Yahşi Batı ve Ninni (ve Kazanan Yalnızdır)

Yılın ilk gününde merakla beklediğimiz Yahşi Batı için en arka sıranın ortasından yerlerimizi ayırttık ve 2010'a sağlıklı başlayalım ki öyle devam edelim diye düşünerek ve bir gün önceki yılbaşı soframızın etkilerini üzerimizden atmak için önce spora gittik. Akşam yemeği sonrasında bu kez de bahar gibi havanın tadını çıkarmak için yürüyerek G-Mall'a giderek koltuklarımıza kurulduk. Yahşi Batı başladı. İlk yarının sonuna geldiğimizde yalnızca bir iki tane espriye ve Cem Yılmaz'ın bazı yüz ifadelerine gülebilmiştik. Hatta ilk yarının sıkıcı bile olduğunu söyleyebilirim. İkinci yarı biraz daha hareketliydi ama ben bu filmden diğer Cem Yılmaz filmlerinden aldığım tadı hiç alamadım doğrusu. Hem de bilirsiniz, ben feci bir Cem Yılmaz hayranıyım. Şimdiye kadar her yaptığı işi çok beğenerek izledim ve bundan sonra da yine ilk izleyenlerden biri olmaya devam edeceğim. Ama sanki Cem Yılmaz bu filmde kendi potansiyelinin çok altında, çok ortalama bir film çıkarmış gibi geldi bana. Espriler vasattı. İsimler (Kızılkayalar, Bambi, İstenmeyen Tüy, vs) ve birtakım göndermeler (Jack Daniel, Johnnie Walker, Brokeback Mountains, Obama, vs) güzeldi. Karagöz oynatma ve Demet Evgar'la kanto sahnesi çok okul müsameresi havasındaydı. Yağlı güreş, bana ismi lazım değil serinin üçüncü filmini çeken birilerini hatırlattı!! Sonuçta şahsen Cem Yılmaz'dan kesinlikle daha keyifli bir film beklerdim. En bayıldığım sahne ve oyunculuk ise Brokebackli gay kovboy rolündeki Uğur Polat'ın olduğu sahnelerdi (filmin bitimindeki kamera arkası görüntüleri de dahil). Zaten bayıldığım bir oyuncuyu bir de bu rolde görmek beni çok eğlendirdi ve Uğur Polat beni bir kez daha oyunculuğuna hayran bıraktı. (Resim buradan alınmıştır.)

Sırada şarkı paylaşımı var. Şarkı değil de ninni mi desem acaba? Hatta rap ninni mi desem? Hatta politik mesajı olan bir rap ninni de diyebiliriz. En bayıldığım ve duruşuna hayran olduğum Türk sanatçılardan biri olan Candan Erçetin insanları uyutmak değil uyandırmak için bir ninni yapmış. Sözlerini Aylin Atalay ile birlikte yazdığı bu cesur ninni için kendisine buradan kocaman bir alkış ve teşekkür göndermek istiyorum. Candan Erçetin Ninni'nin olduğu yeni albümünün teşekkür yazısında da şöyle demiş: "Tam 5 yıl, 5 ay, 27 gündür susuyorum. Yaşıyorum, görüyorum, hissediyorum, düşünüyorum, yazıyorum ama susuyorum... Sanırım artık bir şeyler söylemenin zamanıdır..” (Bu paragrafta verdiğim Youtube linkini açamayanlar şarkının sözlerine buradan da bakabilirler. Tahmin edebileceğiniz üzere resmi de buradan aldım.)

Not: Bu arada şu an okuduğum (ve her an yarıda bırakabileceğim) kitap ise Paulo Coelho'nun Kazanan Yalnızdır adlı romanı, ama yarıya gelmiş olmama rağmen hâlâ daha beni içine alamamış bir roman olduğunu söylemeliyim. Paulo Coelho hayranı değilimdir ve her çıkan romanını da okuduğumu söyleyemem. Ama hepsinin konusunu az çok bilirim ve etrafımda da severek okuyan kişiler olduğu için onların da olumlu yorumlarını dinlemişimdir. Belki de Simyacı ve Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım dışında hiçbir kitabını okumayarak uzun bir aradan sonra dönüş yaptığım için pek adapte olamadım kitaba... Bir de çoksatanlarla ilgili bir derdim yok, ama yine o tribünlere oynayan tarzı görür gibi oldum ben bu kitapta, hoşlanamıyorum o yüzden bir türlü. Fikrim değişirse kitapla ilgili olumlu bir şeyler yazarım, ama değişmezse bilin ki sonuna kadar bu hislerle ve baygınlık geçirerek okumuş ya da yarıda bırakmışımdır. :)

11 yorum:

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki...

İmgeciğim mutlu yıllar olsun öncelikle..
Bende Yahşi Batı'yı ilk gün izleyenlerdenim bir arkadaşım ilk gün izlemek için birgün önce internetten bilet alıp en arka orta yer alayım derken en ön en ortadan izledim filmi :))Kimler izlerki buradan sorusun cevabınıda böylece öğrendim :)Kabus gibiydi..Arkadaşım kendinden film boyunca nefret etti ihi..
Yazdıklarına katılıyorum böylesi bir senaryodan çok daha eğleneceğimiz şeyler çıkar diye düşünmüştümki tüm çocukluğumun Pazarları Western film izlemekle geçti..Çok umduğumu bulamadım..Ama oyunculuk böyle bişey işte ki çok az bir süre gördüğümüz Uğur Polat farkını nasılda ortaya koymuş..Bayıldımmmm..Daha çok görmek istiyorum ben bu adamı ya..Diğer yazdığın herşeye katılmamak elde değil..Yeni filmlerde görüşmek üzere..

aslı koyuncuoğlu dedi ki...

