;/i&gt;" olabilir. Ve günümüzün modern ama duygusunu yitirmiş gözlerinin ve yüreklerinin bunu anlaması çok zor olabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ayşe &lt;/b&gt;rolüyle&lt;b&gt; Öykü Karayel&lt;/b&gt;'e hayran oldum diyebilirim. &lt;b&gt;Bartu Küçükçağlayan&lt;/b&gt; da her zamanki gibi çok başarılıydı (zaten ailecek bayılıyoruz kendisine.). &amp;nbsp;Ama sanki o boş vermiş, aldırmaz tavırlarıyla o &lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/03/cogunluk-ve-karanlk-isler.html"&gt;Çoğunluk &lt;/a&gt;filminde canlandırdığı karakterin daha modern versiyonunu görür gibi oldum sahnede. Çok yakışıyor o tavırlar ona, o ayrı, ama ben artık normal yaşamında da öyle bir tip olduğunu düşünmeye başlıyorum. Belki de öyledir, kim bilir..:) Bu arada sanırım feci gülme odaklı&amp;nbsp;bir seyirci kitlesi vardı salonda. Tamam, hepimizin çok güldüğü yerler oldu, ama hiç de komedi muamelesi yapılacak bir oyun değildi bu. Hatta çok dokunaklı bir hikaye olduğu bile söylenebilir. Yer yer gözlerim doldu, ama o arada bile gülmeye çalışanlardan dolayı oyuna konsantrasyonumun bozulduğu anlar da oldu. Son olarak &lt;b&gt;Berkun Oya&lt;/b&gt;'nın kalemine sağlık diyorum. Bundan sonraki oyunlarını da merakla bekleyeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aralık ayında da &lt;b&gt;Bayrak &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Güzel Şeyler Bizim Tarafta&lt;/b&gt;'yı sahneleyecek olan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Krek'&lt;/b&gt;in&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;oyun programını takip etmek için &lt;a href="http://www.krek.net/" target="_blank"&gt;web sayfalarına&lt;/a&gt; bakabilirsiniz (görselleri de oradan aldım). Buradaki iletişim bölümünden &lt;b&gt;Krek&lt;/b&gt;'i Facebook ve Twitter üzerinden de takibe alarak daha güncel haberleri ve duyuruları da takip edebilirsiniz. Biletleri de sadece&lt;b&gt; Biletix'&lt;/b&gt;ten (ailecek nefret ediyoruz!) değil kendi gişe telefonlarından almanız mümkün.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdiden iyi seyirler...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1212179204932251610?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1212179204932251610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1212179204932251610&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1212179204932251610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1212179204932251610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/guzel-seyler-bizim-tarafta.html' title='Güzel Şeyler Bizim Tarafta'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-wbyyvCbGzmM/TtX9yFfLV7I/AAAAAAAAIDI/iMZPgjwamBc/s72-c/Downloads.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1700775324608975200</id><published>2011-12-05T09:40:00.000+02:00</published><updated>2011-12-05T09:42:09.495+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Sarnath</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-X7_NbFl_leM/TtD2IAsrQ5I/AAAAAAAAICM/dYC_LSLnkUk/s1600/plan.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="247" src="http://2.bp.blogspot.com/-X7_NbFl_leM/TtD2IAsrQ5I/AAAAAAAAICM/dYC_LSLnkUk/s320/plan.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi yanda planını gördüğünüz yere gidiyoruz. Burası bir kazı alanı ve M.Ö. 3. yüzyıla kadar uzanan bir tarihe ev sahipliği yapıyor. &lt;b&gt;Varanasi'&lt;/b&gt;ye 13. km mesafede bulunan &lt;b&gt;Sarnath&lt;/b&gt;, Budizm'in de &lt;b&gt;Mekke&lt;/b&gt;'si &amp;nbsp;sayılıyor. &lt;b&gt;Buda&lt;/b&gt;'nın aydınlanma yaşadıktan sonra ilk dersini verdiği yer olan &lt;b&gt;Sarnath&lt;/b&gt;, Budist rahipler için hac merkezi sayılıyor. Budist kral &lt;b&gt;Ashoka &lt;/b&gt;burada bir çok stup ve tapınak yaptırmış; manastırlarda ise Budist öğreti verilmeye başlanmış. İçeriye çanta ve fotoğraf makinesi alınmayan müzesini geziyoruz önce. Buradaki en önemli eser &lt;b&gt;M.Ö.272-232&lt;/b&gt; yılları arasında &lt;b&gt;Ashoka Krallığı&lt;/b&gt;'ndan kalmış olan ünlü &lt;b&gt;Ashoka Sütunu&lt;/b&gt;. Üstünde sırt sırta vermiş dört aslan bulunuyor. Üzerinde yükseldiği platformu da kazı alanını gezerken görüyoruz. Bu sütunun tepesindeki aslanlı figür modern &lt;b&gt;Hindistan'&lt;/b&gt;ın sembolü olmuş ve Hint kağıt paralarının üzerinde de yerini almıştır. Bunun dışında çeşitli dönemlerden kalma &lt;b&gt;Buda &lt;/b&gt;heykelleri ve &lt;b&gt;Buda&lt;/b&gt;'nın yaşam evrelerini anlatan kazılar da görülecek diğer önemli eserler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki kolajda önünde durduğum yapı &lt;b&gt;Dhamekh Stup&lt;/b&gt;. Burası Buda'nın M.Ö 528 yılında ilk dersini verdiği yer. MS. 5. yüzyılda inşa edilen Stup adı verilen bu yapı ise Budizm'in ileri gelenlerinin yakılmış olduğu yer. Şu an içi kullanımda değilmiş ama hacı olmaya gelen Budist rahipler bu yapının etrafında dönüyorlar. Çoğunluğu Uzakdoğu'dan gelen Budistler bu Stup'un üzerine oradaki tapınaklarından getirdikleri altın tozundan sürüyorlar. &amp;nbsp;Duvardaki altın yaldızların nedeni bu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iOZDOeFv6qE/TtD07RDAjBI/AAAAAAAAICA/3VI3RuMqOYs/s1600/sarnath.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="235" src="http://4.bp.blogspot.com/-iOZDOeFv6qE/TtD07RDAjBI/AAAAAAAAICA/3VI3RuMqOYs/s320/sarnath.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kazı alanını gezerken de asıl tapınak, avlu, daha küçük mabetler ve manastırların yerlerini görüyoruz. Yine de buradaki en görülesi yer Stup ve çevresinde toplanan turuncu giysili rahipler bana göre. Akşam otele dönüyoruz. Ertesi gün &lt;b&gt;Delhi'&lt;/b&gt;ye doğru yola çıkacağız. Tur şirketimiz &lt;b&gt;Gazella &lt;/b&gt;sayesinde bize haber verilmeden 15:50'den 17:15'e alınan uçak saatimizin üzerine bir de rötarlar eklenince gece 11:00'de &lt;b&gt;Delhi'&lt;/b&gt;deki otelimizde olabiliyoruz! Yani bu günün ertesi günü boş boş otelde ve uyduruk &lt;b&gt;Varanasi &lt;/b&gt;havaalanında bekleyerek geçiyor! Planlama dediğin tam da böyle olur işte!! Sinirlenmeyeyim diyorum ama aklıma geldikçe yine tepem atıyor! Saygısızlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durun, ben bir kahve falan içip kendime geleyim biraz.. Hatta araya bir tiyatro, bir de sinema yazısı alayım..Sonra &lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;'ye gideriz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1700775324608975200?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1700775324608975200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1700775324608975200&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1700775324608975200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1700775324608975200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/sarnath.html' title='Sarnath'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-X7_NbFl_leM/TtD2IAsrQ5I/AAAAAAAAICM/dYC_LSLnkUk/s72-c/plan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8089330682742437465</id><published>2011-12-04T10:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-04T10:00:09.929+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><title type='text'>Yüzsüzler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;BASIN BÜLTENİ&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Rönesans resminde soylu ve güçlü sınıflara karşı eleştiri ve karikatürizasyonla karşılaşırız. Sanatçılar, resimlerinde iktidar sahibi ailelerin şatafatlı yaşamlarını daha da abartılı ve biraz da hicivli resmederek yumuşak tonlu eleştirilerde bulunurlar. Bu, &lt;b&gt;Sansoy&lt;/b&gt;’un, Rönesans sanatçıları ile buluştuğu zaman-ötesi bir noktadır. &lt;b&gt;Sansoy&lt;/b&gt;, sözkonusu eserlere resimsel değerleri açısından büyük hayranlık duyarken konuları açısından eleştiri ile yaklaşır. Din, soylu sınıf, zengin ve gösterişli hayatların kahramanlarını ait oldukları yerden bu şekilde silerek, kendi deyişiyle onlarla “dalga geçer”. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-h51bJOW7S0g/TtOr_St1UbI/AAAAAAAAIC0/O31_FIA1zDY/s1600/y%25C3%25BCzs%25C3%25BCzler.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="218" src="http://4.bp.blogspot.com/-h51bJOW7S0g/TtOr_St1UbI/AAAAAAAAIC0/O31_FIA1zDY/s320/y%25C3%25BCzs%25C3%25BCzler.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Sansoy&lt;/b&gt;, üzerinde çalıştığı tabloları dünyanın farklı müzelerinde kendisi fotoğraflar. Tuvale baskı alırken eserlerin çerçevelerini de kapsaması, hatta bazılarına ahşap taklidi plastik çerçeve yaptırması, onlara yaptığı müdahalenin absürt yanını güçlendirirken aynı zamanda onların müze objesi kimliğini de vurgular. Ciddi bakışlı müzelerin baş yapıtlarına yaptığı bu muzipçe müdahale, bir yanıyla da sanat tarihine dokunur. Kutsal kişiler, mitolojik karakterler, soylular sanatın öyküsünü oluşturan kahramanlardır. Sanat tarihi onları anlatır, yorumlar, yargılar, öyküleştirir, yaşatır ya da öldürür. Onların imgelerinin sanat tarihsel olmayan bir müdahale ile yerinden edilmesi, bir anlamda kimliksizleştirilmeleri sanatın tarihinin de yeniden yorumlanmasını, değerlendirilmesini provake eder. İzleyici bir kez daha, bu kez sanatın tarihinde oluşmuş boşlukları doldurmaya davet edilir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Gazi Sansoy’&lt;/b&gt;un Avrupa Rönesans resmine duyduğu büyük hayranlık ve içlerinde varolma isteği, onların tuval üzerindeki dijital baskı kopyalarına yaptığı yalın ve özgün müdahalede vücut bulur. Bu çıkış noktasından doğan &lt;i&gt;&lt;b&gt;Yüzsüzler Serisi&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;, içine sızdığı konular, alanlar ve kullandığı teknik itibari ile çok yönlü okumalara olanak veren zengin bir seyir fırsatı sunar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Gazi Sansoy’&lt;/b&gt;un "&lt;b&gt;&lt;i&gt;Yüzsüzler&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;"ini&amp;nbsp;&lt;b&gt;31 Aralık&lt;/b&gt;&amp;nbsp;tarihine kadar&amp;nbsp;&lt;b&gt;Galeri İlayda’&lt;/b&gt;da görebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Adres&lt;/b&gt;: Hüsrev Gerede Cad. No:37 Teşvikiye&lt;br /&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;Tel&lt;/b&gt;: 0-212-227 92 92&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: Pazar günleri hariç her gün&amp;nbsp;&lt;b&gt;10.00&lt;/b&gt;&amp;nbsp;ile&amp;nbsp;&lt;b&gt;19.00&lt;/b&gt;&amp;nbsp;saatleri arasında açık olan&lt;b&gt;&amp;nbsp;İlayda Sanat&lt;/b&gt;'ın altında ve karşısında otopark vardır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8089330682742437465?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8089330682742437465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8089330682742437465&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8089330682742437465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8089330682742437465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/yuzsuzler.html' title='Yüzsüzler'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-h51bJOW7S0g/TtOr_St1UbI/AAAAAAAAIC0/O31_FIA1zDY/s72-c/y%25C3%25BCzs%25C3%25BCzler.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3644652889433883014</id><published>2011-12-03T10:00:00.005+02:00</published><updated>2011-12-03T10:00:16.070+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><title type='text'>Fotoğraf Sergisi: Dağlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;SERGİ HABERİ&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-qd69fDTNFt8/TtYl7Nz1dKI/AAAAAAAAIDU/8bDeFuMMMSw/s1600/Alper-Dalkilic-Daglar-Fotograf-Sergisi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-qd69fDTNFt8/TtYl7Nz1dKI/AAAAAAAAIDU/8bDeFuMMMSw/s320/Alper-Dalkilic-Daglar-Fotograf-Sergisi.jpg" width="226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha önce Haziran 2011 yılında Gobi Çölü Ultra Maratonu’na katılan ve koşusunu bağışçıların desteğiyle &lt;b&gt;TURÇEK &lt;/b&gt;(Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu) yararına fidan bağışı için yapan &lt;b&gt;Alper Dalkılıç&lt;/b&gt;, bu sefer yeni bir sosyal sorumluluk projesi ile karşımızda. &lt;b&gt;Dalkılıç&lt;/b&gt;, çıktığı &lt;b&gt;Anadolu, Rusya, Çin &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Gürcistan&lt;/b&gt; dağlarında çektiği fotoğraflardan oluşan sergide, 34 fotoğrafının satılması ile elde edilecek gelirin tamamını &lt;b&gt;TURÇEK&lt;/b&gt;’e bağışlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sergi&amp;nbsp;&lt;b&gt;Metrocity AVM&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Zemin Kat Sergi Alanında &lt;b&gt;3-16 Aralık&lt;/b&gt; tarihlerinde ziyarete açık olacak olup aynı zamanda &lt;b&gt;11 Aralık Uluslararası Dağlar Günü&lt;/b&gt;’ne de dikkat çekmek amacındadır. Bu günü de kapsayan dağ fotoğrafları sergisine tüm doğaseverler davetlidir. Sergi açılışı &lt;b&gt;3 Aralık Cumartesi &lt;/b&gt;günü saat 13:30'da olacaktır. Sizleri bu görsel zenginlik içeren sergiyi gezmeniz, farklı coğrafyalarla ilgili düşüncelerinizi paylaşmanız ve projeye destek olmanız için bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için &lt;b&gt;Alper Dalkılıç&lt;/b&gt;'ın &lt;a target="_blank" href="http://www.blogger.com/Bilgi%20icin:%20www.alperdalkilic.com"&gt;web sayfası&lt;/a&gt;na da bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi hafta sonları...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3644652889433883014?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3644652889433883014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3644652889433883014&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3644652889433883014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3644652889433883014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/fotograf-sergisi-daglar.html' title='Fotoğraf Sergisi: Dağlar'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-qd69fDTNFt8/TtYl7Nz1dKI/AAAAAAAAIDU/8bDeFuMMMSw/s72-c/Alper-Dalkilic-Daglar-Fotograf-Sergisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4217507721291242722</id><published>2011-12-02T09:40:00.002+02:00</published><updated>2011-12-02T09:40:00.626+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Varanasi Ghat'ları ve Sokakları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Sandaldan inip Ghat'lardan birinde yürümeye başlıyoruz. Burada en büyük Hindu tapınaklarından biri bulunuyor ama &lt;b&gt;Varanasi'&lt;/b&gt;de zaten adım başı tapınak var. Aşağıdaki kolajda solda altta yer alan küçük mağarada gizli tapınaklardan biri. Müslüman saldırıları zamanında Hindu'lar bu tarz gizli tapınma yerleri yapmışlar. O yüzden içinde tanrı heykellerinin olduğu &amp;nbsp;pek çok mağara tapınak da mevcut.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vvNLQYjGYBk/TspSD6-k9QI/AAAAAAAAIBA/tFKnPuA2ZK4/s1600/hindu1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-vvNLQYjGYBk/TspSD6-k9QI/AAAAAAAAIBA/tFKnPuA2ZK4/s320/hindu1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu basamaklardan oluşan Ghat'ların iki ucunda ölü yakılan ghat'lar bulunuyor. Buralarda fotoğraf ya da video çekimi yapmak yasak.&amp;nbsp;Belli bir mesafeden çekebiliyorsunuz (ki o da pek işe yaramıyor).&amp;nbsp;Ölü yakınlarına saygısızlık olmaması için böyle bir kural konulmuş. Yakılan yerlere istediğiniz kadar yaklaşabilirsiniz ama görüntü almamanız gerekiyor.&amp;nbsp;Hindular reenkarnasyona inanıyorlar. Dolayısıyla onlar için ruh, defalarca yeni bir bedende can bulmak üzere dünyaya gelebiliyor. Öldükten sonra &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'de yakılıp küllerinin &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;a savrulması halinde ise ruhlarının kurtuluşa ereceğine ve bu reenkarnasyon kısır döngüsünden kurtulacaklarına inanıyorlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aşağıda dumanlar yükselen yer, ölü yakılan&amp;nbsp;en büyük&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Ghat'lardan biri. Hemen arkasındaki daracık yolda odunlar ve terazi bulunuyor. (&lt;i&gt;Fotoğrafını çekerken yanımdan bir inek geçiyor aheste aheste... Hemen önümde de bir köpek kocaman bir femur kemiğini yakalamış dişliyor!&lt;/i&gt;) Bir ölünün tamamen yanması için minimum 250 kg odun gerekiyormuş. Bedenin iriliğine göre bu rakam 500 kg'ya kadar çıkabiliyormuş. Ölü yakma fiyatı ise 4000 rupi, yani yaklaşık 80 dolar ediyor. Yoksul cenazelerinin yakılma işlemini üstlenen kurumlar varmış.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yanan ateşlerin arasında da dolaştık... Burada berbat bir koku olmasını bekliyor insan ama hiç de öyle değil. Çünkü ölü bedenler yakılmadan önce sandal ağacı yağıyla ve çeşitli baharatlarla ovuluyor. Üzerlerine yanmayı hızlandırıcı ghee yağı (manda tereyağı denebilir) sürülüp, öyle yakılıyormuş. Bu arada bir bedenin tamamen kül olması için en az üç saat yanması gerekiyormuş. Aceleci davranıldıysa da kalıntıları &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;da bulmanız mümkün! Olması gerektiği gibi tamamı yandıysa da küller &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;a savruluyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pA0fiFGs5DU/TspTbbstXJI/AAAAAAAAIBI/3WBk9WJQW8c/s1600/%25C3%25B6l%25C3%25BC+yakma.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://1.bp.blogspot.com/-pA0fiFGs5DU/TspTbbstXJI/AAAAAAAAIBI/3WBk9WJQW8c/s320/%25C3%25B6l%25C3%25BC+yakma.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yanımızdan ineklerin geçtiği daracık ara sokaklardan yürüyerek minibüsümüze dönüyoruz. Her başımızı çevirdiğimiz yer aklımızdan çıkmayacak görüntülerle dolu. Sokak yiyecekleri ya da ipek şallar satan dükkanlar, raflarında fareler dolaşan tütsü dükkanları, incik boncuk dükkanı, pencereden maymunluk yapan bir maymun, rengarenk bir &lt;b&gt;Vishnu &lt;/b&gt;heykeli olan mini bir tapınak, hemen yanında üç tane ineğin bulunduğu bir süthane, sonra sıkı bir güvenlik kontrolünden geçerek girdiğimiz daracık bir yolda sadece altın kaplama kubbesini gördüğümüz ama Hindular dışında kimsenin içeri girmesine izin verilmeyen&lt;b&gt;&amp;nbsp;Kashi Vishwanath &lt;/b&gt;(&lt;b&gt;Golden Temple&lt;/b&gt;, yani&lt;b&gt; Altın Tapınak&lt;/b&gt;), bir sürü sokak satıcısı, kucaklarında bakımsızlıktan perişan durumda görünen bebekleriyle dilenen kadınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OhaJS1HWMQc/TspUyeY8F7I/AAAAAAAAIBQ/Qm3Oth4rkS0/s1600/sokaklar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="194" src="http://1.bp.blogspot.com/-OhaJS1HWMQc/TspUyeY8F7I/AAAAAAAAIBQ/Qm3Oth4rkS0/s320/sokaklar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Saat henüz dokuz civarı ama biz çoktan koca bir gün yaşamış gibiyiz. Sabah gün doğmadan gezmeye başlayınca öyle oldu haliyle.. Kulaklarımızda şehrin uğultusu, ayakkabılarımızda ve pantolon paçalarımızda &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ın suyu ve sokakların çamuru, saçlarımızda ölülerin havaya savrulan küllerinin bir kısmı ve is kokusuyla otelimize dönüyoruz. Biraz dinlenme ve kahvaltı, (elbette hepsinden önce bir duş!) molası verdikten sonra öğleden sonra &lt;b&gt;Sarnath'&lt;/b&gt;a doğru yola koyulacağız. Hazırlanın, bu kez Budizm'in merkezine gidiyoruz...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4217507721291242722?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4217507721291242722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4217507721291242722&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4217507721291242722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4217507721291242722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/varanasi-ghatlar-ve-sokaklar.html' title='Varanasi Ghat&apos;ları ve Sokakları'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-vvNLQYjGYBk/TspSD6-k9QI/AAAAAAAAIBA/tFKnPuA2ZK4/s72-c/hindu1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8556591836190095307</id><published>2011-12-01T10:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-01T17:00:17.703+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Ganj'ın Üzerinde Gün Doğarken</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: -webkit-auto;"&gt;Dün akşamın etkisinden henüz kurtulamamışken sabah, henüz güneş doğmadan yine &lt;b&gt;Ganj &lt;/b&gt;kıyısına geliyoruz. Bu kez yaşam veren Güneş'i kutsamak ve arınmak için bu kutsal nehrin kıyısındayız. Hazırlıklar devam ediyor. Yine binbir ritüel ile karşı karşıyayız: adaklar, tütsüler, tanrıların karşısına özenli çıkmak için&amp;nbsp;tıraş olmak, çiçekler, Ghat'ların basamaklarına serpiştirilen renkli tozlar... Halktan insanlar, hacılar, turuncu elbiseli Budist rahipler...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-K5PFlEoil_I/TspNqT9Va5I/AAAAAAAAIAo/12rhepg4uh4/s1600/ganj.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-K5PFlEoil_I/TspNqT9Va5I/AAAAAAAAIAo/12rhepg4uh4/s320/ganj.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Buraya arınmaya gelen Hindular sosyal statü ve dünyevi zenginlik simgesi olan giysilerinden kurtularak sıradan bir bez parçasına bürünerek nehre giriyorlar. Nehir boyunca sıralanmış yaklaşık yüz tane Ghat'ın her birinde ayrı bir faaliyet var. Bir yanda yaşamı bir yanda ölümü barındıran Ganj kıyılarında bazı Ghat'lardan dumanlar yükselmekte (bir sonraki yazıda). Ancak diğerlerinde Güneş doğmadan önce arınmak için orada toplanmış insanlar bulunuyor. &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;ın kutsal sularıyla yıkanmanın (ve hatta onu içmenin) kendilerine ruhsal ve bedensel bir arınma yaşattığını düşünen Hinduları izliyoruz şaşkınlıkla. Bazı Hindu anneler yenidoğan bebeklerini bile &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'da yıkamaya getiriyorlarmış. Oysa dün akşam sandallarla gezerken tamamen kül olamamış beden parçalarıyla bile karşılaşmıştık biz bu sularda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada burada çamaşır da yıkanıyor. Kendilerini bu sularda yıkayanların çarşaflarını da burada yıkamalarına şaşmamak gerek, değil mi? Aşağıda altta ve en sağdaki resimde çamaşır yıkayanları ve kurutulmak üzere yayılan çarşafları görebilirsiniz. Aklınızda olsun, nehre yakın bir pansiyonda falan kalacaksanız çarşaflarınızın mis gibi &lt;b&gt;Ganj &lt;/b&gt;suyuyla yıkandığından emin olabilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-N_2aeCkoplA/TspPbmu1p0I/AAAAAAAAIAw/hfDLlOuhYwk/s1600/ganj1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-N_2aeCkoplA/TspPbmu1p0I/AAAAAAAAIAw/hfDLlOuhYwk/s320/ganj1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Ve &lt;b&gt;Ganj &lt;/b&gt;üzerinde Güneş doğuyor...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZPt1OptpyU4/TspP-2vvPOI/AAAAAAAAIA4/V-q42n-vEPM/s1600/g%25C3%25BCn+do%25C4%259Fdu.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZPt1OptpyU4/TspP-2vvPOI/AAAAAAAAIA4/V-q42n-vEPM/s320/g%25C3%25BCn+do%25C4%259Fdu.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bizim de nehirdeki gezintimiz sona eriyor. Artık karaya ayak basma ve daha yakın keşif zamanı! Sandaldan inmeden önce kendinizi göreceklerinize hazırlamanızı öneririm. Çünkü inanılmaz manzaralar sizleri bekliyor şehrin daracık sokaklarında.