Devrim Meydanı ve Devrim Müzesi

Küba'nın olayı bu! Küçücük kasabalarından başkentine kadar her yerde devrimin ve devrimci liderlerin izlerine rastlamak mümkün. İşte aşağıda gördüğünüz bu dev meydan da Devrim Meydanı. 1 Mayıs ve 26 Temmuz gibi özel günlerde toplu gösteriler için kullanılan bu meydanda Fidel Castro ve diğer liderler kalabalıklara sesleniyorlarmış. Meydanın bir köşesinde önünde devrimci şair ve halk kahramanı Jose Marti heykeli bulunan dev bir dikilitaş bulunuyor. Etrafındaki diğer binalar ise genellikle hükümet binaları, bakanlıklar ve Küba Komünist Partisi'nin merkez ofisleri.  İçişleri Bakanlığı binasının üzerinde demirden Che silüeti yer alırken yine resmi binalardan bir diğerinin üstünde ise Fidel'i desteklediğini belirten Camilo Cienfuegos'un silüeti bulunuyor.


26 Temmuz'un Küba için öneminden kısaca bahsedeyim. Fidel Castro, 1953 yılında Batista diktatörlüğünü yıkmak amacıyla bir örgüt kurarak 26 Temmuz'da Santiago'daki Moncada Kışlası'na bir baskın düzenliyor (Santiago'ya gidemediğimiz için göremedik, ah Sandy ah!). Bu baskında Fidel ve arkadaşları ne yazık ki bozguna uğruyorlar. Tutuklanarak mahkemeye çıkarılan Fidel Castro "Tarih beni aklayacaktır" sözleriyle biten o meşhur savunmasını yapıyor. Savunmadan çok meydan okuma niteliğindeki bu konuşmasından sonra 16 yıla mahkum oluyor. 21 ay hapis yattıktan sonra cezasının geri kalanı Batista hükümeti tarafından bağışlanıyor. 1955'te Küba'dan ayrılarak Meksika'ya geçen Fidel Castro, 26 Temmuz Hareketi adlı yeni bir örgüt kuruyor. Daha sonra Che Guevera ile de tanışıyor. Ve tabi ki eylemleri aynen devam ediyor. Ta ki 31 Aralık 1958'de Batista, Dominik Cumhuriyeti'ne kaçana kadar.  

Bence Devrim Müzesi'ne gidip bu asi ve onurlu duruşun tarihi hakkında daha detaylı bilgiler edinebiliriz artık, ne dersiniz?


Museo de la Revolución  yani Devrim Müzesi ülkenin en büyük müzesi. İçinde Küba’nın verdiği bağımsızlık mücadelesine dair birçok eser bulunuyor. Müze binası, eskiden Başkanlık Sarayı olduğu için oldukça büyük. Merdivenleri çıkarken henüz ilk kata bile gelmeden duvardaki bu kurşun delikleri gözümüze çarpıyor. Bunlar, buranın Başkanlık Sarayı olduğu dönemlere ait. 13 Mart 1957'de devrimci mücadelenin üniversiteli öğrencilerden oluşan bir kolunun diktatör Batista'ya  karşı yaptıkları bir silahlı saldırıdan kalma.


Daha sonra üst katlara çıkıyoruz. Binanın içindeki Aynalı Salon en gösterişli salonlardan biri. Duvarlarda, kat aralarında, tavanlarda hep devrimle ilgili resimler var. Burası gerçekten çok etkileyici bir bina. 


Salonlarında ise Che'ye, Fidel'e, Camilo'ya ve diğer devrimcilere ve mücadeleye ait pek çok eşya bulunuyor. Gözlük, matara, mühür, mektuplar, savaş sırasında kullanılan radyo vericisi, fotoğraflar, ayakkabılar, parkalar gibi.. Ve üstte de bahsettiğim gibi Moncada Kışlası saldırısı sonrasında tutuklanan Fidel'in yaptığı o meşhur savunma metninin ilgili alıntısı, Fidel'in mahkemedeki hali ve o savunmayı yazmak için kullanılan daktilo da aşağıdaki kolajda görecekleriniz arasında. 


Çıkmadan önce Che ve Camilo'yla vedalaşıyoruz. Gerçek boyutlardaki balmumu heykelleri gerçekten çok güzeldi bu arada. 


Çıkışta ise "Teşekkür" bölümü var. Aşağıdaki isimlere devrimi kaçınılmaz kıldıkları için tek tek teşekkür edilmiş.:) Batista'ya devrimi yapmak konusundaki yardımlarından dolayı, Baba Bush'a devrimi pekiştirdiği, Oğul Bush'a sosyalizmi vazgeçilmez kıldığı için ve Ronald Reagan'a ise devrimi güçlendirdiği için teşekkür ediliyor. Süper, değil mi?


Müzeyi gezdikten sonra arka bahçeye göz atmayı unutmayın. Burada devrim kahramanları anısına sürekli yanan ateşi, Fidel'in kullandığı cipi, savaş uçaklarını ve parçalarını v en önemlisi de Fidel ve arkadaşlarını Meksika'dan Küba'ya taşıyan Granma yatını görebilirsiniz. İso'cum onu çekmeye çalışıyor ama cam bir salonda duran dev yatı çekmek pek mümkün değil. Şahsen ben denemedim bile! Gerekirse Google dedim.:)


Bu post yordu beni doğrusu. Bu kadar tarih bilgisi ve fotoğraf yüklemesi yeter. Cuma günü sizi Havana'nın rengarenk bir sokağına götüreyim de hafta sonumuza da renk gelsin diyorum. Sizin için de uygunsa yarın gelin yine buraya. :)

3 yorum:

sezer eser perker dedi ki...

Bayıldım. Oğlum görmesin bu yazıyı:) 15 yaşında Che ve Fidel hayranı bir oğlum var. Bu yaşlarda olur genelde ama adam senelerdir hayran:)Motorsiklet günlüklerini, Fidel'in hayatını çoktan okudu. En istediği şeylerden biri Fidel'le tanışmak:)Biz anne-oğul Küba'yı muhakkak görmek istiyoruz. Babamız biraz mırın kırın ediyor. Ama vazgeçmek yok. Ben beyin yıkama operasyonuna başladım çoktan. Ara ara gezi, tatil konuşurken "Küba da olur, Küba da olur" deyip duruyorum:)Sizin fotoğraflar ve yazılar iyice coşturdu beni:) Bakalım, inşallah olur. Paylaşım için teşekkürler.

Imge dedi ki...

Sezer,

Bence asıl oğluna göstermelisin bu yazıyı.. Babaya karşı verdiğin beyin yıkama mücadelesinde anında iki kişilik bir ekibe çıkmış olursun..:) Ayrıca o kadar Fidel ve Che hayranı ise bu post'u okuyup Küba hayalleri kurmalı. Hayal kurmak iyidir.. Gerçekleşse de gerçekleşmese de mutluluk verir, değil mi? :)

Sevgiler.. Ve iyi hafta sonları..

sezer eser perker dedi ki...

Okudu okudu. Hemen Facebook sayfasında paylaşmıştım:)))