Gıcık Olduklarım #4

Bu ayın gıcığını açıklıyorum: IKEA!

Neden mi? Genelde senede bir IKEA krizim tutar ve banyoya, mutfağa raflar, küçük dekoratif dolaplar, kitaplıklar almak hevesiyle mağazalarına giderim. Genellikle eve IKEA katalogunun ulaşmasından sonraki birkaç gün içinde kendini gösteren bu krizin sonrasındaki bir hafta içinde IKEA'ya gitmek dışında bir çaresi yoktur. Bu sene de katalog geldi, ben kıpırdanmaya başladım ve İso da başına gelecekleri anladı! İki hafta önce Bayrampaşa mağazasının yolunu tuttuk.

Buraya kadar iyi hoş değil mi? Şimdi gıcık olduğum bölümlere geliyorum. Birincisi genellikle koca mağazada benim (ve çevremdeki birkaç kişiden daha duydum, ama kendi adıma konuşmaya devam edeyim) beğendiğim ürün sayısı her kategoriden iki ya da üç tane falan oluyor. Büyük bir hevesle girişten aldığımız not defterine yine girişten aldığımız minik IKEA kurşunkalemleriyle ürün kodlarını, ebatlarını, fiyat ve miktarını yazıyorum. Mağazadan çıkana kadar alışveriş arabasına o ana kadar aklımızda olmayan ama promosyonlu diye gördüğümüz tuvalet fırçası, mumluk, elma dilimleme aleti, masa lambası, çerçeve, ayna, ıvır zıvırı atmış oluyoruz. Kasaya gitmeden önce asıl ihtiyacımız olan ürünleri almak için demonte haldeki ürünlerin reyonuna gittiğimizde seçtiğimiz ürünlerin hiçbiri kalmamış oluyor! Ve o kadar yolu gidip o kadar saat harcamamızın karşılığında alakasız ürünlere bir dolu para verip, üstüne bir de İsveç köftesi yiyip dönmüş oluyoruz. Sonra da "Neyse canım, değişiklik oldu işte!" diye kendimizi avutuyoruz. :)














Bu sefer kendimizi avutma faslından sonra azimle eylemlerime devam ettim ve IKEA'nın web sitesinden şansımı deneyeyim dedim. Bir baktım "Bir Tıkla Sizdeyiz!" diye bir yer var. Aman Tanrım, şanslı günümdeyim. Türkçe bilen her insan gibi burada anlatılan hizmeti "siparişimi veririm, ürünler de belli bir ücret karşılığında kapıma gelir" olarak algıladım. İstediğim raf ünitesini buldum. İçine depolama sepetlerinden seçtim. Birkaç ilave çerçeve ve duvar şaraplığı da ekledim. Hepsinin ürün kodunu ve diğer detaylarını ilgili forma yazarak siparişimi gönderdim. Orada yazdığı gibi en kısa zamanda bir IKEA yetkilisinin aramasını beklerken dört gün sonra gelen bir mailde şöyle yazıyordu:

"Ikea mağazasının bulunduğu şehirlere online satışımız bulunmamaktadır. İlginize teşekkür ederiz."

O gün bu gündür sinirden diken diken olmuş saçlarımın yatışmadığını gören İso'cum durumun vehametini anlayarak bu hafta sonu Ümraniye mağazasına gitmeyi bile önerdi! Ama sonradan küçük bir raf ünitesi için iki hafta sonunu da IKEA yollarında geçirmenin anlamsız olduğuna karara verdik. Artık aldığımız IKEA çerçevelerinin önünden geçerken, asabi gülüşler eşliğinde birbirimize "IKEA evinizin her şeyi..." melodisini söylüyoruz. :)

Neyse, bizim sinirimiz elbette geçer gider, evimize raf da dolap da buluruz bir şekilde, ama IKEA gibi kurumsal ve sevdiğim bir firmanın beni hayal kırıklığına uğrattığını söylemem gerekiyor. Ürün stokları konusunda önerilerde bulunacak kadar bilgili bir ağız değilim, ama en azından web sayfalarındaki o "Bir Tıkla Sizdeyiz" kandırmacasını oradan kaldırmalarını önerebilirim.

(Resmi buradan aldım.)

10 yorum:

Doğa dedi ki...

Sanırım benim şansım Doğa yüzünden neredeyse her gün İKEA da soluğu almam.. beğendiğim bir şey varsa eğer..ilk gören ve alanlardan oluyorum hali ile :) Ama web sitesinde ki " bir tık " mevzusunda haklısın.. eğer boyle bır uygulama verılmıyorsa sasırtmaca nıye..

Sevgıler...

Imge dedi ki...

Doğa,

Haklısın, evdeki minik nüfus IKEA kullanımını ve mağazadan yararlanma oranını artırabilir. Bizler için de ilgi çekici yönleri ve oyuncağı bol bir yer aslında.. O yüzden ufak tefek ürünler alıp dönmemin benim için değil IKEA için problem olması gerek diye düşünüyorum. Zira züccaciyeci değil de mobilya mağazası olan o..:)

nymphea dedi ki...

Ben de Ikea'yi sevdigim kadar gicik oldugum ozellikleri de var.Ama yine de musteri cekmeyi cok iyi biliyorlar. Gecende bir alisveris merkezinde Ikea kanepesinin uzerinde fotografimi cektiler, hatira olarak 2010 katalog kapagina basili bir dergim olacak:) Eee ben de tabi onu almaya ve hediye menumu yemeye Ikea'ya gidecegim. Elim bos mu donecegim? Hic sanmiyorum:)

Imge dedi ki...

Nymphea,

2010 katalogları dağıtıldı bile.. Neredesin? Hangi kanepenin üstünde? Kaçıncı sayfada? Acilen haber bekliyorum..:)

Bahri K. dedi ki...

IKEA ve benzeri yerlere her gittigimde(hepsinde de istemeden,insanlari kirmamak icin),10ncu dakikadan itibaren kendimi o kadar cok rahatsiz hissediyorum ki,bir an once cikip gitmek istiyorum.Nedenini bilmiyorum.

Imge dedi ki...

Bahri,

Senin durumun biraz daha farklı sanırım: "Herhangi bir erkeğin herhangi bir alışveriş mekanında hissettikleri" kategorisine giriyor olabilir. :) O noktada ayrılıyoruz işte, çünkü her ne kadar alışverişkolik bir kadın olmasam da boş boş "ne var ne yok" gezmesi yapmaya bayılırım şahsen..

Sevgiler..

nymphea dedi ki...

Imgecim, aa yanlis anlattim galiba, yani hatira olarak bi tek bana ozel basacaklar o katalogdan:) Yani orada fotograf cekilen herkese ozel 1 tane basiyorlar ve kapakta olacagim:) Ama uzulme ben bulusurken getiririm yanimda, gorursun o zaman:)

Imge dedi ki...

nymphea,

:))) Ben de heyecan yapıp, hemen kataloga koşup bütün kanepeleri incelemiştim! :) Neyse artık.. Bayram sonrası buluşmasına kalacak hevesim. Görüşürüz..

Nalan dedi ki...

Harika bir anlatim, Two thumbs up!

Imge dedi ki...

Teşekkürler..:)