Hayatınızda Neyin İki Katını İstersiniz?

Ben seyahatin iki katını istedim ve kazandım! Nasıl mı? Hemen anlatayım...

Twitter'da takip ettiğim Melis Alphan sayesinde Hilton'un Facebook üzerinden düzenlediği bir yarışmadan haberdar oldum. Yarışmanın sorusu "hayatınızda neyin iki katını istersiniz?" idi. Jüri ise Melis Alphan, Oben Budak, Savaş Özbey ve Esin Övet dörtlüsüydü. İşte bu jüri verilen yanıtlar arasından en beğendikleri 14 tanesini seçecek, ilk dörde giren yanıtlara ise büyük ödüller verecekti. Büyük ödülleri merak edenler buraya:


Bu blogun sahibesi de tahmin edebileceğiniz üzere "hayatında seyahatin iki (hatta üç-dört-beş) katını isteyerek" ve bu yanıtının nedenlerini birkaç cümle ile açıklayarak en güzel yanıt veren ilk dört yarışmacı arasına girerek o ödüllere hak kazandı. Yanıt verirken benim gezi notlarımı yanına alarak gezen okurlarımdan bazılarının benim hep gezmem konusundaki temennilerinden feyiz aldığımı da belirteyim.:) Şu yazımın sonunda harika bir ödül almaya gittiğimi söylemiştim size, işte o ödül buydu. 6 Haziran akşamı Hilton'un en tepesinde yer alan Al Bushra'daki partiye katıldık. Harika manzara karşısında İstanbul'a bir kez daha aşık olarak içkilerimizi yudumladıktan sonra sıra geldi ödüllere...


O gece ödüllerin tamamı hazır değildi, biz de evimize iki çantayla döndük: hem bana hem de İso'cuma birer iPad2. Böylece Nokia'nın en basit telefonlarını kullanarak akıllı sistemlere geçmeyi hâlâ reddeden bendeniz de bu cin gibi akıllı ve dokunmatik dünyaya bir adım atmış oldum. Adım atar atmaz da o dünyada en çok merak ettiğim Instagram uygulamasını yükledim. Yine "imgeleme" olarak oradayım, beklerim efendim. :) Ha bir de hayatımda artık bir Foursquare var ama iPad'i tatiller dışında yanımda taşımayacağım için sürekli evinde oturuyor görünen bir kullanıcıdan Foursquare pek haz eder mi bilemiyorum. :)

Şaka bir yana "yapamam, edemem, uğraşamam, ne gerek var" derken bir anda feci alıştım iPad'ime. İso'cum da öyle. Steve Jobs'ı minnetle anarken iPhone'a bile geçebileceğimi düşünüyorum hayatımda ilk kez. Ama düşünme sürecim ve karar vermem biraz uzun sürer benim.  Çünkü akıllı telefonlarla ilgili her zaman aklımdaki soru işareti de yararına çok inansam da tüm sanal dünyanı her an yanında taşımaya gerek var mı konusuydu. Ben evden çalıştığım için sürekli bilgisayar ve Internet başındayım ne de olsa. Dışarı çıktığımda da Twitter'dan gelen mesajı, Facebook'tan gelen like'ı, gelen bir e-maili görmek, iki Instagram fotosu çekip, üç check-in yapmak gerekli mi diye hâlâ düşünüyorum. Gerekli görmüyorsan yapmazsın, diyebilirsiniz ama demesi kolay yapması zor, çünkü benim için bunların çekirdek çitlemek ya da sigara içmek gibi keyfili ve her an elinin altında olsun istediğin alışkanlıklara dönüşmesi çok mümkün. O yüzden düşünmeye devam...


Diğer hediyelerden iki bornozumuz da ben Mersin'de yazlıkta, son on günün  büyük bir bölümünü şezlong üzerinde geçirdiğim sırada evimize ulaşmış: Hilton'un şu meşhur yumoş bembeyaz bornozlarından iki adet. Bunları şimdilik açmadan saklamayı düşünüyorum, ama temizlik için gelen Mukaddes'in bunları gördüğü an "acaba yine bir taşınma durumu mu var" diye düşüneceğine de eminim. Bundan önceki evimizde daha ufukta bile görünmeyen bir yeni ev için açılmamış bornozlar, tencereler, havlular, nevresimler falan biriktirdiğime şahit olmuştur kendisi..O yüzden ona bir açıklama borçluyum bence. :)


