Güneşin Oğlu

"Polis" filminin ekibini görünce çok heyecanlanmıştım. Üstelik Onur Ünlü bu kez bu "fantastik mavra" yapımla bizi güldürecekti. Hem de benim için tüm zamanların en favori erkek oyuncusu Haluk Bilginer ve Özgü Namal oynuyordu. Geçen haftaki aşırı doz sanat yüklemesine rağmen dün akşam da Güneşin Oğlu adlı filme gittik. Ama sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu!

Film, güneşin oğlu olduğunu öğrenen ve ruhu çevresindeki insanların bedenlerine girip girip çıkan Fikri Bey’in (Köksal Engür) hikayesini anlatıyor. Üstelik bu Fikri Bey, hayatı boyunca bir mucizenin gerçekleşmesini beklemiş! Ancak başına gelen bu mucize onu pek mutlu etmemiş olacak ki, yana yakıla yeniden "gerçeğe" dönebilmeye çalışıyor!

İlginç olabilecek bu konu çok daha ilginç anlatılabilirdi diye düşünüyorum. İlk yarıda tam mucizenin ne olduğunu anlayıp, biraz olsun gülmeye başlamışken, ikinci yarıda tempo düştü ve film, komik olmaktan çıkıp, oldukça sıkıcı bir hal almaya başladı. Onur Ünlü filmin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili şunları söylemiş: "28 Temmuz'u 29 Temmuz'a bağlayan gece, bu filmle ilgili en ufak birşey bilmiyordum. 29 Temmuz gecesi bir fikir düştü aklıma, yazmaya başladım. 6 Ağustos'ta ise senaryo bitmişti. 10 günde oyuncu seçimini yaptım. 5 Eylül'de çekime başladık, bir gün mola verdik ve 15 Eylül'de de çekimler bitti." Aslında bu iyi bir şey! Çünkü daha fazla zaman ve emek harcayarak ortaya bu filmi çıkarmış olsalardı daha yazık olurdu!













Yine de böyle projelerle ilgili (özellikle tiyatro konusunda) övgü konusunda cömertimdir, ama olumsuz eleştiri yaparken daha dikkatli davranmaya çalışırım. Ne olursa olsun bir emek harcanmıştır ve ne yazık ki en büyük tiyatrocularımızın bile televizyon ve sinema sektöründe iş yaparak para kazanmaları gerekir! O yüzden bu yazıyı burada bitiriyorum.

Ama bir konuya daha değinmeden geçemeyeceğim. Filmde geçen "saçmalık seyirci sayısı ile doğru orantılıdır" sözü ile kime ve neye gönderme yapılmış ve neden böyle bir şeye ihtiyaç duyulmuştur? Bence de doğru bir söz olmakla birlikte böylesine kaliteli bir ekibin ortaya koyduğu bir filmde bu tür bir mesaja gerek var mıydı bilemiyorum!

5 yorum:

mutfakfaresi dedi ki...

Gitmeyi düşünmüyordum, e bunu da okuyunca hiç düşünmüyorum. Bu arada Bahçemdeki Ateş Böcekleri ile ilgili de pek iyi feedback gelmiyor etraftan.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

Biz hangi moddaydık bilmiyorum ama ilk yarıda çok güldük..İkinci yarı haddinden fazla diyalogla açıklamalarla yazık olmuş.

Imge dedi ki...

Özlem,

Bahçemdeki Ateş Böcekleri hakkında hiçbir fikrim yok, ama git git bitiremiyorum izlemek istediğim filmleri yaa!! Vicdan ve Mükemmel Bir Gün DVD'ye kaldı.. Osmanlı Cumhuriyeti'ni ve Düşes'i merak ediyorum. AROG gelecek.. Dur bakalım hangilerini yakalayacağız..

Kıymet,

Biz de ilk yarıda güldük aslında.. Hatta tam havaya girdik ilginç ve keyifli bir film olacak diye, ama ikinci yarıyı çok fiyasko bulduk. Didaktikliğin suyunu çıkarmışlar gibi geldi bana biraz..

Tamer dedi ki...

Değişik bir konusu olan eğlenceli bir filmdi bence.Haluk bilginer'in oyunculuğu çok iyi gerçekten.Hoşça vakit geçirmek için izlenebilcek türk filmlerinden biri bence.

Imge dedi ki...

Tamer,

Beğendin demek.. Bana fazla fantastik gelmiş anlaşılan..:)