Geçen Haftadan Haberler

Biliyorsunuz geçen hafta apar topar Adana'ya gitmiştim. Bayram tatilinin hemen ardından babamın sağlığıyla ilgili  ilk etapta üzerimizde şok etkisi yaratan bir haber aldık. Hastalığın adı kötü ve korkutucu, o yüzden insanı şok eden bir etkisi var, doğru. Ama ilk şoku atlatıp da salim kafayla düşünebildiğimiz andan itibaren bu hastalığı yaşayan en şanslı  vakalardan biri olduğumuza karar verdik. 27 Ağustos için ameliyat günü alınmıştı. Dolayısıyla ameliyat öncesinde birlikte bir moral kebabı yiyebilmek için İso'cumla birlikte 25 Ağustos Cumartesi günü Adana'ya gittik. Elem'i hatırlıyorsunuz değil mi? İşte geçen Cumartesi akşamı orada kadehlerimizi "sağlığa" kaldırdık.


Onun dışında hafta sonunu bol bol sohbet, uzun bir Pazar kahvaltısı, kedilerle haşır neşir olma, GS-BJK derbisini izleme gibi aktivitelerle bira ve cin&tonik ya da Türk kahvesi molalarıyla süsledik.

 


O kadar ki Pazartesi sabahı hastaneye gelene kadar ne için orada bulunduğumuzu bile unutmuştuk. Gerçi hastanede geçirdiğimiz iki gün boyunca da unuttuğumuz zamanlar olmadı değil, ama neyse ki babamın doktoru gelip oldukça kibar bir dille yanında toplanan dostlarına ve bizlere "bir dağılsanız artık hastanın başından" mealinde uyarılarda bulunuyor, babama da "İsmet, gözünü seveyim biraz hasta gibi davran" diyordu. Evet, ufak bir ameliyattı,  başarılı geçmişti ama babam için kanama riski yaratan bir de hemofili durumu vardı. Dolayısıyla üç hafta gibi bir süre mümkün olduğunca dinlenme modunda, yavaşlatılmış bir tempo sürdürmek iyi olacaktı. Zaten sırf bu nedenden dolayı da hastanede iki gün kalmak gerekmişti. Yoksa aynı gün bile taburcu olmak mümkündü. 


Tamam, o zaman, mesaj alınmıştır. Baba kuşu en arkaya yerleştirelim. O bir süre orada dinlenmeye çekilsin. Anne kuş onun önüne geçsin, onu tehlikelerden korusun kollasın, yemeğini suyunu bulup getirsin. İmge kuş da  neyse ki sonu iyi biten yürek "pır pırı"yla dolu bu bir haftanın sonunda onları dallarında bırakarak uçup kendi yuvasına gelsin.    

(Kuşlar, bu günlerin anısına annemden bana bir hediye..)

Bu arada bizim meşhur bir Zeynep Ablamız vardır. Ev işleri anlamında annemin yıllardır en büyük desteği olan Zeynep Abla Salı günü hastane ziyaretine babama çorba, bana da her zamanki gibi o bayıldığım sarımsaklı köftesinden yapıp geldiğinde patoloji sonuçları henüz açıklanmıştı. Dolayısıyla mutlu haberlerin (kötünün en iyisi huylu, minicik ve başka hiçbir yere yayılmamış bir tümörden kurtulmuş olduğumuz haberinin) tam üstüne gelmiş oldu. O moralle babamı hemşirelere ve yanındaki birkaç arkadaşına bırakıp Zeynep Abla'yı da alarak komposto, sütlaç falan yapıp gerekli birkaç eşyayı daha hastaneye getirmek üzere bir süreliğine eve kaçtık. O sırada Zeynep Abla mutluluktan gözleri dolmuş halde anneme şöyle dedi: "Oh çok şükür Aysel Abla, bundan sonra artık yapacağınız şey belli: kendinize iyi bakacaksınız ve hayatın tadını çıkaracaksınız." İşte benim Zeynep Ablam bu! Kısa ve öz bir şekilde ifade ettiği şey aslında hepimiz için geçerli değil mi? Keşke sadece sağlığımızı, mutluluğumuzu, huzurumuzu, paramızı ya da tıkır tıkır işleyen düzenimizi kaybettiğimiz mini sarsıntı dönemlerinin ardından normal yaşantımıza döndüğümüzde değil de her zaman hatırlasak yapmamız gerekenin sadece bu olduğunu. 

Son olarak bu süreçte telefonlarıyla, bloga bıraktıkları yorumlarla, attıkları maillerle bana destek olan tüm (tanıdığım ve tanımadığım) dostlarıma çok teşekkür ederim. Gönderdiğiniz güzel enerjilerin, yaptığımız konuşmaların benim için çok değerli olmasının ve ruh halimi olumlu yönde değiştirmelerinin dışında babamın iyileşmesi üzerinde de çok büyük bir etkisi olduğuna inanıyorum. İyi ki varsınız!

