Cimbom'lu Lalelerim

Size lale raporumu sunacağımı söylemiştim. Şimdiye kadar sesim soluğum çıkmayınca bozguna uğradım sandınız, değil mi? "Laleleri çıktıysa göstermeden duramaz, çatlardı şimdiye kadar" da demişsinizdir.. "Gitti oralara, bir de çiçek pazarından lale tohumlarını toplayıp geldi bakabilecekmiş gibi" diye de içinizden geçirmişsinizdir... "Peahh! Çiçeklerin önünde fotoğraf çektirmeye benzemez bu iş," demiş miydiniz? İtiraf edin bakalım!

İşte lale raporum:















Lalelerin tohumlarının bile görünmediği ilk resim 8 Mart'ta çekilmiş. Hemen yanında dört tane sarı-kırmızı lalenin göründüğü resimler 18 ve 23 Mart tarihli. Alt sıranın en solundaki resimde aynı tohumdan ikinci bir lalenin daha fırladığını görüyoruz (26 Mart). Hemen yanındaki resimde sarı-kırmızı lalelerim giderek coşarken ortada bir tane kırmızı bir ufaklık ortaya çıkıyor (30 Mart). Dün (1 Nisan) itibariyle ise o kırmızı ufaklıkların sayısı da dördü buluyor.

Az önce balkona baktığımda bu kırmızı ufaklıkların büyüdüklerini ve altlardan yeni kırmızı lalelerin çıkmak üzere olduğunu gördüm. Sarı-kırmızılılarla ise vedalaşmak üzereyiz. Gördüğünüz gibi bir yeteneğim daha ortaya çıktı. Lale yetiştirebilen bir blog yazarıyım ben! :) Gerçi bunu kendime mal etmem ne kadar doğru bilmiyorum. İstanbul olarak bu kışı Amsterdam gibi geçirdiğimiz için laleler de kendilerini memleketlerinde sanarak coşmuş olabilirler.

Sonuç ne olursa olsun, onlar sahibinin sesi ve benim Cimbom'lu lalelerim işte. Ve bir iki hafta içinde ayrılacak olsak da seneye yine buluşacağız onlarla. İstanbul'da lale zamanı bu kez benim balkonumda başladı, a dostlar! :)

13 yorum:

ihsan dedi ki...

Gercekten mukemmeller soylemeden gecemeyecegim. Bu kadar gorsel bu kadar atak ve bu kadar coskulu... Birde ustune ustuk Cimbom'lu daha ne olsun:))

Imge dedi ki...

İhsan Bey,

Cimbom'lu laleler tamam da sizden bir konuda bilgi bekliyorum, unuttunuz galiba..:) Öpüldünüz..

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Heyo cimbomlu laleler çok güzeller :) Bence Amsterdam'a bir daha yolun düşerse lale tohumu da al derim:)

Bu arada Marken, Volendam nefis yerler :)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Harika görünüyorlar. Bitkilerin insan ruhuna iyi geldiği söyleniyor. Onlarla konuşuyor musun sen de? Benim annem hep çiçekleriyle konuşur :)

gürüg dedi ki...

İmgoş,Laleler harika inşallah bizimkiler de aynı olur,ancak cimbom için ifadelerin beni karamsarlığa itti,hiç şansımız yokmu :)))

Imge dedi ki...

Ata,

Onlar Amsterdam laleleri zaten.. :) Ama bir daha gidersen al diyorsan o başka.. Bence bu kadarı bana yeter, hatta beni senelerce idare eder..

Bu arada Volendam ve Marken'e de gittik, çok güzeldi.. Ama Volendam'daki peynir fabrikası ve tahta ayakkabıların yapım atölyesini gezmeyi atlamışım.. :( O yüzden bir daha gitmemiz şart oldu! :)

Aydan Atlayan Kedi,

Ben çiçek bakma özürlüsüyümdür.. Bakma böyle şevkli olduğuma.. bu laleler beni hiç uğraştırmadan coştukları için ben de coştum.. Yoksa genelde çiçeklerimi kaderleriyle baş başa bırakırım. Bir nevi Survivor yarışmacısı gibi yaşarlar balkonda kendi başlarına..:)

Gürken Abi, :)

Valla sizler gibi çiçek üstatlarının "inşallah bizim çiçekler de sizinkiler gibi olur" dediğini duymak bile başlı başına bir zafer benim için!! Heyoo! çok mutlu oldum.. :)

Cimbom'la ilgili de kötü bir şey söyler miyim hiç.. Lalelerden ayrılırız yakında demek istemiştim.. Yoksa en büyük Cimbom tabi ki..:)

Öpüyorum..

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Hay allah tembelliğimden linke tıklamadığım için çiçek pazarını İstanbul'da sanmışım :)) Bir daha yolunuz düşerse Zaanse Schans'a da uğrayın açık hava müzesi yel değirmenleri var :)

Parpali dedi ki...

Çok güzel görünüyorlar. Ben son senelerde neredeyse nefret ettim lalelerden, Büyükşehir belediyesi sayesinde. Sağolsunlar insanları bir şeyden uzaklaştırmak için onlardan başarılısı yok bu kentte. Bu arada, "Evlilikte ufak tefek cinayetler"i önermişsin. İzlediysen yorumlarını duymak isterdim. Geçen sezon izlemiştim ben. Ve aklıma tekrar izlemek istediğim "Ermişler ya da Günahkarlar" geliyor hemen. Haluk Bilginer oynuyordu yine ve ben bayılmıştım o oyuna.

mutfakfaresi dedi ki...

vah vay vay sayın seyirciler. olayın rafineliğine bakar mısınız. hatun Amsterdam'dan lale tohumu alıyor ve Beşiktaş'taki malikanesinin balkonunda arz-ı endam ettiriyor. o çiçeklere acilen nazar boncuğu yazıyorum birer tane :o)))

Imge dedi ki...

Tülay,

Büyükşehir belediyesinin insanı bir şeylerden nefret ettirme konusundaki başarısı konusunda hemfikiriz.. Lalelerle ilgili de baya bir fısıltı gazetesi olmuştu, ama yine de çevreyi güzelleştiren bir şey olduğu için pek kızamadım ona..

Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler oyununu ben de geçen sezon izlemiştim ve çok beğenmiştim. Afişin üzerine tıklayarak oyun hakkındaki yazımı okuyabilirsin.. Arada bir eskiden izlemiş olduğum ve hâlâ oynayan eski etkinlikleri de "öneri" köşesine koymaya karar verdiğim için orada duruyor kendisi..:)

Özleeemmm,

Özlemişim sesini duymayı..:)) Güzel olmuşlar di mi ablası? Nazar boncuğunu iyi akıl ettin bak..:)

Bu arada bahar geldi, havalar güzelleşti, bir buluşma planı yapmak farz oldu bence..Ne dersin?

mutfakfaresi dedi ki...

İmgecim önümüzdeki hafta sonu Mehmet'in toplantıları var ve şehir dışında olacak. Cumartesi sabahı İstinye Park veya Kanyon'a gelmeyi düşünüyorum. Kerem bebekle elbette.:o) Bize takılsan diyorum?

Imge dedi ki...

Özlem,

Sabah dedin korkuttun beni şimdi.. Öğlen ya da öğleden sonra demek istemiş olabilir misin? :))

Şaka bir yana, büyük ihtimalle önümüzdeki Cumartesi bana da uyar gibi görünüyor. Durumda bir değişiklik olmazsa haftasonuna doğru yer ve zaman detaylarını da netleştiririz o zaman.. Ay ay ay, çok heyecanlı..:))

mutfakfaresi dedi ki...

biz trafiğe kalmayalım diye sabah yola çıkıyoruz. zaten Kerem bebek sağolsun, hafta içi uyanmak bilmiyor ama hafta sonu saat 6:30 gibi adam her türlü aktivite için hazır ve nazır. Sen bize daha geç bir saatte katılabilirsin. biz de o arada sen gelene kadar bir sürü mağazayı gezmiş oluruz. heyecanlı di mi? :o)