Nefret Edilesi Şirketler Birincisi Yine Değişmedi!

İlk üçü açıklayacağım ama liste başının değişmediğini en baştan söyleyeyim: Biletix!

Bu kadar nefret ettiğim, hizmetinden hiç memnun olmadığım, hizmet vermemesine rağmen komisyon almasından dolayı daha da nefret ettiğim, müşterisine hiçbir kolaylık sağlamayan, çağrı merkezi ya da satış noktalarındaki satış elemanları bu kadar yardımsevmez, bu kadar iğrenç bir şirket ile normal şartlarda hiç çalışmamam gerekiyor ama maalesef kullanmak zorunda kalıyoruz. Çalışmak zorunda kalmadığımız her seferinde gidip organizasyonu yapan şirketin gişesinden bilet alıyoruz, ama sorarım size bir Amy Winehouse ya da Bon Jovi konseri biletini başka nereden alabiliriz? O yüzden Biletix dışında bilet alma opsiyonu bırakmayan organizasyon şirketleri de nefret edilesi yan şirketler olarak listeme giriyorlar haliyle. Bon Jovi için biletleri ben Kanyon'daki gişeden aldım. İki bilet için toplam 40 TL hizmet bedeli ödedik! Ne hizmeti aldığımızı bilmemekle birlikte.. Neyse, o sırada İso'cumun Internet sitesinden aldığı Amy Winehouse biletlerini nasıl teslim alabileceğimi sordum oradaki elemana. O da "eşinizin işlem yaptığı kredi kartının yanınızda olması gerekiyor" dedi.  Cuma günü spor için Metrocity'ye gittiğimde İso'nun işlem yaptığı kredi kartı, kimliği ve benim kimliğimle birlikte biletleri almak istedim ve vermediler! İmza atarak kendisinin alması gerektiğini söylediler. Daha önce kendileriyle yaptığım konuşmayı hatırlattım, eşi olduğumu (hani eşi olmasam bile soyadından belli baya yakın olduğumuz!), elimde hem kartı hem kimliği olduğunu, benim kimlik bilgilerimin ellerinde olacağını, vs söylesem de kâr etmedi. Arayın o zaman genel müdürlüğünüzü, anlatın durumu dedim. "Yok, çok şikayet alıyoruz zaten, ama bir şey değişmiyor" dedi oradaki kız. Hiçbir işe yaramayacağını bilmeme rağmen Biletix'e olan bütün nefretimi kustuktan sonra sinir içinde spora gittim. İstanbul gibi bir yerde herkesin işi, gücü, temposu, içine girdiği trafik, vs gibi pek çok olumsuz etkenle boğuştuğu bir şehirde bizler için her şeyi daha da zorlaştırdığından dolayı zaman hırsızı ve saygısız Biletix'i bir kere de buradan kınıyorum!! Gerek olmadıkça da asla kullanmıyorum zaten!

Listemin ikinci sırasında ise Pegasus Havayolları var. Uçakta nefes almak dışında her şeyden para almalarına bir şey demiyorum. Öyle bir politikaları olabilir. Ama onlara da müşteriye yardımcı olmak konusunda hiç de iyi puan veremeyeceğim. Annem için Internet üzerinden bilet aldım ve birkaç gün sonra işlem yaparken yolcu adı yerinde otomatik olarak kendi adımın çıktığını ve benim de onu değiştirmediğimi fark ettim. Tamamen benim hatam ama neyse ki uçuşa 17 gün var daha diyerek Pegasus'u aradım. Ama fırsatçı Pegasus bu fırsatı da elbette kaçırmadı ve ne iade, ne isim değişikliği, ne iptal, ne başka bir şey... Hiçbir çözüm yolu önermedi, çünkü böyle bir yanlış yaptığımı 15 dakika içinde fark etmem gerekiyormuş! "Müşteri her zaman haklıdır," felsefesinden geçtim, ancak bilet şartlarında ne yazarsa yazsın mantık dahilindeki şikayetlerin değerlendirmeye alınması gerektiğini düşünüyorum. Yani ben uçuş tarihinden üç gün önce aynı talepte bulunsaydım, sonuna kadar Pegasus haklıydı. Ama uçuşa 17 gün varken, bilet fiyatları hiç değişmemişken ve para iadesi ya da başka bir şey değil sadece yolcu adı olarak annemin adının yazılmasını istiyorken hiç yardımcı olmayıp benden bir kerelik o parayı tahsil etmesi, Pegasus'un deliler gibi uçuş yapan beni ve eşimi sonsuza kadar kaybetmesi anlamına geliyor. Buradan da duyurulur! (Gerçi bir tane açık biletim var artık onu kullanacağız bir kereliğine ya neyse.)

Müşteri hizmetinin "müşteri hatası söz konusu olduğunda bile  yardımcı olmayı kapsadığını" birileri şirketlere anlatmalı bence. Pegasus ve Şehir Fırsatı'nın ortaklaşa gerçekleştirdikleri kampanyada da Pegasus tarafında sorun yaşamıştım ama sağ olsun sorunumu Şehir Fırsatı çözmüştü. Neyse, Pegasus'un üstüne de bir çizik attıktan sonra geçiyorum eski çalışanı olduğum Garanti Bankası'na.

Garanti her zaman çok yenilikçi, dinamik ve banka soğukluğundan uzak bir banka olarak görünmüştür bana. Çok da keyifli bir dört senem geçti orada, o anlamda haklarını yemek istemem. Zaten listenin son sırasındalve henüz nefret etme aşamasına gelmiş değilim (tolerans limitim yüksektir ama limite geldiğinde geri dönüşü olduğu görülmemiştir). Ama onlarda da bir Pegasuslaşma sendromu görüyor gibiyim. Kredi kartlarımız ve mevduatlarımız orada ama mortgage ya da araba kredisi gibi konularda rekabetçilikten inanılmaz uzak fiyatlar söylüyorlar. Onu geçtim, tuhaf masrafları oluşmuş. Örneğin, kasa kullanımı konusunda "iki kez bedava kullan, sonra her gelişte 5 TL" gibi abuk subuk bir uygulama çıkarmışlar. Tamam, kasada duran takılarımı iki senedir görmüyorum, çünkü hiçbir şey takmıyorum ama sırf bu nedenden dolayı bana daha yakın olmasına rağmen Garanti'yi kullanmıyorum. Çünkü yanlış! Kimse bana hem depozito hem yıllık ücret alıp üstüne bir de kullanım sırasında ücret alınmasının haklılığını anlatamaz. Yıllık ücreti artır, tamam! Ama kullanım başı 1 TL bile alsalar, bu uygulama olduğu sürece kasayı Garanti'den kullanmayı düşünmem. 

Ya da mesela yurtdışına çıkış sırasında yazılan banka yazısı için kendi şubem benden 40 TL istedi. "Ama eşimden almadınız" dediğimde "Onun hesabında daha çok para vardır," dediler. Garanti'ye bak yaa.. İso'ya zengin fabrikatör, bana da karnı guruldayarak tavuk çevirmelere bakan Küçük Emrah muamelesi çektiler göz göre göre! "Ama herhangi bir şubeden hesap dökümünüzü de kaşeli imzalı alsanız yeter" dedikleri için yakınımdaki bir şubeye gittiğimde onlar da 50 TL rica edelim dediklerinde uçan tekmeyle kıza dalmak üzereydim ki başka bir tane aklı selim bir çalışan gelerek beni dinledi ve "Şubeniz sizi aile olarak değerlendirmedi mi? Cık cık cık.." falan yaparak istediğim dökümü verdi. Bütün bunları liste halinde Müşteri Hizmetleri'ne gönderdiğimde meali "Sayın İmge Tan, masraflarımız standart ve belirlenmiş masraflardır, uygulamamız budur," olan bir e-posta gönderdiler bana! Standarda gel! Karşında anlamaktan ve çözüm üretmekten bu kadar uzak bir kafa varken başka nasıl bir şikayet yolu olabilir bilemiyorum. 

Bu yazıda blog sahibesini rahatsız eden şeyin bahsi geçen küçük ya da büyük rakamlar olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Sadece yapılan saygısızlık, gösterilen muamele, "tek seçeneğiz" ya da "nasılsa müşterimiz" zihniyetiyle dilediği kadar aptal yerine koyma, tırtık pırtık para koparma derdinde olma, profesyonellikten uzak davranışlar, koca koca isimlerin müşteriye böyle davranabilme hakkını kendinde görerek koca koca paralar kazanabilmeleri beni deli ediyor! Bu da böyle bir iç dökme seansı olsun işte. Feci de rahatladım! Oh be!

5 yorum:

Dışavurum dedi ki...

Al benden de o kadar.
Biletix'i kullanmamak için elimden geleni yapıyorum her seferinde. Çok haklısın.

NzN dedi ki...

ahh o biletix ahhhhh!!!!
herkesin bu kadar gıcık olmasına rağmen nasıl bu adamların bu sektörü tek ellerinde tutmalarına izin veriliyor?!! bu daha da bi garip!

Özlem Öztürk dedi ki...

Nasıl doğru tespitler:))) Biletix'i konusunda şimdilik yapılacak pek bir şey yok gibi görünüyor. Pegasus'u evime daha yakın diye tercih etmek durumunda kalıyorum. Ne zaman internetten Pegasus'la bilet alacak olsam, kredi kartı bilgilerimi girme aşamasında sistem her seferinde hata veriyor. Ve bilin bakalım 2. denememde ne oluyor? Daha pahalı fiyattan biletler karşımda. Geçen gün telefonda gayet bağrındım ama ne fayda. Gel gör ki shop and miles kredi kartımda millerim birikme rekoru kırarken, hiç bir Avrupa şehrine vaadettikleri 20000 puanla uçuş yok.Varsa da gidiş var, dönüş yok... aldıkları havaalanı vergisi de nerdeyse başka havayolu şirketlerinin bileti kadar... Hizmet kalitesi için güya dinleniyoruz ama :))))

Alev dedi ki...

Ben de çok etkilendim yazdıklarınızdan. Bu üç isimden de uzak durmaya çalışacağım. Teşekkürler.

Kaan OZKAYMAK dedi ki...

Al benden de o kadar.