İkincikat'ın bu sezon oynayacak yeni oyunlarından biri olan 'yü izledik geçen hafta. Artık İkincikat oyunları ile özdeşleştirdiğim ve aile hikayelerini çok sevdiğim Sami Berat Marçalı yönetmiş. Yazarı ise Murat Mahmutyazıcıoğlu. Başrollerde ise Füreyya'nın Fü'sünü canlandıran Deniz Türkali ve Münevver'in 'sü Serra Yılmaz var. Sırf bunun için bile gidilir oyuna diyeceğim ama sevgili rolünde iki de genç oyuncu var ki oyunda ikisine de ayrıca bayıldığımızı söylemeden geçemem. Tiyatrocu olmak isteyen, kıpır kıpır bir üniversite öğrencisi olan Sibel rolündeki Canan Atalay ve kahvehane işleten, okulla ve okumakla falan pek ilgisi olmasa da Sibel'in hatırına onun yazdığı berbat metinlere ve canlandırmalarına katlanan, hafif maço, hafif kıro tabir ettiğimiz türden bir delikanlı olan Erkan'ı canlandıran Aziz Caner İnan da çok başarılıydılar.  

Gelelim konuya... ve iki kız kardeş. Birbirlerinden dağlar kadar farklı iki kız kardeş. daha kokoş, yaşına rağmen giyim-kuşam, yeme-içme konularına gereken özeni göstermeyen, amaçsız bir şekilde eve kapanmış, günlerini TV başında, hafiften gizli depresyon halinde geçiren, daha çatlak ve eğlenceli görünen kız kardeş. ise ayakları daha sağlam yere basan, yaşına rağmen hâlâ çalışan ve hem evi büyük ölçüde geçindiren hem de yurtdışında yaşayan evli barklı oğluna destek olan, duygusal bakımdan yıkılmadan ayakta kalabilen, belki bu yüzden de daha sert görünen kız kardeş. Yaşamlarının bu dönemlerinde birlikte yaşayarak birbirlerine can yoldaşlığı yapıyorlar. Ya da galiba yalnız kalmak yerine , biraz 'nün sorumsuz, uçarı, kaprisli hallerini çekmeyi tercih ediyor; de 'nün kendisini gönlünce salmasına izin vermeyen disiplinli hallerine, öğretmen edasına katlanıyor. Hem yalnızlığın getirdiği mecburiyetten hem de aslında sıcacık kardeşlik bağları sayesinde can-ı gönülden bir aradalarmış gibi bir halleri var. 


Bence karakterleri bu kadar tanımanız yeterli. Aralarındaki ilişkileri, geçmişte -ve bugün- yaşananları, birbirlerine karşı duygularını, aralarına katılan Sibel'e yaptıkları ablalıkları mutlaka izleyip görmelisiniz. Ben feci bir Serra Yılmaz hayranıyımdır; belki de o yüzden tarafsız yorum yapamıyorumdur, ama bence oyunculuk anlamında Serra Yılmaz gerçekten bir numaraydı. Bu kadar doğal, abartısız, ama içe işleyen bir oyunculuk çok zor iş olmalı. Bir kez daha hayran oldum ona. Deniz Türkali de rolünü çok başarılı canlandırmıştı. Hatta şimdiye kadar gördüğüm en iyi oyunculuğuydu diyebilirim (ki birçok kez tiyatro sahnesinde izledim kendisini). Genç oyuncuların ne kadar iyi olduklarını söylemiştim zaten daha önce. 

Bu sezonun bu muhteşem oyununu sakın kaçırmayın, olur mu? Ne demek istediğimi ancak izleyince anlayacaksınız çünkü. Salona metroyla ulaşabilirsiniz: Haliç durağında inip Azapkapı çıkışından çıkıyorsunuz. Karşınızda Jotun Boya'yı gördüğünüz ara sokağa dalıyor ve ikinci sağa, yani Sarı Zeybek Sk'a sapınca İkincikat'ı karşınızda görüyorsunuz. Bu kadar kolay. Biletleri de Biletix'ten ya da İkincikat gişe telefonlarından satın alabilirsiniz.

0 544 527 25 69 (0544KARAKÖY)
0545 462 45 28 (05İKİNCİKAT) 

Şimdiden iyi seyirler. Gittiğinizde benden de selam söyleyin Fü&Mü'ye. 

Hiç yorum yok: