Tutkulu ve Sert ve Kesinlikle Aşk Dolu: Flamenko!

Gelin vahşeti, dehşeti bir kenara bırakıp keyifli konulara dönelim yeniden... İspanya denince akla gelen ilk şeylerden biri de flamenkodur. Aslında bu dans daha çok Endülüs bölgesine has ve oradan çıkmış bir dans olsa da yalnızca bu bölgeyle sınırlı kalmamış, tüm İspanya'ya yayılmıştır. Endülüs'ün kendine ait folklorik müziğiyle çingenelerin yarattıkları müziklerin kaynaşmasıyla doğan bir müzik ve dans türüdür. Madrid ve Barselona'da flamenko şovu izleyebileceğiniz birçok yer bulabilirsiniz. Ama sizleri uyarayım: Barselona'daki flamenko mekanları çok daha turistik yerlerdir. O yüzden iki şehri de görmeyi planlıyorsanız, flamenko izlemeyi Madrid'e bırakın.

Peki, Madrid'de nereye gideceksiniz? İşte İmgeleme farkı da burada ortaya çıkıyor. Madrid'de gerçek bir flamenko gösterisi izlemek istiyorsanız adresiniz Corral de la Moreria olmalı. İletişim bilgileri (çünkü mutlaka rezervasyon gerekiyor) ve diğer detaylar için web sitesini inceleyebilirsiniz. Gece 22.00'de ve 24.00'de iki tane şov oluyor ve biz rezervasyon işini biraz geç bir zamana bıraktığımız için ancak gece 24.00'tekine bilet bulabildik. Daha erken saatlerde yemekli gitmeyi de düşünebilirsiniz. (Rezervasyon linki de budur.)














1956'dan beri faaliyet gösteren mekanın müşterileri arasında kimler yok ki? Nicole Kidman, Burt Lancaster, Muhammed Ali, Sandra Bullock, Marlon Brando, Omar Sheriff ve daha onlarcası. Girişte hepsinin mekanda çekilmiş resimlerini görebiliyorsunuz. İçeride hiçbir lüks yok. Kireç duvarlı büyükçe bir salona giriyorsunuz. Ortada tahta masa ve sandalyeler bulunuyor. Sahnede de saz ekibinin oturması için birkaç tahta sandalye. Masalarda şarap kadehleri ve birer mum. Loş, hatta karanlık bir ortam. Bir kültüre ait hiç dokunulmamış, hiç bozulmamış bir bir mekan fotoğrafı gibi adeta...

Burası New York Times'ın Best-Seller listesinde uzun süre bir numarada kalmış olan "Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1,000 Yer" adlı kitapta da Madrid'in Prado Müzesi ve Kraliyet Sarayı ile birlikte yer alıyormuş. Ayrıca üç yıldır Michelin Guide'a da girmeyi başaran bir mekan olduğunu unutmayın. Bence de kesinlikle bunları hak eden bir yer burası.

Sanatçıların hepsi birbirinden ünlü ve başarılı. Danslar, eller ve ayaklar, anlatılan aşkın, hüznün, öfkenin, tutkunun yüzlere yansıyışı, kostümler, müzisyenler, kısacası her şey bir harikaydı... Madrid'e gidecek olanlara gözü kapalı önereceğim yerlerden biri olduğunu söylemeliyim. Ben çekileyim de aşağıdaki video konuşsun isterseniz:

video

5 yorum:

Bahri K. dedi ki...

Kesinlikle sanat bence toprak ve ruhun karışımı.Bu yüzden de bunların birleştiği yerde herşey daha mükemmel oluyor.Ben de New Orleans da blues dinlemek istiyorum :)

Imge dedi ki...

Bahri,

Toprak ve ruhun karışımı tespitine kesinlikle katılıyorum. Zaten birbiriyle ilintili olduğunu düşündüğüm iki unsur olduğu için katılmamam elde değil. Bu bağlamda düşününce blues'tan pek anlamam, ama dediğin gibi New Orleans da blues dinlemek için en uygun yer olabilir. Umarım en kısa zamanda böyle bir fırsat yakalarsın.. :)

Ayşe'nin Kitap Kulübü dedi ki...

Sevgili İmge;

Şu anda Madrid'deyim bir arkadaşım ve eşin ile birlikte..Doğrusu bu şehir Barselona'dan sonra biraz yordu ki daha ikinci gün bile sayılmaz. Kitap Kurdu'nda gezinirken blogunuza rastgeldim ve ilgimi çekti. Akabinde dediğiniz Corral de la Moreria'da rezervasyon yaptırdık. Ancak dün de bizim için hoş bir gece oldu çünkü Maria Pages'in Teatro Real'deki galasına gittik.. Gerçekten etkileyici bir dansçı...Ölmeden önce de gitmemiz gereken 1ooo yerden bir tanesini daha eksiltecek olmamız da çok hoş olacak sayenizde...
Sevgiler
Ayşenin Kitap Kulübünden
Billur

Güngör Ekinci dedi ki...

Merhaba sevgili İmge,
Bloğuna geçen gün bir arkadaşımın bloğundan tesadüfen ulaştım.Ama ne ulaşma. Kaç akşamdır keyifle önceki yazılarını bile okumaya başladım. Yalnız şu kitap etkinliğine gidemeyeceğim için çok üzgünüm.İnşallah başka bir etkinlikde karşılaşmak üzere.
sevgiler...

Imge dedi ki...

Ayşe selam,

Umarım Corral de la Moreria'yı beğenirsiniz. Sizin gittiğiniz gala gösterisinin de süper olduğuna eminim. Kalan günleriniz de çok keyifli geçer umarım. Bugün Madrid'le ilgili yeme-içme önerilerimi de yazacağım. Gerçi siz araştırmışsınızdır bir sürü yer, ama yine de ilgini çekebilir diye düşündüm..:)

Sevgiler,
Ve iyi gezmeler...

Sevgili Güngör Ekinci,

Blogumu beğendiğinize çok sevindim. Kitap etkinliği olmasa da olur... Meraklı gezginlerle mutlaka bir yerlerde karşılaşırız bence! :)

Sevgiler..