Hıdrellez Parkorman '2012

Dilekler çoktan gül ağacının altına kondu, ertesi sabah alındı, bir güzel suya atıldı, bahara hoş geldin dendi, "biraz geç kalmadın mı Hıdrellez yazısı için" diyenlere hemen söyleyeyim: bu yazıyı önümüzdeki sene sizlere fikir vermesi için yazıyorum. Çünkü biz bu sene aşağıdaki gibi bir ortamda, son derece eğlenceli bir Hıdrellez günü ve gecesi yaşadık. KafePi'nin Parkorman'da düzenlediği Hıdrellez 2012 dev bir üniversite bahar şenliği ya da bir bahar festivali tadındaydı. 

Şekerciler, köfteciler, sosisçiler, macuncular, bira standları ve daha pek çok yeme-içme noktası... Konserler için kurulmuş dev bir sahne... Fal çadırları, çaput bağlanacak yapay ve gerçek ağaçları... Alışveriş yapılabilecek az sayıda standı... Genç grupların dilediğince yayılabileceği çim alanları, daha yaşlı ve çocukluların ise oturabilecekleri banklı bölümler... Ve elbette bir an olsun susmayan davulcularıyla gerçek bir şenlik ortamı yaratılmıştı Parkorman'da. (Gerçi birkaç saat sonra davulcular sayesinde o kadar sersemlemiştik ki bir ara araba kullanacağı için aramızdaki en ayık kişi olan Çağla'nın "şu davulcuları artık vursunlar!!" dediğini hatırlıyorum.:) )


Akşam üstü beşe doğru Parkorman'da olduk. İzlemek istediğimiz konserlerin sekizde (Baba Zula) ve onda (Burhan Öçal & Trakya All Stars) olduğunu öğrendik. Erken mi geldik diye düşünsek de zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Ama yine de uyarayım: etkinlik 12:00'de başlayıp gece 00:00'da bitiyor. O yüzden siz bu şenliğin gündüz mü gece mi kısmında olmak istediğinize karar verip ona göre gelin. (Öğleden sonra üçe doğru gelip güneş&bira&davul üçlüsünden dolayı transa geçmiş bir halde saat sekize doğru alanı terk eden tanıdıklarım var hani.:) ) Konserler başlarken hava da kararmaya başladı ve o kocaman Süper Ay'ın da doğuşunu görmüş olduk


Bu arada yukarıda sahnenin yanındaki dev ekranda iki kişiye çift kişilik Yunan Adaları tatili hediye edileceği yazıyor, görmüşsünüzdür. Peki Tolga&Çağla'nın zafer işaretleri ne anlama geliyor dersiniz? :) Aynen öyle! Hızır ve İlyas'ın ilk gördüğü çift bizim ekipten çıktı dostlar. Artık Santorini'de uzolarını yudumlarlarken bize de bir kart atarlar oralardan.:) Addams Family sandalyemizi de geceden bir hatıra olarak kolaja ekleyeyim dedim. Umarım hepimizin dilekleri gerçekleşir ve gelecek sene yeni listelerimizi şevkle hazırlarız. 

Gelecek seneki organizasyonu KafePi mi yapar bilmiyorum ama kim yapacaksa ondan önemli bir ricam olacak: böyle bir etkinlikte tuvalet sayısı ve hijyeni kesinlikle artırılmalı ve tuvaletler unisex olmalı! Bence en önemli problem buydu: kadınlar tuvaletinin önündeki upuzun kuyruklar ve bomboş erkekler tuvaletleri, ilk turun ardından biten tuvalet kağıtları ve ıslak çamurlu zeminler. Çok mu zor 25,000 kişinin katıldığı bir etkinlikte saat başı tuvalet zeminine paspas yapılması ve tuvalet kağıtlarının yenilenip çöp kutularının boşaltılması? Bence olmamalı. Bu seneki katılım göz önüne alındığında stand çeşitliliği zaten artacaktır diye düşünerek o konudan bahsetmiyorum. 

Ama yine de KafePi'ye çok önemli bir şey için daha teşekkür etmek gerektiğine inanıyorum. Bizler bu kadar çok mutlu yüzü, gamsız-tasasız şekilde bir arada görmeye alışkın insanlar değiliz. Eğlenmeye bahane yaratan bir millet olmadığımız gibi dertlenmeye meyilliyiz. O yüzden en büyük teşekkür biz gamlı baykuşlara böyle şen şakrak bir ortam hazırladığı, güzel bir geleneği festival havasında kutlamayı akıl ettiği için olmalı. 

Seneye görüşürüz..:) 

1 yorum:

Anonim dedi ki...

dilekler ne zaman yazılıyor ne zaman denize atılıyor