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;u&gt;Bir de ufak bir not&lt;/u&gt;: Bence buraya olabilecek en eski ayakkabınızla ve paçaları yerlerde sürünmeyen kapri tipi bir pantolonla gidin. Sokaklardaki pisliği tarif etmemin imkanı yok. Bir de ölü yakılan yerlerde falan dolaşacağınızı düşünün. O yüzden &lt;b&gt;Varanasi &lt;/b&gt;gezisinden sonra vedalaşabileceğiniz bir ayakkabı götürün yanınızda. Daha sonra benim yaptığım gibi yapıp kendisini &lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;'de çöpe atabilirsiniz! :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8556591836190095307?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8556591836190095307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8556591836190095307&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8556591836190095307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8556591836190095307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/12/ganjn-uzerinde-gun-dogarken.html' title='Ganj&apos;ın Üzerinde Gün Doğarken'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-K5PFlEoil_I/TspNqT9Va5I/AAAAAAAAIAo/12rhepg4uh4/s72-c/ganj.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7165588277857798509</id><published>2011-11-30T09:47:00.001+02:00</published><updated>2011-11-30T10:06:01.817+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Ruhani Bir Masal: Benares, Nam-ı Diğer Varanasi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi sanırım &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;gezimizin en etkileyici bölümünü anlatmaya geldi sıra. Genel olarak diğer şehirlerde gördüklerimi de nasıl anlatabilirim diye kara kara düşünüyordum ama &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'yi anlatmak herhalde en zoru olacak. 3000 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski şehirlerinden olan &lt;b&gt;Varanasi &lt;/b&gt;için &lt;b&gt;Mark Twain&lt;/b&gt; şöyle demiş: &lt;i&gt;"Benares tarihten, geleneklerden ve efsaneden daha yaşlıdır; hatta bunların toplamından bile iki kat daha yaşlı görünür."&lt;/i&gt; Tahmin edebileceğiniz üzere &lt;b&gt;Benares, Varanasi&lt;/b&gt;'nin eski adlarından biri oluyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-gsmDUC6kq8A/TsobvjaXkCI/AAAAAAAAH_w/-_bCixgUNTQ/s1600/varanasi%2Bsokaklar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://2.bp.blogspot.com/-gsmDUC6kq8A/TsobvjaXkCI/AAAAAAAAH_w/-_bCixgUNTQ/s320/varanasi%2Bsokaklar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ın kıyısına kurulmuş olan bu şehir &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın en kutsal şehri olarak biliniyor. Nehir kıyısında çeşitli ayinlerin ve törenlerin yapıldığı bu şehirden büyülenmemek elde değil. Bence burası birçok ibadethaneden daha ruhani bir ortam sunuyor kucak açtığı insanlara. Yerel rehberimiz &lt;b&gt;Varanasi &lt;/b&gt;ile ilgili olarak &lt;i&gt;"city of learning and burning"&lt;/i&gt; (öğrenme ve yanma şehri) demişti. Arınma, Güneş'i ve &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ı kutsama ve ölü yakma ritüellerini izlediğimiz iki gün boyunca onun ne demek istediğini gayet iyi anlıyoruz. Burada ayinler ve kutsama törenleri gün doğumunda ve gün batımında yapılıyor. Bunlar Ghat'larda gerçekleştiriliyor. Ghat'lar, nehir kıyısında yükselen basamaklar aslında. Nehrin yükselip alçalmasına uyumlu olması için böyle basamaklı alanlar tercih edilmiş ayinler için. Akşam yapılan &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ı kutsama töreni inanılmaz bir görsellik sunuyor. Ama oraya geçmeden önce size Ghat'lara nasıl ulaştığımızı da anlatmam gerek. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şehrin belli bir yerine kadar minibüsle geldikten sonra ikili gruplar halinde "&lt;i&gt;rickshaw&lt;/i&gt;" adı verilen o bisikletli çekçeklere binerek 'anlatılmaz yaşanır' &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;trafiğine dalıyoruz. Burada ve ayinler sırasında bir şey kaçırmamak için gözümü kırpmadan etrafı izlediğimden dolayı video çekimi yapamadığımı söyleyeyim. (&lt;i&gt;&lt;b&gt;Youtube &lt;/b&gt;sağ olsun, size konuyla ilgili uygun bir video bulurum diye düşündüm ve &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=qb7iFcopTKE" target="_blank"&gt;buldum &lt;/a&gt;da!&lt;/i&gt;) Rickshaw üzerinde fotoğraf çekimi yapmak zaten imkansız. Sallana sallana kâh arkandan dokunan triportör benzeri taksiciklere (motorize rickshaw!)kâh yanından koşturan çocuklara bakarak; kâh üzerine bodoslama gelmekte olan bir arabanın dizinin dibinden yaptığı dönüş karşısında gözlerin faltaşı gibi açılarak, pantolonunun bacak arası erpimiş sürücünün nasıl zorlanarak pedal çevirdiğini görüp üzüntüyle yutkunarak, şehrin genzimizi yakan kokusunu soluyarak ve kulaklarımızı sağır eden gürültüsünü dinleyerek &lt;b&gt;Ganj &lt;/b&gt;kıyısına ulaşıyoruz. İnanılmaz bir deneyim. (&lt;i&gt;Dönüşte de rickshaw'ların park yerine gidip bekliyorsunuz. O şaşkınlık içinde yüzünü bile hatırlamadığınız ama sizi kıyıya götüren sürücü sizi tanıyıp yanınıza geliyor ve minibüsünüze geri götürüyor. Aynı kişi götürüyor çünkü yaklaşık bir dolar bahşiş alacak ve bunu kaçırmaması gerek. O yüzden o sizin yüzünüzü asla unutmuyor. Burası işte böyle dokunaklı satır arası hikayeleriyle dolu bir yer...&lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-8f7yN4hgMC4/TsodBQB1nqI/AAAAAAAAH_8/N90QHVmBxnw/s1600/varanasi.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-8f7yN4hgMC4/TsodBQB1nqI/AAAAAAAAH_8/N90QHVmBxnw/s320/varanasi.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Rickshaw'dan indikten sonra basamaklardan inerken gördüğünüz muazzam kalabalık karşısında bir kez daha hayrete düşüyorsunuz. Biz bu kalabalığın içinden değil tam karşıdan, yani&amp;nbsp;&lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ın içinden izleyeceğiz bu ayinleri. O yüzden hemen bizi bekleyen sandala biniyor ve kendimizi ortamın büyüsüne bırakıyoruz. Her yerde yanan mumlar ve tütsüler, ilahi benzeri bir müzik, zil sesleri,&amp;nbsp;kıyıdaki ışıklı şemsiyelerin altında birkaç aşamadan oluşan kutsama ritüelini gerçekleştiren insanlar, ışıklandırılmış &lt;b&gt;Shiva &lt;/b&gt;ve adını hatırlayamadığım diğer bir tanrının resmi, tanrılara adanmak üzere alınmış turuncu çiçek halkaları... Bir yandan da hüzünlü görüntüler hakim bu nehirde, çünkü burası Hindu inanışına göre ölmek için de kutsal bir yer. Bir yanda &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt; kutsanırken bir yandan da dumanların yükselmesinin nedeni de bu işte. Ama ölü yakma törenlerini gündüz gözüyle anlatmak istiyorum sizlere, yani bir sonraki yazıda. &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'deki akşam ayinleriyle ilgili fikir edinebileceğiniz üç dakikalık özet bir görüntü buldum&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=sbuZ1VSznX0" target="_blank"&gt;şöyle&lt;/a&gt;. &lt;u&gt;&lt;i&gt;Bir de önemli not&lt;/i&gt;&lt;/u&gt;: akşam ayinleri sırasında nehir kıyısında inanılmaz çok sivrisinek var. Sinek kovucunuzu sürmeyi sakın unutmayın! (&lt;i&gt;Biz unuttuk ve kutsal Ganj sinekleri tarafından ısırıldık ne yazık ki! O yüzden acilen 28 gün geçmesini ve malarya falan kapıp kapmadığımızın ortaya çıkmasını bekliyoruz.&lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yek9OnVnbvc/Tsod9k0RBkI/AAAAAAAAIAI/j6WW4-hyvP4/s1600/varanasi1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://4.bp.blogspot.com/-yek9OnVnbvc/Tsod9k0RBkI/AAAAAAAAIAI/j6WW4-hyvP4/s320/varanasi1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kayıkların içinden törenleri büyülenmiş gibi izleyen kalabalığı görüyorsunuz yukarıda. Yanındaki resimde de iki &lt;b&gt;Sadhu &lt;/b&gt;ile fotoğraf çektirdiğimi sanan bendeniz bulunuyor. Ama para istediklerinde anlıyorum ki bunlar çakma&lt;b&gt; Sadhular.&lt;/b&gt; Çünkü gerçek &lt;b&gt;Sadhu&lt;/b&gt;'lar elini eteğini dünya işlerinden çeken, yalnızca yetecek kadar yemek yardımlarıyla hayatta kalan, madde dünyasıyla işi olmayan, spiritüel bir amaçla ölmek için &lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'a gelen ve hayatlarının son günlerini meditasyonla geçiren kişilermiş. Yani her uzamış saç sakala bakıp da &lt;b&gt;Sadhu &lt;/b&gt;gördüm diye atlamayın. :) İkinci kolajda yol boyunca sıralanmış tipler de benim fotoğraf çektirdiğim ikili de &lt;b&gt;Sadhu &lt;/b&gt;falan değil basbayağı işin kolayını bulup &lt;b&gt;Sadhu&lt;/b&gt; kılığında takılan dilencilermiş!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir de yukarıdaki kolajın üst sırasında ne yaptığımızı merak edenler için söyleyeyim: adak adadık! (&lt;i&gt;Vallahi biz de bildiğin batıl olduk o ortamda, sevgili okur! Nerede o realist İmge, nerede huşu içinde ayinler dinleyip &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;a adak bırakan İmge!&lt;/i&gt;) Bu adaklara &lt;b&gt;Puja &lt;/b&gt;adı veriliyor. Yakıp, beş dakika elinde bekletirken adağını düşünüp, &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;a bırakıyorsun kendisini. Bizimki pek adak değil, dilekti galiba.&lt;i&gt; "İso'cumun işiyle ilgili beklediği bir şeyler gerçekleşirse önümüzdeki bayram tatilinde de kutlamak için şurada kadeh kaldıralım,"&lt;/i&gt; tarzında son derece ruhanilikten uzak bir şey dilemiştik diye hatırlıyorum.Yine de &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;ın bize kulak vermiş olmasını umuyorum. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tanrıça&amp;nbsp;&lt;b&gt;Ganj&lt;/b&gt;'ın kutsanmasını izledikten sonra yine rickshaw'larla önce minibüse, sonra da otele dönüyoruz. Kulağımızdaki uğultunun dinmesi oldukça zaman alıyor. Sabah beşte yine Ghat'lara geleceğiz. Bu kez Hinduların gün doğmadan arınmak için &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;da yıkanmalarını ve Güneş'e şükranlarını sunmalarını izleyeceğiz. Benden ayrılmayın... &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7165588277857798509?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7165588277857798509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7165588277857798509&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7165588277857798509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7165588277857798509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/ruhani-bir-masal-benares-nam-diger.html' title='Ruhani Bir Masal: Benares, Nam-ı Diğer Varanasi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-gsmDUC6kq8A/TsobvjaXkCI/AAAAAAAAH_w/-_bCixgUNTQ/s72-c/varanasi%2Bsokaklar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5999464944772905097</id><published>2011-11-29T10:00:00.008+02:00</published><updated>2011-11-29T10:15:29.370+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezelim Görelim Yiyelim İçelim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>Cuma Günkü Buluşmalar..:)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Cuma günü öğlen &lt;b&gt;Ajanda &lt;/b&gt;kızlarından &lt;b&gt;&lt;a href="http://sedasolar.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Seda &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;&lt;a href="http://sanatnotlari.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Sinem &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;ile buluştuk. Online dergimiz &lt;b&gt;Ajanda'&lt;/b&gt;yı biliyorsunuz değil mi? Dergi formatından çıktık diye aklınızdan çıkmayalım olur mu? Artık bir web sayfası olarak yayın hayatımıza devam ediyoruz ve çok çeşitli konularda yazdığımız yazılarımızla &lt;a href="http://www.ajandadergi.com/" target="_blank"&gt;buradayız&lt;/a&gt;. Her zaman bekleriz. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4Kue3AHz1e4/TtKk7hyfPpI/AAAAAAAAICk/oBe1UIitRT4/s1600/imge-sinem-seda.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-4Kue3AHz1e4/TtKk7hyfPpI/AAAAAAAAICk/oBe1UIitRT4/s320/imge-sinem-seda.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşte bu anlamda &lt;b&gt;Seda &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Sinem &lt;/b&gt;ile çalışma arkadaşları da sayılıyoruz. Tamam, çalışma demeyeyim, fazla ciddi oldu. Aslında bildiğin blogdaşız, sevgili okur. Birbirimizin bloglarını uzun zamandır takip ediyorduk. Blog üzerinden yorumlar, mesajlar, yazışmalar derken de henüz tanışmamış olmamıza rağmen aslında birbirimizi büyük ölçüde tanıyorduk. Zaten bloglar ya da fikir, duygu ve düşünce paylaşımı yapılan her türlü platform sayesinde insanların sanal alemde de birbirlerini iyi tanıyabileceğine inanıyorum. Bir de yüz yüze tanışalım tam olsun dedik. (Aslında &lt;b&gt;Seda&lt;/b&gt;'yla ayak üstü tanışmışlığımız da olmuştu &lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2010/09/yeni-turku-ve-punk-rock.html"&gt;şu Yeni Türkü konseri&lt;/a&gt;nde geçen sene.) Öğle yemeği için &lt;b&gt;Cafe Cadde&lt;/b&gt;'de buluştuk. Sonra kahvelere geçildi. Uzun uzun oradan buradan sohbet ettik. Ortak konumuzun bol olduğunu zaten biliyorduk. Minişler de kendi tarzlarında kol-bacak figürleri ve çeşitli tonlarda mırıltılarla katıldılar sohbetimize..:) Harika bir buluşmaydı. Bir sonrakini sabırsızlıkla bekliyorum. Sohbet o kadar keyifli olunca haliyle uzadı ve ben neredeyse Cuma akşam trafiğine kalıyordum! Neyse ki saat beş gibi köprünün üstünde olmayı ve sonrasında da yarım saat içinde evime varmayı başardım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vCJfIQciOy0/TtKo0Od_VPI/AAAAAAAAICs/lskjlIQ12xI/s1600/celal+tan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-vCJfIQciOy0/TtKo0Od_VPI/AAAAAAAAICs/lskjlIQ12xI/s320/celal+tan.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Akşam da Celal Tan ve ailesine oturmaya gittik &lt;b&gt;İso'&lt;/b&gt;cumla. Benden duymuş olmayın ama feci arıza bir aileymiş bu Tanlar. :) Ama pek de eğlenceliler. Bizi çok güldürdüler diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce izlediğim &lt;b&gt;Onur Ünlü&lt;/b&gt; filmleriyle ilgili durum skorum 1-1'di. &lt;b&gt;Polis&lt;/b&gt;'i çok beğenmiştim, &lt;b&gt;Güneşin Oğlu'&lt;/b&gt;nu hiç beğenmemiştim. &lt;b&gt;Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi&lt;/b&gt;'ni beğenince &lt;b&gt;Onur Ünlü&lt;/b&gt; takip etmeye devam edeceğim yönetmenlerden biri oldu benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir kasabada yaşayan emekli bir anayasa profesörü &lt;b&gt;Celal Tan&lt;/b&gt;. Daha önce eşini kaybetmiş, şimdi ise kendinden çok daha genç bir eşi var. &lt;b&gt;Selçuk Yöntem&lt;/b&gt; bu duruma alışık ne de olsa, değil mi? :) Oğlu, kızı, genç eşi, torunu ve onlarla birlikte yaşayan annesi evde sürpriz bir doğum günü partisi hazırlıyorlar &lt;b&gt;Celal Tan&lt;/b&gt;'a. O gelmeden önce masayı hazırlayıp, ışıkları söndürüp, beklemeye başlıyorlar. Ama aileyi tamamen farklı bir sürpriz bekliyor o gece. &lt;b&gt;Celal Tan&lt;/b&gt;'ın kapıdan içeri girmesiyle birlikte olaylar hiç de beklenmedik bir şekilde gelişiyor. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İçinde kara mizah barındıran absürt film örneği denebilecek bu hikayede oyuncu seçimleri de çok iyiydi. &lt;b&gt;Selçuk Yöntem&lt;/b&gt;'e zaten bayılırım, o yüzden onu zorlayacak bir rol olmadığını düşünmeme rağmen yine de fazla düşünmeden on puanı veriyorum. (&lt;i&gt;&lt;b&gt;Selçuk Yöntem&lt;/b&gt;&amp;nbsp;hakkında objektif yorum yapamayabilirim ama, çünkü: Bitter çikolatayı hiç sevmem. Hani tatlı krizine girsem ve evde bitter çikolata dışında tatlı olmasa bile yemem, o derece! Ama &lt;b&gt;Eti Karam&lt;/b&gt; reklamlarında &lt;b&gt;Selçuk Yöntem&lt;/b&gt; bitter'i anlatırken fark ettim ki o ikram ederse koca bir kare bitter bile yiyebilirim hani. Nasıl ama, çok seviyormuşum değil mi? :) &lt;/i&gt;)&amp;nbsp;&lt;b&gt;Selçuk Yöntem&lt;/b&gt; dışında en favorilerim ise &lt;b&gt;Celal Tan'&lt;/b&gt;ın genç eşi &lt;b&gt;Özge'&lt;/b&gt;nin gözleri görmeyen (ama her şeyi gören!) ağabeyi rolüyle &lt;b&gt;Bülent Emin Yarar&lt;/b&gt; ve kızı rolündeki &lt;b&gt;Ezgi Mola &lt;/b&gt;oldu. Kendimi en yakın hissettiğim karakteri soracak olursanız &lt;b&gt;Celal Tan&lt;/b&gt;'ın&amp;nbsp;çok az ömrü kalan&amp;nbsp;otuz beş yıllık arkadaşı oldu. Usta tiyatrocu &lt;b&gt;Köksal Engür&lt;/b&gt;'ün canlandırdığı tipin panik halinde öbür dünyaya gitmeden önce sorguya hazırlık amacıyla namaz, kelime-i şahadet, "imamın şartları"nı falan öğrenmeye çalışması beni koparttı. Babaannenin (&lt;b&gt;Güler Ökten&lt;/b&gt;) de atlattığı badireler sonrasında &lt;i&gt;"Evim evim evcağızım, anlar benim halcağızım,"&lt;/i&gt; diye hiçbir şey olmamış gibi tekerlekli sandalyesinde eve dönüşü de hatırladıkça güldüğüm sahnelerden biri oldu. &lt;b&gt;Celal Tan'&lt;/b&gt;ın kızının sevgilisi opera sanatçısının olduğu sahneler de öyle..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Film dışarıdan ilkeli, erdemli, kontrollü, sevgi dolu, onurlu görünen yaşamların iç yüzünü sorgulatıyor bize aslında. Bir kıskançlık krizinin yaşamı nasıl krize sokabileceğini gösteriyor belki. Ama çok farklı bir tarz, farklı bir anlatım biçimi&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;Onur Ünlü&lt;/b&gt;'nünkü. Ve iyi ki de var böyle değişik renkler sinema dünyasında. Bu seneki &lt;b&gt;Altın Koza'&lt;/b&gt;da &lt;i&gt;En İyi Film&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;En İyi Senaryo &lt;/i&gt;ödüllerini alan ekibi tebrik ediyor, &lt;b&gt;Onur Ünlü'&lt;/b&gt;nün bir sonraki filmini merakla bekliyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu hafta sonu harika bir tiyatro oyunu ve harika bir &lt;b&gt;Çağan Irmak&lt;/b&gt; filmi olan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Dedemin İnsanları'&lt;/b&gt;nı da izledim ama sanırım &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;gezisinin en etkileyici bölümüyle devam edeceğim yazılarıma. Önümüzdeki üç gün boyunca &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'deyiz, ona göre hazırlıklı gelin...:)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5999464944772905097?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5999464944772905097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5999464944772905097&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5999464944772905097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5999464944772905097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/cuma-gunku-bulusmalar.html' title='Cuma Günkü Buluşmalar..:)'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4Kue3AHz1e4/TtKk7hyfPpI/AAAAAAAAICk/oBe1UIitRT4/s72-c/imge-sinem-seda.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5905956786894671607</id><published>2011-11-28T10:00:00.003+02:00</published><updated>2011-11-28T10:00:09.842+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Geçen Hafta Gezdiğim İki Sergi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;yazılarına aynı hızla devam etmeden önce araya iki sergi haberi almak istedim.&amp;nbsp;İlk olarak &lt;b style="text-align: justify;"&gt;Milli Reasürans Sanat Galerisi'&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt;ndeyiz. &lt;/span&gt;&lt;b style="text-align: justify;"&gt;Nuri Bilge Ceylan&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt;'ın fotoğrafçı eşi &lt;/span&gt;&lt;b style="text-align: justify;"&gt;Ebru Ceylan&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt;'ın sergisini gezeceğiz. Serginin isim babası ise &lt;/span&gt;&lt;b style="text-align: justify;"&gt;Ebru-Nuri Bilge Ceylan&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt; çiftinin altı yaşındaki oğulları. Bir gün annesine &amp;nbsp;söylediği &lt;/span&gt;&lt;i style="text-align: justify;"&gt;"Dünya içimde karanlık oyunlar oynuyor, anne!"&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt; cümlesinden yola çıkmış &lt;/span&gt;&lt;b style="text-align: justify;"&gt;Ebru Ceylan&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt;. Ve çocuğun tedirgin iç dünyasından yola çıkarak dünyaya bakmayı denemiş. Fotoğraflar bana biraz karamsar geldi. Yani çocukların dünyayı bu kadar acı, yalnızlık ve hüzün dolu görüyor olabilme olasılığı&amp;nbsp;benim gibi gerçekçi bir zihniyeti bile&amp;nbsp;huzursuz etti diyebilirim. Yine de hepsinin gerçekten çok etkileyici olduğunu düşünüyorum. Favorim ise şu açık pencerenin önünde havalanan tül perdenin olduğu fotoğraf. En umutlu olanlarından birkaç tanesini ve serginin afişini aşağıdaki kolajda sizlerle paylaşmak istedim. Bu harika fotoğrafları ve çok daha fazlasını görmek istiyorsanız &lt;/span&gt;&lt;b style="text-align: justify;"&gt;10 Aralık&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify;"&gt;'a kadar zamanınız var. &lt;b&gt;Milli Reasürans Sanat Galerisi &lt;/b&gt;Pazar ve Pazartesi hariç her gün &lt;b&gt;11.00-18.30&lt;/b&gt; arası açık&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-f2GQLyXVRek/Ts63cw_lIEI/AAAAAAAAIBg/K7LbTNuZbXc/s1600/ebruc.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="189" src="http://1.bp.blogspot.com/-f2GQLyXVRek/Ts63cw_lIEI/AAAAAAAAIBg/K7LbTNuZbXc/s320/ebruc.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gezdiğim ikinci sergi ise &lt;b&gt;Teşvikiye&lt;/b&gt;'deki &lt;b&gt;Galeri Işık&lt;/b&gt;'ta &lt;b&gt;3 Aralık&lt;/b&gt;'a kadar devam edecek olan &lt;b&gt;"Mimariden Renk ve Desene"&lt;/b&gt; adlı resim sergisiydi. Aynı zamanda başarılı bir mimar olan &lt;b&gt;Ertem Ertunga&lt;/b&gt; zamanında bu özelliği ile Bülent Ecevit'in de takdirini kazanmış. Mimarlığın yanı sıra fotoğrafçılık ve resim sanatıyla da ilgilenen sanatçı, çalışmalarının büyük bir kısmında biricik sevgilisi&amp;nbsp;&lt;b&gt;Anadolu&lt;/b&gt;'dan esinlenmiş. Örneğin, aşağıda sağ üst sırada bulunan resimler &lt;b&gt;Hasankeyf &lt;/b&gt;serisinden. Sağda ortada &lt;b&gt;Yeni Doğum &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Doğuş &lt;/b&gt;(&lt;i&gt;üzgünüm, bu aralar doğuş dendiğinde hepinizin aklına saksı geliyor biliyorum! :) &lt;/i&gt;)çalışmaları bulunuyor. En alt sırada ise&lt;b&gt; Saklı Yüzler, Gözler, Aşk &lt;/b&gt;gibi çalışmaları mevcut. Ama benim favorim &lt;b&gt;Sandallar &lt;/b&gt;adlı tablo oldu (&lt;i&gt;ve kendisini hayalimdeki yazlık evin hayalimdeki köşesine yerleştirdim bile&lt;/i&gt;). Bu arada&amp;nbsp;&lt;b&gt;Galeri Işık&lt;/b&gt; Pazar günü hariç her gün &lt;b&gt;10:00-20:00&lt;/b&gt; saatleri arasında açık.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-eHLRPTAUJyU/Ts64it68WfI/AAAAAAAAIBo/2sMcbVNC9kI/s1600/sandallar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://3.bp.blogspot.com/-eHLRPTAUJyU/Ts64it68WfI/AAAAAAAAIBo/2sMcbVNC9kI/s320/sandallar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yolunuz &lt;b&gt;Teşvikiye&lt;/b&gt;'ye düşerse bu iki sergiyi de görmenizi öneririm. Bir de müjdemi isterim (&lt;i&gt;belki geç kalmışımdır ama ben yeni öğrendim&lt;/i&gt;): &lt;b&gt;Atiye Sokak&lt;/b&gt;'ta &lt;b&gt;Girandola &lt;/b&gt;açılmış! Kışın da dondurma yemeyi sevenlere ve sergileri görmek için yolunu oralara düşüren sanatseverlere itinayla duyurulur.. :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5905956786894671607?