Yalnız Değilim Değil Mi?

  • "Ölüme kadardı hani yeminimiz.. Şükür hayattasın!" dizeleri bir tek bana mı abuk geliyor merak ettim. Bavul toplanmış, biten bitmiş, geçmiş olsun artık.. Daha anlamı var mı eski yeminleri gündeme getirip bir de ölmediğine göre hak iddia edebilirim diye adamın/kadının karşısına çıkmaya?
  • "Kadının üzerinde güzel ve zayıf olma baskısı var" ya da "Reklamlarla pompalanan mükemmel kadın imajı çok yanlış" ya da "Ayy ne o öyle 34 beden mankenler, kemikleri sayılıyor!" denirken ekranlardaki ilk ve tek 36-38 beden olduğunu tahmin ettiğim, normal dolgunluktaki dizi (başrol) oyuncusu Meryem Uzerli'ye sürekli ve çok çirkin bir şekilde "şişko" muamelesi yapılıyor. En son hanedan soyundan geldiğini bildiğim ama soyluluğunu taşıdığından şüpheli olduğum Kenize Murad'ın Muhteşem Yüzyıl ile ilgili açıklaması beni dehşete düşürdü mesela: "Roxanna (Hürrem) çok şişman. Oysa daha ince ve elegan olması gerekir. Süleyman’ı oynayan adam yakışıklı, neden böyle bir kadına âşık olsun ki?" Bu kadar sığ ve basit bir yorum uzun zamandır duymamıştım! Beden kilo alır da verir de, bazen güzel olur bazen daha az güzel olur, önemli olan beynin zayıflamaması, oksijen almaya devam etmesi! Offf offf, sinirimi bozmayın, zaten düzelmiyor bir türlü bu aralar...
  • Metroda birkaç "yürüyen" merdiven çıkmamak için engelli asansörünün önünde kuyruk oluşturanların akıl sağlıklarından şüphe duyan bir tek ben miyim? Belki de tek akıllı onlardır, çünkü Türkiye'de engellilerin zaten evinde olacağını, sokağa çıkmak ya da metro kullanmak gibi bir cesaret gösterisinde (!) bulunmayacaklarını düşünerek o asansörlerin boş durmasına gönülleri razı olmuyor, değerlendiriyorlardır! O asansörün önünde sıra bekleyenleri gördüğüm her seferinde aslında kocaman bir şükran duygusu eksikliği görüyorum. Ve asıl engel fiziksel olan mı yoksa akıl-fikir eksikliğinden kaynaklanan mı diye düşünmeden edemiyorum. 
  • Bir de aklıma garip garip felaket senaryoları gelir benim mesela. Ama en öyle böyle değil, en garibinden senaryolar. Mesela bir döner büfesinin yanından geçerken o dönerin takılı olduğu metal çubuk kurtulup üzerime düşecek diye korkarım. "Sıcak döner kütlesinin altında can verdi" gibi bir "abuk haberler" köşesinde başrollerde olursam ne yaparım diye düşünürüm. Ya da mesela metroda beklerken birinin arkamdan gelip beni raylara itebileceği ihtimalini düşünürüm. Metro gelene kadar yukarı çıkmaya mı çalışmak gerekir yoksa filmlerde gördüğümüz gibi raylarda kıpırdamadan dümdüz yatarak mı paçayı kurtarırız diye düşünürüm kendimi sağlama aldığım arkalarda bir yerde beklerken.:) Bir de mesela balkonda oturmuş nargile içiyoruz diyelim. Ya karşımızdaki kocaman bloklarda psikopat bir katil yaşıyorsa ve o gün zevk için dürbünlü tüfeğini bizim balkona doğru çevirip kafamı uçurmayı planlıyorsa? Dünyanın binbir türlü hali var şekerim. Sizler düşünmez misiniz böyle tuhaf şeyler bakayım? 
Ses verin.. Yalnız değilim değil mi? 

5 yorum:

Zeugma dedi ki...

Sevgili İmge,
Şimdiye kadar yalnız olup olmadığını bilmiyordum. Ama bu okuduklarımdan sonra yalnız değilsin kesinlikle.
Sana eşlik edeceğim o yazdıklarından sonra :)
Hiç aklıma gelmeyen şeyleri aklıma soktuğun için teşekkür ederim :)
Sevgilerimle...

Epicurious dedi ki...

Kesinlikle yalnız değilsin :) Dizi başladığından bu yana Muhteşem Yüzyıl ile ilgili olarak Osmanlı Hanedanı mensuplarının yaptıkları açıklamalar beni benden alıyor.

Ayrıca ben de bazen mutfakta yemek yaparken nedense elimi kestiğimi düşünürüm... Niye böyle bir düşünceye saplanıp kalıyorum anlaşılır gibi değil :)

Özürlüler konusunda söylediklerine ise kızmamak mümkün değil :)

Burcu dedi ki...

benım de bazen gelır o tuhaflıklardan aklıma özellıkle arabadayken yanımızdan gıden arabanın tekerleklerı yerınden fırlar bıze carparsa dıye :) tuhaf ama her seferınde gecırırım yanı :)yalnız değilsin canım sevgiler guzel haftalar :))

aslı koyuncuoğlu dedi ki...

Kesinlikle yalnız değilsin.Alışveriş merkezlerini boş boş dolaşıp zaman geçirmek için dolduran ve üstüne üstlük engelli asansörünü kullanan.Yetmezmiş gibi tek tük engelliler bindiği zaman onların haklarına tecavüz edenleri unutmuşsun

Imge dedi ki...

Zeugma,

Hiç bu açıdan düşünmemiştim, gerçekten çok özür dilerim..:))

Epicurious,

Senin durumun yine iyiymiş..Yemek yaparken elimi kesmeyi düşünmeme zaman kalmadan kesiyorum ben zaten..:) Sevgiler..,

Burcu,

Bak evet arabayı unutmuşum. Benim teker aklıma gelmez(di) de önümüzde kamyon falan varsa onun kasasındaki yükün bizim arabanın önünü ve tabi bizi de beraberinde göçerteceğini düşünürüm.. Olumlu düşünce dedikleri bu olsa gerek! :) Sevgiler..

Aslı,

Çok haklısın..Hatta diğer kategoriler biraz da gülüp geçmelik konular ama engelliler konusu bana da çok dokunuyor. Zaten yaşam alanlarının çok kısıtlı olduğu bir ülkede yaşıyorlar, bir de sözüm ona "engelsiz"lerin yarattığı engellerle uğraşmak zorunda kalıyorlar. Sinir bozucu!