Hayal ve Hakikat

İstanbul Modern'de 16 Eylül'de açılan ve 22 Ocak'a kadar devam edecek olan Hayal ve Hakikat sergisini gezdim bu hafta. Hayat hikayeleri ve üretimleri hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığımız ve artık adları unutulmaya yüz tutmuş öncü kadın sanatçılar, yeniden keşfedilen modernler ve neredeyse son kırk yıldır çağdaş sanat ortamını düşünsel tavır ve pratik eylemleriyle yönlendiren 74 kadın sanatçının çalışmalarının yer aldığı bu sergide birbirinden ilginç eserlerle karşılaşacağınızı şimdiden söyleyeyim. 

Sergi, adını ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye’nin Ahmet Mithat ile birlikte kaleme aldığı 1891 tarihli Hayal ve Hakikat romanından alıyor. Bir aşk romanı olarak dönemin pek çok simgesel özelliğini bünyesinde barındıran iki bölümlü kitabın hayal olarak adlandırılan kısmını Fatma Aliye, hakikate vurgu yapan kısmını Ahmet Mithat yazmış.


Benim en etkilendiğim çalışmalar şunlar oldu: Aliye Berger'in Güneşin Doğuşu adlı yağlı boya tablosu. Semiha Berksoy'un o kendine has tarzını yansıtan iki tablosu. Alev Ebuzziya'nın seramik çanakları. Kezban Arca Batıbeki'nin o muhteşem kitsch kafesi. Nilbar Güreş'in Ön Balkon adlı fotoğrafı. Şükran Moral'in her zamanki gibi son derece cesur performans çalışması. 1997 yılında yaptığı Bordello adlı bu videoda sanatçı Zürafa Sokak'ta bir genelev kadını kılığına giriyor. Evin girişinde Modern Sanatlar Müzesi yazılmış, elinde de Satılık yazan bir kağıt tutuyor. Ve elbette bir sanat eseri izlediğinin farkında olmayan kocaman bir erkek kalabalığının yüzlerindeki ifadeler. Hale Tenger'in ‘Sikimden Aşşa Kasımpaşa’ Ekolü adlı çalışması da Batı’nın Doğu’ya atfettiği barbarlık imgelerini bir araya getiriyor. Su dolu devasa bir kazanın üzerindeki abdest muslukları ve havada asılı tehditkâr kılıçlarla, gücünü dinden alan bir savaşçı kültür imgesi yaratılmış. İpek Duben'in Aşk Kitabı çalışması, kadına karşı şiddeti konu ediniyor. Gazetelerin üçüncü sayfa haberleriyle dolu levhalardan oluşan bir oda var karşımızda. Ve adını hatırlayamadığım  (ve elbette izleyemediğim) ama etkilendiğim pek çok başka çalışmayı daha gördüm İstanbul Modern'de. Hatta belki 22 Ocak'a kadar bir kez daha giderim bu sergiye. 

İstanbul Modern'de fotoğraf çekmek yasak olduğu için paylaşabileceklerim bu kadar. Siz de gidin ve kendi gözlerinizle ve zihninizle fotoğraflar çekin bu harika sergide derim. Teşekkürler İstanbul Modern!



2 yorum:

Guven dedi ki...

Sanat adına güzel şeyler oluyor; bu kadar barbarlığa karşın güzel şeyler...

Imge dedi ki...

Evet Güven, kesinlikle.. Hatta bazen şaşırtıcı ölçüde güzel şeyler oluyor..:)