2020 yılında pandemi sebebiyle faaliyetlerine ara veren Terakki Vakfı Sanat Galerisi
kapılarını yeniden açıyor.
Terakki Vakfı Sanat Galerisi, Selçuk Artut’un “Otonomi: Akışkan Geometri” adlı sergisini,
Nazlı Pektaş küratörlüğünde, 25 Mart-24 Nisan 2026 tarihleri arasında izleyiciyle
buluşturuyor.
Sanatı kurumsal bir sorumluluk ve eğitimsel bir gereklilik olarak gören Terakki Vakfı,
toplumsal sorumluluk bilinciyle sanata ve sanatçıya bakışı; sanatı yaşatmanın, en az yaratmak
kadar önemli ve ciddi bir uğraş olduğu yaklaşımını benimsiyor.
Bu bağlamda oluşturulan ve 2000 yılında faaliyetlerine başlayan Terakki Vakfı Sanat Galerisi;
sanat eserlerinin sergilenmesi, gelecek nesillere aktarılması, sanat ve sanatçı ile öğrencilerin,
velilerin, sanat çevresinin ve sanatsever izleyicinin buluşturulmasını hedefleyen bir
yaklaşımla hareket ediyor.
Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nin kapılarını yeniden açmasının ardından ilk sergi, dijital sanatın
Türkiye’ki en önemli temsilcilerinden Selçuk Artut’un çalışmalarını galeriye davet ediyor.
Sergi, öğrencilerin dijital evrenle olan ilişkisini sanat yoluyla güçlendirmeyi amaçlıyor.
Selçuk Artut’un “Otonomi: Akışkan Geometri” adlı sergisi, bizi soyut yoğunluğun, formun
nefes alan bir organizmaya dönüştüğü devingen alanın ortasına bırakıyor. Büyük
Selçuklu’nun kozmik nizamı, Anadolu Selçuklu mimarisinin taş üzerindeki matematiksel
derinliği ve çininin sırrına mühürlenmiş kadim enerji, Artut’un algoritmik dokunuşuyla hayat
buluyor. Sanatçı, tarihsel belleği güncel bir mercekten geçirirken, taşın ve toprağın katı
yapısını kodun akışkan doğasında eritmeyi başarıyor.
Geçmişin formlarını taklit etmek yerine, onların ruhunu dijital bir simyayla serbest bırakan
sanatçı, geleneksel geometri sanatı birikimini bugünün üretim pratiklerine eklemliyor.
Yaratım sürecindeki mutlak otoritesini kodun içine dağıtarak; kuralları koyan fakat nihai
sonucu olasılıkların, rastlantısallığın ve makinenin otonom kararlarının ritmine bırakan bir
yöntem izliyor. Geleneksel geometrideki sarsılmaz mutlaklık, yerini kod dizinlerinin kendi
dilini konuştuğu yeni bir estetik özgürlüğe bırakıyor.
“Selçuk Artut’un geometrisi, zamanın ve algoritmanın içinde otonom bir varlık kazanır.
“Otonomi: Akışkan Geometri”, matematiğin saklı şiirselliğine ve formun sonsuz dönüşümüne
tanıklık etme çağrısı. Yapıtlar, geçmiş ile gelecek arasında kurulan doğrusal bir köprüden çok;
geometrinin, otonominin ve akışkanlığın kesiştiği yeni estetik dilin manifestosu niteliğinde ve
formlar da sürekli değişen, her an yeniden tanımlanan ve makinenin ruhuyla harmanlanan
canlı bir sürecin kendisi oluveriyor. Böylece Artut, geometrinin mutlak sessizliğini dijital bir
gürültüyle bozmak yerine, otonom bir zekânın zarafetiyle bizi yeni bir görme biçimine
zorluyor.” Nazlı Pektaş
Selçuk Artut hakkında:
Selçuk Artut, insan-teknoloji ilişkilerinin karmaşık teorik ve pratik boyutlarını araştıran disiplinler arası
bir sanatçı ve araştırmacıdır. Sanatsal pratiği, bu etkileşimlerin algıyı, deneyimi ve yaratıcılığın
sınırlarını nasıl şekillendirdiğini inceler.
Artut’un çalışmaları, Sonar İstanbul, ISEA, AKM İstanbul, Siggraph, Dystopie Sound Art Festival Berlin,
Moving Image New York, Art London, ICA London, Art Hong Kong, Hope Alkazar ve İstanbul Bienali
gibi prestijli mekan ve etkinliklerde sergilenmiştir. Artsy, Creative Applications, CoDesign, Visual
Complexity ve CNN GO gibi önde gelen platformlar, çağdaş sanata yaptığı katkıları öne çıkarmıştır.
İsviçre’deki European Graduate School’da Medya ve İletişim alanında doktora yapan Artut, sanat ve
teknolojiye eleştirel ve akademik bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Sanat, medya ve teknolojinin
kesişim noktasına olan derin ilgisini yansıtan dokuz kitabın yazarı ve bir kitabın editörüdür. İstanbul
Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı’nda profesör olarak,
yaratıcı kodlama, hesaplamalı sanat ve medya sanatları uygulamaları üzerine dersler vererek sanat
ve teknoloji arasında köprü kurmaya odaklanmaktadır.
Çok yönlü bir sanatçı olan Artut, aynı zamanda bir müzisyendir. 1998’den beri, çok sayıda albümü
bulunan öncü post-rock avangart grubu Replikas’ın üyesidir. Sanatsal pratiğini canlı performanslara
da genişleten Artut, 2016 yılında RAW ikilisini kurmuştur. RAW, yaratıcı kodlama ve canlı kodlama
tekniklerini kullanarak ses ve görüntünün sınırlarını zorlayan algoritmik performanslar yaratan bir
görsel-işitsel ikilisidir. Artut’un dinamik eserleri, sanat, teknoloji ve toplum arasındaki ilişkileri
yeniden tanımlamaya yönelik sürekli çabasını yansıtmaktadır.
Terakki Vakfı Sanat Galerisi'nin adres ve hakkında bilgileri için buraya, sanatçının web sayfası içinse buraya tıklayabilirsiniz.
Şimdiden iyi gezmeler.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder