Nymphea ve Kenter Tiyatrosu'ndaki "Profesyonel"

Bu blogun bana kazandırdığı şeylerden en önemlisi sayesinde tanıdığım insanlar oldu. Cumartesi günü bu insanlara bir yenisini daha ekledim: Nymphea. Yalnızca bloglarımız aracılığıyla iletişim kurmaya başladığımız, sonra ortak yönlerimiz olduğunu fark ettiğimiz, ilgiyle birbirimizin yazdıklarını takip etmeye ve fikir paylaşımında bulunmaya başladığımız, kısacası bizi zenginleştiren bir blogdaşlık daha "sanal" sıfatından kurtulup "gerçekliğe" adım atmış bulunuyor. Ve bunun en keyif verici yanı ise tanıştığınız insanın Internet'teki sayfalarından yansıyandan çok daha fazlası olduğunu görmek. Nymphea ile uzun zamandır buluşup tanışma planları yapıyorduk ama bir şekilde programlarımızı ya da hava şartlarını denk getirmek mümkün olamamıştı. :) En sonunda onun zarif jesti sayesinde Cumartesi günü buluştuk: "13 Şubat için Kenter Tiyatrosu'nda oynayacak Profesyonel oyununa iki tane biletim var. Birlikte gidelim mi?" İki tiyatroseverin bir tiyatro programı sayesinde bir araya gelmesi kadar doğal bir şey olamaz, değil mi? Ben de hemen atladım bu plana tabi ki. Öncesinde Nişantaşı Retro Cafe'de oturup sohbet ettiğimiz yaklaşık iki saatlik sürenin de en az tiyatro kadar keyifli olduğunu söylemeliyim. O yüzden buradan bir kez daha teşekkür ediyorum en yeni arkadaşım Nymphea'ya...:)

Gelelim Profesyonel adlı oyuna. Bu sezonun merak ettiğim oyunlarından biri olan Profesyonel'de Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar başrolleri paylaşıyorlar. Zaten sadece ikisinin oyunculuklarını görmek için bile gidilebilecek bir oyun. Dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçeviç tarafından yazılan oyunda Yetkin Dikinciler Teodor Teya Kray adında bir yazarı, Bülent Emin Yarar ise Luka Laban isminde hayatı boyunca bu fikir suçlusu yazarı izlemiş olan bir gizli polisi canlandırıyor. Luka'nın içinde eskilere ait pek çok eşyanın bulunduğu kocaman bavuluyla Teya'nın odasına girmesiyle birlikte iki farklı dönem, iki farklı kuşak, iki farklı görüş karşı karşıya geliyor. Yıllar boyu birikenlerden ortaya çıkan bu güzel hikayede zaman zaman gözleriniz doluyor.













Yetkin Dikinciler'in o güzel ses tonuyla oyunun parantez aralarını okuduktan sonra rolüne dönmesi, hatta son derece rahat ve doğal bir şekilde ön sıralarda oturan seyirci yorumlarına karşılık vermesi gerçekten görülmeye değerdi. Genel olarak duruşunu çok beğendiğim bir ismi ilk kez sahnede izlemiş oldum ve hayranlığım bir kat daha arttı. Bu arada Yetkin Dikinciler'in boyu da bir kat daha uzamış olabilir mi? Tamam, uzun boylu, biliyorum, ama bu kadar beklemiyordum doğrusu! :) Bülent Emin Yarar'ın o doğal oyunculuğuna, mimiklerine, yüzüne yansıyan hüzüne ve mutluluğa ise ne desem az kalır. Sekreter (Gülen Çehreli) ve kaçık (Cenap Oğuz) karakterlerinden bahsetmeme sebebim ise rollerinin gerçekten çok kısa olması. Bir saat kırk beş dakika süren bu tek perdelik oyunu sezon bitmeden görmenizi öneririm. Profesyonel performansların sizi alıp götüreceğini söyleyebilirim. Ve perde kapanırken buruk bir gülümsemeyle gözlerinizi siliyor olacağınızı da...

İyi seyirler!

6 yorum:

Doğa dedi ki...

Dostlugunuz daim olsun.. ne kadar güzel şeylere vesile oluyor bloglar..

Ve... benım de çok beğendiğim iki sanatçı hakkın da güzel şeyler dile getirmen benı de cok mutlu ettı..

Sevgıler..

nymphea dedi ki...

Imgecim, cok tesekkurler yazdıkların için:) Ben de aynı sekilde güzel bir kazanc olarak görüyorum bu bulusmayı ve devamını diliyorum:P

Imge dedi ki...

Doğa,

Teşekkürler... Ve katılıyorum sana..

Nymphea,

Bil mukabele..:)

beenmaya dedi ki...

ben de 14 şubatta bu güzel oyunu ve müthiş oyuncuları izleme şansına erişenlerdenim. sanırım 14 şubata dair aldığım en güzel hediye bu oyun oldu :))

zeynep dedi ki...

Ben de 7 Şubatta izledim bu oyunu. Keşke 1 hafta sonra izleseymişim :)
ben de oyunculuklar kadar senaryonun kurgusunu da beğendim. Hem Bülent Emin Yarar'a hem de yazar Duşan Kovaçeviç'e şapka çıkarmak istiyorum buradan. Acaba bloglar arası bir tiyatro etkinliğimi düzenlesek. Kıskandım bakın şimdi sizi :)

Imge dedi ki...

Beenmaya,

Bence de güzel bir sevgililer günü hediyesi olmuş..:)

Zeynep,

Yolu tiyatrodan geçen herkesle bir gün bir antraktta karşılaşırız elbette..:)

Sevgiler..