Roma'da Yeme-İçme

Öncelikle hep birlikte hatırlıyoruz. Vatikan Müzesi'nden çıkar çıkmaz Vatican Cafe'ye gitmek yok!! :)

Roma'daki ilk günümüzde tur sonrası şehir dışında sayılabilen otelimize yerleştikten sonra kendimizi yeniden şehre attık. Dolayısıyla Termini İstasyonu'nda indiğimizde saat 21:00'e geliyordu. Hiç riske girmeden kendimizi oraya çok yakın olduğunu Roma Rehberi'nden bildiğimiz Pastarito'ya attık. Porsiyonların neredeyse iki kişilik kadar büyük olduğunu duymuştuk, ama o gün açlıktan ölmek üzereydik ve birer porsiyon makarna söyledik. Aşağıda gördüğünüz koca porsiyonları da afiyetle yedik. Pastarito'yu kesinlikle tavsiye ediyorum. Şaraplarını beğenmedik, ama makarna bir harikaydı! (Adres: via Gioberti, 25 00185)

















Trastevere'de pizza yememiz gerektiğini son günden bir önceki akşam öğrendik. Hemen son günümüzün öğle yemeği için oraya gittik, ama hayal kırıklığına uğradık. Çünkü neredeyse tüm restoranlar 3 ile 7 arası kapalılardı. Açık olanlar ise pizza fırınlarını akşam açtıklarını söylediler. Dolayısıyla orada da muhteşem bir beyaz şarap eşliğinde harika makarnalar yedik. Hislerime güvenirim, eğer siz de bana güveniyorsanız, Roma'ya gittiğinizde Ristorante Griglieria Pizzeria'ya akşam yemeği için gidin ve pizza yiyin. Kesinlikle güzel bir yemek olacağından eminim. (Adres: Via Cardinale Merry del Val, 16 b 00153 Trastevere)






















Campo di Fiori'de Saby's restoranın pizzasını, lazanyasını ve kırmızı ev şaraplarını öneriyorum. Hemen meydana gelir gelmez görebileceğiniz bir köşede olduğu için adres vermeme gerek yok diye düşünüyorum. Bu meydanda ayrıca akşam üzeri dışarıya atılan masalarda içkinizi yudumlayabileceğiniz Taverna del Campo'yu da öneririm. Bu arada bizim gibi Montecatini'de kalanlara da yine harika pizzası, şarabı, parmesan peyniri ve makarnası olan Pizzeria Trattoria Il Vicolo'yu tavsiye ediyorum.(Adres: Via Bovio N:1/A 510156)

Bizim restoranlar konusunda hiç şikayetimiz olmadı. Pizza ve makarnalara genellikle bayıldık. Bu arada benim gibi tuzlu yiyen bir insan, bir kez bile gelen yemeğin üzerine tuz ekmedi! Yani İtalyanlarla tuz konusunda da anlaştık diyebilirim. Şimdiden hazırlıklı olun, bir tane bile "Restaurant" tabelası görmeyeceksiniz. Ya "Ristorante" ya da "Trattoria" tabelalarıyla karşılaşacaksınız. Hem de en turistik yerlerde bile! Kendi ülkesinin turistik bölgelerinde bir tane bile Türkçe tabela göremeyen biz Türklere bu durum garip gelebilir diye belirtmek istedim!!

Bu arada hemen her restoranda içtiğimiz ev şarapları süperdi. Ama meşhur Chianti şarapları konusunda çok anlaşamadığımızı hemen belirteyim. Şaraptan iyi anladığımı söyleyemem, herhangi bir iddiam yok, herkes bayılarak içtiğine göre eminim çok kaliteli de bir şaraptır ve biz de birkaç kez içtik (ve hatta iki şişe de aldık). Ama yine Toscana bölgesi şaraplarından biri olan Montepulciano benim favorim oldu. Giderseniz mutlaka deneyin. Ben bayıldım bu tada!






















Roma'nın dondurmasının da meşhur olduğunu biliyorsunuz. Oradaki dondurmalardan sonra bizim buralarda Roma dondurması diye satılan şeyleri ancak "şey" olarak tanımlayabileceğimizi düşünüyorum. (Bu arada Floransa ve Siena'daki dondurmalar da süperdi!) Birçok değişik yerden değişik aromalı dondurmayı denedik, ama Roma'da en çok Blue Ice'tan dondurma yedik!
Kesinlikle tavsiye ediyorum. Blue Ice bir dondurma zinciri. O yüzden pek çok meydanda ve yerde karşınıza mutlaka çıkacaktır.



















Bu arada meraklıları için Roma'da bir Hard Rock Cafe olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. Via Vittorio Veneto Caddesi üzerinde yemek yediğimiz bir akşamı da Hard Rock Cafe'de sonlandırdık. Burası çok şık bir cadde, restoranlardaki fiyatlar normalin biraz daha üzerinde. (Ama hiçbir yerde bizde olduğu gibi çok uçuk fiyatlarla karşılaşmıyorsunuz, hesabınız az çok belli yani.) Burada yemek yemeyi düşünüyorsanız, pizza veya makarna yerine deniz ürünleri veya et tercih etmenizi öneririm. Dediğim gibi geceyi erken bitirmek istemeyenlerdenseniz çıkışta Hard Rock Cafe'ye gidebilirsiniz.





















İyi bir haberim daha var. Hard Rock Cafe'nin çok yakınında Barberini metro durağı var! Yani son metronun son dakikasına kadar içmeye devam edebilirsiniz! Yabancı bir yerde bundan daha büyük bir rahatlık olabilir mi? :)

4 yorum:

FOTOĞRAF TARİHİ dedi ki...

Umarım alıntı değildir. Gezip görmüşsündür. Bu blog muhteşem. Gidemeyenler için gitmiş gibi olma şansı veriyorsun. Sağol...

Imge dedi ki...

Çok teşekkürler.:)

Bu arada blogumdaki hiçbir gezi yazısı alıntı değildir. Gezdiğim yerler veya yaşadıklarım ile ilgili izlenimlerimi paylaşmaya çalışıyorum. Yani fotoğraflar da yazılar da el emeğimdir! :)Beğendiğinize çok sevindim...

Sevgiler.

Adsız dedi ki...

keşke bu blogu İtalya'ya gitmeden evvel okusaydım...gezdiğim bi yeri daha önce hiç görmemişçesine imrendim doğrusu...zamanı verimli geçiren turist diye buna denir.

Imge dedi ki...

Teşekkürler.. :) Bir dahaki sefere keşke dememek için gezi yazılarımın hepsinin kategoriler halinde yer aldığı diğer bloguma göz atabilirsiniz:

http://imgegeziyor.blogspot.com

Sonraki durağınız için yardımcı olabilmeyi umuyorum.

Sevgiler.