12 yorum:

Füsun T. dedi ki...

Çok sevindim. Bende ara ara bloguna uğrayıp, bu haberi alabilmek için bakınıyordum. Çok şükür iyi haberi aldık. Geçmiş olsun, gitsin geri gelmesin o küçük yaramaz şey. !
İnsan bu tür olayların sonunda hayata ne kadar farklı bakıyor gerçekten. Ah bir de o bakışı daimi kılabilsek..
Gözün aydın, daima iyi haberlerde buluşmak dileği ile sevgiler.

Zeugma dedi ki...

İmgecim, durumu bu postu okurken öğrendim. bir önceki gözümden kaçmış....
Ama iyi ki öyle olmuş mu desem??

Burada anlattıkların başta biraz heyecan yaratmış olsa da hemen akabinde güzel haberi öğrenmem nasıl mutlu etti beni bilemezsin..
Çok çok geçmiş olsun....

Evet evet. Tıpkı Zeynep ablanın dediği gibi..
Hayat kendine iyi bakmak ve tadını çıkarmak üzerine kurulu olmalı. Bu herkes için geçerli aslında..

Tekrar geçmiş olsun diliyorum...
Sağlıklı ve huzur dolu bir hayat sizlerle olsun her daim...
Sevgiler....

Leylak Dalı dedi ki...

Çok sevindim. Benzer olayları zamanında çok yaşamış ve çok yıpranmış biri olarak o zamanki ruh halinizi gayet iyi anlıyorum. Neyse ki herşey iyi sonuçlanmış, bununla geçmiş gitmiş olsun, Allah bir daha göstermesin.
Sevgiyle...

keyifname.blogspot.com dedi ki...

Gözünüz aydın,çok sevindim.Ailece sağlıklı ve mutlu günler geçirmeniz dileğiyle...

Sevgiler...

moonliiin dedi ki...

Bir önceki yazını geç gördüm, gecmis olsun yazana kadar gecmis bile...gecmis gitmiş olsun bir daha uğramasın, sofranızda mutluluğu, saglıgı kutlayın hep

Imge dedi ki...

Füsun T,

Çok teşekkürler. Gerçekten de insanın bu tür olayların sonunda düşündüğü şeyleri, hayata bakış açısını bir yere not edip, sonrasında minicik şeyler için kendine sorun yarattığı zamanlarda açıp okuması gerekiyor bence de! Umarım hep güzellikleri paylaşırız bundan sonra.. Sizlerin bloglarını da çok özledim bu arada, bu hafta bol bol ziyaretinize geleceğim.:)
Sevgiler..

Zeugma,

Çok teşekkürler. Gerçekten de ilk post'un gözden kaçması iyi olmuş, boş ver. Bununla birlikte güzel haberi okumuş oldun bak fena mı oldu? :) Umarım bundan böyle de karşılıklı olarak hep güzel haberlerimizi okuruz bu sayfalardan.. Sevgilerimle..

Leylak Dalı,

Evet, gerçekten bu kadarı bile yıpratıcı bir süreçmiş. Umarım daha fazlasını hiçbirimiz hiçbir zaman yaşamayız. Çok teşekkürler desteğin için.. Sevgiler.

Keyifname,

Çok teşekkürler. Size de aynısını diliyorum.. Sevgilerimle..

Moonliiin,

Geçti gitti gerçekten, bir daha da ne bize ne de başkalarına hiç uğramasın mümkünse. Çok teşekkürler güzel dileklerin için. Sevgilerimle.

Adsız dedi ki...

Sevgili İmge,
Nihayet güzel haber geldi. Adana ya gittiğinden beri bloğa sık sık uğrayıp bu mutlu haberi aradım. Babanın sağlığındaki olumlu gelişmelere çok sevindim. Tekrar geçmiş olsun.
Sevgiler, nilgün.

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Büyük geçmiş olsun! Uzun sağlıklı ve mutlu günler sizlerin olsun.

defne dedi ki...

çok geçmiş olsun :) ne güzel geçmiş gitmiş, oh.

Imge dedi ki...

Nilgün,

İlgine, desteğine ve güzel dileklerine çok teşekkürler.. Yorumlarınıza ne kadar mutlu hissettiğimi anlatamam.. Sevgiler..

Mehmet Bilgehan Merki,

Çok teşekkürler.. Hepimizin olsun dilerim.. Sevgiler..

Defne,

Şöyle kocaman bir "Oh!" deme zamanı değil mi? Haklısın valla! :)

Dışavurum dedi ki...

Ne güzel bir yazı bu, ne güzeellll... Dönüp dönüp okuyabilirim önümüzdeki yıllar.

Imge dedi ki...

Sedacım çok teşekkürler..:)) Valla "hayat şımarığı" moduna girdiğim anlarda ben de dönüp okuyabilirim şükredilecek en önemli şeyin sağlık olduğunu bir an önce hatırlamak için.. Öptüm seni..