Kapak Kızı

Geç olsun güç olmasın. Ayfer Tunç'un Kapak Kızı ve Yeşil Peri Gecesi kitaplarını bu seneki İdefix Sanal kitap Fuarı'ndan almıştım. Dün Aralık ayından beri Okunacaklar rafımda duran kitaplardan ilkini bitirdim ve ikincisine başladım. Yıllar öncesinden tadı damağımda kalan Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek romanından sonra anladım ki iki tane daha harika roman beni bekliyor.

Ayfer Tunç, ilk kez 1992 yılında yayınladığı Kapak Kızı'nı 'zemin aynı zemin, inşa aynı inşa' olmak kaydıyla yeniden yazmış  ve kitap 2005'te Can Yayınları'ndan yayınlanmış.

Bir kış günü trenle Ankara'dan İstanbul'a giden banka müfettişi Ersin, radyo programcısı Selda ve yemekli vagonun garsonu Bünyamin birbirlerini hiç tanımamalarına rağmen aslında ortak bir noktaları var: bir erkek dergisinde çıplak fotoğrafları yayınlanan güzeller güzeli Şebnem. Bedensel çıplaklığı ile çevresindeki herkesi korunaklı bünyeleri çırılçıplak ve savunmasız bırakmayı başaran Şebnem. Kısa süreliğine de olsa yaşamlarına dahil olduğu insanlara ahlak anlayışlarını, aileyi, cesareti sorgulatmayı başaran, babasına ve hayata meydan okuyan Şebnem.

Ve kitaptan birkaç alıntı:

"...Bazen okuduğu romanda, hikayede yer alan önemsiz bir kişiye takılırdı. Takıldığı kişinin metne girme nedeninin bir tek cümleden ibaret olduğunu görür, herkesin hayatının doğru söylenmiş bir cümleye sığabileceğini düşünürdü..."
"...Gün geliyor, insan yaşamak oyununun hiç de kolay olmadığını anlıyor, bir zamanlar mükemmel sandığı işleyişte inanılmaz yanlışlar buluyordu. Selda yıllarca akrabalarıyla uyum içinde yaşadıklarını sanmıştı. Büyümek bu uyumun sahte olduğunu görmek demekti...."
"...Annesi hemen mutfağa girmişti, aman gecikmesin akşam yemeği. O akşam yemeği ki evlerindeki lezzetsiz huzurun, olmasa daha iyi denecek kadar kıpırtısız sevginin, su muhallebisi kadar yavan mutluluğun her akşam tekrarlanan büyük ritüeliydi..."
Kimse bilmediği sürece her şeyin aynı kalabildiği, iki yüzlü toplum düzenini çok net bir biçimde ortaya koyan bu romanı henüz okumamış olanlara tavsiye ediyorum. Bu romandaki bazı karakterlerin Yeşil Peri Gecesi'nde de yer almasından dolayı ardından da benim yapmaya başladığım gibi o romanı okuyabilirsiniz.  

12 yorum:

Eren dedi ki...

Bu romanı listeme almıştım ama okumaya fırsatım olmadı henüz, merak ediyorum:)

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Ayfer tunç'u severim. türk romanının son döneminde öne çıkan bir yazardır. Kapak kızı'nı yıllar önce okudum. Başarılı bulmuştum. Yeşil Peri Gecesi bende biraz hayal kırıklığı yarattı. bunu blogda tanıtımda anlatmıştım. "Bir deliller evi..." ise kanımca daha güçlü romanı.
Sevgiler.

Müge Hestbaek dedi ki...

Yeşil Peri Gecesi'ni geçen sene okudum. Ancak sonra Kapak kızını ve Taş-Kağıt-Makas'ını okuyunca, Ayfer Tunç'u daha çok sevdim. İki hafta önce İstanbul Modern'de söyleşisi vardı, videosunu izledim. Ne kadar hoş biriymiş ayrıca.

Imge dedi ki...

Eren,

Okuma listenin ön sıralarına alabilirsin bence.:)

Mehmet Bilgehan Merki,

Söz ettiğiniz kitabı da inceleyeceğim ama önce sizi hayal kırıklığına uğratan -dolayısıyla bir anda farklı gözle bakmaya başladığım :)-Yeşil peri Gecesi'ni bitirmem gerek.

Müge,

Ben bu İstanbul Modern söyleşilerinin hepsinin mailini bir hafta öncesinden almama rağmen hiçbirine gidemedim desem? Ayfer Tunç da onlardan biriydi. Küçük İskender, Hakan Günday ve Elif Şafak'ı da istemiştim ama hep bir şeyler çıktı bir şekilde. Ben de videosunu bulayım bari..:)

Sevgiler hepinize..

fahimbey dedi ki...

ayfer tunç'la ilgili nerede bir yazı görsem iki kelam etmeden duramam. hatta teknik bir arızadan ilk yorumum güme gitti. yine yeniden yazıyorum.
diyordum ki, hikayeleri daha güçlü bence. misal taş-kağıt-makas, evvel otel,aziz bey hadisesi.

bir de şu en alttaki kelime doğrulama şeysi olmasa insan daha çok yorum yazabilir :)

Imge dedi ki...

Fahimbey,

Ben öyküden çok romancı olduğum için onları okumayı düşünmemiştim, ama taş-kağıt-makas'ı hem Müge'den hem senden duyduğuma göre bir daha değerlendirmeye alsam iyi olacak.:)

Bu doğrulama şeyine gıcık olanlar olduğunu biliyorum ama spam'i engellesin diye koymuştum. Ama bir süre kaldırıp bir daha deneyelim olmazsa. Okurlarımı, hele ki yorum gönderen okurlarımı, sinir etmek istemem..:)

burcupc dedi ki...

İmge her seferinde nasıl oluyor da oluyor bilemiyorum ama tam benim okumayı planladığım kitapları benden önce okuyorsun :)) Sıralamada öne alıyorum hemen AYfer Tunç'u...
Sevgiler

Imge dedi ki...

Burcucum,

Ruh hallerimiz kitap zamanlamaları konusunda benzer tercihler yapıyor demek ki.:) Benim bu Ayfer Tunç ikilisi Aralık'tan beri rafta ve aslında yaz tatilinde deniz kenarında ikisini birden bitiririm diyordum ki elim birden onlara gidiverdi bir şekilde. Zamanı gelince de okumak gerek, değil mi? :) Güzel ama, öne alabilirsin kesinlikle..

Sevgiler.

Füsun T. dedi ki...

"Bir maniniz yoksa annemler size gelecek " sanırım ilk romanı idi. 2000 li yıllarda okumuş ve çok sevmiştim. Bence o kitabı herkesin kütüphanesinde saklaması gerek.Tam arşivlik bir kitap. 70 li yılları çok güzel anlatan bir kitaptı. Yeşil peri gecesi hakkında güzel şeyler duydum ama henüz okumadım. Kapak kızı ile beraber sıraya girecek demek ki.

Imge dedi ki...

Füsun T,

"Bir maniniz yoksa..." romanıyla ilgili kesinlikle aynı fikirdeyim. Annemlerin kütüphanesinde duruyor, ama bir dahaki gidişimde kaçırayım onu kendi kütüphaneme diyorum. :) Hatta yeniden okusam bile diyorum ama zaman olur mu bilmem..

Orcun dedi ki...

Ayfer Tunç ile tanışmam Aziz Bey Hadisesi'ndeki Mikail'in Kalbi Durdu öyküsüyle olmuştu. Üniversitedeki Türk Dili ve Edebiyatı dersinde hocamız, "Böyle güzel bir bahar gününde sizi dilbilgisi anlatarak sıkmak yerine, size hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir öykü okumak istiyorum" demişti. İyi ki de o gün o öyküyü okumuş ve Ayfer Tunç'un varlığından haberdar olmuşum :) En kısa zamanda bütün kitaplarını okumak istiyorum, hatta okuduklarımı da tekrar okumak istiyorum, özellikle de Aziz Bey Hadisesi'ndeki öyküleri...

Imge dedi ki...

Orçun,

Aslında bir hocanın yapması gereken tam da bu işte. Güzel bir bahar gününde yapılabilecek güzel bir aktivite olarak size öykü okuyarak sizlerde kitaba ve yazara karşı ilgi, sevgi ve merak uyandırmayı başarmış. Ne mutlu hem ona hem de sizlere..

Sevgiler..