Lizbon'da Bir Fado Gecesi: Senhor Vinho

Lizbon yazılarına kaldığım yerden devam ediyorum. Sırada şehrin dokunaklı müziği Fado'yu keşfetmek var. Genellikle şehrin en eski semtlerindeki Fado Evi (Casa de Fados) olarak adlandırılabilecek taverna benzeri küçük mekanlarda bir gitar eşliğinde siyah bir şala sarınarak söylenen Fado müziği gerçekten de içinize işleyen bir hüznü barındırıyor.

Kelime anlamı kader olan bu müziğin solistlerine ise fadista adı veriliyor. Fado müziğinin çıkış noktası, keşifler yapmak amacıyla şehirlerinden ayrılan Portekizli denizcilerden gidip de dönmeyenlere yakılan ağıtlar olmuş. Elbette bu ağıtları yakanlar da denizcilerin arkalarında bıraktıkları kadınlarmış. Hikayesi bile başlı başına bir hüzün kaynağı olan bu güzel müziğin sözlerini anlamasanız bile içinizde ağlama hissi uyandırmasının nedeni de bu olsa gerek.

Ancak bu hüznün de ticaret malzemesi haline getirildiğini yerler olduğunu belirtmem gerekiyor. O yüzden Lizbon'da Fado dinlemek istiyorsanız, dikkatli bir seçim yapmanızı öneririm. Bizim ön araştırma yaparak bulduğumuz Senhor Vinho'yu ise gözü kapalı tavsiye ediyorum. Burası turistik bir işletme değil... Gerçek fadistalar tarafından kurulan ve onların sahibi olduğu gerçek bir Fado Evi. Diğer Fado Evlerinin bulunduğu Bairro Alto ve Alfama'dan oldukça uzak bir yerde, Estrela Parkı'nın yakınlarındaki sessiz sakin bir ara sokakta karşınıza çıkıyor.











Önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririm. (Tel: (+351) 21 397 26 81 ve 21 397 74 56; Adres: Rua do Meio a Lapa No :18) Web sayfalarındaki iletişim adresinden de rezervasyon yaptırabilirsiniz. Hatta nakit ödemeyi tercih edenler için web sayfalarında yüzde 10'luk bir indirim kuponunu bulunuyor. Aklınızda olsun. Fado gecesinin diğer her şeyin son derece makul olduğu Lizbon'da yaşanması gereken en tuzlu deneyim olduğunu söylemeliyim. Burası da en tuzlu yerlerden biri ama gecenin sonunda ödediğiniz rakamın gerçek bir Fado deneyimi için kesinlikle değdiğini düşünüyorsunuz. Hatta son gecemizde Bairro Alto'daki Fado Evlerinden bazılarını gördükten sonra buranın farkını kesin olarak görmüş olduk. O yüzden işinizi şansa bırakmayın ve Fado'yu Senhor Vinho'da dinleyin.

Saat 20.00 gibi başlayan gecemiz herhalde 1.00'de sona erdi. Fadistalar saat 21.30'dan itibaren şarkı söylemeye başladılar. Her biri üç şarkı söyleyip yemeğe devam etmemiz için bize izin vererek kendi masalarına çekiliyorlardı. Normal şartlarda Fado söylenirken çatal bıçak sesinin anında kesilmesi ve dinlerken yemek yenmemesi gerekir, ama yan masamızdan gelen ağız şapırdatmaları sayesinde orta yaşlı Amerikalı bir çiftin bu kurala hiç de uymadığını ve kimsenin de bir şey demediğini fark etmiş olduk. (Sinir oldukça beni buluyor bu tipler galiba!) Oysa bir fadistanın geleceğini ışıkların kısılmasından anlayıp yemeğe biraz ara vermeniz en doğrusu olacaktır.














Senhor Vinho'da kimleri dinlediğimizi web sayfasından görebilirsiniz. Hepsi de çeşitli ödüller almış olan ülkenin bilinen sanatçıları arasında yer alıyorlar. Sesler muhteşem! Sizi alıp götürdükleri yerlerden geri dönmeniz gerçekten çok zor oluyor. Garsonların hepsi inanılmaz ilgili ve kibarlar. Yemekler çok lezzetli. Bohem bir şıklığı olan bu mekana ben bayıldım. Lizbon'a gideceklerin mutlaka uğraması gereken bir durak olduğunu özellkle belirtmek isterim. Bir kez daha teşekkürler Bay Şarap! :)

Son gece yine Fado ile kapanışı yapalım dediğimizi söylemiştim ve Fado mekanları olarak not ettiğim diğer yerlere yöneldik. Adega Machado kapalıydı. Cafe Luso'dan nasıl kaçacağımızı bilemedik, çünkü sahnede yirmi ya da otuz kişilik masalara oturtulmuş turist gruplarına folklorik danslar sergileniyordı. Bizi içeri alan adama nasıl baktıysak bize "Fado başlayacak, o turistler de birazdan kalkarlar zaten, aslında burası çok lokal bir mekandır, az sonra biz bize Fado dinleyeceğiz..." falan gibi açıklamalar yaptıysa da ilk izlenim faciaydı! Biz de son gecemizi Bairro Alto'nun en lokal, en kendi halinde, en gerçek görünen Fado Evi'nde geçirdik: Canto do Camoes! Senhor Vinho'dan sonra yeterince tezahürat yapamıyorum elbette, ama şehir merkezinde Fado dinlemek isteyenler için oldukça iyi bir alternatif olabilir diye düşünüyorum. Yani buradan da memnun ayrıldık (gerçi bu gösterişsiz ortamdaki yaşlı fadistaların beni daha da hüzünlendirdiklerini söylemeliyim. Unutulmuş eski Yeşilçam artistleriyle falan özdeşleştirip hafif bir acıma hissiyle doldum kendilerine karşı sanırım.)

Son olarak gerçek bir Fado Evi'nin hüznün tadını çıkarabileceğiniz en güzel yer olacağını söylemek istiyorum. Hüznünüzün bile keyifli olması dileğiyle...

Kocacıma Not: Biz de en kısa zamanda Porto şarabı eşliğinde aldığımız Amalia Rodriguez CD'sinin tadını çıkaralım, ne dersin İso'cum?

4 yorum:

Seda Kanburoğlu dedi ki...

Merhaba,

Ortalama kişi başı ne kadar ödediğinizi hatırlıyor musunuz Senhor Vinho'da? teşekkürler.

Imge dedi ki...

Net hatırlamıyorum, ama iki kişi yemek ve içki ile birlikte 100 Euro'dan aşağı değildi diye hatırlıyorum. Online rezervasyonlarda geçerli %10 indirim kuponunu kullanmayı unutmayın ve önden gelen ekmek, tereyağı,vs gibi şeyleri geri göndererek de yaklaşık 15 Euro kâr edebilirsiniz. ;)

Sevgiler.

Mahmut K. dedi ki...

Merhaba ,

Sadece içki içerek seyrediliyor mu ? Yani ekonomik olsun diye , yemek yenmez ise , oluyor mu ?
Teşekkürler

Imge dedi ki...

Mahmut K,

Sanırım mümkün oluyordur. Sadece ön masalardan yer vermeyebilirler. Ama en iyisi her ihtimale karşı web sayfalarından teyit ederek gitmek.