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5905956786894671607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5905956786894671607&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5905956786894671607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5905956786894671607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/gecen-hafta-gezdigim-iki-sergi.html' title='Geçen Hafta Gezdiğim İki Sergi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-f2GQLyXVRek/Ts63cw_lIEI/AAAAAAAAIBg/K7LbTNuZbXc/s72-c/ebruc.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-6001148863905434004</id><published>2011-11-25T09:45:00.000+02:00</published><updated>2011-11-25T09:45:00.082+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Contemporary İstanbul</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye'de bugüne kadar yapılan en geniş kapsamlı modern ve güncel sanat etkinliği olan &lt;b&gt;Contemporary İstanbul&lt;/b&gt;, bu yıl &lt;b&gt;24-27 Kasım 2011&lt;/b&gt; tarihleri arasında altıncı kez seyircileriyle buluşuyor. Yani sizler tam da bir yandan hafta sonu ne yapsam diye düşünür bir yandan da bu yazıyı okurken süregelen ve Pazar'a kadar da devam edecek olan bir etkinlik bu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dört gün boyunca süren &lt;b&gt;Contemporary İstanbul&lt;/b&gt;, ulusal ve uluslararası galerileri, tüm dünyadan gelen sanatçıları, koleksiyonerleri, müze müdürlerini, küratörleri, sanat eleştirmenlerini, basın mensuplarını ve sanatseverleri&lt;b&gt; Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;İstanbul Kongre Merkezi&lt;/b&gt; çatısı altında birleştiriyor. Ana etkinliğinin yanı sıra &lt;b&gt;Contemporary İstanbul&lt;/b&gt; ülkenin sanatsal gelişimine katkıda bulunmak üzere yıl boyunca tartışma panellerinden, sergilere kadar birçok yan etkinlikleri ve sanat projelerini sunmaya devam etmekte.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0G2iakae8DY/Ts5pNvKWM0I/AAAAAAAAIBY/WjLDBYiBRrU/s1600/contemp..JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="226" src="http://4.bp.blogspot.com/-0G2iakae8DY/Ts5pNvKWM0I/AAAAAAAAIBY/WjLDBYiBRrU/s320/contemp..JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben bu sene &lt;b&gt;Ayşe'&lt;/b&gt;nin daveti üzerine ön izleme gecesi olan 23 Kasım Çarşamba akşamı açılış gecesindeydim. &amp;nbsp;Sayesinde gerçekten ilginç bir performans sergileyen &lt;b&gt;Nebahat Erpolat&lt;/b&gt; ile tanışmış oldum. Lokumu, zeytini ve sanatçının ayakkabısına sıkıştırılmış &lt;b&gt;Erol Evgin&lt;/b&gt; ve (tam göremedim ama sanırım) &lt;b&gt;Türkan Şoray&lt;/b&gt; fotoğraflarını görünce hemen bilmiş bilmiş yorumlar yapmaya başladık aramızda:&lt;i&gt; "Hımmm, sanatçı kültürel öğelere gönderme yapıyor..."&lt;/i&gt; Sonra araya kireç suyu gibi bir şeye batırılmış domatesler ve yumurtalar girince biraz da &lt;i&gt;"Türk usulü kahvaltı.."&lt;/i&gt; temasına mı yapışsak dedik. Ama sonra Nebahat Hanım o yumurtaları ve domatesleri topuklarıyla ve elleriyle ezmeye, kırmaya başlayıp, yarattığı dağınıklığın üzerinde estetik hareketlerle yuvarlanmaya başlayınca hepimiz susup kaldık. Hatta en son &lt;b&gt;Gizem&lt;/b&gt;'in tırsıp &lt;b&gt;Ayşe&lt;/b&gt;'yi ve beni öne aldığını hatırlıyorum! (Bir şeyler sıçrarsa ya da kafamıza inen bir yumurta ile performansın bir parçası olmak durumunda kalırsak bizler kurban olalım diye..:)) ) Yine de en arkadaki güvenli yerinde gözlem yapmaya devam eden&lt;b&gt; Gizem&lt;/b&gt;'den gelen yorum konusunda hemfikir kaldık gecenin sonunda:&lt;i&gt; "Almanya'da ezilen Türkler"&lt;/i&gt;di sanırım burada ele alınan konu. Ne de olsa &lt;b&gt;Nebahat Erpolat&lt;/b&gt; da Almanya'da yaşayan bir Türk sanatçısıydı (ama hâlâ tam olarak emin değiliz . Sanatçının web sayfası için &lt;a href="http://www.nebahaterpolat.com/index.php" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;bakabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Elbette koskoca &lt;b&gt;Lütfi Kırdar&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;İstanbul Kongre Merkezi'&lt;/b&gt;ne yayılan &lt;b&gt;Contemporary İstanbul&lt;/b&gt; fuarının yaklaşık binde birini oluşturuyordu bu gösteri, çünkü içeride galerilere, sanatçılara ve müzelere ayrılmış yüzlerce oda vardı. Biz de elimizdeki plana göre ilgimizi çekebileceğini düşündüğümüz bölümleri gezdik birlikte. Daha sonra gece 10'a doğru biraz yorulup mola verelim dedik. Ve ailecek bayıldığımız&amp;nbsp;&lt;b&gt;Kırıntı&lt;/b&gt;'da başladığımız gecemizi kongre merkezinin dinlenme bölümlerinde sohbete dalarak bitirdik. Yaratıcı isimlerle tanıştığımız güzel bir geceydi. Sıradaki...:)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-6001148863905434004?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/6001148863905434004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=6001148863905434004&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6001148863905434004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6001148863905434004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/contemporary-istanbul.html' title='Contemporary İstanbul'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-0G2iakae8DY/Ts5pNvKWM0I/AAAAAAAAIBY/WjLDBYiBRrU/s72-c/contemp..JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7301272569104494646</id><published>2011-11-24T10:00:00.002+02:00</published><updated>2011-11-24T10:00:07.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahne Sanatları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Agra Kalesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Agra&lt;/b&gt;'da &lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt;'den sonraki durağımız &lt;b&gt;Agra Kalesi&lt;/b&gt;. Günü orada batıracağız. &lt;b&gt;Red Fort&lt;/b&gt; yani &lt;b&gt;Kızıl Kale &lt;/b&gt;olarak da bilinen bu kalenin kırmızı rengini görür görmez neden yapıldığını anladık değil mi? Evet, doğru bildiniz: kızıl kumtaşı. Peki, içerideki bölümleri saymama gerek var mı? Hayır, ezberlediniz artık değil mi? Divan-ı Aam, Divan-ı Has, mescit, avlular, bahçe düzenlemeleri, falan filan. Şimdiye kadar gördüğümüz Moğol tarzı saray ve kale yapılanmasının aynısı burada da görülüyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Yapımına &lt;b&gt;1565 &lt;/b&gt;yılında &lt;b&gt;Ekber Şah&lt;/b&gt; tarafından başlanan bu güzel yapı &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; tarafından bitirilmiş. İnsan &lt;b&gt;Hindistan'&lt;/b&gt;ı gezerken &lt;i&gt;"iyi ki Moğollar bir dönem burada hüküm sürmüşler ve iyi ki Şah Cihan gibi bir hükümdarları varmış"&lt;/i&gt; &amp;nbsp;diye düşünüyor. Yoksa &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;turistler tarafından bilinir miydi emin değilim. Kayda değer tüm turistik noktalara Moğol eli değdiğini görüyorsunuz. Bu arada buradaki şu kıvırcık revaklar favorim oldu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-fmsNpoqM6kY/TsYrkv_GOpI/AAAAAAAAH_U/PGDT-2BkYWs/s1600/agra+kalesi.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-fmsNpoqM6kY/TsYrkv_GOpI/AAAAAAAAH_U/PGDT-2BkYWs/s320/agra+kalesi.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Agra Kalesi&lt;/b&gt;'nden&lt;b&gt; Tac Mahal&lt;/b&gt;'in nasıl göründüğünü de aşağıda görebilirsiniz. Gerçi hava kirliliğinin yarattığı sisten dolayı pek de iyi göremiyorsunuz ama elimden gelen budur.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt;, oğlu tarafından &lt;b&gt;Agra Kalesi'&lt;/b&gt;ne kapatıldıktan sonra ölümüne kadar geçen yedi yıl boyunca &lt;b&gt;Sekizgen Kule&lt;/b&gt;'de (&lt;b&gt;Octagonal Tower&lt;/b&gt;)&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;bu manzaraya karşı yaşamış.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-gQo_XBz4aJM/TsYr9ZIufUI/AAAAAAAAH_c/AU4eTKcjHF0/s1600/agradan+tac.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-gQo_XBz4aJM/TsYr9ZIufUI/AAAAAAAAH_c/AU4eTKcjHF0/s320/agradan+tac.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Geceleri ses ve ışık gösterileri yapılan kalenin etrafı 20 metre yüksekliğinde ve 2,5 kilometre uzunluğunda surlarla çevriliymiş. İşte o surların üzerinden güneşi batırıyoruz biz de. Avludaki harika taş işçiliğine sahip sütunları, su oluklarının buluştuğu süs havuzunu ve Cihangir'in banyo yaptığı küvetini de gördükten sonra akşam yemeği için otelimize dönüyoruz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-9spNdl5Yk-g/TsYtq-e152I/AAAAAAAAH_k/6N6_tqaiBGI/s1600/g%25C3%25BCn+bat%25C4%25B1m%25C4%25B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-9spNdl5Yk-g/TsYtq-e152I/AAAAAAAAH_k/6N6_tqaiBGI/s320/g%25C3%25BCn+bat%25C4%25B1m%25C4%25B1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Sabah 5'ten beri yollarda olabiliriz, ama harika Hint yemeklerinden enerjimizi aldıktan sonra tur arkadaşlarımızın önerisine uyarak otelden ayarladığımız bir Hint müzikalini izlemek üzere yola çıkıyoruz. Burası otele beş dakika uzaklıkta &lt;b&gt;Kalakriti &lt;/b&gt;adında bir gösteri merkezi. Oyun da &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;Mümtaz Mahal&lt;/b&gt;'in ölümsüz aşkını anlatan bir "&lt;b&gt;Aşk Destanı&lt;/b&gt;." &amp;nbsp;Kulaklığımızı İngilizce'ye ayarlayıp taktığımızda öyle ahım şahım bir şey beklemiyordum, ama kostümler konusunda beklentim yüksekti. Ve beklediğim gibi çıktı:&amp;nbsp;genel anlamda vasat sayılabilecek bir oyundu.&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;K&lt;/span&gt;ostümleri ise çok daha özellikli olabilirdi. Yine de bolca renk, Hint müziği ve dansları ve müzikalin sonunda sahnenin altından çıkarak yükselen&amp;nbsp;dünyanın en büyük &lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt; replikasını görmüş olduk. 8,2 ton ağırlığında ve 360 X 360 cm ebatlarındaki bu&amp;nbsp;&lt;b&gt;Tac Mahal &lt;/b&gt;yedi yılda tamamlanmış.&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Ve bence replikası bile heybetli bu masalsı yapının... &lt;b&gt;Agra&lt;/b&gt;'ya yolunuz düşer de bu şovu görmek isterseniz detaylı bilgi ve rezervasyon için &lt;a target="_blank" href="http://www.kalakritionline.com/"&gt;buraya &lt;/a&gt;buyurun lütfen.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Artık otele dönüp yatmamız gerekiyor, çünkü yarın yine sabaha karşı dörtte uyanıp yollara düşeceğiz. &lt;b&gt;Gazella Tur&lt;/b&gt;'un abuk subuk planlaması sonucunda rahatsız minibüsümüze binerek olabilecek en verimsiz şekilde &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'ye gideceğiz. Önce beş saat &lt;b&gt;Delhi'&lt;/b&gt;ye, sonra aktarmalı öğleden sonra uçağıyla &lt;b&gt;Varanasi'&lt;/b&gt;ye! Ve ancak akşam saatlerinde &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'de olabileceğiz. Neyse, buna da şükür!&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7301272569104494646?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7301272569104494646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7301272569104494646&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7301272569104494646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7301272569104494646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/agra-kalesi.html' title='Agra Kalesi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-fmsNpoqM6kY/TsYrkv_GOpI/AAAAAAAAH_U/PGDT-2BkYWs/s72-c/agra+kalesi.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1775216619062119288</id><published>2011-11-23T10:01:00.002+02:00</published><updated>2011-11-23T10:01:02.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Görkemli Bir Aşk Abidesi: Tac Mahal</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, masal ülkesi &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın başkenti &lt;b&gt;Agra &lt;/b&gt;iken...Heybetli &lt;b&gt;Babür İmparatorluğu'&lt;/b&gt;nun başında cihanın hükümdarı &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; var iken... &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt;'ın gözü ve gönlü güzeller güzeli karısı &lt;b&gt;Mümtaz&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;Mahal'&lt;/b&gt;dan başkasını görmez iken... 17 yıllık aşklarının alevi bir an bile sönmemişken... Ve 14. çocuklarının doğumunu beklerler iken... İşte o doğumla birlikte olanlar olmuş..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Mümtaz Mahal,&lt;/b&gt; bu son doğumu kaldıramayıp ölmüş (1629). &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; yıkılmış, iki yıl yas tutmuş ve sonrasında da neredeyse elini eteğini çekmiş devlet işlerinden. Ölen karısına olan aşkını bütün dünyaya kanıtlamak istercesine &lt;b&gt;Yamuna Nehri'&lt;/b&gt;nin kıyısına bu görkemli yapıyı yaptırmaya karar vermiş. Yani anlayacağınız &lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt; dünyanın en aşk kokan anıt mezarıdır denebilir. İçinde &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Mümtaz Mahal'&lt;/b&gt;in mezarları yan yana bulunmaktadır (içeride fotoğraf çekmek yasak ama dışarıdaki süslemeli mermere benzeyen bir dokusu olan iki lahit&amp;nbsp;yan yana&amp;nbsp;duruyor. Ancak bunlar sembolik; asıl mezarlar ise çok daha aşağıdaymış.) Ve işte şimdi onu görmek üzere yollardayız. İlk resimde kapıdan görünüyor, ikinci resimde de o kapıdan geçer geçmez ilk fotoğrafımızı çektiriyoruz. Halbuki daha yanına gidene kadar yürüyeceğimiz uzun ince yolda bir sürü güzel poz yakalayacağız, önündeki havuza yansımasını çekeceğiz, yandan, arkadan, önden, alttan, bulabileceğimiz her cepheden kendisini doya doya seyretme ve fotoğrafını çekme imkanımız olacak. Bu&amp;nbsp;aceleye ne gerek var değil mi? Ama heyecan işte ne yapalım, ne de olsa dünyanın yedi harikasından birinin önündeyiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Fx0yCpfgndU/TsPnmKP04RI/AAAAAAAAH-w/amVvdNADegc/s1600/tac.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="149" src="http://2.bp.blogspot.com/-Fx0yCpfgndU/TsPnmKP04RI/AAAAAAAAH-w/amVvdNADegc/s320/tac.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ve bu yapı gerçekten bir harika! Önündeki havuza düşen yansımasını da çekmezseniz olmaz, ona göre. Ayrıca buranın günün değişik saatlerinde üzerine vuran farklı güneş ışığına göre çeşit çeşit büyüleyici görüntülere büründüğü de söyleniyor ama biz elbette sadece öğleden sonranın ilk saatlerini görebildik. Aşağıdaki kolajda gördüğünüz kırmızı yapıdan da iki tane bulunuyor. Ana binanın iki yanında yer alan bu kızıl kumtaşından binalar ve süslemeleri de çok etkileyici. Bunlardan Kâbe yönünde olanı cami olarak düzenlenmiş. Bir de girişte buna benzer kızıl bir bina bulunuyor. Yani aslında burası geniş bir alana yayılmış dört binalık bir kompleks ama elbette beyaz mermerden yapılmış ve üzerinde harika süslemeler olan anıt mezar diğerlerini gölgede bırakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DiIFrr-AA8c/TsPsQ7TlNGI/AAAAAAAAH-8/ejnzXt4QCgs/s1600/tac1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://2.bp.blogspot.com/-DiIFrr-AA8c/TsPsQ7TlNGI/AAAAAAAAH-8/ejnzXt4QCgs/s320/tac1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Yapımına &lt;b&gt;1632 &lt;/b&gt;yılında başlanan anıt 21 yılda tamamlanmış. Anıtın yapımında kullanılan mermer bloklar bine yakın fil ile taşınmış. Söylentiye göre &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; buna benzer bir yapı daha yapılmasını önlemek için &lt;b&gt;Tac Mahal'&lt;/b&gt;de çalışan işçilerin&amp;nbsp;ellerini kestirmiş. Duvar süslemelerinde akik, sedef ve firuzeler gömülü olan yapıda yakut, zümrüt, pırlanta ve iri inciler de kullanılmış. Etrafında dört minare bulunan &lt;b&gt;Tac Mahal'&lt;/b&gt;in ana binasının üzerinde ise &lt;b&gt;Yasin &lt;/b&gt;suresinin tamamı bulunuyormuş.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;Bu arada&amp;nbsp;&lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt;&amp;nbsp;karısının ölümüyle kendinden geçince ve böyle bir anıt mezar için bu kadar harcama yapınca eleştirilerin hedefi olmuş haliyle. Bu beyaz&amp;nbsp;&lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt;'in karşısına kendisi için de siyahını yaptırmak isteyince oğlu bu duruma el koymuş, kendisini tahttan indirerek &lt;b&gt;Agra Kalesi&lt;/b&gt;'ne kapatmış. İşte &lt;b&gt;Şah Cihan&lt;/b&gt; ölene kadar o kaledeki &lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt;'i gören dairesinde yaşamış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Seviyorum ben tarihteki kadına, sanata, mimariye, estetiğe değer veren adamları ve o dönemlerin zihniyetine rağmen yaşanan büyük aşk hikayelerini. (&lt;i&gt;Bizim Kanunimiz gibi, ama Meral Okay'ın rezil Sülüman'ından değil, gerçek &lt;b&gt;Kanuni Sultan Süleyman&lt;/b&gt;'dan bahsediyorum&lt;/i&gt;.) Huzur içinde uyusunlar bakalım yan yana...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Ama siz toparlanın bakalım, bu kez &lt;b&gt;Agra Kalesi'&lt;/b&gt;ne gidiyoruz.. Sonra akşam yemeği ve ondan sonra da &lt;b&gt;Tac Mahal'&lt;/b&gt;in hikayesini&amp;nbsp;anlatan bir Hint müzikaline gideceğiz &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum ve turdaki kızlarla..:)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1775216619062119288?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1775216619062119288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1775216619062119288&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1775216619062119288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1775216619062119288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/gorkemli-bir-ask-abidesi-tac-mahal.html' title='Görkemli Bir Aşk Abidesi: Tac Mahal'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Fx0yCpfgndU/TsPnmKP04RI/AAAAAAAAH-w/amVvdNADegc/s72-c/tac.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8365773606238720641</id><published>2011-11-22T10:15:00.003+02:00</published><updated>2011-11-22T10:32:46.615+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Fatehpur Sikri</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi 16. yüzyıldan kalmış olmasına rağmen çok iyi korunmuş bir hayalet şehir olan &lt;b&gt;Fatehpur Sikri&lt;/b&gt;'deyiz. Her şey o kadar yerli yerinde duruyor ki gözünüzde buranın yaşayan halini canlandırmanız çok kolay oluyor. &lt;b&gt;İmparator Ekber Şah&lt;/b&gt;'ı tahta oturtun, dönem kıyafetleri içindeki kadınları hareme yerleştirin, saray müzisyenini bahçedeki havuzun başına alın, oldu işte! Dönem kıyafetlerini gözünüzde canlandırırken lütfen &lt;b&gt;Ekber Şah'&lt;/b&gt;ın haremindeki kadınların dinlerini de göz önünde bulundurun ama, zira pek açık görüşlü, dini hoşgörüye sahip ve geniş gönüllü olan bu hükümdarın hemen her dinden bir eşi bulunuyormuş. :) Aşağıdaki resim Müslüman olan Sultan'ın dairesinden çekilmiştir. Sütunlarındaki süslemelere bayıldım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Hvh7M22itXY/TsORDa4hIVI/AAAAAAAAH-U/1AKHtP0XB0k/s1600/sultan.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="153" src="http://4.bp.blogspot.com/-Hvh7M22itXY/TsORDa4hIVI/AAAAAAAAH-U/1AKHtP0XB0k/s320/sultan.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Agra &lt;/b&gt;şehri Moğol hükümdarı &lt;b&gt;Ekber Şah&lt;/b&gt; zamanında altın çağını yaşamış. &lt;b&gt;Agra'&lt;/b&gt;ya 40 kilometre uzaklıkta bulunan &lt;b&gt;Fatehpur Sikri &lt;/b&gt;de 1570-1586 yılları arasında &lt;b&gt;Moğol Hükümdarlığı&lt;/b&gt;'na başkentlik yapmış. Daha sonra ise su sıkıntısı nedeniyle terk edilmiş. Bir şey itiraf edeyim mi: &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın her yerindeki feci kalabalıktan sonra hayalet bir şehir gezmek gerçekten çok iyi geldi. O harika yeşil kuşların değişik cıvıltıları, kızıl kumtaşından yapılmış yapıların üzerindeki muhteşem taş işçiliği örnekleri, çimlerin yeşili ve horoz ibiklerinin o hoş kırmızısının uyumu ve hayal gücüne yardım eden o sessiz bozulmamışlık gerçekten çok güzeldi. Burayı görmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2_RmwYY3uhk/TsOU5FUXmmI/AAAAAAAAH-c/jqhfEPjfc3I/s1600/fatehpur.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-2_RmwYY3uhk/TsOU5FUXmmI/AAAAAAAAH-c/jqhfEPjfc3I/s320/fatehpur.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu arada şehrin hikayesi de kısaca şöyle: &lt;b&gt;Ekber Şah&lt;/b&gt; oğlu olmadığı için tahtı bırakacak varisi olmadığından yakınıyormuş. &lt;b&gt;Sikri&lt;/b&gt;'de yaşayan &lt;b&gt;Salim Christi&lt;/b&gt; adlı bir ermiş &lt;b&gt;Ekber&lt;/b&gt;'e bir oğlu olacağı müjdesini vermiş. Gerçekten de imparatorun bir oğlu olmuş ve ermişin onuruna ona &lt;b&gt;Salim &lt;/b&gt;adı verilmiş. Bunun üzerine &lt;b&gt;Ekber Şah&lt;/b&gt; başkenti de buraya taşımaya karar vermiş ve &lt;b&gt;Fatehpur Sikri &lt;/b&gt;böylelikle ortaya çıkmış.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Burada da yine Moğol tarzını yansıtan bir yapılanma mevcut. &lt;b&gt;Divan-ı Aam &lt;/b&gt;(halk salonu), &lt;b&gt;Divan-ı Has&lt;/b&gt; (daha özel ve resmi görüşmelerin yapıldığı salon), sultan daireleri ve harem, mescit ve avlular var. Benim en sevdiğim yerlerden biri üstteki kolajın ortasında görünen ve haremin baktığı havuzlu avlu oldu. Burada müzisyenler olurmuş. Ayrıca alttaki kolajın üst sırasında gördüğünüz &lt;b&gt;Divan-ı Has'&lt;/b&gt;ın içi de etkileyiciydi. O dört kolun birleştiği yuvarlak balkon alanı İmparator'un konuşma yaptığı yermiş.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XmrcT2YTZ34/TsOaGaBpMxI/AAAAAAAAH-k/VE3289zPIuc/s1600/fateh.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-XmrcT2YTZ34/TsOaGaBpMxI/AAAAAAAAH-k/VE3289zPIuc/s320/fateh.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Üstteki kolajda ağaçlar arasında görünen türbeyi ise &lt;b&gt;Ekber Şah &lt;/b&gt;en sevdiği fili için yaptırmış. Altta sağda yer alan bina da yanlış hatırlamıyorsam Hindu eşinin dairesiydi. Yoksa Hıristiyan eşi Meryem'in dairesi miydi? Aman neyse artık, nasılsa bundan sonra gezdiğimiz kale ve sarayların hepsi birbirine karışmaya başlamayacak mı? :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sırada bir aşk şaheseri var. Tahmin ettiniz sanırım nereye gideceğimizi. Evet, istikamet &lt;b&gt;Tac Mahal&lt;/b&gt;, ileri!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8365773606238720641?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8365773606238720641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8365773606238720641&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8365773606238720641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8365773606238720641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/fatehpur-sikri.html' title='Fatehpur Sikri'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Hvh7M22itXY/TsORDa4hIVI/AAAAAAAAH-U/1AKHtP0XB0k/s72-c/sultan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-6826290792099706954</id><published>2011-11-21T09:30:00.000+02:00</published><updated>2011-11-21T09:30:03.076+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Amber Kalesi ve Şehir Sarayı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Jaipur'&lt;/b&gt;daki en önemli iki yapıyı anlatacağım şimdi. Bunlardan biri &lt;b&gt;Amber Kalesi.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;16. yüzyıl yapılarından biri olan bu kaleye aheste aheste tırmanırken değişik bir araç kullanıyorsunuz: filler! Üzerinde iki kişilik oturma yeri olan filler sizi kalenin avlusuna kadar götürüyorlar. Arada bir kendilerini serinletmek için hortumlarından su fışkırtıyorlar, panik olmayın. Sadece üzerinize sıçrayabilir, siz de serinlersiniz böylece..:) Fillerle yaklaşık 15 dakika süren yolculuğunuz boyunca &amp;nbsp;&lt;b&gt;Maotha Gölü &lt;/b&gt;ve ortasındaki bahçe manzarasını izleyebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-asdVd5UTczY/TsJSY15n-gI/AAAAAAAAH9E/rt7zDWmxEU4/s1600/fillerle%2B%25C3%25A7%25C4%25B1k%25C4%25B1%25C5%259F.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="226" src="http://3.bp.blogspot.com/-asdVd5UTczY/TsJSY15n-gI/AAAAAAAAH9E/rt7zDWmxEU4/s320/fillerle%2B%25C3%25A7%25C4%25B1k%25C4%25B1%25C5%259F.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İçeride ayin olduğu için göremediğimiz &lt;b&gt;Kali Tapınağı'&lt;/b&gt;nı geçiyor ve doğrudan &lt;b&gt;Divan-ı Aam&lt;/b&gt;, yani &lt;b&gt;Halk Salonu'&lt;/b&gt;na geçiyoruz. Burada kazanılan bir zafer ya da Raca'nın doğum günü gibi kutlamalar yapılırmış. Kızıl kumtaşı ve mermerden yapılan Moğol ve Rajput mimarisi karışımı fillerle süslü sütunlardan oluşan avluya bayıldığımı söyleyebilirim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TXmvTHTgAjQ/TsJTSkAMw_I/AAAAAAAAH9Q/a6W1RdLAMAE/s1600/divan%25C4%25B1%2Bam.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-TXmvTHTgAjQ/TsJTSkAMw_I/AAAAAAAAH9Q/a6W1RdLAMAE/s320/divan%25C4%25B1%2Bam.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Buradan &lt;b&gt;Divan-ı Has&lt;/b&gt;'ın olduğu avluya geçiyoruz. &lt;b&gt;Divan-ı Has&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Raca&lt;/b&gt;'nın diğer ülke hükümdarlarının büyükelçileri gibi daha özel konuklarını ağırladığı bölüm. Duvarlarındaki muhteşem aynalı süslemelerden dolayı &lt;b&gt;Sheesh Maha&lt;/b&gt;l -yani &lt;b&gt;Aynalı Saray&lt;/b&gt; ya da &lt;b&gt;Sırça Saray&lt;/b&gt; diyebiliriz- olarak adlandırılıyor. Gerçekten de işlemeler bir harika. Hemen önünde de Moğol tarzı peyzaja sahip bahçeler yer alıyor. Buraya gelirken içinden geçtiğiniz işlemeli yapının kapısının üstünde de&lt;b&gt; Fil Tanrı Ganesh&lt;/b&gt;'i görüyorsunuz. Bir hafta daha kalsak biz de her yerde karşımıza çıkan bu sevimli tanrıya tapmaya başlayacaktık az kalsın! :) &lt;b&gt;Ganesh&lt;/b&gt;'in, önünüze çıkan engelleri aşmanıza yardımcı olan bilgelik ve başarı tanrısı olduğu söylenebilir. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-v3Vi4_3oPw4/TsJUpStdTvI/AAAAAAAAH9c/qqavzYSKDVs/s1600/divan%25C4%25B1%2Bhas.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-v3Vi4_3oPw4/TsJUpStdTvI/AAAAAAAAH9c/qqavzYSKDVs/s320/divan%25C4%25B1%2Bhas.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Buradan sonra başka bir avluda haremdeki kadınların kaldığı odaları, eğlence düzenledikleri yerleri ve onları gözetleyen haremağalarının bölmelerini görüp kale turumuzu bitiriyoruz. Sırada &lt;b&gt;Şehir Sarayı&lt;/b&gt; var. Şehir Sarayı binasının bir bölümü yaşama alanı bir bölümü ise içinde sanat galerisi ve silahlar ve kostümlerin bulunduğu müze alanı olarak kullanılıyor. Burada da aynı &lt;b&gt;Amber Kalesi&lt;/b&gt;'ndeki gibi bir yapılanma var: &lt;b&gt;Divan-ı Aam&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Divan-ı Has&lt;/b&gt; bölümleri bulunuyor. Bence burada görülmesi gereken en ilginç şey karşılıklı duran iki adet gümüşten yapılmış dev su küpüydü. Aşağıdaki resimde altta ortada bu küplerden birini görebilirsiniz. Bunlar &lt;b&gt;Mihrace Sawai Madho Singh II'&lt;/b&gt;nin 1902'de &lt;b&gt;Kral Edward VII&lt;/b&gt;'nin taç giyme töreni için çıktığı İngiltere seyahatinde yanında &lt;b&gt;Ganj'&lt;/b&gt;ın suyunu götürebilmesi amacıyla yaptırılmış. Her biri yaklaşık 345 kilo ağırlığında olan bu küpler 4091 litre su alabiliyormuş.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FMviE8Q-xQI/TsJXL24iLGI/AAAAAAAAH9o/MDDjkdTk2ZU/s1600/city%2Bpalac.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-FMviE8Q-xQI/TsJXL24iLGI/AAAAAAAAH9o/MDDjkdTk2ZU/s320/city%2Bpalac.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Şehir Sarayı'nın en keyifli yanlarından biri de surlarının üzerinde ve bahçesinde oynaşan maymunları izlemekti. &amp;nbsp; Bu resimlerdeki maymunu bulun bakalım. :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Yarın yine yollara düşüyoruz ve bu kez terk edilmiş bir şehir göreceğiz. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-6826290792099706954?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/6826290792099706954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=6826290792099706954&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6826290792099706954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6826290792099706954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/amber-kalesi-ve-sehir-saray.html' title='Amber Kalesi ve Şehir Sarayı'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-asdVd5UTczY/TsJSY15n-gI/AAAAAAAAH9E/rt7zDWmxEU4/s72-c/fillerle%2B%25C3%25A7%25C4%25B1k%25C4%25B1%25C5%259F.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5931005318298259926</id><published>2011-11-18T09:00:00.001+02:00</published><updated>2011-11-18T09:19:31.271+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><title type='text'>Pembe Şehir Jaipur</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yüzölçümü bakımından dünyanın yedinci ve nüfus bakımından ikinci büyük ülkesi olan &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;, 28 eyaletten oluşuyor. Bu eyaletlerden biri de &lt;b&gt;Rajastan&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;Pembe Şehir&lt;/b&gt; olarak bilinen &lt;b&gt;Jaipur &lt;/b&gt;ise &lt;b&gt;Rajastan&lt;/b&gt;'ın başkenti. 3,1 milyon nüfusu olan bu şehir, eyaletin ticaret merkezi de sayılıyor. Buraya &lt;b&gt;Pembe Şehir&lt;/b&gt; denmesinin nedeni ise 1876 yılında &lt;b&gt;Mihrace Ram Singh&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Kral II. Edward&lt;/b&gt;'ı karşılamadan önce şehirdeki binaları konukseverliğin rengi olan pembeye boyatmış olmasından kaynaklanıyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Burada görülmesi gereken en önemli yapılardan biri &lt;b&gt;Hava Mahal&lt;/b&gt;, yani &lt;b&gt;Rüzgar Sarayı&lt;/b&gt;. (Böylelikle Hintçe de öğrenmeye başlayalım yavaş yavaş. Hava=Rüzgar ve Mahal=Saray) Etkileyici bir ön cephesi olan bu saray 1799'da yaptırılmış. Kafes şeklinde 953 adet küçük penceresi olan Rajput mimarisi örneği bu yapının ardında ise sıradan bir bina görüntüsü bulunuyor. Yani sadece ön cephesi olan bir saray bu. :) Kafes pencereler de kraliyet ailesindeki kadınların görünmeden dışarıyı izleyebilmelerine olanak sağlamak için yapılmış. Bu pencereler aynı zamanda hava sirkülasyonu da sağladığı için sarayın içi her zaman serin oluyormuş. &lt;b&gt;Hava Mahal&lt;/b&gt;'in gece ve gündüz görüntüsü:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-nEMv8TWuDRY/TsIpY-HZjRI/AAAAAAAAH8Y/QmhFdRBZ9-M/s1600/hava+mahal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="118" src="http://3.bp.blogspot.com/-nEMv8TWuDRY/TsIpY-HZjRI/AAAAAAAAH8Y/QmhFdRBZ9-M/s320/hava+mahal.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi &lt;b&gt;Jaipur&lt;/b&gt;'un önemli yapılarından biri olan &lt;b&gt;Jantar Mantar&lt;/b&gt;'a gidiyoruz. Burası dünyanın en geniş taş bloklardan oluşan astrolojik ve astronomik gözlemevi. Yani içindeki bir sürü güneş saati, ay saati, burç evleri ve ölçüm aletleriyle benim pek de ilgimi çekmeyen bir yer. O yüzden burçlarımızı bulup resim çektirsek yeter diye düşünüyorum. İlginç bir bilgi olarak da tekerleme misali isminin aslında "&lt;i&gt;aletler ve formüller&lt;/i&gt;" anlamına gelen "y&lt;i&gt;antra mantra&lt;/i&gt;" sözcüklerinin yanlış telaffuz edile edile metamorfoz geçirmesi sonucu ortaya çıktığını öğreniyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vzLxXSuRvUM/TsIsNpeY8WI/AAAAAAAAH8g/8di7lBqRCYg/s1600/jantar+mantar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-vzLxXSuRvUM/TsIsNpeY8WI/AAAAAAAAH8g/8di7lBqRCYg/s320/jantar+mantar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yol üzerinde Mihrace'nin yazlık sarayı olarak ve ördek avı için&amp;nbsp;kullanılan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Jai Mahal'&lt;/b&gt;ın (&lt;b&gt;Su Sarayı&lt;/b&gt;) önünden geçiyor ve fotoğraf molası veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-r73aLAMQ23w/TsIwicGq-FI/AAAAAAAAH8o/RghWb9j4YXg/s1600/jai.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-r73aLAMQ23w/TsIwicGq-FI/AAAAAAAAH8o/RghWb9j4YXg/s320/jai.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aynı şekilde fotoğraf molası için ancak akşam saatlerinde zaman bulup da durabildiğimiz diğer bir önemli yapı da &lt;b&gt;Albert Hall&lt;/b&gt;. İçinde hayvanat bahçesi de bulunan &lt;b&gt;Ram Niwas &lt;/b&gt;bahçelerinde yer alan&lt;b&gt; Albert Hall &lt;/b&gt;1867 yılında İngiliz bir mimar tarafından yapılmış. Tarzından da belli oluyor zaten değil mi? Şu an müze olarak kullanılıyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-11ijuDzQIVM/TsIyC16s_CI/AAAAAAAAH8w/dnpooktl5Ow/s1600/albert.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-11ijuDzQIVM/TsIyC16s_CI/AAAAAAAAH8w/dnpooktl5Ow/s320/albert.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çok uzatmamak ve sizleri sıkmamak için &lt;b&gt;Jaipur&lt;/b&gt;'un belki de en önemli iki yapısını bir sonraki yazıya bırakıyorum. Ama ondan önce buranın değerli taş işçiliği alanında &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın en önemli yerlerinden biri olduğunu belirteyim. Ayrıca tekstil çeşidi de çok fazla. Burası &lt;b&gt;Hindistan'&lt;/b&gt;daki ilk durağımızdı. Bu nedenle trafik, yaka paça çekiştiren satıcılar, dilenciler ve benzeri çarpıcı sokak görüntülerinin yarattığı şoku henüz üstümüzden atamamış olduğumuzdan &amp;nbsp;biraz acemiliğimize geldi ve iyi değerlendiremedik. Ama siz ne yapıp edip buradan bol bol alışveriş yapın. Bir daha bu fiyatlara bu kadar çeşit bulacak zamanınız olmayabilir. Alışveriş yaparken pazarlık yapmayı asla unutmayın. Usturuplu bir fiyat önereyim, falan diye düşünmeyin. Size 1000 rupi diyorsa ve siz onun 100 rupilik bir şey olduğunu düşünüyorsanız 100 rupi bile önerebilirsiniz. :) Ve büyük olasılıkla da o fiyata alırsınız. Hadi bilemedin 150 rupiye alırsınız ki aramızda 50 rupinin lafı olmaz herhalde değil mi? Zira 50 rupi yaklaşık 1 dolar ediyor. Bu arada alışveriş yapacağınız dükkanlar aşağı yukarı şöyle olacak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mezpz_HGvIc/TsJCpGY9bGI/AAAAAAAAH84/JCQUXDvEM7c/s1600/al%25C4%25B1%25C5%259Fveri%25C5%259F.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-mezpz_HGvIc/TsJCpGY9bGI/AAAAAAAAH84/JCQUXDvEM7c/s320/al%25C4%25B1%25C5%259Fveri%25C5%259F.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sırada&lt;b&gt; Amber Kalesi&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Şehir Sarayı&lt;/b&gt; var.. Yepyeni deneyimler bizi bekliyor, hazır mısınız?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5931005318298259926?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5931005318298259926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5931005318298259926&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5931005318298259926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5931005318298259926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/pembe-sehir-jaipur.html' title='Pembe Şehir Jaipur'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-nEMv8TWuDRY/TsIpY-HZjRI/AAAAAAAAH8Y/QmhFdRBZ9-M/s72-c/hava+mahal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7137120012351060679</id><published>2011-11-16T15:57:00.000+02:00</published><updated>2011-11-16T15:57:33.068+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıcık Olduklarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><title type='text'>Bir Hayal Kırıklığı: Gazella Tur</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sistemli, güvenli, az çok aşina olduğumuz kültürlere sahip, dil konusunda sıkıntı çekmeyeceğimiz yerlere turla değil kendi başımıza gitmeyi seviyoruz. Ancak nispeten riskli sayılabilecek, her anlamda yabancı diyarları keşfetmek için turla gitmenin daha mantıklı olduğunu düşündük. &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;gezisi için uzun uzun tur şirketi araştırması yaptıktan sonra butik bir tur seçmeye karar verdik. Az sayıda insanın olacağı kesin kalkışlı bir tur olmasının olumsuz sürprizleri azaltacağını düşündük. Programları inceledikten sonra &lt;b&gt;Letoonia Tatil Köyü&lt;/b&gt;'nün işletmecisi ve &lt;b&gt;binrota.com &lt;/b&gt;gibi başarılı bir seyahat sayfasının yaratıcısı olan &lt;b&gt;Gazella&lt;/b&gt;'da karar kıldık. 20 yıldan uzun süredir turizm sektöründe yer alan yetkin bir ekibin bizi mutlu edeceğini düşünmüştük ama ne yazık ki hiç de düşündüğümüz gibi olmadı. &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;bir masaldı ama &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.gazella.com/"&gt;Gazella&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'nın tur programı tam bir kabustu diyebilirim!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;"Gitmeden önce programı incelemediniz mi?"&lt;/i&gt; diye sorabilirsiniz. Elbette didik didik inceledik ve sorulabilecek her türlü soruyu sorduk, ama &lt;b&gt;Gazella &lt;/b&gt;çalışanlarının turu pazarlarken verdikleri yanıtlarla aldığımız hizmetin hiç örtüşmediğini söylemeliyim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önce turun olumlu yanlarından başlayayım isterseniz, çünkü bu bölüm kısa sürecek. :) Maksimum 20 kişilik ve o sayıya ulaşılmasa bile kesin kalkışlı (olacağı söylenen) turlar kesinlikle bir avantajdı. Biz dokuz kişilik bir gruptuk örneğin. İyi ki de öyleymişiz, daha fazlasını kaldırabilirler miydi emin değilim şu an. Tur programında &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'nin olması olumlu bir noktaydı, çünkü bence gezinin en etkileyici bölümü ve &lt;i&gt;"en &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;yeri"&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt; Varanasi&lt;/b&gt;'ydi. Diğer bir olumlu nokta da otel seçimleriydi. &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'deki &lt;b&gt;Ramada Otel &lt;/b&gt;diğerlerine göre nispeten daha eski ve eksik olsa da kaldığımız otellerden genel olarak memnun kaldık. (&lt;i&gt;Ama sanırım bir acente için işin en kolay kısmı da otel ayarlamak olmalı. Hele &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt; gibi bir yerde. Çünkü böyle bir ülkede üç yıldız ve altı otellerin riski alınamayacağı için yapılması gereken tek şey dört ya da beş yıldızlı bir otelle konuşmak olacaktır herhalde.&lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gelelim hayal kırklığı yaratan olumsuz noktalara:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;1)&lt;/b&gt; Seyahat sektörünün içinde olan ve işten çok hayat tarzı olarak seyahati benimsediğini söyleyen bir turun &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;rehber seçimi &lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;konusunda daha özenli davranmasını beklerdim. Tura katılan herkes ellerindeki kitaplar ve yaptıkları ön araştırmalarla birlikte rehberden daha bilgili hale gelmişti diyebilirim. Rehberimiz ise tur programından bile bihaberdi! Bizim hatırlatmalarımız ve zaman konusunda uyarılarımız sonucunda günlük programlar çizildi ve uygulandı. Eksik kalan yerler de oldu haliyle. Rehberin bilgi eksikliğini ve dersine çalışmamış olmasını yine de daha az önemsiyorum, çünkü artık Internet sayesinde istediğimiz her bilgiye döner dönmez ulaşma şansımız var. Ancak bir rehberde olması gereken en önemli özelliklerden planlı-programlı olma, saat mevhumuna sahip olma, inisiyatif kullanma, sorunları idrak etme ve çözme yetilerine sahip olmaması büyük problemdi. Çok iyi niyetli bir insan olduğuna eminim ama bizim o bir haftalık gezide aradığımız şey iyi niyet değil başka şeylerdi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;2)&lt;/b&gt; Gitmeden önce programda birçok 5-6 saatlik şehirler arası yolculuk olduğunu görünce orada &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;nasıl otobüsler kullanılacağı&lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;nı&lt;b&gt; Gazella&lt;/b&gt;'ya sorduk ve &lt;i&gt;"Mercedes Sprinter'larla gezeceksiniz. 20 kişi olursanız da büyük otobüs gelecek ve boş koltuklara yayılarak rahat yolculuk yapacaksınız,"&lt;/i&gt; yanıtını aldık. Ancak altı saatlik uçak yolculuğundan sonra 5 Kasım Cumartesi sabaha karşı &lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;'ye vardığımızda bizi almaya gelen &lt;b&gt;Tata&lt;/b&gt; marka &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;üretimi minibüsün süspansiyonu bile yoktu!! Ve bizim o minibüsle altı saatlik &lt;b&gt;Jaipur &lt;/b&gt;yolculuğuna çıkmamız bekleniyordu. Zaten biz kabul etsek bile o minibüs o yolculukları kaldıramazdı ama herkes karşı çıkınca yeni bir araç ayarlanmasına karar verildi. Hintli acentenin uyanıp aksiyona geçmesi ve yeni bir aracın gelmesi de yaklaşık 5 saati buldu! Gelen yeni araç da otobüs falan değil, koltuk araları daracık olan ama en azından diğeri gibi sarsılmadan gidebilen bir minibüstü. &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'da şartların böyle olduğunu söyleyen rehberimiz sanırım mola yerlerinde ve turistik noktalarda karşılaştığımız diğer tur otobüslerini gözünden kaçırmıştı! Zira &lt;b&gt;VIP Turizm, ETS, Golden Bay&lt;/b&gt; gibi turlar kocaman Mercedes otobüslerle geziyorlardı. Biz de &lt;i&gt;"sayınız ne olursa olsun güzel ve rahat bir araç vereceğiz" &lt;/i&gt;vaadine kananlar grubu olarak minibüsümüzle saatler süren rahatsız yolculuklar yaptık. İlk gün de öğlen &lt;b&gt;Jaipur&lt;/b&gt;'da olmamız gerekirken akşam olabildik ve zaten az olan zamanımızdan çalan &lt;b&gt;Gazella&lt;/b&gt;'ya sevgilerimizi (!) gönderdik bol bol.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;3) &lt;/b&gt;Ama &lt;b&gt;Gazella&lt;/b&gt;'nın &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;zaman hırsızlığı ve saygısızlığı&lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; bununla da kalmadı. Salı sabahı &lt;b&gt;10.30&lt;/b&gt;'da&lt;b&gt; Air India &lt;/b&gt;ile &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'ye yapacağımız iç uçuşun saati bize haber verilmeden değiştirilip &lt;b&gt;13:30&lt;/b&gt;'a alındı. Üstelik direkt değil aktarmalı uçuş yapmak zorunda kaldık. Sebebi ise düşünceli turumuzun önce &lt;b&gt;Agra&lt;/b&gt;'dan &lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;'ye 5 saat minibüs yolculuğu yapacağımız için gece 1.30'da uyanmamızı istememesiymiş! Fark eden ne oldu? 3.30'ta uyandık! Aynı yolu çektik, aktarmalı uçtuk, &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'ye akşam varabildik. Biz 1.30'ta kalkmaya razıyız, erken uçağa alın diye o kadar ısrar etmemize rağmen değişen bir şey olmadı. Muhtemelen gül gibi biletlerimiz çoktan gitmişti ya da işlerine öyle gelmişti, bilemiyorum artık. &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt; dönüşünde de aynı sürprizle karşılaştık. Bu kez 15:50 uçağının 17:10'a alınması uygun görülmüştü. O uçak da rötar yapınca gece 11'de&lt;b&gt; Delhi&lt;/b&gt;'de olabildik ve koskoca &lt;b&gt;Delhi &lt;/b&gt;için sadece bir günümüz kaldı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;4)&lt;/b&gt; "&lt;i&gt;Travel Designer&lt;/i&gt;" olduğunu iddia eden &lt;b&gt;Gazella'&lt;/b&gt;nın kataloğunda, &lt;b&gt;National Geographic, Travel+Leisure&lt;/b&gt; ya da &lt;b&gt;Atlas &lt;/b&gt;gibi seyahat dergilerindeki şık reklamlarında iddia ettiği gibi &lt;i&gt;"kıymetli alın terinin en güzel ve keyifli ödülünün iyi bir tatil olduğunun farkında olduğunu"&lt;/i&gt; hiç sanmıyorum. Çünkü ancak bu kadar &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;verimsiz ve zaman kaybı yaratan bir program&lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; hazırlanabilirdi. Programı hazırladıktan sonra saatlerin, içindeki ara yolculukların, yapılması gerekenlerin üzerinden bir kez geçen bir insan gerekli revizyonları mutlaka yapardı. Bu program ise ciddiyetsizce hazırlanmış, kötü bir şaka gibiydi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonuçta turların iyi ya da kötü reklamını katılımcıları yapar. &lt;b&gt;Gazella&lt;/b&gt; ile ilgili görüşlerimi bekleyen annem-babam ve onların birkaç arkadaşı başta olmak üzere herkese bizim yaşadıklarımızı anlatıp, uyarmayı gerekli görüyorum. İnsanların bir geziye çıkmadan önce bu tür geribildirimlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde tur şirketlerinin de kendilerini geliştirebilmelerinin yolunun bu olduğuna inandığım için bu yazının aynısını &lt;b&gt;Gazella'&lt;/b&gt;daki yetkililere de gönderdim. Aldığım yanıtı da sizlerle paylaşıyorum&amp;nbsp;(parantez içindeki kırmızı notlar bana aittir):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;Öncelikle eleştirileriniz ve söz hakkı tanıdığınız için teşekkür ederim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Diğer misafirlerimiz ve rehberimiz ile  yazdığınız şikayetler üzerinden konuşarak size net olarak dönmek istediğimden dolayı geç cevap veriyorum lütfen kusura bakmayın.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Hindistan turumuza ile ilgili ;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu turu sizinle beraber aynı içerik ve aynı yerel acente ile 5. kez düzenledik ve maalesef  ilk defa şikayet alarak geri dönüldü.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ana problem olarak 2 tane sıkıntı olduğundan turda aksaklık olmuş fakat bu aksaklıklar vaat ettiğimiz tüm hizmetleri yerine getirmemize engel olmamıştır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Birinci sorun ve size 2.5 saat kaybettiren&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;(&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;hayır, en az 5 saat!&lt;/span&gt;)&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;ilk gelen aracın kötü olmasıdır. Bu bize oradaki yerel acentemiz tarafından Mercedes Sprinter (Sanırım O403 ‘ü yanlış yazdınız.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;(&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Evet, mailde yanlış yazmışım, yazıda da düzelttim. Biz 20 kişilik tur olma ihtimali üzerinden konuşmuştuk çünkü, o yüzden aklımda o kalmış. Yine de verilen minibüsün Sprinter ile alakası yoktu&lt;/span&gt;.)&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;Otobüs için bizim 20 kişilik turlarımızda sadece Volvo kullanılmaktadır. Arkadaşlarımın başka bir bilgi vermesi mümkün değil.) olarak konfirme edildiğinden size de bu türlü bir bilgi verilmiştir. Fakat konfirme edilen araç yerine bizim bilgimiz olmadan farklı bir araç gönderilmiş. Bu sorunu  sizinde bildiğiniz gibi biraz vakit almasına rağmen çözdük  .&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;İkinci sorun uçak saatlerinin değişikliği,bu konu da acentemizin atladığı ve bizden son ana kadar sakladığı bir problem oldu .&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu durumda aklınıza direk nasıl bir acente ile çalışıyorsunuz sorusu gelebilir.Acentemiz Dünya’nın en büyük iki tur operatöründen biri olan acentenin Hindistan şubesidir.Dolayısıyla orada daha iyisi ne yazık ki yok.Bu problemler sizi olduğu kadar bizi de yıprattı ve bu konuda şikayetimizi gerekli mercilere ilettik.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Dilerseniz acentemizden aldığımız uçak ve transfer aracı konfirmasyonlarını orijinal haliyle sizinle paylaşabiliriz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Rehberimiz ile ilgili sıkıntılarınızı turun diğer katılımcıları ile de konuştum, onların genel olarak görüşü rehberin yapıcı ,çalışkan ve yeterli bilgiye sahip olduğudur .Tabi ki insan özellikleri yorumlayan kişiye göre değişir ve sizin bu konudaki memnuniyetsizliğinizi saygıyla karşılıyoruz .&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bazı turlarda bazen aksamalar oluşabilir ama  turizmde  önemli olan acentanın refleksleridir. Sizden ricam  her sorunu gidermek için bizim göstermiş olduğumuz çabayı göz ardı etmemenizdir. (&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Bence de aksaklıklar söz konusu olduğunda acente refleksi en önemli konudur ve müşterinin o acenteyi seçerken duyduğu güvenin de temelidir. Ama Gazella'nın kaybettiğimiz iki gündüz ve yaptığımız rahatsız yolculuklar konusunda nasıl bir acente refleksi geliştirdiğini de merak ettim doğrusu&lt;/span&gt;.) &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu bilgilere göre yazacağınız mevcut yazınızı yayınlamanıza yada yeni yazınıza saygı ile yaklaşacağımızı bilmenizi isterim.En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bilginize sunar iyi günler dilerim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Saygılarımla,&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben acentenin bana sunduğu programı satın alan bir müşteri olarak arka planda yaşanan aksaklıklarla ilgilenmiyorum.&lt;b&gt; Gazella'&lt;/b&gt;ya tam da bu yüzden güven duyup seçmiştik. Hintli acenteyle sorunsuz bir koordinasyonu garanti etmesi ve bize hissettirmeden sorunları çözmüş olması gerekirdi diye düşünüyorum. Oysa geziye katılan hepimiz o sorunları birebir yaşamak durumunda kaldık. Şahsen ben bir daha &lt;b&gt;Gazella &lt;/b&gt;riskini alabileceğim konusunda şüphe duyuyorum. Ama iki tarafı da duydunuz, elbette karar sizin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse, artık keyifli gezi yazılarına başlayabiliriz sanırım. İlk durağımız &lt;b&gt;Pembe Şehir Jaipur&lt;/b&gt;... Benimle gelin..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7137120012351060679?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7137120012351060679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7137120012351060679&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7137120012351060679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7137120012351060679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/bir-hayal-krklg-gazella-tur.html' title='Bir Hayal Kırıklığı: Gazella Tur'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1010318020838887075</id><published>2011-11-15T10:00:00.012+02:00</published><updated>2011-11-15T10:06:14.420+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi notları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunları Biliyor Muydunuz?'/><title type='text'>Hindistan 101</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene bayram tatilinde uzak diyarlara kaçmaya karar verdik. Hayalleri gerçekleştirme enstitüsü &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cum çok farklı kültürlere sahip uzak diyarlara yapacağımız ilk keşif seyahati için benim en çok görmek istediğim ülkeye gitmeyi önerdi: &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;! &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evet, beni takip eden herkes herhalde bütün dünyayı görmek istediğimi az çok anlamıştır. Ama &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın yeri hep farklıydı benim için (bunun gibi bir diğer ülke için bkz &lt;b&gt;Güney Afrika&lt;/b&gt;). Neden olduğunu bilmiyorum, çünkü genel anlamda Doğu kültürüne karşı pek bir yakınlık duyduğum söylenemez. Ama dışarıdan baktığımda &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'ın masal gibi bir ülke olduğunu düşünürdüm. Ve geçtiğimiz bayramda bir hafta boyunca o masalı yaşama şansına eriştim. (&lt;i&gt;Elbette buraya kendi başımıza değil bir tur şirketiyle gittik. Dolayısıyla masalımızın kaderini de büyük ölçüde onlara emanet etmiş olduk. Bu anlamda hayal kırıklığına uğradığım pek çok şey oldu ama bu ayrı bir yazı konusu olacak&lt;/i&gt;.)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Elbette bir kere &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'a gidip, en turistik şehirlerinde az zaman geçirip dönerek &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;üstadı gibi bilgelik taslamaya falan kalkmayacağım. Zaten o yüzden bu yazının başlığı da &lt;b&gt;Hindistan 101&lt;/b&gt;: yani &lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'a giriş diyebiliriz. &lt;b&gt;Golden Triangle (Altın Üçgen)&lt;/b&gt; denilen&lt;b&gt; Jaipur-Agra-Delhi&lt;/b&gt; üçgenine ek olarak &lt;b&gt;Varanasi'&lt;/b&gt;yi de gördüğümüz bu bir haftalık gezi sayesinde &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;hakkında önemli bir fikir edinmiş olduk ama daha keşfedilmemiş kocaman bir bölümü var bu kocaman ülkenin! Şimdi&amp;nbsp;&lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'a bizim gibi kısa süreliğine ve turistik bir gezi için gitmeyi düşünenlere kısa bir bilgilendirme yaparak bu gezi yazısı serisine başlamak istiyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk olarak yakın çevrenizdeki pek çok insandan &lt;b&gt;Hindistan'&lt;/b&gt;la ilgili şehir efsaneleri duyacağınızı söyleyeyim: &lt;i&gt;"Bizim bir arkadaş gitti, döndükten sonra bir ateşlendi, daha da iflah olmadı!" "Ayy, iğrenç, hayatta oralara gidip de tifo falan kapamam!" "Kocaman zehirli yılanlar, hastalık saçan sinekler, böcekler falan varmış oralarda." "Mutlaka sıtma aşısı yaptırın, sivrisinekler feciymiş!"&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Duyduklarınızı bir kenara bırakın ve beni dinleyin. Aklınızda olsun uzak diyarlara seyahat etmeden önce arayıp bilgi alabileceğiniz bir merkez bulunuyor. &lt;b&gt;Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü&lt;/b&gt;’nün Türkiye genelindeki 25 şubesinden seyahat sağlığı konusunda bilgi alabilirsiniz. İstanbul'daki merkezi Karaköy'de olan kurumun web sayfası &lt;a href="http://www.hssgm.gov.tr/seyahat/seyahatsagligimerkezi.aspx" target="_blank"&gt;budur&lt;/a&gt;. Biz de hem burayı arayarak hem de babam doktor olduğu için onun Enfeksiyon bölümündeki arkadaşlarından da bilgiler alarak (ki birbiriyle örtüşen bilgilerdi) seyahat öncesi gereken önlemleri almak istedik. Seyahatinizden bir ay önce sağlık konusunda ne yapmanız gerektiğini öğrenmenizi tavsiye ederim, çünkü belli bir süre içinde sizi korumaya başlayacak aşılar ya da özel birtakım ilaçlar kullanmanız gerekebilir. Kırsalında değil de şehir otellerinde kalacaksanız ve konaklama süreniz üç haftadan uzun değilse &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;için yaptırmanız gereken özel bir şey bulunmuyor. Sarıhumma bu bölgenin hastalığı olmadığı için aşısını olmanız gerekmiyor. Tifo aşısı zaten &lt;b&gt;Dünya Sağlık Örgütü &lt;/b&gt;tarafından genel koruyucu olarak yapılması gereken bir aşı olarak belirlendiği için isteğe bağlı olarak öneriliyor. Ancak eminim hepimiz Türkiye'deki hijyen koşullarında da tifoya karşı bağışıklık kazanmışızdır diye düşünerek biz yaptırmadık. Bir de sivrisineklerin taşıyabileceği malarya mikrobuna karşı önlem olarak kinin tedavisi ya da gitmeden önce başlanıp, orada da kullanmaya devam edilip, döndükten sonra da 28 gün daha kullanılacak (çünkü malarya vücutta 28 gün yaşayabiliyormuş) bir antibiyotik tedavisi öneriliyor. Ancak bunun da olasılığı çok düşük olduğu için yine isteğe bağlı. Biz de bir haftalık gezi için 40 gün antibiyotik kullanmamak için bunu yapmadık. Turdaki kimse de yapmamıştı zaten. O yüzden onun için de gerek yok diyorum (28 gün içinde herhangi bir değişiklik olursa haber veririm sizlere..:) ).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gelelim önlem olarak yapmanız gerekenlere:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;Yanınızda mutlaka olası mide-bağırsak problemlerine karşı ilaç bulundurmalısınız. En sık yaşanan problemler bunlarmış. Bu konuda yine seyahat sağlığı merkezinden bilgi alabilirsiniz. Ayrıca ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar ya da düzenli kullandığınız ilaçları mutlaka yanınızda götürün. Çünkü eczane göreceğinizi, görseniz bile onun bir eczane olduğunu anlayabileceğinizi sanmıyorum! (&lt;i&gt;Aşağıda gördüğünüz dükkan bir dişçi kliniği örneğin. Ve bu en azından kapalı bir mekan. Sokaklarda damak takan dişçiler görmek de mümkün!&lt;/i&gt;) Turdaki herkes bir çuval ilaçla gelmiş olmasına rağmen hiç kimsenin yanında boğaz pastili yoktu ve turun son iki günü herkesin boğazında iritasyon oluşmuştu (hatta ben işaret diliyle anlaşmaya başlayacak kadar kaybettim sesimi). Bunu hem viral bir duruma hem de oy birliğiyle hava kirliliğine bağladık. Özellikle &lt;b&gt;Varanasi &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt; Delhi&lt;/b&gt;'de soluduğumuz hava adeta genzimizi yakıyordu. O yüzden pastil, boğaz kuruluğuna karşı spreyler ve öksürük ilaçları &amp;nbsp;da götürebilirsiniz yanınızda.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-djnCcO1sjnE/Tr_QhW0sGBI/AAAAAAAAH8M/QrsocS6qA6E/s1600/di%25C5%259F%25C3%25A7i.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-djnCcO1sjnE/Tr_QhW0sGBI/AAAAAAAAH8M/QrsocS6qA6E/s320/di%25C5%259F%25C3%25A7i.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Hindistan&lt;/b&gt;'da dikkat edilmesi gereken en önemli konu yemek olsa gerek. Malum pek hijyenik bir ülke olmadığı için sokaklarda açıkta satılan her şeyden uzak durmanız gerekiyor.&lt;b&gt; İso'&lt;/b&gt;cumla benim sokak yiyeceklerine düşkünlüğümüzü bilen herkesin bizi en çok uyardıkları konu da buydu. Ama zaten burada üzerinde kara sinek sürüleri dolaşan ve yanlarında insanların ve sokak ineklerinin (!) aynı yerden su içtikleri variller bulunan sokak satıcılarının ve dükkanların ürünlerini çekici bulmak imkansız! Otellerde ve bilinen belli başlı restoranlarda yemek yemeniz gerekiyor. Ayrıca acı ve baharatlı yemeklerden hoşlanmıyorsanız işiniz çok zor. Ben ayrıca otellerde bile çiğ salata ya da muz ve ananas dışında dış kabuğunun temizliğinden emin olmadığım meyveler gibi şeyleri yememeye de dikkat ettim. (&lt;i&gt;Aşağıdaki kolajda sol alt resimdeki ineğin su içtiği teneke varilden insanlar da maşrapalarla su alıp içiyorlardı!&lt;/i&gt;)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_FmTmdQ_tjg/Tr_LfpGwB-I/AAAAAAAAH78/0eQYwOHYwiY/s1600/yemek.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="148" src="http://2.bp.blogspot.com/-_FmTmdQ_tjg/Tr_LfpGwB-I/AAAAAAAAH78/0eQYwOHYwiY/s320/yemek.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;İçtiğiniz suya dikkat! Hem de çok dikkat! Otelde bile olsa önünüzde açıldığını görmediğiniz sudan başka su içmemelisiniz. Yine aynı şekilde içeceklerinize asla buz koymamalısınız. Yol üstündeki mola yerlerinde çay-kahve içmemenizi öneririm. Hem tatları hem de yapıldıkları hijyenik koşullar hiç harika değil diyebilirim. Lens takarken ve diş fırçalarken bile içme suyu kullanılmasını öneren bazı yabancı gezgin yorumları okumuştum, ama biz oteldeki musluk suyunu kullandık. Sonuçta duş alırken de aynı su ağzımıza ve gözümüze temas ediyor diye düşündük ve bildiğim kadarıyla da bir şey olmadı.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;Sokak köpeği, sokak ineği, sokak maymunu, sokak sincabı, sokak keçisi, sokak domuzu gibi pek çok sokak hayvanının başıboş dolaştığı bu ülkede hiçbirine temas etmemeniz gerektiğini söylememe gerek yok sanırım. Sokak köpeklerine karşı zaafımı bilen&lt;b&gt;&amp;nbsp;Gizoş&lt;/b&gt;'un gitmeden önce bana yaptığı uyarılardan biri de buydu. Diğer ikisi ise pisboğazlık yapıp her gördüğünüzü yemeyin ve sefaletten etkilenip de bana gelip içler acısı hikayeler anlatmayın olmuştu! :)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cko3gE4CV38/Tr_JpoI4WxI/AAAAAAAAH70/rA1yxW8Xv1w/s1600/hayvanlar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-cko3gE4CV38/Tr_JpoI4WxI/AAAAAAAAH70/rA1yxW8Xv1w/s320/hayvanlar.JPG" width="315" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;Yanınızda sinek kovucu losyon ve kremler bulundurun ama benim gibi abartıp da üç kutu ve oda için olanlarından götürmenize gerek yok. Genelde akşamüstleri çıkan sivrisinekler çok rahatsız edici değil. Sadece &lt;b&gt;Varanasi&lt;/b&gt;'deki akşam &lt;b&gt;Ganj Nehri'&lt;/b&gt;nin kıyısında durum feciydi ve o gün de yanımızda hiç sinek kovucu yoktu. Ah bu Murphy, bıkmadı gitti bu anları kollamaktan! (&lt;i&gt;Aşağıda &lt;b&gt;Ganj Nehri &lt;/b&gt;kıyılarının halini gösteren bir resim var. Bizim üstümüze sıçrasa dizanteri falan oluruz sanırım, ama nasıl bir bağışıklık kazanmışlarsa buradakiler arınmak için bu nehre giriyor ve &amp;nbsp;suyunu bile içiyorlar!&lt;/i&gt;)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2RZ0iTFXN3c/Tr_NheizVZI/AAAAAAAAH8E/O5wyN5PT2Qo/s1600/ganj.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-2RZ0iTFXN3c/Tr_NheizVZI/AAAAAAAAH8E/O5wyN5PT2Qo/s320/ganj.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;Güneş kremi götürün. Kasım ayı &lt;b&gt;Hindistan &lt;/b&gt;gezisi için en uygun dönem ve onlar için kış mevsiminin aylarından. Ama kış olduğuna bakıp da kanmayın sakın! Gündüzleri 28-30 derece olan hava sıcaklığı geceleri 15-18 arasında değişiyor. Yani bizim için bildiğin yaz denebilir. O yüzden gündüz geziler sırasında şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi üçlüsünden destek almayı unutmayın. Akşam için ise bir tane hırka ya da ince bir mont ilavesi yeterli olacaktır.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li style="text-align: justify;"&gt;Otel ve restoranlar dışında tuvalet kullanmamaya çalışın. Kimi zaman restoran tuvaletleri bile harika olmayabiliyor. Hele turistik yerlerin tuvaletleri tam bir facia. Girmek zorunda kalırsanız hiçbir yerinizi hiçbir yere değdirmeden ihtiyacınızı gidermenin bir yolunu bulmalısınız!&amp;nbsp;Gerçekten de pisliğin had safhada olduğu bu ülkede kaçınılmaz olarak elleriniz pek çok yere değiyor. Bu nedenle yanınızda bol bol ıslak mendil, antibakteriyel jel, kolonyalı mendil ve selpak bulundurun. (Annem yanımda saf alkol bulundurmamı ve girdiğim her tuvaleti ve kapı kollarını alkole batırdığım selpakla temizlememi önermişti ama çantamdan alkol çıkarırsam kendimi çantasından &lt;b&gt;Ace &lt;/b&gt;çıkaran &lt;b&gt;Ayşe Teyze&lt;/b&gt; gibi hissedeceğimden dolayı bu güzide öneriyi reddettim. :))&amp;nbsp;Dışarıdayken tırnak yemek ve gözleri ovuşturmak yasak! Otele gelip duşunuzu aldıktan sonra istediğinizi yapabilirsiniz.&amp;nbsp;:)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;Gereken her türlü ön bilgiyi verdikten sonra gezdiğimiz yerleri anlatmaya başlamadan önce buraya nasıl bir tur şirketiyle&amp;nbsp;&lt;i style="text-align: justify;"&gt;&lt;u&gt;gitmemeniz&lt;/u&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;gerektiğinden de bahsedeceğim. Seyahat severlerin kaçırmamasını öneriyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1010318020838887075?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1010318020838887075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1010318020838887075&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1010318020838887075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1010318020838887075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/hindistan-101.html' title='Hindistan 101'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-djnCcO1sjnE/Tr_QhW0sGBI/AAAAAAAAH8M/QrsocS6qA6E/s72-c/di%25C5%259F%25C3%25A7i.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-2575811487239700159</id><published>2011-11-14T09:36:00.000+02:00</published><updated>2011-11-14T09:36:46.787+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklamın İyisi Kötüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Bayram Çikolatam Divan'dan!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uzak diyarlara gidip geldim bu bayramda.. Bambaşka bir dünyaya... Alıştığımız, bildiğimiz şeyleri değil, görmeden hayal bile edemeyeceğimiz şeyleri gördüm bu kez...Hayallerimden birini daha gerçekleştirdim ve evime döndüm Cumartesi sabahı itibariyle...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evim evim güzel evim, diye bavullarımı boşaltırken kapı çaldı ve apartman görevlimiz &lt;b&gt;Divan&lt;/b&gt;'ın bayramda bana gönderdiği çikolataları getirdi. Ne hoş bir karşılama! Ne zarif ve şık bir jest! Hoş gelmişim gerçekten..:)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-KMhDejk-4nQ/Tr59tMy4uEI/AAAAAAAAH7s/EJHVzABYhMc/s1600/divan.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-KMhDejk-4nQ/Tr59tMy4uEI/AAAAAAAAH7s/EJHVzABYhMc/s320/divan.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kahvemin yanında ilk denemelerimi yaparken size &lt;b&gt;Divan&lt;/b&gt;'ın çikolata çeşitlerinden de biraz bahsedeyim. Enfes el yapımı pralinlere, madlenlere ve lokumumuza sihirli dokunuşuyla daha da bir lezzet katan &lt;b&gt;Divan&lt;/b&gt;, çikolatalarını dünyadaki birinci sınıf kakao üreticilerinden tedarik edilen kakao harmanlarıyla, natürel malzemeler kullanarak hazırlıyor. &lt;b&gt;Divan Pastaneleri&lt;/b&gt;, Bayram geleneklerinin vazgeçilmezi Türk lokumunu da fındık, fıstık, gül limon, nane ve damla sakızı gibi klasik aromaların yanı sıra; portakal, Türk kahvesi, zencefil, badem, çikolata kaplı fıstık ve çikolata kaplı güllü gibi çeşitleriyle de müşterilerin beğenisine sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Cumartesi'den beri her gün iki çeşit deniyorum. Bana yetişmek isteyenler elini çabuk tutsunlar lütfen! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağzımızın tadının hiç bozulmaması dileğiyle...&lt;br /&gt;Teşekkürler &lt;b&gt;Divan&lt;/b&gt;!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-2575811487239700159?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/2575811487239700159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=2575811487239700159&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2575811487239700159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2575811487239700159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/bayram-cikolatam-divandan.html' title='Bayram Çikolatam Divan&apos;dan!'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-KMhDejk-4nQ/Tr59tMy4uEI/AAAAAAAAH7s/EJHVzABYhMc/s72-c/divan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-1022857239972710322</id><published>2011-11-10T09:00:00.002+02:00</published><updated>2011-11-12T16:17:17.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk'/><title type='text'>Huzur İçinde Uyu..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-7GIkpbApz4Y/TrLMScCm-3I/AAAAAAAAH6Y/jSZoEHqXNRY/s1600/atat%25C3%25BCrk.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-7GIkpbApz4Y/TrLMScCm-3I/AAAAAAAAH6Y/jSZoEHqXNRY/s320/atat%25C3%25BCrk.gif" width="262" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-1022857239972710322?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/1022857239972710322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=1022857239972710322&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1022857239972710322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/1022857239972710322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/huzur-icinde-uyu.html' title='Huzur İçinde Uyu..'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7GIkpbApz4Y/TrLMScCm-3I/AAAAAAAAH6Y/jSZoEHqXNRY/s72-c/atat%25C3%25BCrk.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-896541341397189649</id><published>2011-11-07T10:28:00.000+02:00</published><updated>2011-11-07T10:28:00.460+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dil Emeği'/><title type='text'>Kitaplar: Bir Okudum Bir Çevirdim</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sırada yine iki kitap var, birini okudum diğerini ise çevirdim. Bu aralar akşamları uyumadan önce değil de sporda konsantre olarak kitap okuyabiliyorum. &lt;b&gt;Elizabeth Dunkel&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Her Kadın Bir Rus Şaire Âşık Olur&lt;/b&gt; kitabı da geçen haftaki spor seanslarım sırasında bitirdiğim sürükleyici bir roman. Ama kesinlikle kadınlara önerebileceğim bir roman olduğunu belirteyim. Otuzlu yaşların ikinci yarısında, başarılı bir reklamcı ve sosyal faaliyetleri yoğun bir Rus kökenli Amerikalı kadın &lt;b&gt;Kate&lt;/b&gt;.. pardon &lt;b&gt;Katia&lt;/b&gt;. New York'ta sürdürmekte olduğu bu yoğun &amp;nbsp;ve aktif yaşamının en büyük problemi yalnızlığı, yani aşık olacağı erkeği bulamıyor olması. Bu konuya inanılmaz kafayı takmış durumda. O kadar ki psikologu &lt;b&gt;Frank &lt;/b&gt;ile sohbetlerinin büyük bir bölümünü de bu konu oluşturuyor. Bu sırada kardeşi sayesinde kendi ülkesinden sürgün edildiği için &lt;b&gt;Paris'&lt;/b&gt;te yaşayan Rus şair ve yazar &lt;b&gt;Boris Zimov&lt;/b&gt; ile tanışan&lt;b&gt; Katia&lt;/b&gt;'nın yaşamında büyük bir değişim başlar. Sürekli kendini sorgulayan &lt;b&gt;Katia&lt;/b&gt;, yaşadığı aşk(lar) sayesinde kendini tanımaya ve keşfetmeye başlamış ve sonunda aşkı fazla sorgulamaması gerektiğini öğrenmiştir. Okuması çok keyifli, kadın ve erkeğin aşk karşısında yaşadıkları şaşkınlık ve bocalamaları güzel bir dille anlatan, psikolojik çözümlemelere yer veren, yalnızlığı ve en önemlisi önce kendini sevmeyi başaramadan hayatı huzurlu bir düzene sokmanın imkansızlığını gösteren güzel bir kitap. Öneririm.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Not:&lt;/i&gt; Biraz &lt;b&gt;&lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2010/11/tatil-filmleri.html" target="_blank"&gt;"Ye, Dua Et, Sev"&lt;/a&gt; &lt;/b&gt;gibi bir kendini arayış yolculuğu&amp;nbsp;tadı aldım&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&amp;nbsp;bu kitaptan (ki onun kitabını okumamış, sadece filmini izlemiştim. Bu arada bu kitabı da okurken zihnimde filmleştirdim ve karakterler bile hâlâ capcanlı gözümün önünde duruyorlar!)