Bir Film & Bir Oyun

Elfriede Jelinek'in romanından senaryolaştırılan 2001 yapımı Piyano Öğretmeni (La Pianiste) adlı filmi izledik hafta sonu. Uzun zamandır izlediğim en rahatsız edici karakterlerden biriyle de tanışmış oldum böylece: Viyana'da konservatuarda piyano öğretmeni olan Erika. Bu arızalı piyano dehası "sanatla uğraşan insandan zarar gelmez" tezimi çürüttüğü gibi beni feci korkuttu. Annesiyle birlikte yaşayan (ve onunla da pek sağlıklı bir ilişkisi olmayan) orta yaşlardaki Erika'nın ruhunun derinliklerinde kopan fırtınaları, yalnızlığını ve sevgisizliğini yaşadığı sapkın cinsellik ile anlatan filmin bu sahneleri tokat etkisi yaparak insanı sersemletiyor. Isabelle Huppert, Erika rolünü inanılmaz başarılı bir şekilde canlandırmış. Tavsiye edip sizin de ruh durumunuzu bozayım mı bilemedim, ama bence güzel film olmuş. Rahatsız edicilik dozu çok yüksek ama izlemenizi kesinlikle öneririm.




Bahsedeceğim oyun ise bir devlet tiyatrosu oyunu. Behiç Ak'ın yazdığı İki Çarpı İki adlı oyunda sahnede bir kadın ve bir erkek görüyorsunuz, ama aslında iki çiftin öyküsünü izliyorsunuz. Yani Adnan Biricik ve Seray Gözler Yeniay toplamda dört kişiyi canlandırıyorlar. Akıcı ve okunası bir metni olan oyunda Adnan Biricik hem Mahmut hem Ahmet karakterini, Seray Gözler Yeniay ise hem Elvan hem Sema karakterini canlandırıyor. Hem de bu karakterler birbirlerine taban tabana zıtlar. Karakterlerin aşkta ve yaşamdaki aktif ve pasif, hırslı ve iddiasız, değişimci ve değişmeme yanlısı yönlerinin ve birbirleriyle uyum ve uyumsuzluklarının çok başarılı bir şekilde anlatıldığı oyunda dekor, kostüm, ışık ve müzik oldukça sade tutulmuş. Böylece başarılı oyunculuklar daha da ön plana çıkıyor. Bu arada oyundan aklımda kalan ve hoşuma giden cümlelerden biri de "eşitlik, matematiğin sosyal bilimlere attığı en büyük kazıklardan biridir," oldu. Güzel bir oyun, izlemenizi öneririm.

İyi seyirler..

3 yorum:

burcupc dedi ki...

Selam İmge :)

Bu film yani La Pianiste ile Black Swan arasında çok benzerlik buldum ben hatta bir yazı yazmıştım üzerine. Şimdi sırada Polanski'nin Pianist'i var :)

Bu arada, son zamanlarda yazdığın filmlerin peşindeyim, önce Çoğunluk, sonra Misfortunates'i izlemeyi planlıyorum :)

Sevgiler

Imge dedi ki...

Polanski'nin Piyanist'ini çok önce izlemiştim ve çok beğenmiştim diye hatırlıyorum. Ama şu an aklımda o erkek piyanistin tipinden ve filmde savaş olgusunun da varlığından başka hiçbir şey yok. Black Swan'la benzerlik konusunda da haklı olabilirsin ama ben Nina'nın en siyah kuğu halini bile Erika'nın en normal haline tercih ederim sanırım. Nina beni korkutmadı (Natalie'ciğimin etkisi olsa gerek), ama Erika rüyalarıma bile girebilirdi yani! :)

Çoğunluk ve Misfortunates yorumlarını da merakla bekliyorum. Bakalım beğenecek misin?

İyi hafta sonları..

Bob Willams dedi ki...

Biz hiç bu% 2 düşük faiz oranıyla kredi ihtiyacı olduğunu kime kredi vermek istiyoruz. Biz en fazla 100 milyon dolar, sterlin, euro 1,000.00 Usd minimum kredi vermek. Eğer ilgi, e-posta yoluyla bize ulaşın: (co.operateloanservice@gmail.com)
Aşağıdaki kredi çeşitlerini ve daha birçok sunuyoruz;
* Bireysel Krediler (Teminatsız Kredi)
* İşletme Kredileri (Teminatsız Kredi)
* Konsolidasyon Kredi
* Kombinasyon Kredi
* Ev Geliştirme
Tüm YANITLAR Bu e-posta EDİLMELİDİR: (co.operateloanservice@gmail.com)