Don Juan'ın Gecesi

Cumartesi gecesi sezonun son Don Juan'ın Gecesi'ni oynayan Oyun Atölyesi ekibiyle birlikteydik. Neden bu kadar geciktik derseniz, tabi ki Haluk Bilginer'i ilk üç sıradan başka yerden izlemem diye tutturan benim yüzümden! Neyse ki bu azimli bekleyişim ve takiplerim sonuç verdi ve son oyunda da olsa ikinci sıradaki koltuklarımıza kurulabildik. 

Oyun Atölyesi'nin hiçbir oyununu kaçırmamış biri olarak bu oyunu da izlemememiz düşünülemezdi. Ancak bu oyunla ilgili ilgimi çeken isimlerden biri de oyunun yazarı oldu: Eric -Emmanuel Schmidt. Yani yıllar önce çok beğenerek izlediğimiz ve başrollerinde Haluk Bilginer ve Vahide Gördüm'ün rol aldığı Evlilikte Ufak tefek Cinayetler oyununun yazarı. Yönetmen her zamanki gibi Kemal Aydoğan ve müzikler de Tolga Çebi'ye aitti. Bu arada bir de minik bilgi vermiş olayım: Tolga Çebi'nin yaptığı oyun müziklerini derlediği ilk iki CD'si raflardaki yerini almış, haberiniz olsun. Dekorun yok denecek kadar az olduğu oyunda (ki ben bu kadar az dekorlu oyunlardan pek hoşlanmam) kostümler başarılıydı. Bu kadar ön bilgiden sonra sadede geleyim, hatta en sonda söylemem gerekeni en başta söyleyeyim: oyun iyiydi, hoştu, güçlü bir metni vardı, ama yine de Oyun Atölyesi oyunları sıralamamda en alt sıradaki yerini aldı!

Don Juan'ı tanımayan yok herhalde aramızda. Kadınları kandırarak birlikte olan ve sonra onları terk eden ünlü çapkını bir sürpriz bekliyor bu sefer. Birlikte olduğu ve birbirlerinden son derece farklı karakterlerdeki kadınlar bir araya gelerek onunla hesaplaşmayı ve ona bir ceza vermeyi planlıyorlar. Öyle ki Don Juan gibi biri ya evlenip ömrünün sonuna kadar karısına sadık bir hayat sürecek ya da ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak. Don Juan hiç direnmeden evlenmeyi kabul ediyor. Ancak hapis korkusundan değil. Onun da bu kadınlara bir sürprizi var; nedeni bambaşka!

Metnin ve ekibin başarılı olduğu bu oyunun neden favorilerim arasına girmediğini bilemiyorum. Anlayamadığım bir şeyleri eksikti sanırım. Hatta Oyun Atölyesi dışında başka bir ekip oynuyor olsa sıkılabilirdim bile. Oyunculuk anlamında Haluk Bilginer'den sonraki favorim kadın yazar rolündeki Funda İlhan oldu. Rahibe ve hafif kadın karakterlerini çok karikatürize buldum. Aşkın enine boyuna irdelendiği bu oyundaki sürpriz sayesinde de bir kez daha "gerçek aşkın heteroseksüel bir yapısı yok galiba, bunca yazarın yönetmenin bildiği bir şey var mı acep?" diye düşünmeden edemedim yine. 

Ne olursa olsun tiyatro her zaman iyi gelir. Ruh, duyu ve zihin jimnastiğidir ve hepinize tavsiye edilir.

İyi seyirler.

Not: Antonius ile Kleopatra'nın provalarına başlayan Zerrin Tekindor, Haluk Bilginer ve diğer oyunculara başarılar diliyorum. Londra Olimpiyatları’nın bir bölümü olarak düzenlenen ve Shakespeare’nin 37 oyununun 37 değişik ülke tarafından oynanacağı Shakespeare’s Globe 2012 International Shakespeare Festivali’ne Türkiye’yi temsilen davet edilen Oyun Atölyesi 26-27 Mayıs tarihlerinde Londra’da Shakespeare’s Globe’da Antonius ile Kleopatra oyunuyla seyirci karşısına çıkacak. Orada izlemeyi çok isterdim ama sanırım biletler şimdiden bitmiş. Ayrıca Olimpiyat döneminde uçak biletleri de herhalde uçacaktır! O yüzden yeni hedefimi belirledim: Mart ayında satışa çıkacak oyun biletlerini takip edip burada -tabi ki ilk üç sıranın ortasından :)- izlemek. Siz de takip etmeyi unutmayın. 


4 yorum:

Zamandan Sızan dedi ki...

Haluk B. ve Zerrin T. izlemek! büyüye kapılacağız büyüleneceğiz desene İmge

Imge dedi ki...

Kesinlikle Kıymetcim..

Özlem Öztürk dedi ki...

Don Juan'ın Gecesi'ni ben de seyrettiğimde aynı duyguları hissettim. Evet sıkılmadan seyrettim ama Oyun Atölyesi sıralamamda en son sırayı aldı. Belki öncesinde seyrettiklerimin temposunun daha yüksekte olmasından kaynaklandı diye düşündüm sonra:))) Yeni oyuna, başladığında bilet almak şart oldu. Bu güzel haber için teşekkürler İmge:)

Imge dedi ki...

Rica ederim Özlem.. Yeni oyunun ekibi bir harika.. Mert Fırat, Emre Karayel falan da var.. Umarım güzel yerlerden bilet kapabiliriz, hepimize bol şans..:)

Sevgiler.