Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Bütün romanlarını çok severek okuduğum Ayfer Tunç'un son romanı Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura' Can Yayınları'ndan çıkar çıkmaz aldım. Bitirir bitirmez de darmadağın olmuş halimle oturdum bilgisayarın başına yazmaya. Umut ve Sanem'in hem birlikte hem ayrı ayrı hikayeleri beni çok derinden etkiledi. Bundan önceki Dünya Ağrısı romanıyla da kalbimi ağrıtmıştı Ayfer Tunç, bu kez ağrıtmakla kalmayıp paramparça etti. Evet, iç açıcı bir hikaye değil. Zaten nasıl iç açabilir ki her an ölüme bir adım daha yaklaştığını kesin bir netlikle bildiğin bir hastalık varsa baş köşede? Ama gerçekten okumaya çok değer, çok etkileyici bir kitap bu. Kesinlikle tavsiye ediyorum. 


Bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında aile travmaları (ki en sevdiğim konudur kendisi), kader ve acıların ele alındığı bir nevi "yalan dünya" hikayesi bu. Hem İstanbul hem New York'ta geçiyor, dolayısıyla araya acı nedeniyle konan ve acı çektiren bir mesafe de var. Hasta olan kadar hastaya aşık olanın da son derece dramatik bir yaşam öyküsü var ve boğazınızı düğüm düğüm ediyor bunca acı.

Alıntılar

* "Abim buna gerçekten güldü, gülüyormuş gibi yapmadan, kahkahayla. Gülerken acıyı unuttu. Gülmek varlığı ele geçirebilir diye düşündüm. Kısacık bir an için bile olsa gülmek pusuda bekleyen ölümü yenebilir. Bu yaşamaktır. Yaşamak zaten anlık bir şeydir. "

* "...Sızlanmayı seviyor... Bütün yenilmişler gibi geçmişine ağlayarak ve hayatına küfrederek yaşamaktan hoşlanıyor..."

* "Bir tabancam yok, çünkü intihar aklı başında bir iş gibi görünebilir."

* "Onları üzmemek için nasıl çabaladığımın farkında değiller. En soru da bu. Sevilmenin; olduğun gibi, acımayla ve acıyla sevilmenin nasıl ağır bir yük olduğunu bilmiyorlar."

* "Ya 'aburnee: Beni sen göm, senden önce ölmek istiyorum çünkü seni kaybetmeye dayanamam."

Ayfer Tunç hep yazsın, biz de hep okuyalım onun kaleminden ve kalbinden çıkan satırları. Üzecekse o üzsün bizi, ben razıyım şahsen. Ve çok normal bir süre olduğunu biliyorum ama yine de umarım bu kez dört yıl beklemeyiz sıradaki romanını okumak için.

İyi haftalar!

4 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Bu kitap konusunda olumsuzum. Ben de iki sayfalık bir eleştiri yazdım. Ancak artık blogda yazmadığım için yayınlamıyorum. Dilerseniz sizinle paylaşırım.

Imge dedi ki...

Çok isterim paylaşmanızı. Merak ettim doğrusu neden olumsuz olduğunuzu. Mail adresim blogda hemen yan tarafta, bekliyorum eleştiri yazınızı.
İyi günler.

özlem dedi ki...

Bazen kendi dertlerimizin dünyanın en acımasız derdi olmadığüını görmek için böyle iç parçalayıcı romanlar okumak gerekiyor galiba.

Imge dedi ki...

Özlem,

Belki de ondandır. Hiç öyle düşünmemiştim. Ben çok severim dram hikayelerini (dönüp bir kendi hayatıma baksam iyi olacak bu durumda galiba ;) ). Hayatın içinde olan bir şeyi niye yok sayalım ki zaten.