80'lerde Lubunya Olmak ve İskelet İkizler

Yok olan bir post vakası ile karşı karşıyayım. Bugün bu saatlerde yayınlanmak üzere dün akşam yazdığım koca post, içinde verdiğim linkler, vs gitmiş! Bu aralar sanırım Merkür benimle feci dalga geçmekte. Eve bir saatlik iş diye gelen ustalar beş saat kalıp, hazır olanı da bozup gidiyor, yazdığım post esrarengiz bir şekilde ertesi gün yok oluyor, iki gün spor yapsam üç gün ayağım, dizim, belim ağrıyor. Var mı tanıdık bildik bir kurşun döktüren, kara büyü bozan, Merkür kovan, aura açan? Pöff!

Neyse.. Geçen haftalarda izlediğim bir tiyatro oyunu ve bir filmden bahsedeceğim sizlere. Oyunun adı 80'lerde Lubunya Olmak. (90'larda Lubunya Olmak da çıkmış ve aradan geçen on yıla rağmen trans bireylerin çektikleri arasında çok da bir fark olmadığını anlatıyormuş.) Siyah Pembe Üçgen İzmir'in ücretsiz olarak indirebileceğiniz şu dosyasında yer alan trans birey hikayelerinden dördünü oyun haline getirmiş Mekan Artı. Hikayeler trans bireylerin 80'li yıllarda ve özellikle de 12 Eylül darbe döneminde neler yaşadıkları, nasıl hor görüldükleri, yok sayıldıkları ve kötü fiziksel/ruhsal muameleye maruz kaldıklarını anlatıyorlar genel olarak.  


Oyundan çok o hikayelerin trans birey kostümleri ve hafiften pavyon ortamı içinde bizlere okunması gibiydi de diyebilirim. O yüzden ele aldıkları konu açısından beğeni ve takdirlerimi sunabilirim ama bir tiyatro oyunu olarak bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Ama PDF dosyası halinde hikayelerin tamamını iPad kütüphanesine indirdim. Bir yolculuk sırasında okunmayı bekliyorlar. Ayrıca önümüzde trans bireylerin bu ülkede neler çektiklerini nefis bir şekilde anlatan Kimsenin Ölmediği Bir günün Ertesiydi ve Garaj gibi iki muhteşem oyun varken beklentimi biraz yüksek tutmuşum sanırım. O oyunlardaki Umut ve Orkide için göz yaşı dökmüşlüğüm vardır, ama bu kez o duygu yoğunluğunu şahsen hissedemedim. Yine de Elit Çam'ın performansı çok başarılıydı. İkinci favorim de Neşem Akhan oldu. İlgileniyorsanız biletler için MyBilet'e uğrayabilirsiniz. 

Film önerim ise Skeleton Twins (İskelet İkizler) olacak. Belki de çok bir özelliği olmayan, sıradan bir film ve konu gibi gelebilir izleyenlere ama ben 2014 yapımı bu filmi çok sevdim. 

Konusuna gelince... Birbirleriyle on yıl boyunca görüşmemiz, aralarında uzun zamandır herhangi bir ilişki olmayan ikiz kardeşler birbirlerinden habersiz aynı gün intihar etmeye karar verirler. Biri hastaneye kaldırılır, diğeri de tam intihar etmek üzereyken hastaneden kardeşinin haberini aldığı için intiharı yarım kalır. ;) En nihayetinde bir musibet pek de hayırlı bir şeye vesile olur (niye teyzeye bağladım anlamadım şimdi!)  ve kardeşler o kadar zamandan sonra bir araya gelirler. O zamandan sonra ise hem ilişkilerini onarmaya hem de kendi bireysel yaralarını belki de birlikte sarmaya başlayacaklardır. 

Bana çok doğal ve sıcak geldi bu Craig Johnson filmi. Milo ve Maggie kardeşleri canlandıran Bill Hader ve Kristen Wiig'i de başarılı buldum. Geçen senenin Sundance Film Festivali'nde de senaryo dalında ödülü varmış. Bence izlemeye değer, öneririm. 

İyi seyirler.

Hiç yorum yok: