Yaratıcı Blog Ödülleri Mimi

Nymphea , Zeynep , Lisya , Bahar Karları , Dışavurum ve Biraz Şöyle Biraz Böyle beni mimlemiş. O yüzden ilk olarak buradan onlara teşekkürlerimi gönderiyorum.

1. Ödülün logosunu bloguna eklemek.
2. Ödülü aldığın kişinin linkini, ödülle ilgili yazına yazmak.
3. Sevdiğin 7 şeyi listelemek.
4. Sevdiğin 7 blogu listelemek.
5. Ödülü göndereceğin bloglara mesaj bırakmak gerekiyormuş


İlk iki maddeyi gerçekleştirdiğimize göre gelelim sevdiğim 7 şeye... Yedi biraz az olmuş sanki, ama ne yapalım artık! Başlıyorum:

1) Kendim! (Bayılıyorum kendime, yalan mı söyleyeyim yani! Her halimle seviyorum kendimi uleeeenn! :) Zaten bencil olarak bilinirim ve bencil ile egoistin aynı anlama gelmediğine dair şöyle bir açıklama duyduktan sonra bencil olmaktan hoşlanır da oldum: bencil 'ben'merkezci olan kişi; egoist ise ego-merkezli davranan kişi oluyormuş. Egomun oldukça normal seviyelerde olduğunu çevremdekiler bilirler. O açıdan bir arızam yok, çok şükür ki. Bencilliğimi de arıza olarak görmüyorum ve kendisinden son derece memnunum.)

2) Ailem (evet, farkındayım, içinde bir sürü insan var bu kategorinin, ama dua edin ki "sülalem" demedim! Ya sülaleme bayılıyor olsaydım, o zaman n'olurdu düşünebiliyor musunuz? Burada en azından kocam ve çekirdek ailemle durumu abartmamış sayılıyorum!)

3) Kitaplar (şimdilik işin okumak ve çevirmek kısmı beni ilgilendiriyor, ileride yazmak da ilgilendirsin isterim.)

4) Blogum (Neredeyse günlük yaşamımın bir parçası haline geldi. Hatta "Vay be, bunu bloga mutlaka yazmalıyım!" diye ilginç bir şeyi heyecanla bir yerlere not edişim ve karşılığında İso'cumun "Vay be, yine gündemi değiştireceksin anlaşılan!" diye benimle dalga geçişi aramızda yaşanan klasik bir olay haline gelmiştir.

5) Seyahat (yurtiçi-yurtdışı, dinlenmek, eğlenmek, keşif, macera, her ne için olursa olsun yeni bir yerlere gitmenin heyecanı! Buradan yetkililere sesleniyorum: İsterseniz size harika gezi yazıları yazabilir, keşfedilmedik yerler keşfeder, muhteşem bilgilerle dönerbilirim. Maaş falan da istemiyorum. Yeter ki beni dünyanın her köşesine gönderin. Bir gün Iguaçu Şelaleleri'nden, diğer bir gün Tac Mahal'den, bir gün Montmartre'den, bir gün Kazablanka'dan, bir gün Afrika'da safari yaparken, bir gün Maldivler'de bembeyaz kumsalların tadını çıkarırken, başka bir gün Norveç Fiyortlarının arasından ya da Como Gölü'nden, bir gün Universal Studios'tan, bir gün Büyük Kanyon'dan, bir gün Göcek'ten bir gün Mardin'den sizlere seslenebilsem dünyanın en mutlu kadını olabilirdim herhalde! Listem elbette daha bitmedi, ama bir şekilde kendimi durdurmam gerektiğine karar verdim.)

6) Spor (En çok açık havada yürüyüş yapmayı sevmeme rağmen spor salonunda yapılan sporun daha verimli olduğuna inanıyorum. Ayrıca düzenli olarak spor salonuna gitmekten sıkılanlardan da değilim. Orada yapılan sporu ve stüdyo derslerini de seviyorum. Spor sonrasında buhar banyosu keyfi yapmaya ya da yalnızca duş aldıktan sonraki o dinçlik hissine bayılıyorum.)

