Camp Nou'yu İso'cumdan Dinleyelim

"Yeni Saha" anlamına gelen Camp Nou'nun Barselona takımının stadyumu olduğunu da söyleyebiliriz. Yaklaşık 99,000 seyirci kapasitesiyle Avrupa'nın en büyük stadyumu olan Camp Nou'nun içini turistik bilet alarak gezmeniz mümkün. Benim hiç ilgimi çekmediği için İso'cumu tek başına oraya gönderdim. Ben de o sırada hoşuma giden sokaklar arasında kendimi kaybettim ve biraz da alışveriş turu yaptım. Birlikte olsak ne stad turunun ne de alışveriş turunun tadını çıkaramayacağımız için ayrılarak keyifli bir yarım gün geçirdik. Gezilerinizde kimle gitmiş olursanız olun bunu yapmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyif almadığınız yerde zaman geçirmeyin, çünkü zamanınız kısıtlı ve başkalarının da zamanının kısıtlı olduğunu unutmayarak onların da keyfini kaçırmayın. Yani çoğu durumlarda ayrılmanız, sinir içinde bir arada olmanızdan daha iyi sonuçlar doğuracaktır. :)

Eveeet, söyle bakalım İso'cum:

Camp Nou'ya nasıl gittin? Şehrin o ücra noktasına gidiş kolay mı? Gitmeye değer mi? Giriş ücreti ne kadar ve buna neler dahil?

- Camp Nou'ya metroyla gittim. Her zamanki gibi cin karım sayesinde (burada biraz benim parmağım var gibi..:) ) Barselona Futbol Kulübü'nün (FCB) resmi mağazasından aldığım tarif yerine daha yakın bir durakta inerek stada ulaştım. L3 hattının Zona Universitaria yönüne binerek Palau Reial durağında inmeniz gerekiyor. Gidiş merkezden yaklaşık yarım saat sürüyor. Giriş ücreti ise yetişkinler için 17 Euro ve buna FCB'nin müzesi de dahil.

Peki, gider gitmez gezmeye nereden başladınız?

- İçerisi rehberle gezilmiyor, ama oklar sayesinde rotanı çok rahat belirleyebiliyorsun. Girer girmez ilk önce Barselona takımı ile ilgili üç boyutlu kısa bir film izlemeye giriyorsun. Burada tarihi maçlardan görüntüler de yer alıyor ve sen de sanki o maç sırasında sahadaymışsın gibi hissediyorsun.

Daha sonra futbolcuların soyunma odaları geziliyor. Burası inanılmaz konforlu bir yer. Duşları, buhar banyoları ve masaj yerlerini görüyorsun. Teknik direktörlerinin taktikler verdiği tahtayı, stadın içindeki küçük kiliseyi falan gezdikten sonra sahanın içindesin.














Nasıl yani?

- Çıktığın kapı doğrudan sahaya açılıyor. Çimlerin üzerindesin. Avrupa'nın en büyük futbol sahasındasın. Süper bir his! Ve biliyor musun, bu devasa stadyum maçtan beş dakika önce dolup, maç bittikten sonra beş dakika içinde de boşalan bir yer. Tribünlerin olduğu aşağıdaki resimlerde gördüğün her birkaç blok arasında yer alan o küçük siyah kareler stadın giriş-çıkışı için kullanılıyor. Sayılarının ne kadar çok olduğuna dikkat etmişsindir. Dolayısıyla maç öncesi ufak gruplar kendilerine ait kapıdan giriyor ve çıkıyorlar ve izdiham yaşanmıyor.

Yaşansa şaşardım zaten! Peki, stadyumun başka neleri etkiledi seni? Sonuçta maç olmayan bir zamanda bir stadyumun içinde olmak ne kadar etkileyici olabilir ki?