Öncelikle ailenle birlikte sağlıklı ve mutlu yıllar.
Kazanan Yalnızdır kitabının ticari kaygılarla basılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum.Keza Vahşi Batı da aynı amaçla yapılmış bir film olabilir(izlemediğim için yorum yapamıyorum)

Imge dedi ki...

Kıymet,

İyi yıllar sana da.. Yılın ilk günü ilk sıradan film izlemek uğur getirir umarım!! :))

Cem Yılmaz'ı da bir an önce daha iyi bir filmle görmeyi umuyorum. İyi filmlerinde bile yerden yere vuruyorlardı, şimdi neler olacak çok merak ediyorum doğrusu.

Sevgiler..

Aslı,

İyi dileklerin için teşekkürler.. Sana da sevdiklerinle birlikte çok güzel bir 2010 diliyorum.. Tamamını okumuş biri olarak yorumunla birlikte kitabı elimden bırakmam an meselesidir!! :)

Sevgiler.

Zeynep Aşkın dedi ki...

Yılın ilk günü ben de izledim yahşi batı' yı. film hakkındaki yorumlarımız birbirine benziyor:))
P. Coelho'nun ise son kitabını okumadım. Ama Veronika ölmek istiyor ve Portobello cadısı' nı bitirebilmiştim; şöyle ki yarıda çok kitap bırakmışlığım da vardır. bunları tavsiye edebilirim....


Bu arada yeniyılla ilgili yazına bir yorum bırakmıştım ama yayınlanmamış:( Yazıyı çok beğenmiştim. İçimde kalmasın...

İnsanın iç sıkıntılarını, bilinçaltı korkularını tarayan tomogrofi benzetmesi çok hoşuma gitti...

Imge dedi ki...

Zeynep selam,

Yorumun üzerine Portobello Cadısı'nı okumayı deneyebilirim diye düşünüyorum. Annemde vardı galiba, ondan alayım bakalım.

Yeni yıl yazıma yaptığın yorumun gelmemesine çok şaşırdım. Çünkü yorumlar için onaylama seçeneği işaretli değil bende. Dolayısıyla yapılan her yorum direkt olarak yayınlanıyor. Küfür ve aşağılama olmadığı sürece de geri dönüp silmiyorum. (Hatta ne kadar abuk yorumların orada durmasına bile izin verdiğimi görmüşsündür.) Galiba sistemle ilgili bir problem olmuş o sırada.. Ama yazımı beğendiğine çok sevindim.

Eşinle ve sevdiklerinle birlikte çok güzel bir 2010 geçirmen dileğiyle..

Sevgiler..

nymphea dedi ki...

İmgecim, ben de Yahsi batı hakkında hemen hemen aynı seyleri düşünüyorum. İzlerken sürekli bekledim can alıcı bişeyler olacak olacak diye ama olmadı!! Ben de Cem Yılmaz'ı cook severim ve herkes elestirmesine ragmen Arog'u da begenmştim ama bu film içime sinmedi. Ya da beklentilerim çok yüksekti:)

Paulo Coelho'nun son kitabı da okunacaklarım arasında duruyordu ama bu yorumdan sonra öne başka kitaplar alabilirm sanki:P

P.s. youtube'u acamaıgım için dinleyemedim sarkıyı..

Imge dedi ki...

Nymphea,

Youtube konusunda destek istersen her zaman mailime beklerim..:)

Sevgiler..

Bahri K. dedi ki...

Filmle ilgili goruslerine katiliyorum hatta uzun bir sure sonra blog'uma biseyler yazma ihtiyaci duydum sadece bu filmden dolayi. :)

Imge dedi ki...

Bahri K,

Cola Turka sponsorluğuna bağlıyorsun durumu anlaşılan. Mutlaka etkisi de olmuştur ama ben bu film için "cem yılmaz'ın deneysel çalışması" diyip geçmeyi tercih ediyorum..:) denediği şey de ne yazık ki olmamış!

NzN dedi ki...

Paulo Coelho'nun son kitabı beni resmen ağlatma noktasına getirdi. O kadar bıktırdı ve sanırım bir daha hiç bir kitabını okumayacağım. Zira şimdiye kadar çıkan bütün kitaplarını okumuşumdur.Hac ve Zahir'i sevmiştim hatta.
Fakat bu son kitapta sanki birileri Coelho'cuğumun tavuğuna Cannes'de kışt demiş. Bu olay da fena dokunmuş kendisine. Yarıda bırakmamak için aynen ka defa gittim geldim. ARaya 2 kitap aldım ama sonunda inat ettim bitirdim.
Roman-deneme karışımı bi şeyler olmuş o kitapta. Sanki aklı karışmış, kendini tutamamış da romanın arasında Cannes'i de eleştirip durmuş. Belli ki deli oluyor bu topluluğa ama keşke hikayeyi hiç etmeseymiş bu duygulara kapılıp...

Imge dedi ki...

NzN,

Ben yarıda bıraktım valla.. Dayanamadım.. Uzun zamandan sonra elime aldığım ilk Paulo Coelho kitabıydı ve "son" olacağından da eminim!!