7)Yaz mevsimi (Kesinlikle güneş enerjisiyle çalışan bir insan olduğum için yaz mevsimine bayılıyorum. Güney illerinde yaşıyor olsaydık, ilkbaharı da ekleyebilirdim, ama İstanbul'da kesinlikle yaz mevsimi beni kesebilir! Hatta bu seneki yazın beni hiç kesmediğini belirtmek isterim. Seneye adam gibi bir yaz istiyorum mümkünse! Bu arada kış depresyonu diye bir şey gerçekten varmış. Adına seasonal affective disorder (mevsime bağlı psikolojik bozukluk diyebiliriz) deniyormuş. Bunu öğrendiğimde nasıl sevindim anlatamam. Çünkü özellikle bu sene sürekli kapalı ve yağışlı geçen kış mevsimi sonrasında hafiften tırlatmak üzereydim! Demek normalmişim! Bu depresyonu atlatmak için de Mart ayında güneş görebileceğiniz bir yerlere kaçmanız öneriliyormuş. "Anne, Mart ayında bir iki haftalığına size kaçabilirim, ona göre!" :) )


Al işte, yedi madde bitti bile! Daha bir sürü şey var sevdiğim. Yeme, içme, etkinlikler, dost sohbetleri, doğa ve hayvanlar, yaratıcı zeka örneği çalışmalar, takdir edilesi kişiler, imgelemelerim... Neyse, bu blogu takip edenler az çok onları da biliyorlardır zaten.

Gelelim 4. ve 5. maddelere. Yedi blog seçmem gerekiyor, ama bu kez yapmayacağım. İki nedeni var: Birincisi gerçekten de İzlediğim Bloglar listesinde yer alan blogların hepsini beğendiğim için oraya eklemiş olmam ve hepsini takip etmem. Elbette bazıları daha fazla ilgimi çekiyor, ama hepsini beğeniyorum. Dolayısıyla ödülüm onlara gidiyor. İkinci neden ise tık tık diye ilgili blogun kapısını çalarak "sana bir ödül verdim, haberin olsun" demekten pek de hoşlanmıyorum galiba. Beğendiğimi söylemekle ilgili bir problemim asla yok (buradan beğendiğim birçok şeyi açıkça yazmışımdır), hatta eminim o mesajı alan kişinin hoşuna da gider böyle bir durum (benim gitti şahsen) ama yine de ufak da olsa bir zorlama ve emrivaki durumu söz konusuymuş gibi geliyor.

Yani mim dalgaları yine olsun, iyi, hoş, ama hepimiz fiks format halinde şu üstteki logoyu koymayalım, aynı beş maddeyi yazmayalım, sadece sorulan soruyu cevaplayıp, yazımızın içinde de seçtiğimiz birkaç kişiye gönderme yapıp, bitirelim o dalgayı diye düşünüyorum. Yaratıcı Blog Ödülü'nün bile yaratıcılığımıza el atması biraz sinirime dokunmuyor değil! Ama siz bana bakmayın. İzlediğim Bloglar, ödülüm size! Cevaplarınızı yazmaya başlayabilirsiniz.

13 yorum:

Zeynep Aşkın dedi ki...

imge hanım dün de ben size bir ödül gönderdim blogumdan sevgiler..

Zeynep Aşkın dedi ki...

dediğiniz gibi gelip de haber etmek istemedim amma velakin başka biri de mimlemiş madem söyliyeyim dedim.

Imge dedi ki...

Zeynep selam (ya da "Hanım" eklememi ister misin bilmiyorum, ama senli benli konuşmaya başlamıştık ne güzel! :) ),

Öncelikle çok teşekkürler bana bu ödülü verdiğin için.. Ayrıca normal olanı yapıyorsun, ödül verdiğin kişiyi haberdar etmek gerekiyor. Ve ben böyle bir konuyla ilgili haberdar edilmekten gayet keyif alıyorum.

Senin blogunu da hemen ekliyorum yazıma..

Sevgiler..

