Türk resim sanatının ustalarından Neşet Günal'ın desenleri ve renkli ön
çalışmaları Galeri Selvin'de "Yaşayan Desenler" isimli sergisi ile
sanatseverlerle uzun bir aradan sonra buluşuyor. Sergiyi 7 Mart tarihine kadar gezebilirsiniz.
Cumhuriyet dönemi Türk resminin en önemli sanatçılarından biri olan Neşet
Günal'ın sanatsal üretiminin temelini oluşturan, desenleri onun figür
anlayışının ve toplumsal gerçekçi yaklaşımının en yalın ve doğrudan ifadesini
sunuyor.
Anadolu insanının gündelik yaşamına, emeğine ve varoluş mücadelesine
odaklanan bu desenler, yalnızca birer hazırlık çalışması değil, başlı başına
sanatsal değeri olan özgün eserler olarak dikkat çekiyor.
Sergi, Neşet Günal'ın sanatındaki insani duyarlılığı ve toplumsal bilinçle
kurduğu güçlü bağı bir kez daha bizlere hatırlatıyor.
Sağlam desen yapısıyla doğup büyüdüğü Orta Anadolu'nun çorak
topraklarını ve yoksul ama çalışkan insanlarını anlatan sanatçı, tekniği ve
yorumuyla Türk resmine yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.
Desenler bir sanatçının gizli bahçesidir.
Bir desen de tıpkı bir tuval resmi
gibi sanatçının özelliklerini yansıtır; hatta onu ele verir. Çünkü izleyici çoğu
kez sanatçının kendisine sunulan son ürününü, çoğunlukla tuval çalışmasını
görür, öncesini, yani o resmin siyah-beyaz yüzünü, oluşumunu, yaratma
sürecini bilmez. Sanatçının bu süreçten geriye bıraktığı en önemli ipucu
desenleridir. Sanatçının yeteneği, ressamlığı, kişiliği, özgünlüğü- eğer
yapıyorsa- desenlerine bakılarak daha iyi anlaşılır.
Desenini resme ulaşmanın ana yolu olarak kullanan Neşet Günal için desen
tuval öncesi yapılan hazırlık çalışmalarının ötesindedir.
Toplumsal ve işlevsel bir sanatı savunması, ilk bakışta Neşet Günal’ın
toplumcu gerçekçi sanat anlayışına yakın olduğu izlenimi verebilir. Ancak
onun sanat anlayışı, sanatçı kişiliği ve sanatçı tavrı ideolojik bir öncülden ya
da güncel bir sanat akımından hareketle değil yaşamın ve yaşadıklarının
sürekli sorgulanmasıyla gelişmiş ve biçimlenmiştir.
Neşet Günal, Levy’nin, atölyesinden arkadaş olduğu genç sanatçılar
tarafından 1940 yılının başlarında kurulan Yeniler Grubu’nun, toplumcu
gerçekçi sanat anlayışı etrafında toplum ve sanat, sanatın işlevi, içerik- biçim
konularında yaptığı tartışmaları, grup içinde olmamasına karşın ilgiyle izledi.
Bu tartışmalardan sanat anlayışını geliştirmek için yararlandı. 1948 yılında
bursla Paris’e giderken, bütün yaşamı boyunca savunacağı, sanatçının
içinden geldiği ve yaşadığı toplumla sanatı arasında bir ilişki olduğu
düşüncesine ulaşmıştır.
Neşet Günal resimlerinde dışavurumcu, fantastik, hatta gerçeküstü öğeleri
hep kullanmıştır. Ancak bunların hepsi resmin genel konusunu destekler ve
gerçekliğini zenginleştirir.
Usta Türk ressam, 26 Kasım 2002 sabahı hayata gözlerini kapadı. Başlıca
eserleri arasında, ''Çocuklar'' (1996), ''Korkuluk'' (1989), ''Duvar Dibi''
(1981), ''Toprak Adamı''(1974) ve ''Başakçılar'' (1984) sayılabilir.
Sanatçı hakkında: Türk resminin figüratif duayeni Neşet Günal, 1923'de Nevşehir'de doğdu. Ortaokulu bitirdiğinde devlet bursu ile İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitimine devam etti. 1939 yılında başlayan ve yaklaşık yedi yıl süren Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki eğitimi süresince sanatçı, Nurullah Berk, Sabri Berkel ve Leopold Levy'nin atölyelerinde çalıştı. Sanatçı 1946 yılında Akademi'den birincilikle mezun oldu ve aynı yıl İtalya bursunu kazandı. Fakat bürokratik birtakım engeller nedeniyle iki yıl sonra Paris'e gönderildi. Sağlam deseni ve güçlü anlatımıyla hocası Leopold Levy'nin gözde öğrencilerinden biriydi. Henüz yirmi üç yaşında iken iki eseri 1946 yılında Unesco'nun Paris'te düzenlediği Modern Sanat konulu sergide katılan Türk sanatçılar arasındaki yerini aldı. 1948 yılında Paris' de sanat eğitimine başlayan Günal, pekçok Türk sanatçısı gibi Andre Lhote atölyesine girmiş ancak, Lhote'un öğretilerini beğenmeyerek, Fernand Leger'nin atölyesine geçmiştir. Resimlerinde de Leger'in etkisi görülmektedir. 1954 yılında Türkiye'ye geri dönen Günal, Akademiye asistan olarak atandı. Burada uzun yıllar çalıştıktan sonra 1970 yılında profesör oldu. 1963'te ikinci kez yine Paris'e giden sanatçı, burada vitray ve goblen eğitimi aldı.1969 yılında 30.Devlet Resim Heykel Sergisi'nde "Kör Hasan'ın Oğlu"adlı çalışmasıyla resim dalında birincilik kazanan Günal, yurtiçi ve yurtdışında pek çok karma sergiye katılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder