Güzel Bir Filmden Güzel Bir Alıntı

Dün Zeki Demirkubuz'un 1997 yapımı Masumiyet filmini izledim. İzlemediğim ve merak ettiğim Türk filmleri listemde uzun zamandır duruyordu. Aynı şekilde Kaç Para Kaç'ı da merak ediyordum ve onu da geçen haftalarda izledim. Ama onu en son sahnesi hariç çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.

Neyse, Masumiyet'i izlememiş olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Filmden çıkan mesajlardan biri olmasa da "çocuk yapmak için bir yeterlilik ehliyeti alınması gerek" düşüncemi bir kez daha kendi kendime onayladım. İnsanın kayıp ve anlamsız hayatlar yaşarken, kayıp olma potansiyeli çok yüksek başka yaşamları başlatması ne kadar acımasızca! Şu çocuk yapma ehliyeti konseptini nasıl geliştirebilirim acaba? Bazı sözde ailelere çocuk yapmamaları için para yardımı verilse etkisi olur mu ki? (Elbette, en az üç tane doğurun diyen bir zihniyetin yönettiği bir ülke için geçerli değil bu dediklerim!!)

Güven Kıraç, Haluk Bilginer ve Derya Alabora gibi birbirinden başarılı oyuncuların oynadıkları bu filmin kapanışında Samuel Beckett'ten yapılan bir alıntı da beni çok etkiledi. Filme de inanılmaz yakışmış diyebilirim.

Hep denedin.
Hep yenildin.
Olsun...
Yine dene.
Yine yenil.
Daha iyi yenil.


Not: 12 yılın insanın dış görünüşü üzerinde yarattığı değişimi böylesine açık ve net bir şekilde görünce de dağıldım diyebilirim. Özellikle Güven Kıraç ve Haluk Bilginer'deki değişim sizce de inanılmaz değil mi? (İnsanın dönüp de kendine bakmak aklına bile gelmiyor çoğu zaman... 1997'de ben 19 yaşındaymışım! Şimdi 31! Görüntüm aynı kaldı sanıyordum herhalde!! Yoksa neden bu kadar şaşırayım ki?!)

5 yorum:

fahimbey dedi ki...

bence türk sinemasının kültlerinden masumiyet. izlemediyseniz bu filmden sonra çekilen ama aynı olayların öncesini anlatan kader filmi de muhteşemdir demirkubuz'un.
hoş bana sorarsanız itiraf,üçüncü sayfa ve yazgı da ayrı muhteşemler benim gözümde.
işini biliyor zeki abi!

Imge dedi ki...

Bu filmi izledikten sonra Kader'i de izleyeceklerim arasına aldım bile.. Eminim o da çok güzeldir..

Bekir Abi'nin (Haluk Bilginer) Yusuf'a kendi hikayesini anlattığı o çimlerin üzerindeki sahne inanılmaz etkileyiciydi.. Sırf o hikayeden bile bir film ve hatta koca bir roman çıkabilir diye düşünmüştüm. Kader de o hikayeyi de izleyeceğiz herhalde..

Benim Hayatim dedi ki...

Şu sıralar yılların yaptığı değişimlere takılmış durumdayım. Resimleri inceleme fikrini red ediyorum :) Derya Alabora'yı çok beğeniyorum. Haluk Bilginer'in oyunculuğu nedense inanadırıcı gelmiyor. İzlemeye çalışacağım :)

Imge dedi ki...

Geçen sene 30 yaş eşiğinden geçtiğimden beri ben de resimleri inceleme fikrine karşıyım!! Seni çok iyi anlıyorum! :)

fahimbey dedi ki...

film ve izleyen o sahnede kopuyor zati. en azından ben koptum.
ve evet o sahnenin geniş bir özetini anlatıyor kader.. ya da ara'larda kalan hayatların, hayatlarımızın.