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Erx3tSVAxtQ/TrD_H22yObI/AAAAAAAAH6Q/cxYQty0ZlQ4/s1600/kitaplar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="228" src="http://4.bp.blogspot.com/-Erx3tSVAxtQ/TrD_H22yObI/AAAAAAAAH6Q/cxYQty0ZlQ4/s320/kitaplar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Ve duyduk duymadık demeyin: el atmadığım konu kalmasın, diyerek baharatlar alemine dalan ailenizin çevirmeni &lt;b&gt;İmge Tan&lt;/b&gt;'ın çevirdiği son kitap &lt;b&gt;Doğu'nun Armağanı&lt;/b&gt; raflarda!! &lt;b&gt;Yale Üniversitesi'&lt;/b&gt;nden &lt;b&gt;Prof. Paul Freedman&lt;/b&gt;'ın araştırmaları sonucunda ortaya çıkan bu kitapta başlıca şifa, yemek ve koku alanlarında kullanılan baharatların Ortaçağ'dan günümüze ve Doğu'dan Batı'ya yolculukları anlatılıyor. Özellikle Ortaçağ'daki ziyafet sofraları ve yemek tarifleriyle ilgili bölümlerin gerçekten ilgi çekici olduğunu söyleyebilirim. Ve elbette baharatların olduğu diyarları keşfetmek üzere yapılan yolculuklar da öyle. Yine de geniş bir kitleye değil, bu konuyla ilgilenen özel bir kitleye önerebileceğim bir kitap bu. İlginizi çekiyorsa, haberiniz olsun: &lt;b&gt;Doğu'nun Armağanı &lt;/b&gt;taze taze &lt;b&gt;Everest Yayınları'&lt;/b&gt;ndan çıktı!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İyi okumalar...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-896541341397189649?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/896541341397189649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=896541341397189649&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/896541341397189649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/896541341397189649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/kitaplar-bir-okudum-bir-cevirdim.html' title='Kitaplar: Bir Okudum Bir Çevirdim'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Erx3tSVAxtQ/TrD_H22yObI/AAAAAAAAH6Q/cxYQty0ZlQ4/s72-c/kitaplar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-7259304589951495542</id><published>2011-11-04T10:00:00.009+02:00</published><updated>2011-11-04T10:00:07.373+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haleti ruhiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Okurlarıma Teşekkür</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Blog yazmakla ilgili en sevdiğim şeylerden biri de ne biliyor musunuz? Aldığım detaylı e-mailler.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Önce kendime kişisel yaşam arşivi olsun diye başladığım, sonra deneyimlediğim her türlü kültür-sanat ve keyif etkinliğini paylaşmadan duramadığım &lt;b&gt;İmgeleme&lt;/b&gt;, dört yılda yazılmış yaklaşık dokuz yüz sayfalık bir roman oldu. Bu romanı bu keyfi aldığım sürece yazmaya devam edeceğim elbette ama e-mail kutumda blog okurlarından gelen yüzün üstünde e-mail olduğunu görünce (ki bunlar sakladığım detaylı mailler) kendimi ne kadar mutlu hissettiğimi de buradan belirtmek ve &lt;b&gt;İmgeleme &lt;/b&gt;okurlarına teşekkür etmek istedim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aralarında öyle mailler var ki...&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;- Üniversitelerinde yapılan etkinlikleri blogumda duyurmamı rica eden pırıl pırıl gençler..&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;- Beni kızına benzeten, dedem için kullandığımız "zoti" kelimesinden yola çıkarak "deli arnaut" olduğumu sanan :), kendini yeterince ifade edemediği Türkçesine rağmen içtenliğini fazlasıyla yansıtan Arnavut kökenli bir baba..&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- Tatil danışmanları olmamı isteyen ya da gezi yazılarımdan dolayı bana teşekkürlerini sunan bir sürü gezgin.. Bu kategori çok ilgi görüyor. &lt;i&gt;"İmge Hanım, balayına çıkıyoruz, siz nereyi önerirseniz, ona göre plan yapacağız,"&lt;/i&gt; ya da &lt;i&gt;"Hangi tatil köyüne gidelim?" &lt;/i&gt;ya da &lt;i&gt;"Beş günlüğüne Paris'e gidiyoruz, yanımıza izin yazılarınızı aldık, eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?"&lt;/i&gt; ya da &lt;i&gt;"Viyana'da Sachertorte yerken kulaklarınızı çınlattık," &lt;/i&gt;ya da&lt;i&gt; "Madrid'de nerede kalalım, günübirlik gezi için nereye gidelim?"&lt;/i&gt; ya da&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Sayenizde harika bir Fado gecesi yaşadık, ömür boyu gezin ve yazın inşallah!!"&lt;/i&gt; yorumları beni adeta kanatsız uçuruyor..:) &amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- &lt;i&gt;"Septum deviasyon ameliyatını önerir misiniz?"&lt;/i&gt; diye soranlar.. (Onları korku filmi benzeri hikayeme yönlendiriyor ve kararı kendilerine bırakıyorum. :) )&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- &lt;i&gt;İngilizce öğrenmek istiyorum ya da çeviri yapmak istiyorum, nereden başlasam, nasıl yapsam&lt;/i&gt; diye fikir soranlar.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- &lt;i&gt;Ne kadar çok oyun izlemişsiniz! Harika! Acaba şu X oyununun metni sizde var mı?&lt;/i&gt; diye bana tiyatro kütüphanesi muamelesi yapanlar..&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- &lt;i&gt;"Restoranımızla, okulumuzla, otelimizle ilgili eleştiride bulunmuşsunuz, ama işin aslı şudur"&lt;/i&gt; ya da &lt;i&gt;"teşekkür ederiz, durum düzeltildi, bilginize"&lt;/i&gt; diye mail atan ilgili yöneticiler.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- Kendi sayfalarını tanıtanlar.. Bana restoran, kitap, film, etkinlik önerilerinde bulunanlar.. Sadece iç dökmek için kapımı çalanlar...&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- &lt;i&gt;"Gurbet ellerde senin sayfanı bayılarak takip ediyorum, yaşam tarzın bana ilham veriyor, hep böyle rengarenk bir hayatın olsun," &lt;/i&gt;diye güzel temennilerde bulunan, yurtdışından gelen sıcacık mesajlar...&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu blog sayenizde artık kişisel bir arşiv olmanın çok ötesine geçti. Hatta kendi çapında minik bir sosyal paylaşım sitesi oldu. :) Ne mutlu bana, pek çok harika insanın yaşamına dokunabilmişim ekran başından. İçten, güvenilir ve takip edilmeye değer bulunmuşum. Beni olumsuz eleştirenlerin bile bir süre sonra takip ettiği bir blog yazmayı başarmışım. Görüştüğüm ve görüşmediğim ama dost olduklarını bildiğim yeni insanlarla tanışmışım. Bence hiç de fena bir iş çıkarmamışım! Hatta o gün okurlardan gelen mailleri dosyalarken kendimle gurur duyduğumu bile söyleyebilirim. Sırf bunun için bile harcadığım emeğe ve zamana fazlasıyla değerdi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hepinize teşekkürler!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ve şimdiden iyi bayramlar...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-7259304589951495542?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/7259304589951495542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=7259304589951495542&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7259304589951495542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/7259304589951495542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/okurlarma-tesekkur.html' title='Okurlarıma Teşekkür'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4845001264483909713</id><published>2011-11-02T10:00:00.002+02:00</published><updated>2011-11-02T10:20:28.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><title type='text'>Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Fvuawx_oACo/Tq5XHaQfNfI/AAAAAAAAH54/r-9EeJGXl5Y/s1600/imgescan1%2B001.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://1.bp.blogspot.com/-Fvuawx_oACo/Tq5XHaQfNfI/AAAAAAAAH54/r-9EeJGXl5Y/s320/imgescan1%2B001.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Pera Müzesi'&lt;/b&gt;nde açılan &lt;b&gt;Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar &lt;/b&gt;sergisini gezdim geçen hafta. Gitmeden önce neyle karşılaşacağımı bilerek gittim o yüzden beklenti uyuşmazlığı yaşamadım. Ancak Osman Hamdi Bey tabloları görmeye gittiğini düşünenlere not olarak belirteyim ki bu sergi daha çok Osmanlı topraklarında yapılan ilk kazılarla ilgili görüntüler ve belgelerden oluşuyor. Ressam, arkeolog ve müzeci &lt;b&gt;Osman Hamdi Bey&lt;/b&gt; ile Amerikalı arkeolog ve fotoğrafçı &lt;b&gt;John Henry Haynes&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Prof. Hermann Vollrath Hilprecht&lt;/b&gt;'in Osmanlı topraklarında kesişen yaşamlarından yola çıkılarak &lt;b&gt;Assos &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Nippur &lt;/b&gt;kazıları ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler anlatılıyor. Örneğin yandaki fotoğrafta &lt;b&gt;Osman Hamdi Bey&lt;/b&gt;'i &lt;b&gt;Antiokhos&lt;/b&gt;'u tasvir eden bir taş kabartmanın alçı kalıbını çıkarırken görüyorsunuz. Bunların dışında 19. yüzyıla ait arkeolojik fotoğraf ve çizimler, mektuplar, seyahat günlükleri ve ilk kez sergilenen arkeolojik eserleri de görmeniz mümkün. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama açıkçası benim için serginin asıl ilgi çekici kısmı bunlar değil, Osman Hamdi Bey'in az bilinen birkaç tablosunu görecek olmaktı. Hatta sadece aşağıda gördüğünüz dört tabloyu hayranlıkla izlemeye gittim diyebilirim. Sol üstteki tablo &lt;b&gt;1881'&lt;/b&gt;de yapılmış &lt;b&gt;Gebze'den Bir Manzara&lt;/b&gt; adlı tablosu. Babası Edhem Paşa'nın Gebze'de arazisi varmış ve Osman Hamdi Bey buraya bir yazlık ev yaptırmış. Sıralanmış dönem evlerinin hemen ardında ise &lt;b&gt;Çoban Mustafa Paşa Camii&lt;/b&gt;'nin kubbesi görünüyor. Hemen yanındaki tablonun adı ise &lt;b&gt;Cami Kapısında&lt;/b&gt;. Bu tabloda üst balkonu çevreleyen kitabe bir önceki tabloda gördüğümüz &lt;b&gt;Çoban Mustafa Paşa Camii'&lt;/b&gt;nden alınmış. Ayrıca kadınlar da feracesiz tasvir edilmiş. Böylelikle Osmanlı toplumunda kadınların haremden dışarı çıkabildikleri ve evden bağımsız üretken bir yaşamları olduğu gösterilmiş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-vT98wH20WnQ/Tq5XksSyv2I/AAAAAAAAH6E/32mAKs0PS9I/s1600/Osman%2BHamdi%2BBey%2Bve%2BAmerikal%25C4%25B1lar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://1.bp.blogspot.com/-vT98wH20WnQ/Tq5XksSyv2I/AAAAAAAAH6E/32mAKs0PS9I/s320/Osman%2BHamdi%2BBey%2Bve%2BAmerikal%25C4%25B1lar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Altta solda 1904 yılında yapılmış &lt;b&gt;Ab-ı Hayat Çeşmesi&lt;/b&gt; adlı tablo bulunuyor. O kubbeli Kur'an mahfazasının üzerindeki sedef süslemelerin dokusunun inanılmaz bir gerçeklikle resmedilmiş olması görülmeye değer. Son olarak katıldığı kazı çalışmalarından birini resmettiği bir çalışması var &lt;b&gt;Osman Hamdi Bey&lt;/b&gt;'in: &lt;b&gt;Nippur Tapınak Sarayı Kazısı&lt;/b&gt;. Sarı ile kahverengi arasında bu kadar çok renk tonu olduğunu bu tabloyu görene kadar bilmiyordum doğrusu. Ve sadece bu tonlarla koca bir alanın resmedilebileceğini düşünemezdim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu anlattıklarım (ve serginin benim ilgimi çekmediği için kısaca değindim büyük bir bölümü) ilginizi çekiyorsa &lt;b&gt;Pera Müzesi'&lt;/b&gt;nde &lt;b&gt;8 Ocak&lt;/b&gt;'a kadar devam edecek olan bu sergiyi kaçırmamanızı öneririm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Şimdiden iyi gezmeler...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4845001264483909713?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4845001264483909713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4845001264483909713&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4845001264483909713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4845001264483909713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/11/osman-hamdi-bey-ve-amerikallar.html' title='Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Fvuawx_oACo/Tq5XHaQfNfI/AAAAAAAAH54/r-9EeJGXl5Y/s72-c/imgescan1%2B001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5342758742071671292</id><published>2011-10-31T09:55:00.000+02:00</published><updated>2011-10-31T09:55:16.611+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Film Dünyası'/><title type='text'>İki Ayrı Fransız Esintisi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Birine &lt;b&gt;Woody Allen&lt;/b&gt; eli değmiş. Dolayısıyla aklın, estetiğin, sanatın ve mizahın birleşimi harika bir iş çıkmış ortaya. Evlenmek üzere olan &lt;b&gt;Gil &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Inez &lt;/b&gt;tatil için &lt;b&gt;Paris'&lt;/b&gt;e gelirler. Tam bir çok bilmiş&amp;nbsp;Amerikalı ve&amp;nbsp;maddiyat insanı olan &lt;b&gt;Inez &lt;/b&gt;ile daha içe dönük, öz güven patlaması yaşamayan ve şehri gözlemleyerek yaşamaktan hoşlanan &lt;b&gt;Gil&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Paris&lt;/b&gt;'te geçirdikleri zaman içinde yapmak istedikleri şeyler çok farklıdır.&amp;nbsp;Yazar olan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Gil&lt;/b&gt;'in&amp;nbsp;&lt;i&gt;Altın Çağ&lt;/i&gt;&amp;nbsp;olarak nitelendirdiği 1920'lerin&amp;nbsp;&lt;b&gt;Paris&lt;/b&gt;'i arayışı içinde olması da bu tatili kendisi için masalımsı bir yolculuğa dönüştürür. Her akşam çıktığı o yürüyüşler esnasında o dönemde &lt;b&gt;Paris&lt;/b&gt;'te takılan sanat camiasından simalarla tanışır: &lt;b&gt;Scott Fitzgerald &lt;/b&gt;ve kendisi gibi yazar olan karısı &lt;b&gt;Zelda, Hemingway, Picasso &lt;/b&gt;ve modeli (ve metresi)&lt;b&gt; Adriana, Dali, Cole Porter &lt;/b&gt;ve diğerleri. Bu büyülü dünya hem&lt;b&gt; Gil'&lt;/b&gt;in iyi olduğundan çok da emin olamadığı romanı için hem de hayatıyla ilgili büyük bir motivasyon sağlayacaktır. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Tıpkı &lt;b&gt;Barselona Barselona&lt;/b&gt; filminde olduğu gibi bu filmde de muhteşem görüntüler var. Filmi izlerken &lt;b&gt;Paris&lt;/b&gt;'te olmak için yanıp tutuşuyorsunuz adeta. Kafeleri, müzeleri, antika pazarları, parkları, şarabı, zarif kadınlarının simgesi olarak &lt;b&gt;Marion Cotillard&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;Paris &lt;/b&gt;karşınızda! Hem de yeni ve eski haliyle... Üstüne bir de barındırdığı sanat arşivini eklerseniz filmin nasıl bir tat bırakacağını anlayabilirsiniz. Çok incelikli bir mizah ve derin ve esprili sohbetler barındıran filmde &lt;b&gt;Dali &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Man Ray&lt;/b&gt; ile karşılaşıp onlara &lt;i&gt;"Bir bakıyorsun 2000lerdeyim, sonra bir anda buraya dönüyorum. Zamanda yolculuk yapıyor gibiyim,"&lt;/i&gt; diye yaşadıklarını anlatmaya çalışan &lt;b&gt;Gil'&lt;/b&gt;e &lt;b&gt;Dali'&lt;/b&gt;nin &lt;i&gt;"Ama bu çok normal," &lt;/i&gt;yanıtı vermesi üzerine &lt;b&gt;Gil&lt;/b&gt;'in de karşılık olarak &lt;i&gt;"Ama siz sürrealistsiniz, ben normalim!" &lt;/i&gt;demesine de koptuğumuzu söylemeliyim. :) Sonuç olarak biz çok sevdik bu filmi, izlemenizi öneririm. (Ama not olarak belirteyim: aslında filmde adı geçen ve filmin diyaloglarına tat katan sanatçıları tanımayanlar bu filmden aynı tadı almayabilirler. Yani &lt;b&gt;Barselona Barselona&lt;/b&gt; kadar geniş bir kitleye hitap edeceğini sanmıyorum.) Bir de "altın çağ" özlemlerinizi bırakıp, yaşadığınız çağdan zevk almaya bakmanızı öneririm. Çünkü o altın çağın içinde yaşıyor olsaydınız, kendinize özlem duyacak &amp;nbsp;başka bir "altın çağ" bulacaktınız, diyor gibi geldi bana &lt;b&gt;Woody Baba&lt;/b&gt;. İzleyip, kendiniz karar verin.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RnomODDVsp8/TqbZyTp6rMI/AAAAAAAAH5M/-lSSNeaEZmc/s1600/paris.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="145" src="http://4.bp.blogspot.com/-RnomODDVsp8/TqbZyTp6rMI/AAAAAAAAH5M/-lSSNeaEZmc/s320/paris.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci film yine Fransa'da geçiyor ama adı sanı bilinmeyen, şarap&amp;amp;peynir sefalarının yaşam gündeminin ilk sırasında yer almadığı diyarlarında.&amp;nbsp;Bu arada kısa bir bilgi notu olarak &lt;b&gt;Filmekimi&lt;/b&gt;'nde gösterilen bu filmin &lt;b&gt;Nuri Bilge Ceylan'&lt;/b&gt;ın &lt;b&gt;&lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/09/bir-zamanlar-anadoluda.html" target="_blank"&gt;Bir Zamanlar Anadolu'da&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; filmiyle birlikte Cannes Jüri&amp;nbsp;Özel&amp;nbsp;Ödülü'nü paylaşan film olduğunu hatırlatayım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Cyril &lt;/b&gt;adında 11 yaşında bir çocukla tanışıyoruz. Yetiştirme yurdunda kalıyor ve her fırsatta kaçarak kendisini çoktan almaya gelmiş olması gereken babasını arıyor. Babasının yaptığını anlayamayacak kadar çocuk; yani iyi niyetli, saf duygulara sahip ve umut dolu. Bir çocuk yüreğinin katlanabileceğinden çok daha büyük bir güven ve sevgi problemi yaşayan ve doğal olarak zamanla tepkili ve sorunlu bir hale dönüşen bir çocuk. O kadar ki önce ona bisikletini getiren, sonra da koruyucu annesi olarak hafta sonları yanına alan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Samantha'&lt;/b&gt;yla bile çatışıyor. Neyse ki yaşama karşı yalnızlığı ve güvensizliğinden dolayı yanlış yollara saptığı anlarda bile &lt;b&gt;Samantha &lt;/b&gt;onun hep yanında olmaya devam ediyor. Bence bir sevgi ve güven filmi bu. Özellikle de bu iki unsurun çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini içinize dokunan bir hikayeyle anlatıyor. Bir de o kadar doğal, abartısız, süssüz-püssüz anlatıyor ve öyle çarpıcı bir etki yaratıyor ki filmin sonunda resmen boğazınız düğümleniyor. Sadece o muhteşem son sahnesi için bile mutlaka izlemelisiniz dediğim bir film bu. Bu dokunaklı yaşam kesitinin baş rolündeki çocuk oyuncu &lt;b&gt;Thomas Doret &lt;/b&gt;de tek kelimeyle harika.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dKsUvpSBn6M/TqbZ8UzakZI/AAAAAAAAH5Y/cSrxMjqwqz4/s1600/bisiklet.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="141" src="http://4.bp.blogspot.com/-dKsUvpSBn6M/TqbZ8UzakZI/AAAAAAAAH5Y/cSrxMjqwqz4/s320/bisiklet.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Filmin sonunda o kadar kalakaldım ki oturduğum yerde, inanılmaz içim acıyarak, üzülerek ekrandan akan yazılara boş boş baktım öylece. Birkaç dakika sonra içeriden bir şeyler almaya gidip gelen İso'cuma bakıp &lt;i&gt;"ama çocuk toparladı diye düşünebiliriz, değil mi?"&lt;/i&gt; diye sordum (sanki tanıdığımız biriyle ilgili umut dolu bir yanıt alıp içimi rahatlatmak ister gibi otomatik çıktı soru ağzımdan). &lt;b&gt;İso &lt;/b&gt;kaderci bir edayla başını sallayarak&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Allah'ın izniyle be İmge!"&lt;/i&gt; deyince saçmaladığımın farkına vardım. Aynı anda hem gülmeye hem de ağlamaya başlayınca da bu kez kocacığımın gözlerinden dehşet içinde &lt;i&gt;"&lt;a href="http://imgetan.blogspot.com/2011/01/bu-seferkini-de-atlattk.html" target="_blank"&gt;acaba PMS mi?&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;" düşüncesinin geçtiğini gördüm. Ama değildi sevgili okur. Bu kez sadece filmin etkisiydi beni böyle her şey bittikten sonra bir anda gözyaşlarına boğan.&lt;b&gt;Cyril&lt;/b&gt;'le tanışınca sizin de aynı şeyi hissedeceğinize eminim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Şimdiden iyi seyirler..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5342758742071671292?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5342758742071671292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5342758742071671292&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5342758742071671292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5342758742071671292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/iki-ayr-fransz-esintisi.html' title='İki Ayrı Fransız Esintisi'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-RnomODDVsp8/TqbZyTp6rMI/AAAAAAAAH5M/-lSSNeaEZmc/s72-c/paris.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5719462433027716319</id><published>2011-10-29T23:41:00.000+03:00</published><updated>2011-10-29T23:41:13.963+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hoşuma Gitti..:)'/><title type='text'>Biz Kutladık.. Ya Siz?</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;Türk bayraklarının altında, önce şehitlerimiz ve Atamız için saygı duruşu yaptık, sonra Atatürk'ün sesinden 10. yıl nutkundan bölümler dinledik, marşlar söyledik.. Teşekkürler Mustafa Sarıgül'e, Şişli Belediyesi'ne ve orayı dolduran kalabalığa.. Bayramımız tekrar kutlu olsun...&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-22215aed069a5bab" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v5.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D22215aed069a5bab%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330029551%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4D5D9A3E6A1F12330E4D7DCEAE4403698192D502.1A294EC102C3F94A3838E38325D3BFBE705F3480%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D22215aed069a5bab%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DWIpGiYg3VfnF3EHwXd5OWisvm4M&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v5.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D22215aed069a5bab%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330029551%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4D5D9A3E6A1F12330E4D7DCEAE4403698192D502.1A294EC102C3F94A3838E38325D3BFBE705F3480%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D22215aed069a5bab%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DWIpGiYg3VfnF3EHwXd5OWisvm4M&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5719462433027716319?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5719462433027716319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5719462433027716319&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5719462433027716319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5719462433027716319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/biz-kutladk-ya-siz.html' title='Biz Kutladık.. Ya Siz?'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5276749097769308258</id><published>2011-10-29T00:00:00.009+03:00</published><updated>2011-10-29T23:24:48.316+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><title type='text'>Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ByDTIam0XPo/Tqbkq6v0L7I/AAAAAAAAH5k/oBJ9_x-hUjU/s1600/atat%25C3%25BCrk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-ByDTIam0XPo/Tqbkq6v0L7I/AAAAAAAAH5k/oBJ9_x-hUjU/s320/atat%25C3%25BCrk.jpg" width="237" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bize verdiğin armağanın üzerinden &lt;b&gt;88 &lt;/b&gt;yıl geçmişken hem binlerce teşekkür hem de özürlerimizi gönderiyoruz sana &lt;b&gt;Atam&lt;/b&gt;.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Artık "Ne Mutlu Türküm" diyemeyenler var aramızda! Çalışmıyoruz, üretmiyoruz, mücadele etmiyoruz. Kolaya alıştırıldık, gelene ağam gidene paşam demeyi öğrendik. Haksızlığa karşı dik durmuyoruz, haksızlığın ta kendisi oluyoruz. Sahip olduklarımızın değerini bilmeden tüketiyor, tüketilmelerine izin veriyoruz. Gurur, onur falan hak getire; pek çok şey gibi onlar da satılığa çıkartıldı. Kimse okumuyor, araştırmıyor, gelişmiyor. Biliyor musun, seçkinliğe dudak bükülerek "elitist" adı takılıyor buralarda artık. Ya da senin bizlere yol gösterici olarak sunduğun ilkelerin en önemlilerinden biri olan laiklik ilkesini savunanlara "laikçi" falan deniyor, ne demekse? Başka değerler hakim artık bu ülkede, ayrı dünyaların insanı olduğun on binlerce insan var artık burada, çünkü düşünen beyinler giderek azalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahaneler bularak Cumhuriyet Bayramı yürüyüşlerini bile iptal ediyorlar. Ölen onlarca şehidimiz için Ulusal Yas falan ilan edilmedi, eğlence programları, hayat iyisiyle kötüsüyle devam etti ama söz konusu senin kurduğun Cumhuriyet olunca, birlikte yürümeyi bile çok gördüler bize. Üstelik hem şehitlerimizin hem de deprem felaketinin acıları üstüne&amp;nbsp;el ele yürüyerek&amp;nbsp;birlik ve beraberliğimizi, bizi bir araya getiren en önemli değeri en çok hissetmemiz gereken şu zor günlerde...