Ziplenmiş ve Zimlenmiş Deterjanlar!!

Bugünlerde en gıcık olduğum şeylerden biri. Canım 9 kiloluk deterjanım tamamen bitene kadar yenisini almamaya direndim. Neden? Belki yine aynısından bulabilirim, bir market köşesinde beni bekleyen bir 9 kiloluk paket duruyordur diye düşünerek! Çünkü bütün markalar sözleşmiş gibi aynı anda 9 kiloluğun yerini tutan 6 kiloluk paketlere geçiş yaptılar. Zaten hepsi bu 6 kiloluk sıkıştırılmış paketlere geçmese de fark etmezdi, çünkü deterjanımı kolay kolay değiştirmem! Dolayısıyla beni ilgilendiren tek bir deterjan var ve o da illa ki Ariel olacak! (ve mümkünse Dağ Esintisi)

Ama Ariel'e de gıcık oldum işte! 9 kiloluk paketler de kalsaydı olmaz mıydı sanki? Bugün o daha kuvvetli olduğu ve 2 ölçek yerine 1,5 ölçek kullanırsak aynı etkiyi alacağımız iddia edilen ve içine mavi noktacıklara ilave olarak kırmızı abuk subuk parçacıklar da eklenmiş olan deterjanı ilk kez deniyorum. Eskiden çamaşırlarımı asarken reklamlardaki kadınlar gibi onları koklayıp kendimden geçerdim. Şimdi ise aynı kokuyu alamıyor gibiyim! Psikolojik de olabilir, grip olduğumdan da olabilir, ama ben 9 kiloluk deterjanımla 40 yıkama yapmak istiyorum, 6 kilolukla değil! Zaten acaip kıl oldum o bücüre! Hayatta 40 yıkama falan yapamaz bu! Ben o güzel kokuya ulaşmak için daha bol kepçe davranarak muhtemelen 35, bilemedin 30, en kötü ihtimalle 25 ya da 20 yıkamada garanti bitiririm kendisini. Tasarruf bunun neresinde? Kandırılıyor muyum ne?!

Solda aslan kral eski paketi, sağda ise yeni yetme bücürü görüyorsunuz:






















Bir de deterjan reklamlarında da sizce de işin suyu çıkmış durumda değil mi? Yine Ariel'in Pro-Zim 7 teknolojisiyle üretilen deterjanından örnek verelim. Gösterilen laboratuvar, beyaz önlüklü bilim adamları, tuhaf terimlerle falan sanırsınız NASA'nın üslerinden birindeyiz. Eskiden dere kenarına inip sabunla çitileme yaparak ya da dümdüz deterjanlarla merdaneli makinalarda çamaşırlarını yıkayan ve sakız gibi bembeyaz yapan kadınlarımız bu reklamları gördüklerinde en iyi ihtimalle gülüyorlardır diye düşünüyorum. Hem de ağızlarıyla değil!


Neyse, bunu da geçtim. Teknoloji ilerledi ve reklamın çok önemli olduğu günümüz dünyasında havalı görüntüler ve isimlerin de büyük önemi var, işler böyle yürüyor, falan filan... Peki saçı başı bilim uğruna ağartmış o koskoca bilim adamının bembeyaz kumaş parçasını paslı bisiklete sürmesinde tuhaf bir şeyler yok mu sizce de? O NASA üssü gibi görünen ve ileri teknoloji üreten laboratuvarda "pas tozu" falan yerine kocaman bir paslı bisiklet duruyor ve bizim bilim adamı da eğilmiş bisikletin üzerindeki pasları bezle siliyor!


Ama sonrasındaki iddia daha da garip! Bu kumaş önceden Ariel ile yıkandığı için üzerine sadece su bile tutsan leke çıkabiliyor! Çünkü Ariel kumaşın yıpranmışlığını gidermiş ve yenilenen ve güçlenen kumaş da lekeyi daha az tutarmış! Bir de bunu da grafiklerle anlatıyor bilim adamımız. Önce tel tel olmuş bir kumaş ipi görüyoruz, sonra Ariel'le yıkanan bu ipin o tel tel hali yok oluyor ve sağlıklı tek bir ip haline dönüşüyor. (Hani şu yıpranmış saç tellerindeki durum söz konusu!) Anlayacağınız lekeyi tutan da o saçaklanmış dokuymuş. Ariel de o saçakları yok ettiğine göre çamaşırlarınız artık leke tutmayacakmış. O zaman "anne, kazağım tiftik tiftik olmuş!" ya da "karıcım, pantolonum erpimiş, ne yapsak acaba?" diyen ev ahalisine vereceğiniz cevap belli. "Bekle hayatım, ben şunu bir Ariel'le yıkayıp geleyim de yepyeni olsun!!"