- Öyle deme. Gerçekten çok etkileyici bir yer. Tribünler çok dikey yükseliyor. Yukarı çıktıkça sanki bir binanın üst katlarına tırmanıyor gibi hissediyorsun kendini. Çimlerin üzerinde durup da başını yukarı kaldırdığında tribünlerin üstünde yükseldiğini görüyorsun. Yani bu anlamda bakınca teknik direktörlerin falan oturduğu yer biraz ürkütücü. Ayrıca inanılmaz temiz bir yer burası. Hem stadın içi hem de dışı öyle. Seyirci koltukları da tiyatro salonunun koltuklarına benziyor: hem çok rahat hem de öyle bizdeki gibi sökülüp, kırılacak ya da fırlatılacak gibi görünmüyor. Daha oturaklı.

Acaba koltuğu söküp fırlatan olur mu diye düşünerek öyle tasarlamadıklarına eminim. :) Daha sonra nereyi görüyorsunuz?

- En son en tepeden kuş bakışı sahayı gören ve en ileri teknoloji ile donatılmış basın tribününü gezdikten sonra FCB'nin müzesine giriyoruz.














Müzede ne var ki? Kupadan başka yani?

- Dediğin gibi en çok kupa var aslında. İspanya Ligi, Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası gibi pek çok yerde aldıkları kupalar ve tarihlerini görebiliyorsun. Ayrıca önemli maçların biletlerinin olduğu bir bölüm var. Aynı şekilde önemli maçlardan kalma önemli formalar, kramponlar, kaptanlık bantları, kaleci eldivenleri, vs gibi şeyleri de görüyorsun.














Son olarak Camp Nou'yu gezmek ne kadar sürüyor ve kimlere önerirsin bu turu?

- Stadyum turu müze dahil yaklaşık bir saat kadar sürüyor. Gidiş geliş bölümünü de hesaba katarsanız 2-2,5 saat ayırmak gerek. Futbol ile ilgili olan herkese bu stadı görmelerini önerebilirim.

"Futbol ile ilgili herkes" çok genel bir tanım değil mi?

- Değil. Çünkü şöyle düşün: sahne sanatlarıyla ilgilenen birinin Broadway'i görmesine benzeyen bir durum var ortada. Oyuncular harika, mekan harika, tam yerindesin yani!

Hımm, bu örnek güzel oldu. Şimdi biraz anlayabildim seni kocacım. :)

- Şimdiye kadar anlayamadığını söyleseydin, daha önce de yardımcı olmaya çalışırdım güzelim. (dudaklarındaki kıvrılmada hafif bir alay seziyorum sanki!!)

Neyse! Bu arada bakıyorum da bol bol fotoğraf çekmişsin. Hiçbirinde de elin titrememiş!! Birlikte gezerken de arada bir alsan eline makinayı, çeksen beni şöyle güzel arka fonların önünde olmaz mı, hı? Ama Flu Gibi değil, şu biletleri falan çektiğin gibi!

- Röportaj için teşekkür ederim demeni, üstüne bir de köpüklü kahve yapmanı beklerdim, ama canın sağ olsun.

Bak ya! Bence tribünlere oynuyorsun şu anda! Neyse... Teşekkür ederim tabi ki, değerli zamanından ayırıp da bizlere yararlı bilgiler verdiğin için...

- Rica ederim. Ne zaman istersen. O zaman ben içeri gidiyorum artık. Kahvemi de salona alayım, lütfen!

4 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Ahaha süper olmuş tebessümle okudum yazıyı :) Umay da benzer şekilde stadın önünde yer alan cafede çay içerek beklemişti beni onun da ilgisini çekmediği için :) Her yerde aynı şey desene :D

Imge dedi ki...

Ata,

:)) Umay'ı kesinlikle çok iyi anlıyorum, ama bu mini röportajdan sonra sizleri de biraz anlamaya başladım sanki..:)

Sevgiler..

Nur dedi ki...

Röportaj ve gezi önerisi süper, kesinlikle her çift uygulamalı:)) İmge sende de ciddi potansiyel var bir pazar ekinde röportajlarını okumak çok hoş olurdu vallahi:))

Imge dedi ki...

Nur,

Teşekkürler..:)

Pazar eki falan dedin ve bam telimi titrettin bu arada.. Aaah aah, ne diyeyim, yanlış okullarda okumuşuz zamanında..:))

Sevgiler..