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yine de&amp;nbsp;&amp;nbsp;hem zihinlerimizde hem kalplerimizde&amp;nbsp;o kadar güçlü bir temel oluşturmuşun ki &amp;nbsp;seni ve bizlere armağan ettiğin değerleri yok etmeye kimsenin gücü yetmiyor. Yetmeyecek de. (&lt;i&gt;Bugün de öyle düşünenlerle birlikte seni anacağız şimdilik Cadde'de ve Nişantaşı'nda&lt;/i&gt;.) Senden öyle bir talepte bulunacak bir eğitim ve idrak seviyesine sahip olmayan halkın için en insani ve medeni rejimi ve yapıyı kurduğun için binlerce teşekkür sana. Yönümüzü şaşırtmaya çalışanlara inat senin gösterdiğin yolda ilerlemeye sonsuza dek devam edeceğiz. Huzur içinde uyu...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5276749097769308258?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5276749097769308258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5276749097769308258&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5276749097769308258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5276749097769308258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/cumhuriyet-bayrammz-kutlu-olsun.html' title='Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ByDTIam0XPo/Tqbkq6v0L7I/AAAAAAAAH5k/oBJ9_x-hUjU/s72-c/atat%25C3%25BCrk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-4374476458326398549</id><published>2011-10-28T10:00:00.002+03:00</published><updated>2011-10-28T10:00:14.327+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Bülteni'/><title type='text'>Kum Saati Gibi Tersyüz Olmanın Tam Vakti...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Galeri İlayda,  26 Ekim – 27 Kasım&lt;/b&gt; tarihleri arasında Paris’te yaşayan Güney Koreli sanatçı &lt;b&gt;Son Kwang-Bae&lt;/b&gt;’nin &lt;b&gt;“Kum Saati Gibi Tersyüz Olmanın Tam Vakti...”&lt;/b&gt; isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Son Kwang Bae&lt;/b&gt;, 1991 yılında Güney Kore Seowon Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, 1994 yılında da Fransa Versailles Beaux-Arts’da eğitimini tamamlamıştır. 1994 yılından beri dünyanın çeşitli ülkerinde kişisel sergiler açmış, grup sergilerine ve sanat fuarlarına katılmıştır. Türk sanat izleyicisi ise onun resimlerine 2007 yılından beri her sene Contemporary Istanbul’a katılması nedeni ile aşinadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-egmCSUnLxbs/Tp3BdK9NAEI/AAAAAAAAH4U/jWGFX0wUotU/s1600/Downloads1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://3.bp.blogspot.com/-egmCSUnLxbs/Tp3BdK9NAEI/AAAAAAAAH4U/jWGFX0wUotU/s320/Downloads1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Genç Koreli-Fransız Sanatçılar Derneği (AJPC) onur üyesi olan Son resim yapma sürecini aşağıdaki satırlarda anlatıyor:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;Uzun zaman, farklı mekânlardan geçtikten sonra, artık üretmeye başlıyorum…&lt;br /&gt;Üzerime yığılan, bugünle birlikte geçmişe dönen geleceğim, beni yaratıyor. Sayısız hatıraların dans ettiği dünyamda, karmaşıklığın içerisinde rüya ve gerçek arasında sürükleniyorum. Kendimi netleştirebilmek için üç şeye odaklanıyorum… Soyut değil ama sürreal bir somutluk ile her şeyin yapısında var olan homojenliği yakalamak. Bir diğeri ise köklerimin hatıraları arasından gerçeklerimi ve hayallerimi diriltebilmek.&lt;br /&gt;Ağlara takılan balık gibi parıldayan tutulmamı görünce büyüleniyorum ama tual üzerinde sıkışıp kalmış gibi hissettiğimde ise tükeniyorum. Pişmanlıklarımın canlı olmalarını ve eserlerimde taze kalmalarını istiyorum. Sürekli ters dönen kum saatlerinden tamamen arınmak istiyorum. Tutulmalarım yeniden doğup, parlak cisimler kadar canlı olana dek…&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Birçok özel ve kurum koleksiyonunda resimleri olan sanatçının sergisini &lt;b&gt;27 Kasım&lt;/b&gt; tarihine kadar &lt;b&gt;Galeri İlayda’&lt;/b&gt;da izleyebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;Adres&lt;/b&gt;: Hüsrev Gerede Cad. No:37 Teşvikiye&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;Tel&lt;/b&gt;: 0-212-227 92 92&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="NoSpacing"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: Pazar günleri hariç her gün&amp;nbsp;&lt;b&gt;10.00&lt;/b&gt;&amp;nbsp;ile&amp;nbsp;&lt;b&gt;19.00&lt;/b&gt;&amp;nbsp;saatleri arasında açık olan&lt;b&gt;&amp;nbsp;İlayda Sanat&lt;/b&gt;'ın altında ve karşısında otopark vardır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-4374476458326398549?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/4374476458326398549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=4374476458326398549&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4374476458326398549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/4374476458326398549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/kum-saati-gibi-tersyuz-olmann-tam-vakti.html' title='Kum Saati Gibi Tersyüz Olmanın Tam Vakti...'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-egmCSUnLxbs/Tp3BdK9NAEI/AAAAAAAAH4U/jWGFX0wUotU/s72-c/Downloads1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-439313903145826738</id><published>2011-10-26T10:21:00.004+03:00</published><updated>2011-10-26T10:21:00.269+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro'/><title type='text'>Orphans/Öksüzler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sahnelenmeye başladığı ilk hafta izleyecektik, ama prömiyer ertelenince bizim bilet aldığımız tarih de değişti. Biz de &lt;b&gt;23 Ekim Pazar&lt;/b&gt;'ı seçtik &lt;b&gt;DOT&lt;/b&gt;'un bu sezon oynadığı&lt;b&gt; Orphans/Öksüzler&lt;/b&gt;'i izlemek için. Böylelikle Eylül sonundan itibaren heyecanla beklediğimiz gün geldi çattı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;(&lt;i&gt;Bu arada o gün kahvaltı sonrasında spor, alışveriş ve tiyatro planımız olduğu için ancak akşam yemeğimizi yerken öğrenebildik &lt;b&gt;Van'&lt;/b&gt;daki deprem haberini. Elbette sosyal medyanın ne kadar yararlı olabileceği de bir kez daha kanıtlanmış oldu bu üzücü haber sayesinde. Bir anda yardım için organize olan sayısız kişi ve kurumu görmek gerçekten sevindiriciydi. Biz de kendi adımıza &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.sislibelediyesi.com/"&gt;Şişli Belediyesi&lt;/a&gt; Mavi Masa&lt;/b&gt;'ya teşekkür ediyoruz. Yardım işini organize eden ve yardım getirenleri sabaha kadar bizzat karşılayan &lt;b&gt;Mustafa Sarıgül&lt;/b&gt;'e de özel teşekkürlerimizi gönderiyoruz. Umarım daha şehitlerimizin haberinin etkisi devam ederken yaşanan bu felaketin yaraları da en kısa sürede sarılır ve bu son olur.&lt;/i&gt;)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oyuna dönecek olursak. Öncelikle bizim zaten DOTsever olduğumuzu bir kez daha hatırlatayım. Şimdiye kadar beğenmediğimiz oyunu olmayan &lt;b&gt;DOT &lt;/b&gt;ekibinin bu son oyununu "en beğendiklerimiz" arasına koyuyorum. Yönetmen, birçok &lt;b&gt;DOT&lt;/b&gt; oyunundan tanıdığımız ve oyunculuğunu her seferinde keyifle izlediğimiz &lt;b&gt;Tuğrul Tülek&lt;/b&gt;. Oyuncular ise &lt;b&gt;İbrahim Selim&lt;/b&gt; (en risk almayan &lt;b&gt;DOT &lt;/b&gt;oyuncusu olduğunu düşünüyorum, her zaman en "normale yakın" karakteri oynuyor), &lt;b&gt;Gizem Erdem &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Yusuf Akgün&lt;/b&gt;. Tüm oyuncuları başarılı bulsam da&amp;nbsp;&lt;b&gt;Gizem Erdem&lt;/b&gt;'in oyunculuğu favorim oldu. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://4.bp.blogspot.com/-jTV5K4O3v_E/TqUnVM9PSpI/AAAAAAAAH5A/ihveuCDL8aI/s1600/imgescan1+019.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-jTV5K4O3v_E/TqUnVM9PSpI/AAAAAAAAH5A/ihveuCDL8aI/s320/imgescan1+019.jpg" width="245" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu oyunla ilgili en önemli nokta, şiddeti açık seçik göstermemesine rağmen iliklerimize kadar hissettirmiş olması. Diğer &lt;b&gt;DOT &lt;/b&gt;oyunlarından farklı olan yanının da bu olduğunu söyleyebiliriz. Şiddeti farklı boyutlardan ele alan oyun kendimizi sorgulamamızı da sağlıyor. Örneğin, adalet ve insanca muamele görmek sadece belli bir kesimin hakkı mıdır? Sen işlediğinde suç sayılmayacak bir şey dil, din, ırk, sosyal statü ya da herhangi başka bir açıdan senden farklı ve "aşağıda" olan biri işlediğinde suç mu sayılır? Ya da ailenden birinin şiddet suçu işlediğini öğrendiğinde "tanıdığım birine karşı tanımadığım birini koruyamam" diye düşünerek suçu örtbas etme yoluna mı gider insan? Şiddete hangi noktaya kadar göz yumabilirsiniz?&amp;nbsp;Peki, o noktada sizi insan yapan en önemli özelliğiniz olan vicdanınız ne hale gelir?&amp;nbsp;Göz yummak çözüm olur mu, şiddet olaylarını bitirir mi? Yoksa şiddet şiddeti doğurur ve buna göz yumanlar da bu artışa katkıda mı bulunurlar? Şiddete göz yumdukça giderek şiddetin parçası haline gelmeye başlayıp, bir süre sonra ilk elden şiddet uygulayan birine dönüşebilir misiniz?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Einstein &lt;/b&gt;"insanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır," demiş. Her türlü olağanüstü koşulda bile bu prensip ve inançlar doğrultusunda davranabiliyor, vicdanımıza kulak verebiliyor ve etik değerlerimize uygun kararlar alabiliyorsak insanız. "Ben asla aldatmam," "Ben asla hırsızlık yapmam," "Ben &amp;nbsp; asla şiddet uygulamam" "Ben asla adaletsiz davranmam" gibi ifadeler, uygulama alanları olmadığı sürece sadece laftan ibarettir bana göre. Bunların herhangi birini rahatlıkla yapma fırsatın vardı ve sadece kendine hesap veremeyeceğini düşündüğün için&amp;nbsp;yapmadıysan insan olmanın sorumluluğu içinde davranmışsın demektir. &lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; line-height: 14px;"&gt;‎&lt;/span&gt;Yani insan olmanın bir bedeli ve sorumluluğu vardır ve "doğru, düzgün, iyi" insanlar zor yolu seçenlerdir. Ama karşılığında elde ettikleri manevi doyum da paha biçilmez olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Dennis Kelly'&lt;/b&gt;nin yazdığı bu harika oyunun bana düşündürdüklerini yazdım son iki paragrafta. Oyundaki karakterler ve hikaye de sürpriz olsun, izleyince öğrenin. Ve bu sezon bu oyunu&amp;nbsp;mutlaka izleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;DOT'&lt;/b&gt;un &lt;a target="_blank" href="http://www.go-dot.org/"&gt;web sayfası&lt;/a&gt;ndan oyun programını ve iletişim numaralarını öğrenebilirsiniz. Ben yine de rezervasyon ve bilet satışı için aramanız gereken numaraları buraya not ediyorum: &lt;b&gt;0 212 232 48 28 – 0 212 232 44 40&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize şimdiden iyi seyirler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-439313903145826738?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/439313903145826738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=439313903145826738&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/439313903145826738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/439313903145826738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/orphansoksuzler.html' title='Orphans/Öksüzler'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-jTV5K4O3v_E/TqUnVM9PSpI/AAAAAAAAH5A/ihveuCDL8aI/s72-c/imgescan1+019.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-6708560393983236275</id><published>2011-10-24T10:15:00.000+03:00</published><updated>2011-10-24T10:16:53.450+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haleti ruhiye'/><title type='text'>Sahtelik Diz Boyu...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;(&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Not: Bu yazı şehitlerimizin ardından yazılmış olup, bugüne kadar bloglarda yazı yazmama kararı alındığı için bu tarihte yayınlanmıştır. Şu an gündem değişmiş gibi görünebilir ama aslında bu gündem hiç değişmiyor ne yazık ki. Dün Van depremi haberlerinin yanında da üç şehit haberi vardı, önceki gün iki, 19 Ekim'den önceki gün beş... Bu gündemimizi hiç unutmamak ve unutturmamak dileğiyle..&lt;/span&gt;.&lt;/i&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde genlerimizde var.. Herkesi yüzeysel birtakım göstergelere göre değerlendirme, kategorize etme, yaftalama, sonra da yargılama. İnanılmaz büyük bir acı yaşadığımız geçen hafta insanların birbirlerinin acıyı paylaşma şekillerine bile müdahale etme hakkını kendilerinde bulabildiğini görünce bu konudaki düşüncemden daha da emin oldum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne kadar üzüldüğün önemli değil, üzüldüğünü gösterebilmek önemli! Çağımızın sorunu belki de bu, &lt;i&gt;"ne kadar kaliteli iş yaptığın değil, kendini pazarlayabilmek önemli" &lt;/i&gt;mantığı gibi. Belki de yüzyıllardır genlerimizde olan ve geleneksel olarak öğrenilmiş bir şeydir. Hani cenazelerde falan en çok ağlayanın en çok üzüldüğünü düşünürüz ya. Ama acısını içinde yaşayanın, üzüntüden sessizliğe gömülenin acısı acı değildir. Geçen hafta sanal dünyada gördüğüm tepkiler de aynıydı bence.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sanal dünya, adı üstünde "sanal"... Ama ben çok önemli bir fikir edinme, bilgi alma ve haberleşme aracı olduğunu düşünüyorum sanal dünyanın. Tabi ki profil resmini değiştiren, iki tane tepkili ya da üzüntülü cümle yazan, #Turkaskeridualarımızsizinle ya da #hukumetistifa gibi trend topic'ler yaratan, forumlarda veya gruplarda sistemi, hükümet politikalarını eleştiren ya da üzüntüsünü ifade eden insanlar eylem falan yapmış sayılmıyorlar. Ama bunun kimseye bir zararı ve eleştirilecek bir yanı da yok. Adı üstünde sosyal paylaşım siteleri bunlar... Ve sadece geyik videolar paylaşılsın diye kurulmuş olmadıklarını umuyorum. Elbette güldüğün, eğlendiğin şeyleri paylaştığın gibi seni üzen, sinirlendiren, tepki duymana neden olan şeyleri de paylaşabilirsin. Bunu nasıl ki gerçek dünyada dostlarınla buluştuğun zaman yapıyorsan, sanal dünyada da yapabilirsin. Gönül ister ki o gruplara katılan yüz binlerce insan sanal dünyada organize olup, gerçek dünyada seslerini duyurabilsin. Ama bu olmuyorsa da sanal dünyada yapılan paylaşımların zararlı değil yararlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu kadar büyük çapta kitlelere ses duyurmanın, olur da bir mucize olur ve organize bir şekilde tepkilerimizi göstermeyi başarabilirsek bir şekilde toplanmanın yolu yine bu sanal dünyadan geçecek! O yüzden bu yeni türeyen&amp;nbsp;&lt;i&gt;"profil resmi değiştiriyorsun da n'oluyor?", "o konuşmayı paylaştın da n'oldu?", "twitter'da en çok bu konuşuluyor da ne oluyor?"&lt;/i&gt; diye atıp tutan insanlara &lt;i&gt;"sen oturduğun yerden bunları eleştiriyorsun da ne oluyor?"&lt;/i&gt; diye sormak istiyorum. Hayır, bilmediğimiz bir şey var da biz mi kaçırıyoruz acaba? Bu insanlar o eylemden bu mitinge koşan, sivil toplum örgütlerinde aktif çalışan, aktif politika yapan, gönüllü çalışmalarda bulunan tipler de bizim mi haberimiz yok acaba yaptıklarından? Eğer öyleyse, çok utanır, özür diler ve destek veririm çalışmalarına. Ama değilse, hiçbir şey yapmayacaklarsa bile en azından sussunlar ve yeni çağın gerçeğini kabul etsinler: bu dünyada toplu bir hareket ya da tepki olacaksa bu iş ancak sosyal medya üzerinden olabilir. O yüzden katılımcı olup olmamak opsiyoneldir ama takip etmenin gerekli olduğunu düşünüyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ayrıca dışarıdan görünen her zaman içte hissedileni yansıtmayabilir. Mesela en çok ağlayan en çok üzülen değildir (ota b*ka ağlayan siyasetçilerimiz ve türkücülerimiz olduğunu unutmayın!), profil resmini değiştiren en çok üzülen değildir (ben değiştirdim, çünkü kendi mutlu mesut fotoğrafımı bile görmekten rahatsız oldum!). En çok video-link-haber, vs paylaşan en üzülen değildir (Ben böyle durumlarda her zamankinden daha az paylaşırım çünkü içimden gelmez, söyleyeceğim hiçbir şeyin yetmeyeceğini ya da tekrar yaparak olumsuz etkiyi artıracağımı&amp;nbsp;düşünürüm, yeni bir şey söylemeyeceksem laf kalabalığı yapmak istemem, vs. Ama daha çok takip ederim). &amp;nbsp;Blogunu yayına kapatan en çok üzülen değildir (kapattım ve özensizce hazırlanmış o görseli yükledim çünkü ortak ve organize bir hareketin gerekliliğine inanıyorum. Ne kadar organize olabildik tartışılır, ama ben sadece yan taraftaki "öneri" bölümünü kaldırıp bayrak koymayı düşünmüştüm, tıpkı evimde de haberi duyar duymaz pencerelere Türk bayrağını asmak tepkisi içimden geldiği gibi..). Bunların tam tersi de geçerlidir: hiç sesi çıkmayan biri çok üzülerek gelişmeleri takip ediyor ya da bir yerlerde aktif çalışıyor olabilir, lüks bir yerde akşam yemeğinde olan biri içinden ne kadar üzülse de o an iptal edemeyeceği&amp;nbsp;bir iş toplantısında&amp;nbsp;ülkesi için çok hayırlı gelişmelere imza atıyor olabilir, marka çantasını koluna takıp kuaföre giden süslü püslü kadın evden çıkmadan önce eğitim, hasta çocuklar, şehit olan Mehmetçik yakınları için çalışan bir vakfa yüklü bir bağışta bulunmuş olabilir. Herkesin tepkisini gösterme, acısını yaşama, yardımcı olma ve katkıda bulunma biçimi farklıdır. Bunların bazıları da (profil resmi değiştirmek ya da bayrak asmak gibi) sadece sembolik olmaktan öteye gidemez. Elbette bayrak asınca bir daha gencecik canların gitmemesini sağlamış olmuyoruz, ama&amp;nbsp;bu olaya tepki olarak&amp;nbsp;bayrağımızın (ve hikayesinin) asılmasını uygun görenleri de eleştirmenin anlamı yok. İçten gelerek yapılan her hareket, her tepki önemlidir bana göre. Sembolik hareketler de&lt;i&gt; "benim gibi düşünen, algılayan, hisseden insanlar var"&lt;/i&gt; hissini uyandırarak insanın bu kadar umutsuzluğa ve üzüntüye kapıldığı bir ortamda bile bir nebze umut, güven ve birlik duygularının yayılmasına neden olur. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu konudaki eleştirilerin gösteriş meraklısı ve bölücü zihniyetten çıktığına inanıyorum. İnsanların acısını ya da tepkisini gösterme şekilleri konusunda bile saflara bölünebilmek de büyük bir marifet olsa gerek! Tıpkı verilen onlarca şehidimiz (sayı vermiyorum, çünkü açıklanan rakamın da doğruluğuna inanmıyorum) için aklı selimin gerektireceği şekilde Ulusal Yas ilan etmeyi başaramamamız gibi! Böylesine korkunç olayları bile normalleştirecek kadar duyarlılığımızı kaybediyor olmak korkutuyor beni. Medeni insanların meydana getirdiği bir toplumdan ziyade her an av (ya da ziyan) olabileceğim bir vahşi yaşam alanında yaşıyormuş gibi hissediyorum kendimi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu dünyadan göçüp giden o gencecik Mehmetçiklerimizin üzerimizde çok büyük hakları var. Bizim haklarımız helal olsun, ama asıl onların bizlere haklarını helal etmiş olmalarını umuyorum. Nur içinde yatsınlar.. Ve bir daha böylesine büyük acılar yaşamamak dileğiyle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-6708560393983236275?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/6708560393983236275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=6708560393983236275&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6708560393983236275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/6708560393983236275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/sahtelik-diz-boyu.html' title='Sahtelik Diz Boyu...'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-5313501308133167200</id><published>2011-10-19T20:36:00.000+03:00</published><updated>2011-10-19T20:36:20.535+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bam telime dokunanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haleti ruhiye'/><title type='text'>Nur İçinde Yatın...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://4.bp.blogspot.com/-1_lxkQKEw-g/Tp8KMlP6SJI/AAAAAAAAH40/S5b_EhdElyU/s1600/blogger.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="206" src="http://4.bp.blogspot.com/-1_lxkQKEw-g/Tp8KMlP6SJI/AAAAAAAAH40/S5b_EhdElyU/s320/blogger.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-5313501308133167200?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/5313501308133167200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=5313501308133167200&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5313501308133167200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/5313501308133167200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/nur-icinde-yatn.html' title='Nur İçinde Yatın...'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-1_lxkQKEw-g/Tp8KMlP6SJI/AAAAAAAAH40/S5b_EhdElyU/s72-c/blogger.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3414726646835061644</id><published>2011-10-17T10:02:00.002+03:00</published><updated>2011-10-17T10:02:00.195+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>Borusan Müzik Evi'ni Açtık, Haberiniz Olsun :)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Cuma gecesi &lt;b&gt;Borusan Müzik Evi&lt;/b&gt;'nin açılış konserindeydik: &lt;b&gt;Mercan Dede Quartet Feat. Ceza &amp;amp; Hüsnü Şenlendirici Quartet&lt;/b&gt;. Geçen sene de &lt;a target="_blank" href="http://imgetan.blogspot.com/2010/12/mercan-dede-secret-tribe.html"&gt;Mercan Dede - Secret Tribe&lt;/a&gt; konserini aynı yerde izleyip kendimizden geçtiğimiz için bu konser kaçmaz diye düşündük. Çünkü o konserde &lt;b&gt;Mercan Dede&lt;/b&gt;'nin 2007 yılında çıkardığı albümünün &lt;b&gt;Mevlana&lt;/b&gt;'ya adanan &lt;b&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.youtube.com/watch?v=dzOr-eLMY7Y"&gt;800&lt;/a&gt; &lt;/b&gt;adlı şarkısını dinleyememiştik. Ama bu kez &lt;b&gt;Ceza &lt;/b&gt;da olduğuna göre &lt;b&gt;800&lt;/b&gt;'ü canlı dinleyecektik.&lt;b&gt; Hüsnü Şenlendirici&lt;/b&gt;'nin ekibi ve müziği de &lt;b&gt;Mercan Dede&lt;/b&gt; tarzına çok yakışırdı. Birlikte harika bir iş çıkarırlar diye düşünerek şevkle attık kendimizi mekana. Geçen sefer balkondan izler gibi üst kattaydık, bu kez tam ekibin karşısında, uzansak dokunabileceğimiz bir mesafeye yerleştik.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://2.bp.blogspot.com/-PoE4j9_7P0U/TpqrN182oxI/AAAAAAAAH30/bf7bXRmEJ-Y/s1600/mercan.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" src="http://2.bp.blogspot.com/-PoE4j9_7P0U/TpqrN182oxI/AAAAAAAAH30/bf7bXRmEJ-Y/s320/mercan.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ve konser dokuz buçuğa doğru başladı. &lt;b&gt;Mercan Dede&lt;/b&gt; ve geçen seneden hatırladığımız simalardan oluşan ekibi de bizleri büyülemeye... Sonra &lt;b&gt;Ceza &lt;/b&gt;geldi. &lt;b&gt;Ceza'&lt;/b&gt;nın albümünü alıp dinlemişliğim yoktur ama hem duruşunu hem de başka sanatçılarla yaptığı ortak çalışmalarını çok severim. Hem &lt;b&gt;800&lt;/b&gt;'ü hem de &lt;b&gt;Ceza'&lt;/b&gt;nın kendisine ait iki şarkısını &lt;b&gt;Mercan Dede &lt;/b&gt;dokunuşuyla dinledik ve Ceza'yla vedalaştık. (&lt;i&gt;Ufak bir not: &lt;b&gt;800&lt;/b&gt;'ü CD'den dinlemek daha iyiymiş! :) &lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://3.bp.blogspot.com/-z_GDAlYroxI/TpqrT5x1GcI/AAAAAAAAH38/Jnn4ElVqq14/s1600/ceza.