Barselona'nın Lezzet Durakları

Uzun bir otobüs yolculuğu sonrasında Barselona'ya vardığımızda saat çoktan 16:00 olmuştu. Şehir turu yapıp, otele yerleşip, üstümüzü başımızı değişip, kendimize gelmemiz ise saat 22:00'yi! Tam da İspanyolların yemek zamanı oluyor. Dolayısıyla hemen arkadaşlarımızdan aldığımız restoran tavsiyeleri listesinden birini seçerek gittik. Otelimize yakın olduğu için ilk gecemizde Cal Pep'i tercih ettik. Yakındı yakın olmasına ama henüz şehrin fazlasıyla yabancısı olduğumuz için yarım saatte bulabildik dibimizdeki yeri..:) Sonra da uzun bir kuyruğa girerek sıranın bize gelmesini bekledik.

Burası Barselona'daki pek çok yer gibi ağırlıklı olarak deniz ürünleri sunan, genellikle restoran kısmı günler öncesinden dolan, ama bar kısmı olan (ve bence daha keyifli olan) bölümünde ise duruma göre 15-30 dakika sıra bekleyip oturabileceğiniz bir yer. Sosyalleşmeye çok müsait. Herkes yan yana oturuyor ya da bekliyor ve gruplar arası sohbet doğabiliyor. Yemekleri çok lezzetli, servis elemanları çok ilgili ve güleryüzlüler ve İngilizce biliyorlar (ki bu oldukça nadir rastlanan bir durum). Ancak şunu da belirtmeliyim ki burası Barselona'da en yüksek hesabı ödediğimiz yer oldu. Gerçi çok fazla çeşit denedik, ama yine de diğer tapas barlardan biraz daha pahalı olduğunu söyleyebilirim. Ancak kesinlikle denemeye değer bir lezzet deneyimi. (Adres: PlaÇa de les Olles, 8 . Tel: 93.310.79.61)














Bundan sonrasında zaman sırasına göre değil yer sırasına göre devam edeceğim. Örneğin, Picasso Müzesi'ni gezdikten sonra oturabileceğiniz süper bir tapas bar bulunuyor. Burayı da birkaç arkadaşımızın (ki bunlardan biri de Ata'nın blogudur :) ) tavsiyesi üzerine not etmiştik. İyi ki de etmişiz. El Xampanyet, küçük ve tipik bir tapasçı. Yine her şey çok lezzetli, fiyatlar makul, ortamı şirin. Biz saat 14:00 gibi gittik. Yaklaşık bir saat sonra oradan çıkarken siesta için kepenkleri indiriyorlardı. O yüzden akşam gidecekseniz sorun yok, ama gün içinde gidecekseniz siesta saatlerine dikkat! Ama hangi saat olursa olsun mutlaka gitmenizi önereceğim bir yer burası. (Adres: C/Montcada 22, Tel: 93 319 70 03)














Sırada Cerveseria Catalana var. Muhteşem bir tapasçı daha. Aslında biralarıyla meşhur bir yer ve kendi ürettikleri biralar da var, ama biz her zamanki gibi tapaslarımızı seçtikten sonra bir şişe Cava siparişimizi veriyoruz. Barselona'da hemen her yerde cava adı verilen bu şampanya benzeri içkiyi içtik, çünkü içimi inanılmaz kolaydı ve soğuk içiliyor olması da önemli bir artıydı. Soldaki resimler bu mekana ait. Gaudi'nin Casa Battlo ve/veya Casa Mia'sını gezdikten sonra oralara çok yakın olan bu mekana kendinizi atıp soluklanabilirsiniz. Fiyatların da oldukça makul olduğunu belirtiyor ve denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. (Adres: C/Mallorca 236, Tel: 93 216 03 68)

Aşağıdaki resimlerin sağ sütununda yer alan fotoğraflar ise Jai-Ca tapas bara ait. Liman bölgesinde olduğunuz bir akşam bu lokal tapas bara gidebilirsiniz. Bu bölgede aslında çokça methini duyduğumuz El Vaso de Oro'yu denemek istiyorduk ama Ekim'e kadar kapalıydı. Aynı cadde üzerinde birkaç yerde daha bu durumu gözledik. Bilmediğimiz ve fazla turistik görünen yerlere oturmamak için hemen Google'a başvurduk. Sağ olsun o da bize Jai-Ca'yı gösterdi. Tıklım tıklım olan bu şirin tapasçı çok keyif aldığımız yerlerden biri oldu. Bu arada şimdiye kadar tapas seçimlerini İso'cuma bırakıyordum, ama o akşam bu görevi ben devraldım. İso'cum kendi seçtiği hafif tabaklardan sonra benim seçtiğim tabakları görünce "Ooo, İmge Hatun, Mercan'a çevirdin ortamı!" diye tepki verse de ben halimden memnundum. Tabi gecenin o saatinde bu kadar kızartma yedikten sonrası biraz sıkıntılı oldu, ama kesinlikle değerdi! Jai-Ca için metronun sarı hattı olan L4'e binip Barceloneta (yani plaj) durağında iniyorsunuz. Oradan yürüyerek "Calle Ginebra, 13" adresine geliyorsunuz. İşte bu kadar! Tabaklara nasıl yumulacağınızı da anlatmayayım isterseniz! :) Tel: 93 268 32 65