Sevgi Küçük dedi ki...

imgeeee :)
blogumda adını görünce şaşırdım ve çok sevindim. bloglardanda görüşeceğiz artık!! süperrrrrr :D
ödüllerimiz hayırlı olsun.hadi yolunu düşürde bu taraflarada gel fena yer değil aslında! :)

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

İmge zaten 7 maddeyi fazlasıyla dolu dolu yazarak ödülü hak etmişsin :) Bence bu da yeterli gayet ;)

berciss dedi ki...

İmge selam,
Nisan ayında blog'unu delicious'uma eklemiştim.. bu sıralar nerdeyse hergün gibi ziyaret ediyorum. Çok pozitifsin, çok eğlencelisin. Blogunda paylaştıklarınla da bu ödül gibi nice ödülleri hak ediyorsun!kendine çok iyi bak :) selamlar.

Imge dedi ki...

Sevgi,

Valla bu mim dalgasının da böyle bir faydası oldu işte.. Takip ettiğim bloglardan birinde (galiba Öykü) "Sevgi Küçük" diye birinin mimlendiğini gördüm ve isim tanıdık geldi.. Bingo!! :)

Bu arada Bulgaristan'a küsüm, vize uygulamaya başlamışlar, o yüzden gelir miyim bilmiyorum..:) Ama seni her zaman bekleriz İstanbul'a..

Sevgiler..

Ata,

Çok teşekkürler..:) Nymphea sana da ödül göndermişti diye hatırlıyorum.. En sıkı takip ettiğim bloglardan biri olarak ben de buradan Hepsi Detay'ı kutlamak isterim.. Hiç susmayalım emi! :)

Berciss,

Bu bir itiraftır: Uzun süredir beni takip ettiğini öğrendiğim gizli hayranlarım ortaya çıktıkça mutluluk dansı yapasım geliyor!! :) Blogunla ilgili görüşlerin için çok çok teşekkürler... Ödülüme layık olmaya çalışacağım..:) Sevgiler..

içimdeki yolculuk dedi ki...

dolu dolu 7madde..mevsimsel deprasyonlar oldugunu biliyordum.hatta antalyaya ilk geldiğimde çevreye uyamama yalnızlık duygusu adapte olamama deprasyonuna kapılmışım tıp dilindeki adını bilmiyorum:))ama kıştı belkide odur..ödülün hayırlı olsun sen gez bizde gitmiş kadar oluruz sayende

Imge dedi ki...

İçimdeki Yolculuk,

Teşekkürler.. Bu sene de gezi programımızı belirlemeye çalışıyorum.. Sizlere anlatacak çok şeyim olabilir yine..:)


Bu arada Antalya'da yaşadığın şey biraz daha farklı olabilir diye düşünüyorum, çünkü insan Antalya'da depresyona girmez gibi geliyor bana.. Kışın bile güneşi en bol görebileceğimiz cennet yerlerden biri Antalya.. Bizim yerimize de tadını çıkarın..

Sevgiler..

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Tabiiki susmak yok, bu arada seni mimlemedim sanma Nilüfer seni mimlediği için tekrar mimlemeye gerek yok diye düşünmüştüm yoksa ilk mimleyeceğim blog seninkidir :)

Imge dedi ki...

Teşekkürler Ata.. Aramızda mimin lafı mı olur, gönüller bir olsun.. :)

mutfakfaresi dedi ki...

yahu bu işlerden çok uzak kaldım ne oluyo çok da anlamadım, mimleme nasıl yapılıyor? :o) ama yazını sevdim. :o) ödül mü aldın, çok sevindim, e hak etmiştin zatennn.

imza: hiç bişeyden haberi olmayan, iş insanı mutfakfaresi.

Imge dedi ki...

Sevgili Mutfak Faresi, görüyorum ki gerçekten kopmuşsun bu ortamdan, artık bizim dünyamızı yadırgar olmuşsun. :))

Şekerim bildiğimiz mim işte.. Hani bloglar arası paslaşma da diyebiliriz.. Seni koparayım biraz iş dünyasından.. Acilen buluşalım, ben sana anlatırım orada..:)