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-z_GDAlYroxI/TpqrT5x1GcI/AAAAAAAAH38/Jnn4ElVqq14/s320/ceza.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonra &lt;b&gt;Hüsnü Şenlendirici &lt;/b&gt;ve orkestrası geldi sahneye. Onlar da kendi tarzlarında&amp;nbsp;&amp;nbsp;bir iki parça çalarlar diye düşünürken sahnedeki beyaz adamlar gitti ve siyah adamlar bir saate yakın sahneyi bırakmak bilmediler! &lt;b&gt;Hüsnü Şenlendirici'&lt;/b&gt;nin hiç haz etmediğim magazin tarafını bir kenara bırakırsak kendini geliştiren, iyi ve açık bir müzisyen olduğunu düşünüyorum. Daha önce de &lt;b&gt;Babylon'&lt;/b&gt;da &lt;b&gt;Brooklyn Funk Essentials&lt;/b&gt; ile birlikte sahne aldığı konserini izlemiş ve çok zevk almıştık. Değişik tarzlarla iyi giden, farklı bir yorumu var. Ama şahsen Cuma akşamı kendimi &lt;b&gt;Hüsnü Şenlendirici&lt;/b&gt;'nin programındaymış gibi hissetmeyi istediğim bir akşam değildi. Ama dedim ya siyah adamlar çetesi aldı sazı eline ve &lt;i&gt;"Biz arabesk bir toplumuz, değil mi efendim? Haydi bakalım Baba'dan gelsin o zaman.. Şimdi alkışlamıyorsunuz ama şarkıyı duyunca bayılacaksınız..."&lt;/i&gt;&amp;nbsp;gibi ara konuşmalarla &lt;b&gt;Bir Teselli Ver&lt;/b&gt;'i falan çaldılar. Bir iki şarkı da değil tam bir saat boyunca Hüsnü Şov dinledik ne yazık ki. Ne yazık ki diyorum çünkü keşke ortak bir iş yapsalardı diye düşündüm. (&lt;i&gt;Bu arada ayıp olmasın diye&amp;nbsp;&lt;b&gt;Hüsnü&lt;/b&gt;'ye eşlik ederken aklıma aynı saatlerde&amp;nbsp;&lt;b&gt;ODTÜ'&lt;/b&gt;de konser vermekte olan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Fazıl Say&lt;/b&gt;&amp;nbsp;geldi. Bir anda ona ayıp ediyormuşum gibi bir his, bir suçluluk duygusu falan hissettim..:) &lt;/i&gt;)&amp;nbsp;En son kapanış parçasını &lt;b&gt;Mercan Dede&lt;/b&gt; ile birlikte yaptılar ve inanılmaz keyifli oldu. Keşke siyah adamların sahneyi tek başlarına bu kadar işgal etmelerine izin vermeseydi beyaz adamlar. (&lt;i&gt;Yine ufak bir not: &lt;b&gt;Hüsnü Şenlendirici'&lt;/b&gt;nin "ağır abi" &amp;nbsp;havası gitmiş yerine transparan gömleğiyle göbek atmak için sahneye fırlamak için uygun anı kollayan bir adam gelmiş! Tavırlar, konuşmalar, hareketler falan görülesiydi!&lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-ScqEbvD7R4I/TpqrYSAfjwI/AAAAAAAAH4E/Ax8PLYVLPmY/s1600/h%25C3%25BCsn%25C3%25BC.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-ScqEbvD7R4I/TpqrYSAfjwI/AAAAAAAAH4E/Ax8PLYVLPmY/s320/h%25C3%25BCsn%25C3%25BC.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse, gittiğime pişman mıyım? Asla! Yine çok güzel bir konserdi, ama geçen seneki konseri de izlemiş biri olarak &lt;b&gt;Mercan Dede&lt;/b&gt;'nin tek başına verdiği o konserden daha çok keyif aldığımı söyleyebilirim. Belki de fazla ve yanlış beklentiden dolayı böyle düşünüyorum ama bu üçlü buluşmadan tahmin ettiğim kadar çok etkilenmedim. Yine de müziksiz kalmayın ve &lt;b&gt;Borusan Müzik Evi&lt;/b&gt;'nin sezonu açtığını unutmayın. Programı takip için &lt;a target="_blank" href="http://www.borusanmuzikevi.com/"&gt;buraya&lt;/a&gt; tık tık.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İyi haftalar hepinize..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3414726646835061644?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3414726646835061644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3414726646835061644&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3414726646835061644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3414726646835061644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/borusan-muzik-evini-actk-haberiniz.html' title='Borusan Müzik Evi&apos;ni Açtık, Haberiniz Olsun :)'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-PoE4j9_7P0U/TpqrN182oxI/AAAAAAAAH30/bf7bXRmEJ-Y/s72-c/mercan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3435051963566378242</id><published>2011-10-14T10:17:00.004+03:00</published><updated>2011-10-14T12:03:14.995+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><title type='text'>Bir Aşk Sayfası</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yine klasiklerden biri var elimde. &lt;b&gt;Emile Zola'&lt;/b&gt;nın &lt;b&gt;Bir Başka Aşk&lt;/b&gt; adlı kitabı. Klasiklerdeki zaman akışını bilirsiniz. Kendi dönemlerini yansıttıkları için yaşananlar, her anlamda hız odaklı günümüz çağı için ağır aksak bir tempo olarak görülebilir. Hele bir de söz konusu ilişkiler olunca iki dönem arasındaki zıtlık daha da belirgin ortaya çıkar. Bu kitapta da öyle bir durum var işte.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-2qPdtgPumIQ/TpftBUy9L5I/AAAAAAAAH3g/P79BBJ_zGZk/s1600/bir-ask-sayfasi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-2qPdtgPumIQ/TpftBUy9L5I/AAAAAAAAH3g/P79BBJ_zGZk/s320/bir-ask-sayfasi.jpg" width="189" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;Dr. Deberle&lt;/b&gt; ve karısı &lt;b&gt;Juliette&lt;/b&gt;'in yan komşuları ve kiracıları olan &lt;b&gt;Helene&lt;/b&gt;'dir. Kızı ve yardımcısı Rosalie ile birlikte yaşayan &lt;b&gt;Helene &lt;/b&gt;kısa bir süre önce dul kalmış, genç ve güzel bir kadındır. Kendini hayattan soyutlanmış, yasını tutmakta olan bu genç kadın için üzülen dostu Rahip, onun artık bu yas halinden çıkması ve başka biriyle evlenmesi gerektiğini söyler, çünkü hayat yalnız yaşayan çocuklu bir kadın için fazlasıyla zordur. Rahibin aklında bir isim de vardır. Ama &lt;b&gt;Helene &lt;/b&gt;bu fikre şiddetle karşı çıkar. Yine de yüreği onu dinlemez ve elbette yürek her zaman "doğru"yu seçmez...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben &lt;b&gt;Emile Zola'&lt;/b&gt;nın &lt;b&gt;Meyhane&lt;/b&gt;'sini çok sevmiş, &lt;b&gt;Nana'&lt;/b&gt;yı ise yarılamama rağmen sıkılıp bırakmıştım. &lt;b&gt;Bir Aşk Sayfası&lt;/b&gt;'nı daha keyifli okudum (çevirisine rağmen!). Havanın ve bir çocuk partisinin bile sayfalarca anlatıldığı bir romanda bir aşk hikayesinin başlayışı ve bitişi ne kadar sürer dersiniz? :) Böyle dediğime bakıp da günümüzün her şeyi tüketip, yok edip, normalleştiren hızını seviyorum sanmayın. (&lt;i&gt;Anladık değişim güzel bir şey de artık daha eskiye alışma aşamasına gelemeden yeniye geçiyoruz o beni deli ediyor. Bırakın da önce bir eskiyi eskitelim yahu! Bu da teknolojik gelişmelerden, müzikten, modadan tutun da "aşk" olarak adlandırılan ikili ilişkilere kadar her şey için geçerli bana göre.&lt;/i&gt;) Ama tabi o dönemlerdeki gibi aşkını ilan edemediği için sararıp solmak, ömür boyu aşk acısı çekmek, bir buluşma için kırk tane ayarlama yapmak, iltifat olarak nitelendirilebilecek bir kelime duyduğunda kızarıp bozarmak falan da çok feci! O zaman da aşkla meşkle uğraşılmaz yani. Ortasını bulmakta yarar var. &lt;b&gt;Helene&lt;/b&gt;'in aklını başından alan aşkın öyküsünü merak edenlere bu güzel klasiği tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben bu akşam başka bir &lt;a target="_blank" href="http://www.youtube.com/watch?v=dzOr-eLMY7Y"&gt;aşk &lt;/a&gt;yaşayacağım. Haftaya size de anlatırım bu aşkı.&lt;br /&gt;Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-3435051963566378242?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/3435051963566378242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=3435051963566378242&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3435051963566378242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/3435051963566378242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/bir-ask-sayfas.html' title='Bir Aşk Sayfası'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-2qPdtgPumIQ/TpftBUy9L5I/AAAAAAAAH3g/P79BBJ_zGZk/s72-c/bir-ask-sayfasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-2838207703320124716</id><published>2011-10-12T10:00:00.001+03:00</published><updated>2011-10-12T10:20:45.213+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haleti ruhiye'/><title type='text'>8 Ekim 2011</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evimize taşınmamızın birinci yılı ve 2011 sezon finali! Sezon derken yaz sezonundan söz ediyorum elbette. Cumartesi günkü hava aylar öncesinde kalmış gibi değil mi? Hani askılı bluzlar, tişörtler, bermuda şortlar falan... Gerçi Ekim sonunda da birkaç gün mutlaka sıcak olur, atarız kendimizi yürüyüş için sahillere kısa kollularla, akşam üstü açık havada rakı balık yaparız üzerimizde sadece ince bir hırkayla ama o başka bir şeydir. Arada birkaç gün güneş içimizi ısıtsa da artık sonbahar-kış depresyonu hat safhadadır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Örneğin,&amp;nbsp; karpuz, şeftali, beyaz nektarin, mürdüm eriği, üzüm gibi muhteşem meyveler bitmiş, elma-portakal ikilisine talim etmeye başlamışızdır. Artık kaloriferler yanmaya başlamıştır, yağmurlar yağmış, fırtınalar kopmuştur ve zaten değişken olan İstanbul'un havası artık iyiden iyiye dengesizleşmeye başlamıştır. Güneş kreminin kokusunu unutmuşuzdur. Yaz boyunca unuttuğumuz kot pantolonları giymeye başlamışızdır ve onların paçaları her daim çamurlu su desenleri ile süslenmiş olur. Islak şemsiyemizi nereye koyacağımız derdi, artık gündelik dertlerimizden biri haline gelmiştir. Bronzluğumuz geçmeye başlamıştır. Falan filan...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oysa &lt;b&gt;8 Ekim&lt;/b&gt; öyle miydi? Tam anlamıyla yazdan kalma bir hava vardı Cumartesi günü ve gecesi. Akşam üzerimize şal bile almadan Boğaz'a karşı kutladık evimize taşınmamızın birinci yılını. Başka şeyleri de kutladık aslında. Biz severiz zaten her şeyi kutlama nedeni yapmayı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;8 Ekim 2010 &lt;/b&gt;gecesi yağmurlu bir günün sonunda, salonumuzun avizesi bile olmadan, daha açılmamış kolilerle dolu bir misafir odamız varken,&amp;nbsp;yorgun argın kendimizi &lt;b&gt;Tabi&lt;/b&gt;'ye (tavuk+biranın kısaltılmışı, Gayrettepe &lt;b&gt;Şayan İşkembe Salonu'&lt;/b&gt;nun altı..:) ) atmıştık. Orada hızlıca yemeğimizi yedikten sonra biraz daha koli açıp, bayılmıştık. Ertesi gün salonun aydınlatması ve halılar gelmişti ve sonraki iki gün içinde koliler tamamen açılmış ve ev eve benzemişti. Bu arada sürekli yağmur yağıyordu ve hava bir anda inanılmaz soğumuştu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gelelim &lt;b&gt;8 Ekim 2011&lt;/b&gt;'e... Harika bir &lt;b&gt;Zuma &lt;/b&gt;akşamında, deniz kıyısında, harika yemekler ve şarap eşliğinde kutladık evimizin birinci yaşını. (&lt;i&gt;Nefis sarımsak soslu eti yedikten sonra &lt;b&gt;İso&lt;/b&gt;'cumun eski iş arkadaşlarından biri ve eşiyle karşılaşıp, öpüşmek zorunda kalmasak daha iyi olacaktı! Yani bizim için değil, onlar için elbette! :)&lt;/i&gt; )&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-b0jFOX-qYS0/TpHu6Pk4PhI/AAAAAAAAH3U/uvJU2g0yrAA/s1600/zuma.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="http://3.bp.blogspot.com/-b0jFOX-qYS0/TpHu6Pk4PhI/AAAAAAAAH3U/uvJU2g0yrAA/s320/zuma.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bize uğur getirdiğine ve güzel enerjisine inandığımız evimize de böyle bir kutlama yakışırdı zaten. Gece on bire kadar kolsuz bluzla oturduk deniz kıyısında. Açık hava sobaları yanmadığı gibi en ufak bir esinti bile yoktu. Sonra da bir süre balkonumuzda tadını çıkardık bu keyifli Ekim akşamının. Ertesi gün artık yağmur falan yağabilirdi bize göre. Nasıl olsa biz sezon kapanışını yapmıştık. Yeniden iyot kokuları eşliğinde yemekler yiyeceğimiz önümüzdeki ilkbahar-yaz sezonuna kadar kapalı ortamlarla idare edeceğiz artık. Bu arada &lt;b&gt;Mikail&lt;/b&gt;'den de sonbahar-kış sezonunu bizleri fazla hırpalamayacak şekilde ayarlamasını &amp;nbsp;rica ediyorum. &lt;i&gt;Rica dedim bak, aramızdaki kibar ve seviyeli ilişkiye bir zarar vermeyeceğini umuyorum Mikocum. Hadi bakalım, göreyim seni&lt;/i&gt;..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-2838207703320124716?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/2838207703320124716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=2838207703320124716&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2838207703320124716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/2838207703320124716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/8-ekim-2011.html' title='8 Ekim 2011'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-b0jFOX-qYS0/TpHu6Pk4PhI/AAAAAAAAH3U/uvJU2g0yrAA/s72-c/zuma.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-8031791702891992957</id><published>2011-10-10T10:00:00.004+03:00</published><updated>2011-10-10T10:00:13.647+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sergiler'/><title type='text'>İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene on ikincisi düzenlenen ve 3. ve 5. antrepolarda gerçekleşen &lt;b&gt;İstanbul Bienali&lt;/b&gt;'nin İsimsiz olduğunu biliyorsunuzdur. Bunun nedeni ise anlamın zaman ve mekan içinde sürekli değişime uğraması olarak açıklanmış. &lt;b&gt;12. İstanbul Bienali&lt;/b&gt; sanatla politika arasındaki zengin ilişkiyi araştırırken Küba asıllı Amerikalı sanatçı &lt;b&gt;Felix Gonzales-Torres&lt;/b&gt;’in (1957-1996) yapıtlarını çıkış noktası olarak almış. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bienal beş farklı tema kapsamında oluşturulan beş karma sergi ve 50’den fazla kişisel sunumdan oluşuyor. Temalar: &lt;b&gt;İsimsiz (Soyutlama), İsimsiz (Ross), İsimsiz (Pasaport), İsimsiz (Tarih) ve İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm)&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;Ross &lt;/b&gt;da ne ola ki diyenlere yanıt geliyor: &lt;b&gt;Ross, Felix Gonzales-Torres&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;1991&lt;/b&gt;'de &lt;b&gt;AIDS&lt;/b&gt;'ten ölen partnerinin adı. Ve bu tema altında aşk, ilişkiler, aile, kimlik, arzu, cinsellik ve kayıp temalarına gönderme yapan yapıtlar bir araya getirilmiş.  &lt;b&gt;İsimsiz (Soyutlama)&lt;/b&gt; bölümünde saf soyutlamayı ve yüksek modernist çizgiyi politik ve fiziksel temalarla yıkan eserler bir araya getirilmiş. &lt;b&gt;İsimsiz (Pasaport)&lt;/b&gt; bölümünde ulusal kimlik, sınırlardan geçiş, haritalama, ülke kavramı, ekonomik göçler, politik ve kültürel yabancılaşma konuları ele alınmış. &lt;b&gt;İsimsiz (Tarih)&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm) &lt;/b&gt;temalarında ise adı üstünde eserler yer alıyor. Aşağıda benim ilgimi çekenlerden bazılarını görebilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-URQabrsoUug/To7D_8jpZQI/AAAAAAAAH3E/LTCdODWQujc/s1600/bienal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://1.bp.blogspot.com/-URQabrsoUug/To7D_8jpZQI/AAAAAAAAH3E/LTCdODWQujc/s320/bienal.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk kolajda en üstte solda duran saatin akrep ve yelkovanı yok. Sadece saniyeleri var ve her bir saniye çizgisi üzerinde "sen" anlamına gelen "vos" kelimesi yazıyor. &lt;b&gt;Nicolas Bacal&lt;/b&gt;'ın bu çalışmasının adı Senden Sonra Uzam- Zamanın Geometrisi. Alt sırada ortada yer alan seramik vazo &lt;b&gt;Ardmore Seramik Stüdyosu&lt;/b&gt;'ndan çıkan eserlerden biri. Konu ise AIDS. Üstte ortada gördüğünüz &lt;b&gt;Özlem Günyol &amp;amp; Mustafa Kunt&lt;/b&gt; imzalı &lt;b&gt;Bitmeyen Karalama&lt;/b&gt; adlı eserin basit bir karalamadan ibaret olmadığını belirteyim. Önce dünyadaki tüm ülkelerin sınır çizgileri A4 boyutundaki kağıtlara basılmış. Sonra bunlar şeffaf kağıtlara geçirilmiş ve tarayıcı aracılığıyla bilgisayara aktarılmış. Sonra da duvara yansıtılarak üst üste çizilmiş. Ve böylelikle eksiksiz bir şekilde ülke sınırlarından oluşan bir "küre" meydana gelmiş. Sağ sütundaki çalışmalar &lt;b&gt;Kutluğ Ataman'&lt;/b&gt;a ait. Üstteki belge askeri hastaneden alınmış ve sanatçının "homoseksüalite" tanısı nedeniyle "barışta ve seferde askerliğe elverişli olmadığını" beliren sağlık raporu. Alttaki yatak ise eski bir sevgiliyle paylaşılan gerçek bir yatak ve adı &lt;b&gt;Forever&lt;/b&gt;.  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-COkFL4D2BZc/To7EMfWKK8I/AAAAAAAAH3I/fK-wGvvqeqs/s1600/bienal1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/-COkFL4D2BZc/To7EMfWKK8I/AAAAAAAAH3I/fK-wGvvqeqs/s320/bienal1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İkinci kolajda ise&amp;nbsp;&lt;b&gt;Dani Gal&lt;/b&gt;'in tarihi plak arşivinde yer alan son yüz yılın önemli isimlerini görebilirsiniz. İşte onlardan biri: Şu an pamuk nine kıvamına gelmiş &lt;b&gt;Kraliçe Elizabeth&lt;/b&gt;'in gençliğini görüyorsunuz. Üstte solda yatık duran kum saati ise &lt;b&gt;Askıya Alınmış Zaman&lt;/b&gt;'ı simgeliyor. &lt;b&gt;Ala Younis&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Kurşun Askerler&lt;/b&gt;'i 1:200 ölçeğinde 12,235 askerden oluşuyor ve her biri Mısır, Lübnan, İran, Irak, İsrail, Ürdün, Filistin, Suriye ve Türkiye askeri üniformalarına uygun bir şekilde elde boyanmış. Üstte ortadaki siyah panolar üzerindeki beyaz çizgiler beyaz azınlığı simgeliyor ve hatırladığım kadarıyla Meksikalı bir sanatçının çalışmasıydı. Yine altta solda gördüğünüz parlak renkli yün ve pamuk şeritler ve simetrik desenlerden oluşan &lt;i&gt;serape'&lt;/i&gt;ler de Meksikalı bir sanatçı olan &lt;b&gt;Adrian Esparza'&lt;/b&gt;nın elinden çıkma ve oraya özgü. Bunlar dışında Filistinli &lt;b&gt;Taysir Batniji'&lt;/b&gt;nin &lt;b&gt;Babalar &lt;/b&gt;adlı fotoğraf serisini, &lt;b&gt;Simon Evans&lt;/b&gt;'ın haritalarını, &lt;b&gt;Martha Rossler&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;Savaşı Eve Taşımak: Güzelim Ev&lt;/b&gt; fotoğraf serisini çok beğendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;13 Kasım'&lt;/b&gt;a kadar gezilebilecek olan &lt;b&gt;İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011&lt;/b&gt;'i görmenizi öneririm. Ama mutlaka biletlerinizle birlikte bir bienal kitapçığı da edinin, yoksa birçok çalışmayı anlayamayabilirsiniz. Bazı eserleri kitapçıkla bile anlamak mümkün değil gerçi, ama olsun &lt;i&gt;"...sanat anlamak değildir, nedensiz de sevilir, bazen anlamsız görünen şeyler için, saatler feda edilir..."&lt;/i&gt; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giriş ücreti yetişkinler için &lt;b&gt;20 TL&lt;/b&gt;. Pazartesi hariç her gün, &lt;b&gt;10.00-19.00&lt;/b&gt;, perşembe günleri ise &lt;b&gt;10.00-22.00&lt;/b&gt; saatleri arasında ziyaret edilebilir. İndirimli biletler ve rehberli tur saatleri için &lt;a href="http://12b.iksv.org/tr/bilgi.asp?id=4&amp;amp;c=2" target="_blank"&gt;buraya &lt;/a&gt;bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden iyi gezmeler..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6062450114144290075-8031791702891992957?l=imgetan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://imgetan.blogspot.com/feeds/8031791702891992957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6062450114144290075&amp;postID=8031791702891992957&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8031791702891992957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6062450114144290075/posts/default/8031791702891992957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://imgetan.blogspot.com/2011/10/isimsiz-12-istanbul-bienali-2011.html' title='İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011'/><author><name>Imge</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14298137191448062137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_v8-_bi4Mals/TVEEuWKMSpI/AAAAAAAAHJo/hzXGeAH-kYs/s220/SSS%2B023.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-URQabrsoUug/To7D_8jpZQI/AAAAAAAAH3E/LTCdODWQujc/s72-c/bienal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6062450114144290075.post-3524644674616303730</id><published>2011-10-07T10:00:00.002+03:00</published><updated>2011-10-07T10:00:01.490+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okuyalım'/><title type='text'>Abdülmecit</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Hıfzı Topuz&lt;/b&gt;'un yazdığı &lt;b&gt;Abdülmecit &lt;i&gt;- İmparatorluk Çökerken Sarayda 22 Yıl&lt;/i&gt; &lt;/b&gt;kitabını bitirdim geçen hafta. Bu sene&amp;nbsp;&lt;b&gt;Muhteşem Yüzyıl&lt;/b&gt;'a rest çekmiş olabilirim ama Osmanlı tarihiyle ilgili ciddi araştırmalara dayanan gerçekçi tarihi romanlar ilgimi çeker. O yüzden uzun zamandır kütüphanede duran &lt;b&gt;Abdülmecit&lt;/b&gt;'i bir solukta okudum ve keşke&amp;nbsp;&lt;b&gt;Hıfzı Topuz &lt;/b&gt;sırasıyla her padişahın dönemini roman haline getirmiş olsaydı diye düşündüm. Eminim çok keyifli bir seri olurdu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" href="http://1.bp.blogspot.com/-c3HFH7Qr6yI/To1t06uBgnI/AAAAAAAAH3A/RE_S0YCH3vQ/s1600/imgescan1+048.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-c3HFH7Qr6yI/To1t06uBgnI/AAAAAAAAH3A/RE_S0YCH3vQ/s320/imgescan1+048.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Abdülmecit&lt;/b&gt;'e dönecek olursak, bence en önemli özelliği alışılanın aksine korkulan, sert, dediğim dedik bir padişah olmaması. Bu kez çok daha yumuşak, açık fikirli, bilmediği konular için başkalarından fikirler almaktan ve aklına yatanları uygulamaktan çekinmeyen, sanata, kadınlara, eğlenceye düşkün, halkının sorunlarıyla ilgilenen ve halka inmekten çekinmeyen ve ekonomiden falan anlamayan bir padişah var karşımızda. İlahi bir figür gibi sarayının gözünde devleşen, ulaşılmaz bir figür yerine bir insan var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta &lt;b&gt;Abdülmecit&lt;/b&gt;'in &lt;b&gt;1839&lt;/b&gt;'da dünyaya gelişinden ölümüne kadar geçen süre boyunca hem özel yaşamında hem de devleti yönetirken yaşadıklarına yer verilmiş. Babası &lt;b&gt;II. Mahmut&lt;/b&gt; öldükten sonra 16 yaşında tahta çıkan genç padişah, annesi &lt;b&gt;Bezmialem Sultan&lt;/b&gt; sayesinde Harem hayatını öğrenmiş ve &lt;b&gt;Mustafa Reşit Paşa&lt;/b&gt; ile birlikte yönünü Batı olarak belirlemiş. Bu doğrultuda Tanzimat'ı ilan edişi ve sofu kesimden aldığı tepkiler de kitapta yer buluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlara ve içki alemlerine düşkün olan &lt;b&gt;Abdülmecit&lt;/b&gt;'in kırktan fazla çocuğu olmuş. Haremdeki kadınları padişahla birlikte olma sırasını tutmak için nöbet cetveli bile hazırlamışlar. Yabancı gazeteleri ve dünyada neler olup bittiğini takip eden &lt;b&gt;Abdülmecit&lt;/b&gt;, dostu olan &lt;b&gt;Dr. Spitzer&lt;/b&gt; ile yaptığı sohbetlerden birinde &lt;i&gt;"...Avrupalı kadınların kıyafetlerini bizim kadınlarınkinden daha çok beğeniyorum. Frenklerin kadınlarla olan ilişkilerini adeta kıskanıyorum. Bizde kadınlar dinimiz ve töremiz gereği kapanıyorlar ama sizde öyle bir şey yok. Ben şunu anlıyorum: kadınlarla görüşmek, erkeği kendi sınırları içine çeker ve tabiatına yücelik ve incelik kazandırır..."&lt;/i&gt; demiş. Kadınlarına hep iyi davranan padişah, zaman zaman onlar tarafından suistimal edilmiş, kullanılmış ve hakarete uğramış (bkz. Serfiraz Hatun) ama asla onlara kötülük yapmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin çeşitli yerlerine ziyaretler düzenleyerek halkını birebir sohbetler sırasında dinlemiş. Köle ticaretini kaldırmış. İlk kez bir tiyatro ve konservatuar benzeri bir okul kurdurmuş. Ölümünden iki yıl sonra 1863'te, bir zamanlar operalar ve temsiller izlen