Bu dört tavsiye restoranı dışında birçok yerde daha mola verdik. Bunlar arasında özellikle Plaça Reial'in Jaume tarafına açılan köşesindeki Cerveseria Canarias ve La Ramblas üzerinde oturduğumuz tek yer olan Bodegon del Norte Marzan'a bayıldık. Las Ramblas turistik olduğu için hem fiyatlar daha uçuk olabilir hem de lezzet açısından beklediğimizi bulamayabiliriz diye düşünüyorduk. Gerçekten de yaya yolundaki cafeler öyle görünüyorlardı. Ama Plaça Catalunya'ya yakın olan bu tapas barda, inanılmaz zengin çeşitler ve oldukça makul fiyatlar olduğunu söylemeliyim. (Burada makul fiyat kriteri nedir diyenler için: dört beş tapas çeşidi ve bir şişe cavanın yaklaşık 35 EURO ettiği bir mönü makul sayılırdı.) (Marzan'ın adresi: Valencia 207 Tel: 933 232 645)














Bu kadar yere oturmamıza rağmen Vicky Christina Barcelona'nın çekimlerinin yapıldığı ve Picasso'nun favorilerinden olan ve Picasso tasarımı mönüsü olan 4 Cats için bir türlü zaman ayarlayamadık. Bir yerde paella denedik, ama çok bayılmadığımız için buraya yazmamaya karar verdim. Zaten paella aşkıyla gitmiş olmama rağmen tapasçıları görür görmez paellayı anında unuttum. O yüzden bir daha denemek aklıma bile gelmedi (İso'cum zaten paellaya "Allah'ın safranlı pilavı işte" gözüyle baktığı için benim hevesimi anlayamamıştı bile!). Ayrıca otelimizin hemen karşısındaki ara sokakta bulunan Farggi'den bol bol dondurma yedik. Benim damak tadıma göre İtalyan dondurmasının önüne geçen bu lezzet,İspanya'ya gidecek olan dondurma meraklılarına duyurulur!!

Not: Madrid'i ve Barselona'yı zaten oldukça detaylı bir şekilde anlattığım için genel notlar diye ayrıca bir yazı yazmayı düşünmüyorum. Ama benzer bir İspanya turu yapacaklar için son olarak üç noktayı daha belirtmeliyim:

1) İnanılmaz sıcakkanlı, yardımsever, ilgili insanlar. Anlaşmak için dil bilmeniz gerekmiyor. Zaten aralarından İngilizce bilenlerin sayısı çok çok az, ama mutlaka size yardımcı olmanın bir yolunu buluyorlar.

2) Ulaşım için Madrid'de 10'luk ulaşım biletlerinden almalısınız. Tek bilet fiyatı yaklaşık 1 EURO iken, 10'luk bilet fiyatı ise yalnızca 7 EURO. Ayrıca iki kişi 10'luk bilet alıp birlikte de kullanabilirsiniz. Barselona'da ise ulaşımı daha az kullanacaksınız. O yüzden 2 ya da 3 günlük biletler almak yerine tekli alabilirsiniz ya da sightseeing otobüsleriyle falan gezerseniz onları size sağladığı sınırsız ulaşım hakkını kullanabilirsiniz.

3) Barselona'ya Nisan başı ile Ekim sonu arasında bir dönemde gidecekseniz yanınıza mayolarınızı da almayı unutmamalısınız!

Sizlere iyi gezmeler, yemeler, içmeler...:)

2 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Harika bir yazı olmuş yine bunları okudukça yeniden oradaymışım gibi hissediyorum :) Cal Pep, Cerveseria'yı fotolarda görmek süper :) Çekilen fotolar, yenilenler Türk olduğumuz çok belli :) Bu arada Tapas'çıları görünce Paella'yı unutacağını ben de tahmin etmiştim :)

Ayrıca ben de Tapas'ların yanında Cava'dan başka bir şey içmeyeceğini de tahmin etmiştim, içimi müthiş değil mi ? Hele sıcak havada başka bir şey içmek istemiyor insan :) Biz 2 kişi her öğünde 1 şişeyi deviriyorduk :) 4 Cats'e gidememenize üzüldüm, yemekleri farklı değil belki ama ambiansı çok güzel bir yerdi. Bu arada bahsettiğin dondurmacıdan biz de dondurma yemiştik müthişti. Zaten Barcelona'da genelde dondurmacılar çok çok başarılı diyebilirim. Ne diyelim bir kez daha gideceğim bu harika şehire, orası kesin..

Imge dedi ki...

Ata, çok teşekkürler.. Bu güzel yerleri keşfetmemizde senin de payın var. :)

4 Cats'e gidemediğimize ben de üzüldüm. Bir dahaki sefere gidilecekler arasında hem orası hem de ünlü bir deniz ürünleri restoranı var. (Dario'ydu galiba...)

Ancak Adana'dan döndüğüm şu günlerde aklımda yalnızca diyet yapmak var!! :)