Havalar Nasıl Olursa Olsun, Yeter Ki Keyfimiz Yerinde Olsun!

Havalar malum berbat! Hatta artık güneş görememekten dolayı hafiften kafayı sıyırmak üzereyim. Artık yeterince suyumuz olduğuna ve barajlar dolduğuna göre şu yağmurlu ve kapalı havanın önümüzdeki Ekim ayına kadar gelmemek üzere bizi terk etmesini istiyorum! Ağaçlar çiçeklenmeye başladığına, saatlerin alınma zamanı yaklaştığına ve ruh hallerimiz de bahar moduna geçtiğine göre artık pırıl pırıl bir gökyüzü ve ince giysilerle kendimizi dışarılara atma zamanımız da gelmiş olmalı... Her zamanki gibi ilk olarak işin ince giysiler bölümünü uygulamaya geçirdiğimiz için sezonun ilk hastalığına da merhaba demiş olduk geçen hafta. Kocam yaklaşık üç gününü dağılmış bir şekilde geçirdikten sonra dün kendini biraz iyi hissedince arkadaşlarımızla bunu kutlayalım dedik. :)

Müge&Recep, Üsküdar'dan motorla Beşiktaş'a geçtiler, biz de yürüyerek iskeleye geldik ve Beer Port'ta buluştuk. Aslında Beer Port'un arka taraflarında sessiz sakin bir masaya oturalım diye ilerleyerek kendimizi Wine Port'ta bulduk. Sonuçta ikisi de aynı yer, ama Wine Port'ta Beer Port'ta olan her şey varken, Beer Port'ta şarap mönüsü yokmuş. O yüzden aklınızda olsun: Masanızda hem şarap hem de bira içilecekse Wine Port tarafında oturmanız gerekiyor.

















Bir şeyler atıştırıp, fazla abartmadan içkimizi içer ve makul bir zamanda kalkarız diye düşünerek ve herkes için kolay bir yer olduğundan dolayı burayı seçtik. Ama biz kızlar birer şişe şarap devirirken erkeklerin kaçar tane 70'lik bira içtiklerini de sayamadık! N'apalım ama! Geceyi birlikte geçirdiğiniz kişiler çok sevdiğiniz ve uzun zamandır görmediğiniz dostlarınız olunca yapılan sohbetler ve içilen içkiler de ayrı bir keyifli oluyor. Beer Port ve Wine Port, Beşiktaş İskelesi'ndeki Hanedan Restoran'ın altındaki merkezi konumlarıyla, bira yanında iyi giden atıştırmalık tabakları, ortamı ve makul fiyatlarıyla benim sevdiğim yerlerdendir. Özellikle de sıcak yaz günlerinde akşamüstü buz gibi bir bira molası için ideal bir yer olduğunu düşünüyorum.

Dün gece böyle geçince bu sabaha da haliyle pek erken başlayamadık. Öğlene doğru Yaşamdan Dakikalar'ın yetişebildiğimiz bölümü eşliğinde kahvaltımızı yaptıktan sonra havaya inat yürüyüşe çıktık. Ortaköy'e kadar gidip, o muhteşem manzarayı seyredip, dünyanın en güzel şehrinde yaşadığımıza bir kez daha karar verip, Balık Pazarı'ndan akşam yiyeceğimiz balığımızı alıp geldik. Puslu bir gökyüzü, usul usul yağan yağmur ve gökyüzüyle aynı soluk ve grimsi tonlarda bir deniz vardı karşımızda.. Yine de çok güzeldi!

















Bu arada Beşiktaş Belediye Başkanımız İsmail Ünal da karanfillerle Kadınlar Günü'mü kutladı. Daha ne olsun! Tabi ki keyfim yerinde..:)

Not:

1) Dağıtılan karanfilleri görür görmez arkadaşlarımdan birinin kulaklarını çınlattım! (Müügeee, çınladı mı kulakların bakayım?)

2) Bu yazıda iki tane Müge'den bahsedilmiştir. Cumartesi gecesi birlikte içtiğimiz Müge ile kulaklarını çınlattığım Müge tamamen farklı kişilerdir. Karışıklık olmasın diye bunu da not düşeyim dedim.

6 yorum:

Mehtap P.G dedi ki...

Istanbul gercekten dunyanin en guzel kentlerinden biri, belki de en guzeli ve kendisine en kotu davranilani galiba..

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Beerport'a ben de çok takılırım özellikle toplu maç izlemek için fena bir yer değil ama yemekleri pek başarılı değil onu söylemeden geçemeyeceğim bir de fazla öğrenci mekanıdır :)

Imge dedi ki...

Mehtap,

Doğru söze ne denir...:( El birliğiyle yazık ediyoruz bu güzelliğe..

Ata,

Yemek için gitmeyi ben de önermem.. Ama bira yanında patates kızartması tarzında şeyler atıştırılabilecek Beşiktaş'taki en iyi yer olduğunu düşünüyorum. Böylesine merkezi bir semtte çok daha fazla alternatif olmalı bence! Beşiktaş'ta öğrenciden bol bir şey olmadığı için müşteri kitlesinin de öğrenci ağırlıklı olması pek doğal geldi bana..:)

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Ona katılıyorum :) Bir güzel alternatif de Çıtır olabilir. Onun yemekleri daha başarılıdır, üst kattan deniz manzarası da vardır.

nymphea dedi ki...

Imge merhaba, Victoriayi izledim gecen hafta ve onunla ilgili bir yazi yazmak icin googledan fotograf ariyordum kendimi senin blogunda buldum ve kapildim, eski postlarini okudum. Cok guzel bi sayfa ve bugune kadar nasil gorememisim dedim:( TAC mezunu oldugunu da gorunce bizim oralardansin sanirim (Adana civari) kanim daha da kaynadi:P Bundan sonra sik sik ugrarim artik sayfana.

Bu arada Beerport benim de sevdigim mekanlardan biri..Wineport bolumunu gormemistim, oraya da bakmak lazim:) Ben de kadinlar gununu kutluyorum..

Imge dedi ki...

Nymphea,

Yorumunu gördükten sonra ben de senin sayfanda dolaştım biraz. Ne kadar benzer aktivitelerde bulunmuşuz! :) Özellikle tiyatro konusunda..

Blogunu izlediklerim listesine alıyorum. Bundan sonra takibimdesin..:)

Sevgiler..