Hepimiz Bir Gün "Ata" Olacağız!

Bundan nesiller sonrasını düşünün. Torunlarınızın torunlarının konuşurken kullandıkları atasözleri neler olacak? Elbette, sizin şu anda kullandığınız "bilgelik dolu" sözlerden o günlere ulaşabilenler! İşte birkaç yıl önce bu konuyu ben&eşim ve Müge&Recep ikilisinden oluşan bir rakı sofrasında ortaya atmış ve ileride kullanılacak bir atasözünün sahibi olmak istediğimden bahsetmiştim! (Vardır böyle anlamsız isteklerim benim! Ya da gizli bir şöhret arzusu mu desem? Ama atasözleri anonim olduklarına göre o da değil! Neyse!)

O gece masamızdaki pastırmadan yola çıkarak "potansiyel" bir atasözü bulduk. "Pastırmayı ye, çemeninden uzak dur!" Daha sonra Recep'in "bence emir kipinde söylemeyelim, çocuklara ağır gelmesin" yorumuna hepimizin onay vermesiyle birlikte ileride sık sık duyacağınız "Pastırmayı yiyelim, çemeninden uzak duralım!" atasözünü ortaya çıkarmış olduk! Size düşen görev ise bunu bol bol kullanmak, tanıtımını yapmak ve bundan böyle kültür miraslarımızdan sayılan bu atasözünü kendinizden sonraki nesillere aktararak yaşamasını sağlamak olacaktır. (Bu konuda başarılı faaliyetler gösterenlere süpriz ödüllerim olacaktır. Hepinizi izliyorum!) :)

Şimdi "aşırıya kaçmamayı" öğütleyen bu atasözünü kullanabileceğiniz birkaç durum örneği vereyim sizlere:

* Baba, erkek arkadaşlarıyla birlikte Bodrum'a, Çeşme'ye, İbiza'ya veya Amsterdam'a tatile giden, 18 yaşında genç bir delikanlı olan oğluna "Evladım, pastırmayı ye, çemeninden uzak dur!" diyebilir. Buradan şunu anlıyoruz: "Ne yaparsan yap ama 'alkol komasına girip, ölme' ve döndüğünde 'AIDS/Hepatit oldum' ya da 'yanımdaki beyi tanıştırayım: benden hamile kalan 16 yaşındaki lolitanın babası' dememek için korunmayı unutma!"

* İkinci olarak, 16 yaşında babasından ilk kez arkadaşlarıyla gece matinesine gitmek için izin alan bir genç kızın "Temel İçgüdü" filmini seçmesiyle ilgili söylenebilir! Olay bundan 14 sene öncesinin Adana'sında yaşandığı için genç kız henüz sinemadayken, babası onun göz göre göre bu filme gittiğini çoktan öğrenmiş ve "pastırmayı yiyip, çemenini de afiyetle götürdüğü" için kızına birkaç haftasonu dışarı çıkmama cezası vermiştir! (Oysa kızı tanıyorum; bunu yalnızca kültür-sanat aşkından ve birazcık da "merak"ından yapmıştır!) :)

* Bu atasözü diyet yapanlar için de kullanılabilir. "Tamam, pastırmayı ye, ama çemeninden uzak dur," derken diyet yapan arkadaşınıza "tamam, kuş kadar yiyerek yaşamını sürdürüyor olabilirsin, ama sakın bulimik falan olma!" demek istiyorsunuzdur.

Bunlar aklıma ilk etapta gelen birkaç örnektir. Ancak gördüğünüz üzere bu müstakbel atasözümüzün kullanım alanı oldukça geniştir ve birçok konuya ve duruma uyarlanabilir. Siz yeter ki bu sözü geniş kitlelere duyurmak konusunda desteğinizi esirgemeyin benden.

2,200 yılında insanların kulaklarımı çınlatacaklarını hissediyorum. "Vay be, şu atasözleri de ne kadar doğru gerçekten! Eee, kolay değil, deneyim konuşmuş!" diyecekler bu atasözünü kullanırken. İşte o sırada kulaklarımdan geriye kalan tek parçalar olan "örs, çekiç ve üzengi" titreşime geçerek birbirlerine çarpacak, çene kemiğim hafifçe iki yana doğru esneyecek ve kalan dişlerimi göstererek toprağın altında gururla sırıtıyor olacağım!




Not: Pastırmanın çemenini de yemek istediğiniz ve yiyebileceğiniz durumlar vardır. Bu durumları anlayabilmek için yalnızca aklınızı kullanmanız gerekir. Doğru yer/zaman/ortam olduğuna inandığınız sürece afiyet olsun! Elinize yüzünüze bulaştırırsanız da bu güzide atasözümüze konu olursunuz, haberiniz olsun! :)

8 yorum:

mutfakfaresi dedi ki...

İmgecim, Kanat Atkaya tarzı olmuş bu post. Gülümsettin beni gece gece :o) Diğer yazılarını hala okuyamadım ama okuyacağım.

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Vayy! Tuttum ben bu sözü! Gerçekten çok uygun oldu örneklerle birlikte. Şimdi yeri geldikçe bu sözü kullanarak yeni nesillere yaymaya başlıyorum efendim :)

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Ya ben düşündüm de; bunun bir çok şekilde versiyonu olabilir aslında!

Çakmakla oyna ateşine dikkat et!
Atı sev çiftesinden uzak dur!

Gibilerden bir kaç örnek mesela. Ama sizinki daha orjinal sanki :)

İmge Tan dedi ki...

Özlem'cim,

Teşekkürler.. :) Bu arada Pink Martini yazını okudum. Yine güzel bir konser olmuş galiba..

Zehirli Örümcek,

Müstakbel atasözümüzü yayma çalışmalarıma katkıda bulunma kararı verdiğin için çok sevindim.:)

Senden de geleceğin atasözlerinden biri çıkabilir gibi geldi bana, ama "çakmakla oyna (!)" pek olmamış. Hani bir kaza çıkmasa bile "eşeğin aklına karpuz kabuğu" getirmek istemeyiz değil mi? :)

mehtap dedi ki...

İyi geceler İmgeciğim.Bu sözünü bende çok beğendim.Zaten atasözlerimizde direk değil,dolaylı anlatımlar içerir.Anlayana yani.Seninki de dolaylı anlatımda oldukça geniş kapsamlı.Ben de yeri geldikçe bu imgesözünü kullanacağım. atasözü değil,İmgesözü diyeceğim tamam mı?Öbür türlü anonim olursun ona göre.Sevgiyle kal canım.

İmge Tan dedi ki...

Hımm, İmgesözü güzelmiş! Demek ki anonim kalmamı istemeyecek kadar çok beğenmişsin atasözümü, Mehtap. :) SEvgiler.

mutfakfaresi dedi ki...

Son dönem favori özlü sözüm (ata olup olmadığını bilmiyorum), bilen varsa beri gelsin: "Milletler layık olduğu şekilde yönetilir."

İmge Tan dedi ki...

Ne kadar doğru bir söz olduğu her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor. ("ne yazık ki" diyerek de cümleyi bitirebilirdim, ama hala umudum var. Bu sözü gururla söyleyeceğimiz zamanlar da gelecek elbet! Hem bizim hem de Kerem bebeğin nesline güveniyorum Özlemcim.) Kesinlikle güzel bir söz!