Evet, bakalım sıradaki hediyeler ne zaman gelecek? Ama onlar gelmeden de ben artık bu mutluluğumu sizlerle paylaşmak istedim. Geri kalanını da yazarım mutlaka. Aslında Hilton HHonors Gold üyeliği ile ilgili paylaşılacak bir şey yok ama iki gece herhangi bir Hilton Worldwide otelinde konaklamayı mutlaka yazarım, merak etmeyin. Hatta şimdiden hangi şehirler olabilir diye aklımdan geçirmeye başladım bile..:)

Düşünün bakalım siz hayatınızda neyin iki katını istersiniz? Benim istediğim bana uğur getirdi, umarım sizin istediğiniz şey de size uğur getirir. Bu arada hayatımda ilk kez böyle bir yarışma, çekiliş, vs gibi bir yerden kocaman bir hediye kazandım. O yüzden teşekkürler Hilton ve jüri! :) Yazlıkta annemle konuşurken "sıradaki hediyemin bir seyahat, sonrakinin de bir araba olmasını istiyorum" dedim ve iki gün sonra Hürriyet Bumerang ekibi tarafından geçtiğimiz hafta sonu yapılan Batum gezisine davet edildim! Gidememiş olsam da Evren'le aramızdaki kanallar oldukça açık bu aralar. Gerçi Mersin'de birtakım yanlış anlaşılmalar olmadı değil aramızda, ama olsun, seviyorum onu ben.:) (Mersin yazısı da ilk fırsatta yazılacak bu arada) Sonuçta ben istemeye devam ediyorum, size de aynısını tavsiye ederim. 

İyi haftalar herkese...




9 yorum:

Benden Bizden dedi ki...

Çok tebrik ederim, harika hediyeler bunlar. Apple dünyasına hoşgeldin :)
Evrenle aranın hep iyi olması dileğiyle..

oZGe dedi ki...

Ayy ne güzel hediyelermiş gerçekten :) Ve hediye kazanmak da ne kadar keyifli. Ipadleriniz hayırlı olsun. Güle güle kullanın.Ben de bir ara akıllı telefon krizine girmiştim, sonra o kadar bütçe ayırmaya gerek var mı diye düşünüp vazgeçtim :) Evrene mesaj göndermeye başlıyım ben de, belki duyar sesimi :)) Sevgiler.

Handan dedi ki...

ben yaşadığım aşkın 2 katını isterim, onu da kimse hediye edemez!

cem dedi ki...

TEBRİK EDİYORUM VE hediyelerinizi güle güle kullanın, gezdiğniz yerlerde ve gülerek eğlenerek...

Imge dedi ki...

Benden Bizden,

Çok teşekkür ederim..:) Bu arada aklıma geldi de ben sana mail atacaktım değil mi? Bugün atacağım, söz!

Sevgiler.

Özgecim,

Çok teşekkürler.. Ve bence de Evren'e yolla mesajlarını, sesini kesinlikle duyuyor, emin ol. :)

Sevgiler.

Handan,

Aşkın katlanarak çoğalsın! Ama aklında olsun, hediye edilebilir şeyler de isteyebilirsin, kazanması keyifli oluyor.

Cem,

Güzel dileklerin için çok teşekkürler. Sevgilerimle...

Güven T. dedi ki...

Tebrikler!! Hediye vermek kadar almak da müthiş bir duygu. iPad'inizden çabuk sıkılmamanız dileğiyle.. :))

Orcun dedi ki...

Tebrik ederim. :) iPad2 bundan sonraki yolculuklarınızda çok güzel bir yol arkadaşı olacak bence, geziler esnasında size çok yardımcı olacak birçok uygulama var, gezi rehberleri gibi. Güle güle kullanmanız dileğiyle!

Imge dedi ki...

Güven T.,

Çok teşekkürler. Aynen katılıyorum. Ama son dileğinden iPad'den çabuk sıkılabileceğim mesajını çıkardım, doğru mu? :)

Orçun,

Çok teşekkürler..:) Bu yaz onu bir sürü yere götürmeyi planlıyorum, bakalım dediğin gibi iyi bir yol arkadaşı mı deneyeceğiz.:) Sevgiler..

Güven T. dedi ki...

Bir iPad kullanıcısı olarak konuşmak gerekirse maalesef doğru. :)) Bir zaman sonra oyuncak muamelesi yapmaya başlayabilirsiniz.. :)