İstanbul Modern, Naif ve Karabatak

Geçen Perşembe günü uzun zamandır uğramadığım İstanbul Modern'e gidip yeni sergilerine bir göz atayım dedim. Müzenin en yeni sergisi olan Çok Sesli dışında bir aydan uzun süredir açık olan Yolda adlı fotoğraf sergisini de çok merak ediyordum. Merak ettiğim kadar da varmış. Nefis fotoğraflar var, bayıldım!

Bağımsız bir fotoğraf kolektifi olan Nar Photos'un arşivinden Türkiye fotoğrafları görebileceğiniz bu sergide toplumsal hafızamızı harekete geçirecek pek çok görüntüyle karşılaşıyoruz. Nar'ın eşitlikçi ve özgürlükçü yaklaşımı tüm fotoğraflarına yansımış. Bu sergiyi 9 Kasım'a kadar gezebilirsiniz. 

Çok Sesli'de ise Türkiye'deki görsel ve işitsel sanat arasındaki etkileşime değiniliyor. Burada da  ilgi çekici işler göreceksiniz. Hüseyin Çağlayan'ın çalışmaları, Semiha Berksoy'a ait bir odacık, Burhan Doğançay'ın Mavi Senfoni'si serginin en merak edilenleri olabilir. Bunlar dışında bir-iki tanesini geçmiş bienallerden birinden hatırladığım birçok video ve enstalasyon da bulunuyor. Çok Sesli, 27 Kasım'a kadar devam edecek, unutmayın. 


İstanbul Modern'e gitmek için ücretsiz gezebileceğiniz Perşembe'yi tercih edebilirsiniz. Çarşamba'dan hatırlatmak istedim. ;)

Üstüne de sergi yorgunluğunu atmak, yemek yemek, kahve içmek ve arkadaşlarınızla sohbet etmek için Karaköy'e doğru koyulabilirsiniz. Biz Nazire'yle öyle yaptık. Önce uzun zamandır denemek istediğim Naif'i bulduk ve yemeğimizi burada yedik. Naif, gerçekten çok keyifli bir mekan. Dekorasyonuyla, yemekleriyle, servisiyle, çalışanlarının ilgisi ve güleryüzlülüğüyle on numara beş yıldızdı bana göre. Naif'e gidip de duvarlarındaki dekoratif tabakların fotoğrafını çekmemek olmaz tabi. :) 


Ne kadar bayılsak da buraya kahve molamızı yine de Karabatak'ta verelim dedik. Sokağa atılan sandalyelerinden iki tanesini de boş bulunca keyfimiz bir kat daha arttı tabi. Akşam kahvemizi tepsiye yansıması vuran yemyeşil yapraklı bir ağacın altında, üstümüze çok hafif ve artık yakmayan güneş ışıkları sızarken, solumuzda Kilise, sağımızda Unter'e karşı içtik.


Karaköy, bu yeni haliyle İstanbul'u çok sevdiğimi bana hatırlatan yerlerin en başında geliyor, demiş miydim daha önce? Bence demişimdir. Demediysem de diyorum işte. Tadını çıkarın bu güzel semtin. 

2 yorum:

Naif Karabatak dedi ki...

Naif ve Karabatak olarak bir yorum yazmam gerekir sanırım :))))

Naif Karabatak
Gazeteci-Yazar

Imge dedi ki...

:))) Kesinlikle hedef kitle olmuşsunuz Naif Bey.:)