Bunun tek bir adı var: Palavra! Ve dünyanın tüm bilimadamları toplansalar ve bir deterjanın çamaşırların yıpranan dokularını onardığını test edip onaylasalar da inanmayı reddediyorum! (Dodi keseciğini anlatan bilim adamı (!) bile daha ikna edici bence!)

Bu palavrayı en sevdiğim markalardan birinin reklamlarında kullanmasına fazlasıyla gıcık oldum. Ama bücür boyuna ve inandırıcılıktan uzak reklamına rağmen Ariel'e bir süre daha devam edeceğim. (Sevdiklerimden hemen vazgeçmem!) Hatta belki yeniden şu 9 kiloluk paketleri ve Zim'siz teknolojileri kullandığımız o mutlu günlere geri döneriz. Kim bilir!

P&G, duy sesimi! :)

6 yorum:

Iraz dedi ki...

Haha çok eğlenceli yazmışsın, "bücür!" : ))))


Valla ben bildiğin hacı şakir bebek çamaşırları için olan granürle yıkıyorum çamaşırları. o da bücür ama pek bi masum görsen : )

Imge dedi ki...

Hımm, benim bücürle işim bittikten sonra senin bücürü deneyebilirim o zaman..:))

Yesil Dev dedi ki...

İmge Hanım Merhaba,
Ben Yeşil Dev..Ariel reklamlarinda pek gormediniz ama ben camarsır makinaları içinden camasir yıkama sonrasi cıkar ve elimi yumruk yapıp basparmagimi kaldırarak, ulkemiz kadınlarına guven veririm. Sizin eve gelmeyi unuttum bu gunlerde..ama merak etmeyin. Yesil Dev bir kaçırır iki kaçırır 3üncüsünde tertemiz yapar..hem de bir anda omzunuza konup size ellerini yumruk yapıp basparmagını kaldırıp "iste bu" diyerek..

Imge dedi ki...

Hahahaha..:)

Seni bir yerlerden hatırlıyorum sanki Yeşil Dev!! :)) Bir ara kapıdan bacadan her eve girip, kadınların yanıbaşında bitiverirdin! Ariel maskesi altına gizlenmiş olsan da tanıdım seni! Sen Persil Adamsın, değil mi? Neyse, şanslı günümdeyim demek ki! Ya o kabus adam Mr Muscle çıkagelseydi, nolurdu halim! :) Yeşil Dev kesinlikle daha güven verici!! :)

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

İmge, 2 numaralı ablamın çamaşırlarında yaşadığı sıkıntı ki kendisi iyi bir ev kadını kategorisine girer..bende dış dünyanın kadını olarak bana baskı yaptı ariele mail at bu ne rezalet ben Almanya da yaşadım Amerika da yaşadım kendimi bildim bileli Ariel kullanıcıyım böyle rezalet görmedim beyazlarım morarıyor falan filan diye..bende mail attım kısa bir zaman sonra telefonla döndüler şikayetleri sıraladık numune istediler ücretsiz kargo gönderi sağlıyorlar..sonuç için henüz dönmediler ama alakalı oldukları kesin..(ben sahte ürün mü diye takıldılar diye düşünmekteyim)..neyse bu ablamın büyükleri var ki kendileri3 ve 4 numaradır ayrıca şahane ev kadınları ve beceri konusunda 1o numaradırlar..ve ben onların çamaşırlarını gördüğümde her seferinde kendimden utanırım kadın mısın sen de be diye..sanırsın ki yeni alınmış mağazadan da ilk yıkanışları gibi bembeyazın beyazı halindedirler..neyse konu açıldı ablamlara dert yandık hemen müdahale ettiler dediler ki üstünde çiçek olanı almayacaksınız o morartıyor ha birde bir sırlarını paylaştılar 1 paket ariel içine 1 küçük paket sabun tozu koyacakmışız karıştıracakmışız..yılların deneyimleri böyle diyor..biz ariel den sonuç beklemeden sonuca ulaştık..kendi ARGE çalışmamızı ariele sunmayı planlıyorum..üstelik ücretsiz ;)

Imge dedi ki...

Kıymet,

Deneyimli ablalarınla aynı fikirde olduğuma göre ev kadınlığı rolünde başarılıyım demek diye düşünüyorum..:) (hemen de kendime paye çıkardım..)

2 numaralı ablanın şikayetini ilettiğini yazmışsın.. gelen cevabı acayip merak ederim, benimle de paylaşmayı unutma, noolurr..

3 ve 4 nolu ablalarının tavsiyesini kesinlikle deneyeceğim. Sabun tozu alıp, şu altı kiloluğun içine atayım bakalım..Zim teknolojisinden daha yararlı olacağına eminim!

Bu arada abla sayının üç olduğunu unutmuşum.. (daha fazla değildi di mi?! ) Eminim çok keyifli bir şeydir ve küçük kız kardeş olmanın keyfini üç kat fazla çıkarabilirsin! :) Allah bozmasın (tık tık tık masaya da vurdum)!

Sevgiler..