Kocaman bir Balık Yakaladım!!

Nişantaşı'ndaki Tunaman Pasajı'nı bilirdim, ama reklam satışı yaptığım kısa bir dönem sonrasında hiç uğramamıştım. Siz de hatırlarsınız o eski halini... Sessiz, sakin, kendi halinde birkaç mağaza... İçinde dekorasyon dergilerinde ürünlerine bol bol yer verilen Ahmet Kaleli mobilya olabilir, ama hangimiz sürekli mobilya alışverişine çıkıyoruz ki?

Neyse, annem ve babamın şu son İstanbul'a gelişlerinde yaptığımız Nişantaşı turunda Tunaman Pasajı'na kocaman bir Mudo Concept açıldığını keşfettik (daha önceki yazılarımda bahsetmiştim). O da tamamen şans eseri oldu. Babam ve öğle yemeği molası veren kardeşim City's Starbucks'ta buluştular, ama biz kadınlar alışveriş turu hızımız kesilmesin diye gezmeye devam ettik. Onların yanından ayrılıp City's'in Starbucks'a yakın olan arka kapısından çıkınca önümüze Tunaman Pasajı'nın kapısı geldi. Orayı da geçiş olarak kullanıp, diğer kapısından çıkacaktık ki bir girdik pir girdik! Ve kendimizi kaybettik!

Mudo Concept'e bayılırım (antiaging saatinden de hatırlayacaksınız). Ama indirimde olan Mudo Concept'lere daha çok bayılırım! :) Kocam ise indirimde olan Mudo Concept'ten korkar, çünkü onu Mudo Garage ile karıştırır! Yıllar önce Mudo Garage İndirim Günleri'nin birine onu da götürmüştüm ve o hâlâ onca şey arasından gördüğü kırık vazo ve çerçeveleri hatırlıyor!! Gazetede çıkan "Garage Satışları Başladı" tarzı ilanlara tepkisi genellikle 'Ya, beni götürme ta oraya kadar, ayağı olmayan vazo görüp de ne yapacağız!' olur. :)

Neyse, bu arada bakmayın siz kocama, ben Mudo Garage'dan da çok şey almıştım zamanında... Hatta o da küçük rakı kadehlerinden almıştı, hem de çok beğenerek...

Bu kez annem ve babamla tavaf ettik bu kocaman Mudo Concept'i! Artık bana çok yakın bir Mudo Concept olduğunu bilmek süper! Burası hiçbir şey almadan da dolaşmaktan çok keyif aldığım bir yer çünkü...

Ama bu kez aldım! Hem de geçen hafta sonu kocamı adeta sürükleyerek götürdüm ve annem ve babamla dolaşırken gözüme çarpan o koca balığı aldım! Görür görmez beni çok mutlu eden objelerden biriydi ve hâlâ da öyle! Ama kocamın onayı olmadan da almak içime sinmediği için kendim alamamıştım. Şimdi ise baş köşede duruyor koca balığımız! :)
























Neden olduğunu bilmiyorum, ama ben balık figürüne bayılırım. Belki de burcumdan kaynaklanıyordur... Bu da ilk görüşte aşk yaşadığım bir balık oldu diyebilirim! Zorla gelen kocam ise evimize Uzakdoğu işi dekoratif davullar, dolaplar ve puflar almaya kalktı, ama zor durdurdum kendisini! Çok güzel ve zevkli şeyler vardı, ama bu seferlik Balık'ın yeterli olduğunu düşündüm. (Evin yeme-içme, kültür-sanat, gezi, dekorasyon sorumlusu ben olduğum için bu konularda son söz benimdir. O yüzden İso'cum da davul ile vedalaşmak zorunda kaldı. Gerçi benim de aklım kalmadı değil o davulda, ama yer problemi yaratabilecek bir şey olduğu için hâlâ çok emin değilim.)

Yazın balkonda kedime, kelebeğime ve sevişgen sineklerime karşı kahvemi içiyordum. Kışın işe karşılıklı kahve içeceğim bir balığım oldu. Bu arada hâlâ ismini koymadım. Yaratıcı fikirlerinize de açığım. Sizce onun adı ne olmalı?

1. Not: O bir dişi!
2. Not: "Nemo" diyene kafa atarım! :)

6 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

1.süslü ya da
2.pullu
:)

İmge dedi ki...

ikisi de çok uygun kendisine, di mi ablası? :))

mutfakfaresi dedi ki...

1-Talat balık ("a" harfleri Türk filmlerindeki Ediz Hun gibi telafuz edilecek.)
2-Wanda ( kızma kızma tamam!)
3-Aynalı sazan
4-Jaws
5-Fiş (iğrenç deme nolur)

:o))))

Imge dedi ki...

1 - Telafuz ok ama Talat olmaz, o bir dişi!
2 - Yorum yok! :)
3 - Hımm, olabilir.. Fosforlu Cevriye gibi ama daha safçası..
4 - Yok ablası, yanlış anladın sen onu..:)
5 - Valla sözlü olarak duysam "iğreeeeennnç" diyebilirdim, ama yazılı hali hiç de öyle gelmedi bak.. Hatta hoşuma bile gitti diyebilirim..:)

Aşkın Güngör dedi ki...

NEMO!!!

Gel hadi gel!!!

Imge dedi ki...

valla çok pis gaza gelirim bilirsin.. :) ama bugün pek bir jöle kıvamındayım, o yüzden sana kafa atmiyciim işte!