Uçurtma Avcısı

Tatilde okuduğum dört kitap içinde en etkilendiğim ve hatta benim "tüm zamanların favorisi" kategorisine sokabileceğim son kitap ise Uçurtma Avcısı oldu. Khaled Hosseini'nin "Bin Muhteşem Güneş" kitabını da aldım ama onu henüz okumadım. Yazarın ilk romanı olan Uçurtma Avcısı'nın beni darmaduman ettiğini söyleyebilirim.


Afgan yazarın bu romanı, önce monarşi, sonra Sovyet işgali, daha sonra ise Taliban'ın baskı rejimi ile yönetilen Afganistan'da geçiyor. Monarşinin hüküm sürdüğü son yıllarda on - on iki yaşlarındaki Emir ve Hasan arasındaki dostluk ilişkisi, Emir ve babasının Sovyet işgali sırasında Amerika'ya kaçarlarken arkalarında Hazara kökenli (dışlanan bir etnik azınlık) Hasan ve babası Ali'yi bırakmaları, ama vicdan sorgulaması yıllar boyu süren Emir'in günün birinde yeniden o topraklara dönmek zorunda kalarak sancılı bir hesaplaşma sürecinden geçişi son derece sürükleyici bir şekilde anlatılmış. Romanda Emir ve Hasan arasındaki dostluk (!), kahramanlık ve korkaklık, ihanet ve sadakat, güçlü bir baba karakteri ve oğul arasındaki ilişki çok güzel aktarılmış. Kitap, cehaletin ve kinin egemen olduğu baskı ve korku rejimlerinin yalnızca daha fazla acı, parçalanma ve yıkım getirdiğini tüm dehşetiyle ortaya koyuyor. Afgan kültürüne ve yönetim yapısına dair de fikir edinmemizi sağlıyor.

Kitaptan hoşuma giden bir alıntıyı da buraya koymak istedim. Henüz baskı rejimlerinin hüküm sürmediği monarşi yıllarında küçük bir çocuk olan Emir ve viskisini içen babası arasındaki konuşma:

Emir - "Okuldaki din hocamız Molla Fethullah Han içki içmenin günah olduğunu söylüyor!"

Baba - "Mollalar ne derse desin, yalnızca bir günah vardır. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki tüm günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğünde bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden kocasını, çocuklarının elinden ise bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın ya da birini aldattığın zaman, doğruluğu ve haklılığı çalmış olursun. Çalmaktan daha kötü bir suç yoktur. İster bir can olsun, ister bir dilim ekmek... Çalmak aşağılıktır. Eğer yukarıda bir yerde bir Tanrı varsa, umarım benim viski içmem ya da domuz yememden daha önemli meselelerle uğraşıyordur."

Boğazınızın düğümlenmesine ve midenize yumruklar oturmasına neden olacak bu dokunaklı hikayeyi okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Not: Bu romanın filmi de 2007 yılında gösterime girmiş (Google'dan öğrendim. Daha önce hiç dikkatimi çekmemiş olması ilginç geldi!). Film ile ilgili okuduğum birkaç eleştiri ise özellikle son bölümlerin çok hafif kaldığı ve romanı kadar etkileyici olmadığı yönünde. O yüzden filmi izleyecekseniz bile önce romanı okuyun derim! Sonra benim yarın yapacağım gibi DVD'sini aramaya çıkabilirsiniz! :)

4 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

sevgili İmge bende yeni bitirdim kitapı o kadar lezzetliydiki hala etkisi üstümde ve yeni bir kitapa başlayamıyorum :) ben bin muhteşem güneşi daha evvel okudum hemen ardındanda uçurtma avcısını..
hiç bir film kitap satırları kadar olamıyor malesef..ben bu kitapları okurken bambaşka bir alemdeydim..seyrederken yönetmenin gözünden göreceğiz ama film olarak izlemek özellikle bu fim için beni heycanlandırıyor açıkcası..
bin muhteşem güneşde kadınlığımızla ilgili çarpacak sanırım araştırmalarımın sonucu film haklarını almışlar kısa sürede bu kitapında filmini izleriz..
şimdi tatil sırası bende çok sevgiler Antalya'dan sana

İmge Tan dedi ki...

Bin Muhteşem Güneş'in de filmi çekilecekse bir an önce kitabını okumalıyım! Gerçi ne kadar erken başlayabilirim bilmiyorum, çünkü 700 sayfalık Kraliçenin Soytarısı'na başladım bile! :) Aslında itiraf ediyorum, biraz da mola olsun diye bu kitabı seçtim. Zaten gündemi izlerken içimiz sıkılıyor, tatilde seçtiğim kitaplar da süperlerdi, ama konu olarak son derece ağır ve etkililerdi. O yüzden biraz kafa dağıtmaya ihtiyacım var diyerek İngiltere saraylarındaki entrikalara döndüm yine! :) (Off, çok uzatmışım!)

Benden de Antalya'ya sana ve ailene kucak dolusu sevgiler. GÜzel bir tatil geçirmen dileğiyle...

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

banada aferim yani nasıl başardımki tüm kitap kelimelerinin hepsi aynı bitermiş gibi yazmışım üstelik bunu imge gibi birine yapmışım özür imge :(

İmge Tan dedi ki...

Tatil modunda olduğundandır Kıymet, yani son derece normaldir.:)) Seni bilmiyor muyuz sanki, aşkolsun.